Danıştay danistay 2023/11950 E. 2025/2498 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2023/11950
2025/2498
21 Nisan 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/11950
Karar No : 2025/2498
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği
MÜDAHİL (DAVALI YANINDA):... Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACILAR): 1- ... 2- ... 3- ...
VEKİLLERİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Gümüşhane İli, Şiran İlçesi, ... Köyü mevkiinde ... Mineral A.Ş. tarafından yapılması planlanan ''Altın+Bakır Madeni İçin Karotlu Maden Arama Faaliyeti (5 Adet)" projesi ile ilgili olarak Gümüşhane Valiliği Çevre Şehircilik İl Müdürlüğünce verilen ...tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Yönetmeliği Kapsam Dışı" kararı ile Gümüşhane İli, Şiran İlçesi, ... Köyü mevkiinde yapılması planlanan "altın-gümüş madeni" projesi ile ilgili olarak Gümüşhane Valiliği Çevre Şehircilik İl Müdürlüğünce verilen ... tarih ve .../... sayılı "ÇED Gerekli Değildir" kararının üzerinden 10 yıl geçmesi nedeniyle geçerliliğini yitirdiği, dolayısıyla bu belgeye dayalı olarak maden arama faaliyeti yapılamayacağından bahisle, köy sınırları içerisinde yapılmakta olan maden arama faaliyetinin durdurulması isteğiyle yapılan başvurunun, jeolojik haritalama, jeofizik etüd, sismik, karot, kırıntı ve numune alma ile bunlara yönelik sathi hazırlık işlemlerini içeren maden arama faaliyetleri için ÇED Gerekli Değildir kararının aranmayacağı gerekçesiyle, reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Gümüşhane Valiliği Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; Mahkemenin 28/09/2021 tarihli ara kararı ile maden arama faaliyetine ilişkin proje özetinin istenildiği, anılan ara kararına cevaben Mahkemeye sunulan ÇED muafiyet işlemlerinin dayanağı proje özetinde, ... Mineral A.Ş.'nin Gümüşhane İli, Şiran İlçesi, ... Köyü sınırları içerisinde altın+bakır madeni "Karotlu Sondaj" çalışması yapılmasının planlandığı, sondaj işlemleri sırasında saha içerisinde 1 adet karotlu sondaj makinesi kullanılarak döner (rotary) sondaj yöntemiyle 5 adet karotlu sondaj kuyusu açılarak maden arama faaliyeti gerçekleştirilmesinin planlandığı belirtilmiştir.
Olayda, Gümüşhane İli, Şiran İlçesi, ... Köyü sınırları içerisinde yapılacak olan 5 adet Altın+Bakır Madeni Karotlu Sondaj Arama Faaliyeti Çalışması projesi için ÇED Yönetmeliği kapsamı dışında olduğuna karar verildiği, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 17. maddesinde, arama faaliyeti döneminde yapılan jeolojik haritalama, jeofizik etüd, sismik, karot, kırıntı ve numune alma ile bunlara yönelik sathi hazırlık işlemlerini içeren faaliyetler için çevresel etki değerlendirmesi kararının aranmayacağının düzenlendiği, düzenlemede çevresel etki değerlendirmesi kararı aranmayacak faaliyetler içerisinde sondajlı maden arama faaliyetinin sayılmadığı, yine Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 15. maddesinde; Bu Yönetmeliğin EK-2 listesinin 55. maddesinde ise; maden, petrol ve jeotermal kaynak arama projeleri, (Sismik, elektrik, manyetik, elektromanyetik, jeofizik vb. yöntemle yapılan aramalar hariç) seçme-eleme kriterine tabi tutularak bu projeler için sunulan PTD üzerinden ÇED raporu hazırlanmasına gerek olup olmadığına karar verilebileceğinin düzenlediği dikkate alındığında, maden arama kapsamında yapılan 5 adet Altın+Bakır Madeni Karotlu Sondaj Arama Faaliyeti Çalışması projesi faaliyeti için seçme eleme kriterleri çerçevesinde değerlendirme yapılmasının gerektiği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunan dava konusu sondajlı maden arama faaliyeti için "ÇED Yönetmeliği Kapsam Dışı" kararı verilmesine ilişkin ... tarih ve E... sayılı Gümüşhane Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü işlemi ile "ÇED Gerekli Değildir" kararının aranmayacağına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Gümüşhane Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü işleminin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem niteliğinde olmadığı, 25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ÇED Yönetmeliğinin 55. maddesi uyarınca bazı yöntemlerle yapılanlar hariç olmak üzere, maden arama faaliyetleri için proje tanıtım dosyası (PTD) hazırlanmak suretiyle idareye başvurulması gerektiği, ancak 7061 sayılı Kanun ile 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 17. maddesine eklenen hükme göre arama faaliyeti döneminde yapılan jeolojik haritalama, jeofizik etüd, sismik, karot, kırıntı ve numune alma ile bunlara yönelik sathi hazırlık işlemlerini içeren maden arama faaliyetleri için çevresel etki değerlendirmesi kararının aranmayacağının düzenlendiği, 21/07/2017 tarih ve 30130 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren "Türkiye Yerbilimleri Veri ve Karot Bilgi Bankasının Görevleri, Çalışma Usul ve Esasları Yönetmeliği"nde karot ve kırıntının tanımlandığı, buna göre, jeolojik formasyonlar hakkında bilgi elde edebilmek için sondaj kuyusu açılarak yapılan işlemler olduğu ve dolayısıyla bu faaliyetler için ÇED kararı aranmayacağının açıkça düzenlendiği, dava konusu işlemlerin hukuka uygun olduğu belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının aşağıda belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacılar tarafından, 17/02/2021 tarihinde, Gümüşhane İli, Şiran İlçesi, ... Köyü mevkiinde yapılması planlanan "altın-gümüş madeni" projesi ile ilgili olarak Gümüşhane Valiliği Çevre Şehircilik İl Müdürlüğünce verilen ... tarih ve ... sayılı "ÇED Gerekli Değildir" kararının üzerinden 10 yıl geçmesi nedeniyle geçerliliğini yitirdiği, dolayısıyla bu belgeye dayalı olarak maden arama faaliyeti yapılamayacağından bahisle, köy sınırları içerisinde yapılmakta olan maden arama faaliyetinin durdurulması isteğiyle davalı idareye başvurulmuştur.
Davalı idare tarafından ... tarih ve ... sayılı işlemle; Gümüşhane İli, Şiran İlçesi, ... Köyü mevkiinde yapılan başvurunun, jeolojik haritalama, jeofizik etüd, sismik, karot, kırıntı ve numune alma ile bunlara yönelik sathi hazırlık işlemlerini içeren faaliyetler için ÇED Gerekli Değildir kararının aranmayacağı gerekçesiyle 17/02/2021 tarihli başvuru reddedilmiştir.
Diğer taraftan, davalı idarenin... tarih ve ... sayılı işlemi ile; davacıların başvurusuna konu olan Gümüşhane İli, Şiran İlçesi, ... Köyü mevkiinde ... Mineral A.Ş. tarafından yapılması planlanan ''Altın+Bakır Madeni İçin Karotlu Maden Arama Faaliyeti (5 Adet)" projesi ile ilgili olarak "ÇED Yönetmeliği Kapsam Dışı" kararı verilmiştir.
Bunun üzerine, davalı idarenin... tarih ve ... sayılı işlemi ile ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile söz konusu işlemlerin dayanağı olan 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 17. maddesinin son fıkrasının iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2872 sayılı Çevre Kanunu'nun "Çevresel etki değerlendirilmesi" başlıklı 10. maddesinde; " ... Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. ..." hükmüne yer verilmiştir.
25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 4. maddesinde; "(...) g) Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı: Seçme Eleme Kriterlerine Tabi Projeler hakkında yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun belirlenmesi üzerine projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararını, (...) ifade eder." olarak tanımlanmış, 15. maddesinde; "(1) Bu Yönetmeliğin; a) Ek-2 listesinde yer alan projeler, b) Kapsam dışı değerlendirilen projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesi ek-2 listesinde belirtilen projeler, seçme, eleme kriterlerine tabidir." kuralına yer verilmiştir.
Aynı Yönetmeliğin, seçme-eleme kriterleri uygulanacak projeler listesi olan EK-2 listesinin 55. maddesinde arama projelerine yer verilerek, söz konusu madde; maden, petrol ve jeotermal kaynak arama projeleri (Sismik, elektrik, manyetik, elektromanyetik, jeofizik vb. yöntemle yapılan aramalar hariç) şeklinde düzenlenmiştir.
Diğer taraftan, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 17. maddesine, 05/12/2017 tarih ve 30261 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7061 sayılı "Bazı Vergi Kanunları ile Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun" 48. maddesi ile, jeolojik haritalama, jeofizik etüd, sismik, karot, kırıntı ve numune alma ile bunlara yönelik sathi hazırlık işlemleri içeren faaliyetler için çevresel etki değerlendirmesi kararının aranmayacağı şeklindeki kural, son fıkra olarak eklenmiştir.
3213 sayılı Maden Kanunu'nun Ek 13. maddesine dayanılarak çıkarılan ve 21/07/2017 tarih ve 30130 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren "Türkiye Yerbilimleri Veri ve Karot Bilgi Bankasının Görevleri, Çalışma Usul ve Esasları Yönetmeliği"nin 4. maddesinde; "(1) Bu Yönetmelikte geçen; (...) ç) Karot: Maden aranması ve işletilmesi sırasında, döner matkaplı sondajlarda, matkabın kestiği ve bir düzenekle (karotiyer) yüzeye ulaştırılan jeolojik formasyonların özelliklerini sergileyen, silindirik kayaç parçasını, d) Kırıntı: Döner matkaplı sondajlarda, matkabın kestiği ve sondaj çamuruyla yüzeye ulaşan, jeolojik formasyonların özelliklerini sergileyen kum-çakıl boyutlarında kayaç parçacıklarını, (...) ğ) Numune: Jeolojik formasyonlara ait karot, kırıntı ve el örneklerini, (...) ifade eder." olarak tanımlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu işlemlerin dayanağı olan 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 17. maddesinin son fıkrasının Anayasaya aykırılık iddiası Danıştay Altıncı Dairesi tarafından ciddi görüldüğünden, Dairenin 15/12/2022 tarih ve E:2022/2348 sayılı kararıyla kuralın iptali amacıyla Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verildiği, Anayasa Mahkemesinin 05/11/2024 tarih ve E:2023/68, K:2024/190 sayılı kararı ile; ÇED sürecinden muaf tutulan sondaj vasıtasıyla elde edilen karot, kırıntı ve numune alma faaliyetlerinin ruhsat alanında yer altı zenginliğinin bulunup bulunmadığının tespiti ve olası yatırımın verimliliğine ilişkin yapılacak analizin hazırlık işlemleri olduğunun anlaşıldığı, ÇED ise etüt, sondaj, arama ile ortaya çıkan değerlerin; çevresel, bilimsel ve teknik kapsamda ele alınarak elde edilen verilere göre faaliyetin içinde bulunacağı karşılıklı etkileşim alanlarının biyolojik, fiziksel, sosyolojik, ekonomik ve kültürel ortamlar yönünden değerlendirilmesi ve tahlilinin yapılması olduğu, kuralın “…Makro düzeyde bir değerlendirme olan ÇED uygulamasında, bu değerlendirmeye esas olacak verileri dahi elde etmeden bir ÇED raporu istemek ve varlığını zorunlu koşmak devletin sosyal ve ekonomik alanda gelişimi için mali kaynak oluşturma zorunluluğu ödevi karşısında çelişki yaratmaktadır…” şeklindeki gerekçesi gözetildiğinde kuralla üretime yönelik olmayan karot, kırıntı ve numune alma faaliyetlerinin ÇED sürecinden muaf tutulması suretiyle bu faaliyetlerin hızlı ve verimli şekilde yapılmasının amaçlandığının anlaşıldığı, kullanılan malzemenin niteliği ve sondaj yuvasının çapının dar olması nedeniyle karotlu sondajların su, jeotermal ve petrol sondajlarına kıyasla çevresel etkilerinin oldukça düşük olduğunun söylenebileceği, kuralla arama hatta sondaj faaliyetlerinin tamamı bakımından değil sadece karot, kırıntı ve numune alma faaliyetleri yönünden ÇED kararının aranmayacağının hükme bağlandığı, başka bir deyişle karot, kırıntı ve numune alma faaliyetleri dışında yer alan diğer tüm sondaj, yarma, galeri sürme ve benzeri arama faaliyetleri bakımından ÇED kararı alınma zorunluluğunun devam edeceği gerekçesiyle kuralın Anayasaya aykırı olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ile Anayasa Mahkemesi kararının birlikte değerlendirilmesinden; kural olarak arama projelerinin de ÇED Yönetmeliğine tabi olduğu, ancak Anayasaya aykırı bulunmayan 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 17. maddesinin son fıkrası uyarınca jeolojik haritalama, jeofizik etüd, sismik, karot, kırıntı ve numune alma ile bunlara yönelik sathi hazırlık işlemleri içeren faaliyetler ile ÇED Yönetmeliğinde sismik, elektrik, manyetik, elektromanyetik, jeofizik vb. yöntemle yapılan aramalar için ÇED kararının aranmayacağı açık olmakla birlikte, söz konusu mevzuat kapsamında verilen muafiyet kararlarının iptali istemiyle açılan davalarda yargılamanın; ilk olarak arama projesinin Maden Kanunu kapsamında muaf görülen bir faaliyete ilişkin olup olmadığı veya aramanın ÇED Yönetmeliği kapsamında muaf görülen bir yöntemle yapılıp yapılmadığı hakkında olması gerekmektedir. İkinci olarak yargılamanın; mevzuat kapsamında ÇED kararı aranmayacak bir proje olduğunun anlaşılması durumunda dahi, (özellikle çevresel etkilere yönelik iddialarla davaların açıldığı dikkate alındığında) çevreye olumsuz bir etkisinin olup olmayacağı, dolayısıyla varsa bu etkilere karşı ne tür önlemlerin alınmasının gerekeceği yönleriyle yapılması gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta, her ne kadar İdare Mahkemesince; çevresel etki değerlendirmesi kararı aranmayacak faaliyetler içerisinde sondajlı maden arama faaliyetinin sayılmadığı gerekçesiyle iptal kararı verilmiş ise de, Anayasa Mahkemesi kararında da vurgulandığı üzere, mevzuatta yer alan tanımlamalara göre karot ve kırıntı işlemlerinin sondaj faaliyetini içermesinin mümkün olduğu dikkate alındığında; dava konusu projenin (muafiyet kapsamındaki) jeolojik haritalama, jeofizik etüd, sismik, karot, kırıntı ve numune alma ile bunlara yönelik sathi hazırlık işlemleri içeren faaliyetlere ilişkin olup olmadığı dolayısıyla yukarıda yer verilen mevzuat gereği, projeyle ilgili PTD hazırlanıp hazırlanmasının gerekip gerekmeyeceği hususu ile mevzuatın öngördüğü kapsamda proje ile ilgili ÇED kararı aranmayacak olması durumunda dahi, dava dilekçesinde ileri sürülen iddialar ile projeyle ilgili hazırlanan proses özeti de dikkate alınarak, projenin çevre üzerinde olumsuz etkisinin olup olmayacağı, varsa bu etkilere karşı ne tür önlemlerin alınmasının gerekeceği hususlarının açıklığa kavuşturulması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Çevresel Etki Değerlendirmesi, gerçekleştirilmesi planlanan projenin, çevreye olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlenmesi, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin belirlenerek değerlendirilmesi amacıyla yapılmaktadır. Dolayısıyla, ÇED sürecinde verilen kararların iptali istemiyle açılacak davalarda yaptırılacak bilirkişi seçiminin de bu çerçevede değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu açıklamalar ışığında; ÇED süreci sonunda verilecek kararların yargısal denetimi yapılırken, seçilecek bilirkişiler arasında bir çevre mühendisinin bulunması, diğer bilirkişilerin ise tarafların iddiaları, projenin niteliği ve proje alanı dikkate alınması suretiyle belirlenmesi gerekmektedir.
Bu durumda; uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden, İdare Mahkemesince, tarafların iddiaları, projenin nitelikleri ve uygulanacağı yerin özellikleri dikkate alınmak suretiyle, aralarında başta çevre mühendisi, maden mühendisi ve biyolog olmak üzere, gerekirse başka dallarda da uzmanlar seçilerek oluşturulacak bilirkişi heyetiyle, mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması ve projenin çevresel etkilerinin değerlendirilmesi suretiyle, düzenlenecek rapor dikkate alınarak, işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Üye ...'in karşı oyu ve oyçokluğuyla BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 21/04/2025 tarihinde karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dava; Gümüşhane ili, Şiran ilçesi, ... Köyü mevkiinde ... Mineral A.Ş. tarafından yapılması planlanan ''Altın+Bakır Madeni İçin Karotlu Maden Arama Faaliyeti (5 Adet)" projesi ile ilgili olarak Gümüşhane Valiliği Çevre Şehircilik İl Müdürlüğünce verilen... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Yönetmeliği Kapsam Dışı" kararı ile Gümüşhane ili, Şiran ilçesi, ... Köyü mevkiinde yapılması planlanan "altın-gümüş madeni" projesi ile ilgili olarak Gümüşhane Valiliği Çevre Şehircilik İl Müdürlüğünce verilen... tarih ve .../... sayılı "ÇED Gerekli Değildir" kararının üzerinden 10 yıl geçmesi nedeniyle geçerliliğini yitirdiği, dolayısıyla bu belgeye dayalı olarak maden arama faaliyeti yapılamayacağından bahisle, köy sınırları içerisinde yapılmakta olan maden arama faaliyetinin durdurulması isteğiyle yapılan başvurunun, jeolojik haritalama, jeofizik etüd, sismik, karot, kırıntı ve numune alma ile bunlara yönelik sathi hazırlık işlemlerini içeren maden arama faaliyetleri için ÇED Gerekli Değildir kararının aranmayacağı gerekçesiyle reddine ilişkin ...... tarih ve ... sayılı Gümüşhane Valiliği Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
Uyuşmazlıkta, her ne kadar İdare Mahkemesince; çevresel etki değerlendirmesi kararı aranmayacak faaliyetler içerisinde sondajlı maden arama faaliyeti sayılmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de, yukarıda yer verilen mevzuatta karot ve kırıntı işlemleri sondaj ile yapılan faaliyet olarak tanımlandığı, dava konusu projeyle ilgili proses özetine bakıldığında, yeraltı jeolojik yapısı ile doğal zenginliklerinin daha kesin bir şekilde ortaya konulabilmesi amacıyla dar çaplı sığ sondajlar açılmak istenildiği dikkate alındığında, jeolojik haritalama, jeofizik etüd, sismik, karot, kırıntı ve numune alma ile bunlara yönelik sathi hazırlık işlemleri içeren projeyle ilgili 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 17. maddesinin son fıkrası uyarınca ÇED kararının aranmamasına ilişkin dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığından, Mahkeme kararının bozulması ve davanın reddine karar verilmesi gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.