Danıştay danistay 2023/13560 E. 2025/5055 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2023/13560
2025/5055
7 Ekim 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/13560
Karar No : 2025/5055
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : A... Başkanlığı (E-Tebligat)
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : Adana, Adıyaman, Diyarbakır, Elazığ, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Kilis, Malatya, Osmaniye ve Şanlıurfa illerinde meydana gelen deprem afeti tetikli ikincil afetlerinin (olmuş ve olması muhtemel heyelan, kaya düşmesi, çığ, obruk, zemin çökmesi vb. afetleri), 7269 sayılı Kanunun 1. maddesine göre hazırlanan "Afetlerin Genel Hayata Etkililiğine İlişkin Temel Kurallar Hakkında Yönetmeliğin" 5. maddesi ve 7269 sayılı Kanunun Geçici 26. maddesine göre "Genel Hayata Etkili Afet Bölgesi" sayılmasına ilişkin 24/02/2023 tarihli ve 496351 sayılı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı işleminin iptali istenilmiştir.
DAVACININ İDDİALARI : 7269 sayılı Kanun'a göre dava konusu işlemin Cumhurbaşkanı kararı ile alınabileceği, ancak işlemin Cumhurbaşkanı kararı ile alınmadığı gibi gerekli usul ve işlemlerin de yerine getirilmediği, mevzuatta belirtilen usul ve esaslara göre ilan ve tebliğ edilmediği, öte yandan olayda 6306 sayılı Kanun'un da uygulanabileceği, 6306 sayılı Kanuna göre de dava konusu işlemi ilan etmeye Cumhurbaşkanının yetkili olduğu, 7269 sayılı Kanunun 13. maddesine göre; çeşitli afetlerde tehlikenin devamı veya tekrarı ihtimali üzerine boşaltılan binaların gerekirse yıktırılabileceği, ancak şu ana kadar herhangi bir yıkım işleminin gerçekleştirilmediği, bu durumda alınan kararın gerekli olup olmadığının tartışmalı olduğu, ayrıca dava konusu işlem nedeniyle davacının taşınmazını hiçbir şekilde kullanamadığı ve taşınmazı üzerinde herhangi bir tasarrufta bulunamadığı, dava konusu işlemin yapılaşma ve ikamet yasağı getirdiği, bu nedenlerle davacının mülkiyet hakkının ihlal edildiği, mülkiyet hakkının Kanunda öngörülen ve zorunlu hallerde ve belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde kısıtlanabileceği veya ortadan kaldırılabileceği iddia edilerek, dava konusu işlemin iptali talep edilmiştir.
DAVALININ SAVUNMASI : Öncelikle, dava konusu işlemin kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem olmaması nedeniyle, davanın incelenmeksizin reddi gerektiği, davanın yanlış hasıma yöneltildiği ve davada süre aşımı bulunduğu, işin esasına ilişkin olarak ise; davacının taşınmazının bulunduğu bölgeyle ilgili 1975 yılında etüt çalışmalarının başlatıldığı ve zaman içerisinde düzenlenen jeolojik etüt raporlarına dayanılarak kaya düşmesi, su baskını, heyelan ve çığ riski nedeniyle 1989 ve 1992 yıllarında afete maruz bölge kararı verildiği, 06/02/2023 tarihinde meydana gelen deprem sonucunda ise bölgenin jeolojik ve topografik yapısı ve iklim şartları gibi nedenlerle de zemin hareketlerinin oluştuğu, eski bir heyelan kütlesi üzerinde bulunan yerleşim alanı içerisinde yer yer gerilme çatlaklarının oluştuğu, kaya bloğunun yerinden koparak yolu kapattığı, bölgedeki afet riski nedeniyle kişilerin can ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla 7269 sayılı Kanun gereğince dava konusu işlemin tesis edilmesinin zorunlu olduğu belirtilerek, davanın reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Dairemiz kararında belirtilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava; Adana, Adıyaman, Diyarbakır, Elazığ, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Kilis, Malatya, Osmaniye ve Şanlıurfa illerinde meydana gelen deprem afeti tetikli ikincil afetlerinin (olmuş ve olması muhtemel heyelan, kaya düşmesi, çığ, obruk, zemin çökmesi vb. afetleri), 7269 sayılı Kanunun 1. maddesine göre hazırlanan "Afetlerin Genel Hayata Etkililiğine İlişkin Temel Kurallar Hakkında Yönetmeliğin" 5. maddesi ve 7269 sayılı Kanunun Geçici 26. maddesine göre "Genel Hayata Etkili Afet Bölgesi" sayılmasına ilişkin
24/02/2023 tarihli ve 496351 sayılı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı idarenin usule yönelik itirazları yerinde görülmemiştir.
7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun’un 1. maddesinde, deprem, yangın, su baskını, yer kayması, kaya düşmesi, çığ ve benzeri afetlerde; yapıları ve kamu tesisleri genel hayata etkili olacak derecede zarar gören veya görmesi muhtemel olan yerlerde alınacak tedbirler ile yapılacak yardımlar hakkında bu kanun hükümlerinin uygulanacağı; afete uğrayan meskün yerlerin büyüklüğü o yerin tamamında veya bir kesiminde yıkılan, oturulmaz hale gelen bina sayısı, zarar gören yapı ve tesislerin genel hayata etki derecesi, mahallin ekonomik ve sosyal özellikleri, zararın kamu oyundaki tepkisi, normal hayat düzenindeki aksamalar ve benzeri hususlar gözönünde tutulmak suretiyle afetlerin genel hayata etkililiğine ilişkin temel kuralların, İçişleri ve Maliye Bakanlıklarının mütalaaları da alınarak İmar ve İskan Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle belirtileceği; yukarıda yazılı afetlerin meydana gelmesinde veya muhtemel olması halinde zararın o yerin genel hayatına etkili olup olmadığına, yönetmelik esasları gereğince, İmar ve İskan Bakanlığı tarafından karar verileceği, şu kadar ki, afetin maydana gelmesi halinda bu kanun gereğince alınması lazımgelen acil tedbirlerin ittihazına afetin meydana geldiği bölgenin valisinin yetkili olduğu hükme bağlanmış; 2. maddesinde; "Su baskınına uğramış veya uğrayabilir bölgeler, İmar ve İskan Bakanlığının teklifi üzerine Devlet Su İşlerinin bağlı bulunduğu Bakanlıkça; yer sarsıntısı, yer kayması, kaya düşmesi ve çığ gibi afetlere uğramış veya uğrayabilir bölgeler ise, İmar ve İskan Bakanlığınca tespit ve bunlardan şehir ve kasabalarda meydana gelen ve gelebileceklerin sınırları imar planına, imar planı bulunmıyan kasaba ve köylerde de belli edildikçe harita veya krokilere işlenmek suretiyle, afete maruz bölge olarak Cumhurbaşkanınca kararlaştırılır ve bu suretle tespit olunan sınırlar, (…) (1) ilgili valiliklerce mahallinde ilan olunur. (1) Mahalli şart ve özellikler dolayısiyle yangın afetine uğraması muhtemel olan sahalar, şehir ve kasabalarda belediye meclisleri, köylerde ihtiyar heyetleri tarafından tespit ve kaymakamların mütalaası alındıktan sonra valilerin tasvibi üzerine ilgili bölgelerde ilan olunur. " hükmü getirilmiş, yasanın devamı maddelerinde afetin meydana gelmesinden sonra alınacak acil tedbirler, yapılması gereken yardımlar, bu bölgelerde yapılacak teknik işler, afete uğrayan veya uğraması muhtemel olanların barınmalarına ilişkin hususlar, afet nedeniyle hasara uğramış yerlerde yapılacak uygulamalar düzenlenmiştir.
7269 sayılı Yasanın 1. maddesine göre hazırlanan "Afetlerin Genel Hayata Etkililiğine İlişkin Temel Kurallar Hakkında Yönetmeliğin 1. maddesinde; olmuş veya olması muhtemel afetlerin o yerin genel hayatına etkili olup olmadığının, 7269 sayılı Kanunun 1. maddesi uyarınca hazırlanan bu Yönetmelik esaslarına göre tespit olunacağı, 2. maddesinde; meydana gelen bir afetten: a) 100 haneye kadar olan köylerde ve bucaklarda mevcut konutlardan en az 1/10' unun, b) 100 haneden fazla olan köylerde ve bucaklarda en az 10 konutun, c) Nüfusu 5 bine kadar olan ilçe ve illerde en az 20 binanın, d) Nüfusu 5 binden 10 bine kadar olan ilçe ve illerde en az 25 binanın, e) Nüfusu 10 binden 30 bine kadar olan ilçe ve illerde en az 30 binanın, f) Nüfusu 30 binden 50 bine kadar olan ilçe ve illerde en az 40 binanın, g) Nüfusu 50 binden fazla olan ilçe ve illerde en az 50 binanın yıkılması veya bir daha oturulamayacak veya kullanamayacak derecede ağır hasar görmesi halinde afetin o yerin genel hayatına etkili olduğu, 3. maddesinde; nüfusu 15 binden fazla olan il ve ilçelerin mahalle (Yani muhtarlık) teşkil eden kesimlerinde en az 10 binanın yıkılması veya onarımı mümkün olmayacak derecede ağır hasar görmesi halinde de afetin o yerin genel hayatına etkili sayılabileceği, 4. maddesinde; muhtemel afetlerin genel hayata etkili olup olmadığının tayin ve tespitinde, bu Yönetmeliğin ilgili maddelerinde olmuş afetler için verilen ölçü ve sayıların aynen esas alınacağı hükmüne yer verilmiştir.
Yönetmeliğin, dava konusu işlemin dayanağı olan 5. Maddesinin (a),(b),(c) ve (e) fıkralarında da; "Aşağıda (a-f) fıkralarında belirtilen hallerde, durum imar ve Iskan Bakanlığınca takdir edilmek suretiyle afet genel hayata etkili sayılabilir.
a) Afet sebebiyle ölü veya ağır yaralıların bulunması,
b) Tarım ürünlerinden en az 1/3unun zarar görmüs olması,
c) Büyük ve küçük baş hayvanın telef olması,
e) O yerdeki kamu tesislerinin (Yol, su, elektrik, kanalizasyon v.s.) kullanılamayacak veya çalışamayacak derecede hasar görmüş olması..." kuralına yer verilmiştir.
Aynı yönetmeliğin 6. maddesi hükmü ile meydana gelen veya gelmesi muhtemel olan afetlerin genel hayata etkili olup olmadığına, bu Yönetmelikte belirtilen ölçü ve esaslara dayanarak imar ve Iskan Bakanlığınca karar verileceği öngörülmüştür.
5902 sayılı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun mülga 24.maddesinde "Diğer mevzuatta bu Kanun kapsamına giren konularla ilgili olarak Başbakanlık Türkiye Acil Durum Yönetimi Genel Müdürlüğüne, İçişleri Bakanlığı Sivil Savunma Genel Müdürlüğüne ve Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Afet İşleri Genel Müdürlüğüne yapılmış olan atıflar ile Başkanlığın görev alanına giren konularda, Başbakanlığa, İçişleri Bakanlığına veya Bayındırlık ve İskan Bakanlığına yapılmış olan atıflar, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı ve ilgisine göre İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğüne yapılmış sayılır" hükmüne yer verilmiş olup, 15/07/2018 günlü, 30479 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin, afet ve acil durumlar ile sivil savunmaya ilişkin hizmetleri yürütmek üzere İçişleri Bakanlığına bağlı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının kurulması, teşkilatı ile görev ve yetkilerini düzenleyen 2. Bölümünde yer alan Atıflar başlıklı 56/A maddesinde de :" Mevzuatta bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi kapsamında Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığına verilen görevlerle ilgili olarak; mülga Başbakanlık Türkiye Acil Durum Yönetimi Genel Müdürlüğüne, İçişleri Bakanlığı mülga Sivil Savunma Genel Müdürlüğüne ve mülga Bayındırlık ve İskân Bakanlığı Afet İşleri Genel Müdürlüğüne yapılan atıflar, ilgisine göre Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı ile il afet ve acil durum müdürlüklerine yapılmış sayılır." kuralı yer aldığından, bu düzenlemeler uyarınca İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından tesis edilen dava konusu işlemde yetki yönünden mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; olmuş ya da olması muhtemel afetler (deprem, yangın, su baskını, yer kayması, kaya düşmesi vb.) nedeniyle Yönetmelikte belirtilen ölçü ve esaslara dayanılarak bir bölgenin genel hayata etkili afet bölgesi olarak kabul edilebileceği, genel hayata etkililik kararının öncelikle afetin ilk etkilerinin giderilmesine ve afetzedelerin hayatlarının normale dönmesine yönelik alınması gereken acil tedbirlerin uygulanabilmesi ve afet nedeniyle oluşan hasarların bir an önce giderilebilmesi, afetzedelerin hak sahipliğinin saptanarak gerekli konut, ahır gibi yapıların inşası için desteklenmeleri amacıyla alındığı, genel hayata etkili olacak derecede zarar gören yerlerde yapılacak inceleme ve tespitlerden sonra afete maruz bölge kararının alınabileceği ve bu karara dayanılarak gerekli yapı ve ikamet için yasaklama kararlarının verilebileceği anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; 06.02.2023-20.02.2023 tarihlerinde gerçekleşen ve Adana, Adıyaman, Diyarbakır, Elazığ, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Kilis, Malatya, Osmaniye ve Şanlıurfa illerini etkileyen depremler nedeniyle 07.02.2023 günlü, 489488 sayılı ve 15.02.2023 günlü, 492100 sayılı olurlarla anılan illerin "Genel Hayata Etkili Afet Bölgesi" ilan edildiği, ancak gerçekleşen deprem afetleri ve müteakip artçılara bağlı olarak ikincil afetlerin (heyelan, kaya düşmesi gibi) meydana gelmesi üzerine, anılan 11 ilde deprem tetikli ikincil afetlerin (olmuş veya olması muhtemel heyelan, kaya düşmesi, çığ, obruk, zemin çökmesi v.b. afetler) "Genel Hayata Etkili Afet Bölgesi" sayılmasına dava konusu işlemle karar verildiği, kararın 11 ile yönelik olarak alınmış genel bir karar olduğu, deprem afetinden sonra Adıyaman İli, Çelikhan İlçesi, Aksu Köyü Merkez Mevkii sınırları dahilinde meydana gelen heyelan, kaya düşmesi olaylarının yerinde incelenip dava konusu işlem kapsamında değerlendirilmesi, bölgeye ilişkin olarak daha önceden meydana gelen afetler nedeniyle alınan "Afete Maruz Bölge" kararları eki kroki halindeki sınırların sayısallaştırılması amacıyla 03.04.2023 tarihinde düzenlenen Jeolojik Etüt Raporuna dayanılarak, etkilendiği saptanan alanın "Afete Maruz Bölge" olarak ilan edilmesi gerektiğine karar verildiği, davacı tarafından, Adıyaman İli, Çelikhan İlçesi, Aksu Köyünde yer alan yapısı hakkında ağır hasar tespiti yapılarak genel hayata etkili afet bölgesine dahil edilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacının taşınmazının bulunduğu Aksu Köyünde 06.02.2023 tarihinde meydana gelen deprem afeti nedeniyle eski bir heyelan kütlesi üzerinde bulunan yerleşim alanında yer yer gerilme çatlaklarının oluştuğu ve kuzeyindeki ormanlık alan içerisinden düşen birçok kaya bloğunun yerleşim alanına ulaştığı, köye ulaşım sağlayan yolun kapandığı, deprem nedeniyle köydeki yapıların tamamına yakınının hasar gördüğü veya yıkıldığı, 11 kişinin öldüğü, 12 hayvanın telef olduğu, enerji nakil hatlarının zarar gördüğü, bölgenin jeolojik ve topografik yapısı, iklimsel şartlar ve gerçekleşecek depremler etkisiyle oluşabilecek zemin hareketleri nedeniyle yerleşime uygun olmadığının jeolojik etüt raporu ile saptandığı ve 34 binada 36 konut, 2 işyeri ve 9 ahırın 24/02/2023 tarihli Genel Hayata Etkililik oluru kapsamında riskli olmayan bir alana nakledilmesinin önerildiği gözönünde bulundurulduğunda, dava konusu işlemde 7269 sayılı yasa ve yönetmelik hükümlerine aykırılık görülmemiştir. Davacı tarafından, yapısının dava konusu işlem kapsamına alınması nedeniyle, taşınmazın kullanılamadığı iddia edilmekte ise de, yukarıda da açıklandığı üzere yönetmelikte yer alan koşulların varlığı nedeniyle alınan genel hayata etkililik kararından sonra yapılan incelemeler üzerine afete maruz bölge kararı uyarınca yapılaşmaya yönelik kararların verileceği açıktır.
Bu itibarla; 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanunun 1. maddesine göre hazırlanan "Afetlerin Genel Hayata Etkililiğine İlişkin Temel Kurallar Hakkında Yönetmeliğin" 5. maddesi ve anılan Kanunun Geçici 26. maddesine göre tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY: Adana, Adıyaman, Diyarbakır, Elazığ, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Kilis, Malatya, Osmaniye ve Şanlıurfa illerinde meydana gelen deprem afeti tetikli ikincil afetlerinin (olmuş ve olması muhtemel heyelan, kaya düşmesi, çığ, obruk, zemin çökmesi vb. afetleri), 7269 sayılı Kanunun 1. maddesine göre hazırlanan "Afetlerin Genel Hayata Etkililiğine İlişkin Temel Kurallar Hakkında Yönetmeliğin" 5. maddesi ve 7269 sayılı Kanunun Geçici 26. maddesine göre "Genel Hayata Etkili Afet Bölgesi" sayılmasına ilişkin 24/02/2023 tarihli ve 496351 sayılı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı işleminin tesis edilmesi üzerine bakılmakta olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
7269 sayılı Kanunun 1. maddesinde; deprem (yer sarsıntısı), yangın, su baskını, yer kayması, kaya düşmesi, çığ,tasman ve benzeri afetlerde; yapıları ve kamu tesisleri genel hayata etkili olacak derecede zarar gören veya görmesi muhtemel olan yerlerde alınacak tedbirlerle yapılacak yardımlar hakkında bu kanun hükümleri uygulanır.
Afete uğrayan meskün yerlerin büyüklüğü o yerin tamamında veya bir kesiminde yıkılan, oturulmaz hale gelen bina sayısı, zarar gören yapı ve tesislerin genel hayata etki derecesi, mahallin ekonomik ve sosyal özellikleri, zararın kamu oyundaki tepkisi, normal hayat düzenindeki aksamalar ve benzeri hususlar gözönünde tutulmak suretiyle afetlerin genel hayata etkililiğine ilişkin temel kurallar, İçişleri ve Maliye Bakanlıklarının mütalaaları da alınarak İmar ve İskan Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle belirtilir.
Yukarda yazılı afetlerin meydana gelmesinde veya muhtemel olması halinde zararın o yerin genel hayatına etkili olup olmadığına, yönetmelik esasları gereğince, İmar ve İskan Bakanlığı tarafından karar verilir, hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Kanunun 2. maddesinde; su baskınına uğramış veya uğrayabilir bölgeler, İmar ve İskan Bakanlığının teklifi üzerine Devlet Su İşlerinin bağlı bulunduğu Bakanlıkça; yer sarsıntısı, yer kayması, kaya düşmesi ve çığ gibi afetlere uğramış veya uğrayabilir bölgeler ise, İmar ve İskan Bakanlığınca tespit ve bunlardan şehir ve kasabalarda meydana gelen ve gelebileceklerin sınırları imar planına, imar planı bulunmıyan kasaba ve köylerde de belli edildikçe harita veya krokilere işlenmek suretiyle, afete maruz bölge olarak Cumhurbaşkanınca kararlaştırılır ve bu suretle tespit olunan sınırlar ilgili valiliklerce mahallinde ilan olunur, hükmü, 14. maddesinde ise; İkinci madde gereğince tespit ve ilan olunan afet bölgelerine dahil şehir, kasaba ve köylerde bina ve mesken yapımı, fen kurullarınca tehlikeli görülen ve sınırları krokilerle tespit olunan yerler, İmar ve İskan Bakanlığınca yapı ve ikamet için yasaklanmış afet bölgeleri sayılır ve durum, belediyesi olan yerlerde belediyesince, köylerde ise ihtiyar meclislerince hemen ilan edilir, hükmü, yer almaktadır.
Anılan Kanunun "Mülkiye amirlerine verilen olağanüstü yetkiler" başlıklı 6. maddesinde; afetlerin meydana gelmesinden sonra vali ve kaymakamların (Askerler ve hakim sınıfından bulunanlar hariç olmak üzere) 18 - 65 yaş arasındaki bütün erkeklere görev vermeye, bedeli, ücreti veya kirası sonradan ödenmek üzere canlı, cansız, resmi ve özel her türlü taşıt araçlarına ve gerekli makina, alat ve edevatına el koymaya... vb. yetkili olduğuna dair hükümler düzenlendiği, "Mükellefiyetler" başlığı altında düzenlenen 7., 8., 9., 10. ve 11. maddelerde ise; afet bölgelerinde ve civardaki askeri makamların vali ve kaymakamlar tarafından istenecek yardımları üstlerinden emir beklemeksizin yapmaya mecbur olduğu, ellerinde haberleşme vasıtaları bulunanların afetlerin vuku haberini mahallin en büyük mülkiye amirine bildirmekle mükellef olduğu, afet üzerine gönderilecek her türlü yardımın ve kurtarma ekipmanlarının ulaşımı için kamu tüzel kişilerinin her türlü vasıtasının bedeli sonradan ödenmek üzere kullanılabileceği, hatta ihtiyaç hissedilen durumlarda özel kişilerin vasıtalarının da kullanılabileceği, gerek afet anında yaralanan, gerekse de sonradan kurtarma, barındırma vb. işlerde çalışırken yaralananların tedavi amacıyla özel ve kamu hastaneleri tarafından kabul edilmesi ve tedavisinin mecbur olduğu gibi hususlar düzenlenmiştir.
Aynı Kanunun "Afet bölgelerindeki bir topluluğun kaldırılarak başka yerlere taşınması" başlıklı 16. maddesinde; Genel hayata etkili afetlerden önce veya sonra kesin lüzum üzerine meskün bir topluluğun bir kısmının veya tamamının kaldırılarak başka mahallere toplu olarak veyahut dağıtılarak yerleştirilmesi İçişleri, Maliye, Bayındırlık, Sağlık ve Sosyal Yardım, Tarım, Milli Eğitim, Sanayi, İmar ve İskan ve köylerde Köy İşlerine bakan Bakanlıklar mütehassıs temsilcilerinden kurulacak bir komite incelendikten sonra Cumhurbaşkanı Kararı ile İmar ve İskan Bakanlığı tarafından yaptırılır, hükmü, 40. maddesinde ise; konut ve konut inşaası ve sair yardımlar için yapılacak borçlandırmaların faizsiz olacağı, borçlandırma bedellerinin, konut, konut inşası, arsa ve sair yardımlarda en az 20 ve en çok 30 yılda ve eşit taksitler halinde tahsil edilerek fon hesabına yatırılacağı, hükmü yer almaktadır.
Afetlerin Genel Hayata Etkililiğine İlişkin Temel Kurallar Hakkında Yönetmeliğin 1. maddesinde; olmuş veya olması muhtemel afetlerin o yerin genel hayatına etkili olup olmadığı, 7269 sayılı Kanunun 1. maddesi uyarınca hazırlanan bu Yönetmelik esaslarına göre tespit olunacağı, 2. maddesinde; meydana gelen bir afetten: a) 100 haneye kadar olan köylerde ve bucaklarda mevcut konutlardan en az 1/10'unun, b) 100 haneden fazla olan köylerde ve bucaklarda en az 10 konutun, c) Nüfusu 5 bine kadar olan ilçe ve illerde en az 20 binanın, d) Nüfusu 5 binden 10 bine kadar olan ilçe ve illerde en az 25 binanın, e) Nüfusu 10 binden 30 bine kadar olan ilçe ve illerde en az 30 binanın, f) Nüfusu 30 binden 50 bine kadar olan ilçe ve illerde en az 40 binanın, g) Nüfusu 50 binden fazla olan ilçe ve illerde en az 50 binanın yıkılması veya bir daha oturulamayacak veya kullanamayacak derecede ağır hasar görmesi halinde afet o yerin genel hayatına etkilidir, hükmü, 3. maddesinde; nüfusu 15 binden fazla olan il ve ilçelerin mahalle (Yani muhtarlık) teşkil eden kesimlerinde en az 10 binanın yıkılması veya onarımı mümkün olmayacak derecede ağır hasar görmesi halinde de afet o yerin genel hayatına etkili sayılabilir, hükmü, 4. maddesinde ise; muhtemel afetlerin genel hayata etkili olup olmadığının tayin ve tespitinde, bu Yönetmeliğin ilgili maddelerinde olmuş afetler için verilen ölçü ve sayılar aynen esas alınır, hükmü yer almaktadır.
Anılan Yönetmeliğin 5. maddesinde (a, b, c ve e fıkraları dava konusu işleme dayanak oluşturmuştur); Aşağıda (a-f) fıkralarında belirtilen hallerde, durum imar ve Iskan Bakanlığınca takdir edilmek suretiyle afet genel hayata etkili sayılabilir.
a) Afet sebebiyle ölü veya ağır yaralıların bulunması,
b) Tarım ürünlerinden en az 1/3'ünün zarar görmüş olması,
c) Büyük ve küçük baş hayvanın telef olması,
d) O yerde kışların çok şiddetli ve inşaat mevsiminin kısa süreli olması,
e) O yerdeki kamu tesislerinin (yol, su, elektrik, kanalizasyon v.s.) kullanılamayacak veya çalışamayacak derecede hasar görmüş olması,
f) Ulaşım imkanlarının çok sınırlı olması, düzenlemesine yer verilmiştir.
6\. maddesinde ise; meydana gelen veya gelmesi muhtemel olan afetlerin genel hayata etkili olup olmadığına, bu Yönetmelikte belirtilen ölçü ve esaslara dayanarak İmar ve İskan Bakanlığınca karar verileceği, belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Usul Yönünden;
Dava konusu işlemin Cumhurbaşkanı Kararı ile alınabileceği iddiası bakımından;
7269 sayılı Kanunun 1. maddesinde; Kanunda yazılı afetlerin meydana gelmesinde veya muhtemel olması halinde zararın o yerin genel hayatına etkili olup olmadığına, yönetmelik esasları gereğince, İmar ve İskan Bakanlığı tarafından karar verilir, hükmüne yer verilmiştir.
5902 sayılı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun mülga 24. maddesinde "Diğer mevzuatta bu Kanun kapsamına giren konularla ilgili olarak Başbakanlık Türkiye Acil Durum Yönetimi Genel Müdürlüğüne, İçişleri Bakanlığı Sivil Savunma Genel Müdürlüğüne ve Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Afet İşleri Genel Müdürlüğüne yapılmış olan atıflar ile Başkanlığın görev alanına giren konularda, Başbakanlığa, İçişleri Bakanlığına veya Bayındırlık ve İskan Bakanlığına yapılmış olan atıflar, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı ve ilgisine göre İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğüne yapılmış sayılır" hükmüne yer verildiği, 15/07/2018 günlü, 30479 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin, afet ve acil durumlar ile sivil savunmaya ilişkin hizmetleri yürütmek üzere İçişleri Bakanlığına bağlı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının kurulması, teşkilatı ile görev ve yetkilerini düzenleyen 2. Bölümünde yer alan Atıflar başlıklı 56/A maddesinde de; " Mevzuatta bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi kapsamında Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığına verilen görevlerle ilgili olarak; mülga Başbakanlık Türkiye Acil Durum Yönetimi Genel Müdürlüğüne, İçişleri Bakanlığı mülga Sivil Savunma Genel Müdürlüğüne ve mülga Bayındırlık ve İskân Bakanlığı Afet İşleri Genel Müdürlüğüne yapılan atıflar, ilgisine göre Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı ile il afet ve acil durum müdürlüklerine yapılmış sayılır." kuralı yer aldığından, bu düzenlemeler uyarınca Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından tesis edilen dava konusu işlemde yetki yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davacının bu yöndeki itirazı yerinde görülmemiştir.
Davalı idarenin, işlemin kesin ve yürütülebilir olmadığına, davanın süresinde açılmadığına ve husumete yönelik itirazlarının incelenip değerlendirilmesinden ise, bu yönlerden usule aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
Esas Yönünden;
Yukarıda yer verilen kanun hükümlerinin değerlendirilmesinden; olmuş ya da olması muhtemel deprem, yangın, su baskını, yer kayması, kaya düşmesi vb. afetler sebebiyle Yönetmelikte belirtilen ölçü ve sayılar dikkate alınarak bir bölgenin genel hayata etkili afet bölgesi olarak kabul edilebileceği, genel hayata etkililik kararı ile birlikte 18 - 65 yaş arasındaki bütün erkeklerin göreve çağrılması, bedeli, ücreti veya kirası sonradan ödenmek üzere canlı, cansız, resmi ve özel her türlü taşıt araçlarına ve gerekli makina, alet ve edevata el konulması gibi vatandaşlar için birçok yükümlülük getirilebileceği gibi yine olmuş ya da olması muhtemel bir afete ilişkin genel hayata etkililik kararı verilmesi durumunda yıkık veya ağır hasarlı konut vb. taşınmaz sahibi afetzedeler için hak sahibi olmak ve borçlandırmaları yapılmak kaydıyla faizsiz ve uzun süreli taksitlerle kredi sağlanması gibi desteklerin de verileceği anlaşılmaktadır.
Savunma dilekçesinde de belirtildiği üzere ve dosya içerisinde mevcut 03/04/2023 tarihli jeolojik etüt raporuna göre; davacının taşınmazının bulunduğu Recep (Aksu) Köyü ve mezralarında 06/02/2023 tarihinde meydana gelen deprem afeti nedeniyle eski bir heyelan kütlesi üzerinde bulunan yerleşim alanında yer yer gerilme çatlaklarının oluştuğu ve kuzeyindeki ormanlık alan içerisinden düşen birçok kaya bloğunun yerleşim alanına ulaştığı, köye ulaşım sağlayan yolun kapandığı, deprem nedeniyle köydeki yapıların tamamına yakınının hasar gördüğü veya yıkıldığı, 11 kişinin öldüğü, 12 hayvanın telef olduğu, enerji nakil hatlarının zarar gördüğü, bölgenin jeolojik ve topografik yapısı, iklimsel şartlar ve gerçekleşecek depremler etkisiyle oluşabilecek zemin hareketleri nedeniyle yerleşime uygun olmadığının saptandığı ve 34 binada 36 konut, 2 işyeri ve 9 ahırın 24/02/2023 tarihli Genel Hayata Etkililik oluru kapsamında riskli olmayan bir alana nakledilmesinin önerildiği belirtilmiş, davacı tarafından da taşınmazı hakkında ağır hasarlı raporu verildiği belirtilmiştir.
Afetlerin Genel Hayata Etkililiğine İlişkin Temel Kurallar Hakkında Yönetmeliğin 2. maddesinde; 100 haneye kadar olan köylerde ve bucaklarda mevcut konutlardan en az 1/10'unun, 100 haneden fazla olan köylerde ve bucaklarda en az 10 konutun yıkılması veya bir daha oturulamayacak veya kullanamayacak derecede ağır hasar görmesi halinde ve dava konusu işleme dayanakta oluşturan anılan Yönetmeliğin 5. maddesinin a, b, c ve e fıkralarında ise; afet sebebiyle ölü veya ağır yaralıların bulunması, tarım ürünlerinden en az 1/3'ünün zarar görmüş olması, büyük ve küçük baş hayvanın telef olması, o yerdeki kamu tesislerinin (yol, su, elektrik, kanalizasyon v.s.) kullanılamayacak veya çalışamayacak derecede hasar görmüş olması durumunda genel hayata etkililik kararı verileceği düzenlemesine yer verilmiştir.
Bu durumda; davacının bulunduğu Adıyaman İli, Çelikhan İlçesi, Aksu Köyünde, kuzeyindeki ormanlık alan içerisinden düşen birçok kaya bloğunun yerleşim alanına ulaştığı, köye ulaşım sağlayan yolun kapandığı, deprem nedeniyle köydeki yapıların tamamına yakınının hasar gördüğü veya yıkıldığı, 11 kişinin öldüğü, 12 hayvanın telef olduğu, enerji nakil hatlarının zarar gördüğü, 34 binada 36 konut, 2 işyeri ve 9 ahırın başka yere naklinin gerektiği dava konusu işlemden sonra düzenlenen 03/04/2023 tarihli jeolojik etüt raporuyla ortaya koyulan afetle ilgili olarak, öncelikle afetin ilk etkilerinin giderilmesine ve afetzedelerin hayatlarının normale dönmesine yönelik tedbirlerin ve iyileştirme faaliyetlerinin daha hızlı alınması için Yönetmelikte belirtilen ölçü ve sayılarla da uyumlu olarak tesis edildiği anlaşılan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan; ikamet ve yapılaşma yasağının afete maruz bölge kararının bir sonucu olduğu, davacının iddia ettiği gibi dava konusu genel hayata etkililik kararının herhangi bir ikamet ve yapılaşma yasağı içermediği, yine davacı tarafından, dava dilekçesinde 6306 sayılı Kanun hükümlerine aykırılıklardan bahsedilmiş ise de, dava konusu işlemin 7269 sayılı Kanun ile ilgili Yönetmelik hükümlerine dayanılarak tesis edildiği anlaşıldığından, davacının bu iddiaları yerinde görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. DAVANIN REDDİNE,
2\. Adli yardım talebinin kabulü nedeniyle tahsil edilmeyen aşağıda ayrıntısı gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacıdan tahsili için ilgili idareye müzekkere yazılmasına,
3\. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmasız işler için belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4\. Bu kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 07/10/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.