SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2023/12670 E. 2025/3173 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2023/12670

Karar No

2025/3173

Karar Tarihi

20 Mayıs 2025

Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/12670 E. , 2025/3173 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/12670
Karar No : 2025/3173

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 07/11/2012 tarih ve 28460 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 12/10/2012 tarih ve 2012/3857 sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, Adana-Seyhan Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında, Adana ili, Seyhan ilçesi ... Mahallesi, ... ada ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazları da kapsayan alanda yapılan arazi toplulaştırmasının anılan parsellere ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; dosyadaki bilgi ve belgelerle taşınmaz mahalinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen ve hükme esas alınabilecek nitelikte görülen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, toplulaştırma işleminde mümkün olduğunca fiili kullanıma ve toplulaştırma amacına uygun bir şekilde tahsis gerçekleştirildiği, kamu yatırımları payı kesintisinin yasada öngörülen %10 sınırının altında kaldığı, uygulama alanındaki %0,8203400 oranındaki kesinti miktarının her parselin yol ve sulama kanalı ve imkanlarından yararlanması için yapıldığı, kanala isabet eden alanların yine kanalda bırakılması suretiyle davacının mağduriyetinin önlendiği, derecesi farklı alandan yapılan tahsislerde derece dönüşüm katsayısı kullanılarak alan denkleştirmesi yapıldığı, davacıya eşdeğerlik ilkesine ve tarım işletmeciliğine uygun olarak kök tapudaki malikleriyle birlikte hisseli parsel tahsis edildiği, davacı tarafından arazi bütünlüğünün bozulduğu iddia edilmekte ise de, parsellerdeki parçalanmanın nedeninin zorunlu kanal planlamasından kaynaklandığı, oluşturulan yeni parselasyon haritasında her parselin yola ve suya erişiminin sağlandığı, yeni parselasyon planı ile sınır ihtilaflarının ortadan kalktığı, parsellerdeki tecavüzlerin giderildiği, ayrıca 5403 sayılı Kanun kapsamında düzenlenen asgari tarımsal arazi büyüklüğünün idareye hisse çözme yetkisinin verildiği 3083 sayılı Kanun uyarınca yapılan toplulaştırma işleminde aranamayacağı, toprak derecelendirmelerinin ve sınıflandırmalarının rayiç bedel, ürün çeşidi, verimlilik, toprağın özelliği, yerleşim yerine ve sulama alanına uzaklığı ve konumu gibi hususlar gözetilerek yapıldığı, dava konusu edilen parsellere yönelik yapılan toplulaştırma işleminde kamu yararı bulunduğu ve kadastral parselinin isabet ettiği kısımlardan parsellerin tahsis edilmesi noktasında da mevzuata uygun davranıldığı, dava konusu edilen parseller üzerinde gerçekleştirilen toplulaştırma işleminin, arazi yapısı, toprak özellikleri, parsel özellikleri, halihazır arazi kullanım durumu, derecelendirme haritası, eski mülkiyet haritası gibi hususlar dikkate alınmak suretiyle 3083 sayılı Kanun'un amacına ve ilkelerine uygun olarak tesis edildiği, parsel üzerinde gerçekleştirilen toplulaştırma işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Mülkiyet hakkının gerek Anayasada gerekse Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile garanti altına alınan ve korunan en temel insan hakkı olduğu, davalı tarafça yapılan bu toplulaştırma işlemi ile müvekkilinin en temel hakkı olan mülkiyet hakkının açıkça ihlal edildiği, davalı kurumun yapmış olduğu toplulaştırma çalışmaları sonucunda müvekkilin hissedar olduğu, Adana ili, Seyhan ilçesi ... Mahallesi ... ada ..., ... parsel ve ... parsel sayılı taşınmazlar için yapılan toplulaştırmanın mevzuata uygun olmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu işlemin toplulaştırma ilke ve esaslarıyla hukuka uygun olduğu, toplulaştırmadaki amacın toprağın verimliliğini ve sulama imkanını artırmak olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun, işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasının ve küçülmesinin önlenmesini sağlamak olduğu hüküm altına alınmıştır.
Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin, işlem tarihinde yürürlükte olan "Toplulaştırma" başlıklı 20. maddesinde, toplulaştırmanın, uygulama alanında ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalı ve hisseli arazinin birleştirilmesi ve bu amaçla kamulaştırma, az topraklı veya topraksız çiftçinin topraklandırılması, sahibine bırakılacak arazinin belirlenmesi, köy gelişme ve yeni köy yerleşme alanlarına yer ayrılması gibi arazi düzenlemesine dair diğer hususları kapsayacağı; "Talimat Hazırlanması" başlıklı 71. maddesinde, Genel Müdürlüğün bu Yönetmeliğin uygulamasını sağlamak, kolaylaştırmak, tamamlamak ya da açıklamak maksadıyla talimat çıkarmaya yetkili olduğu düzenlenmiştir.
Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından Haziran 2010'da çıkarılan "Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatı"nın 3. maddesinde, "sabit tesis", ev, ahır, samanlık, ağıl, ambar, kuyu vb. yapılarla bağ, bahçe ve ağaçlık arazi olarak tanımlanmış, "Yeni Parsel Planlarının Hazırlanması" başlıklı 19. maddesinde yer alan "Yeni Parselasyon Planlamasında Dikkat Edilecek Hususlar" başlıklı bölümde, maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılması, maliklerin istekleri dikkate alınarak arazisinin yoğun olduğu bölgede veya en büyük parselinin etrafında toplanarak arazi verilmeye çalışılması, umumi yola (asfalt, şose) bitişik olan parsellerin yine imkanlar ölçüsünde aynı yerde verilmesi, toplulaştırma alanındaki işletme yapı ve tesisleri ile bağ, bahçe vb. sabit tesislerin imkan ölçüsünde maliklerine verilmesi, birden fazla sabit tesisi bulunan maliklerin bu arazi parçalarından mümkün olduğu kadar birinin etrafında tercih vermek zorunda olması, her parselin yol ve sudan faydalanacak şekilde planlanması, küçük işletmelere ait parsellerin, yol ve sudan faydalanabilmesi için, gerektiğinde hisselendirilmesi, parsel şeklinin zorunlu durumlar dışında dikdörtgen olmasına ve en/boy oranının 1/3 - 1/7 arasında bulunmasına dikkat edilmesi, toplulaştırma yapılan köyler arasında sınır düzeltmesinin 3083 sayılı Kanunun 14. maddesine göre ve değer eşitliği sağlanarak yapılması, değişiklik yapıldığında köy sınırlarının yol, kanal gibi sabit sınırlara dayandırılmasına çalışılması, ancak zorunlu hallerde parsel sınırının köy sınırı olarak değerlendirilmesi, işletmeyi oluşturan maliklere ait arazinin bir arada değerlendirilebilmesi, maliklerin istekleri halinde tek parselde payları oranında adlarına hisseli olarak tescil edilmesi, parsel yerleştirilmesinde hısım ve hasım ilişkilerine dikkat edilmesi, arazi maliklerinden birden fazla ve komşu köylerde arazisi bulunanların arazilerinin ikamet ettikleri köyün sınırına yakın olacak şekilde planlanmaya çalışılması, blokların düzgün şekilli olmayan kısımlarına büyük parsellerin yerleştirilmeye çalışılması, düşük dereceli arazinin mümkün olduğu ölçüde eski sahiplerine bırakılması veya kendi aralarında toplulaştırılması, verasete iştiraklerden aynı maliklere ait olan arazinin bir işletme olarak değerlendirilmesi, davalı arazinin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilmesi, hisse uyuşmazlıkları giderilemeyen parsellerin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilerek eski maliklerine aynı hisselerle tescil ettirilmesi, bu araziden malik ve hisse oranları aynı olanların bir arada toplulaştırılabilmesi, Talimatın 9. maddesi kapsamında yer alan tesislerin bulunduğu parsellerin, planlamada öncelikle bulunduğu yerde bırakılmaya çalışılması hususlarına dikkat edilmesi gerektiği kurallarına yer verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerle taşınmaz mahalinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; ... ada ..., ... ve ... nolu parsellerin toplulaştırma alanı kapsamına alınması gereken nitelikte olduğu, yapılan toplulaştırma sonucunda ... ve ... sayılı kadastral parseller için davacının hak edişi amacıyla tahsis edilen yeni ... ada ... sayılı parselin ... sayılı kadastral parselin konumuna isabet ettiği, dolayısıyla davacının anılan parseller yönünden herhangi bir mağduriyetinin bulunmadığı anlaşılmakta ise de, 452.795 metrekare büyüklükte olan ... sayılı kadastral parseldeki davacının 12.128 metrekarelik payının, toplulaştırma sonrasında 5 farklı parsele dağıtıldığı görüldüğünden, toplulaştırma öncesi tek parselde hissedar olan davacının toplulaştırma sonrası birbirine uzak mesafede 5 ayrı parselde hissedar yapılmasının toplulaştırmanın amacına ve ilkelerine aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına ilişkin istinaf isteminin reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Temyiz isteminin kabulüne,
2\. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Üye ... Üye ...'un karşı oyu ve oyçokluğuyla BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 20/05/2025 tarihinde kesin olarak karar verildi.


(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar Bölge İdare Mahkemesi kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında, kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği oyuyla karara katılmıyoruz.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim