SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2023/11925 E. 2025/4000 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2023/11925

Karar No

2025/4000

Karar Tarihi

24 Haziran 2025

Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/11925 E. , 2025/4000 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/11925
Karar No : 2025/4000

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Sivas ili, Divriği ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda bulunan yapının 2863 sayılı Kanun'un 6. maddesi kapsamında "2. Grup Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlığı" olarak tescil edilmesine ilişkin Sivas Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı işlemi ile bu işleme yapılan itirazın reddine dair Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'nun... tarih ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:... K:... sayılı kararda; Mahkemece mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması sonrasında düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; "...Dava konusu evin plan şemasının tamamen değiştiği, cephede görülen çıkmanın yörenin geleneksel mimarisinin bir parçası olduğu, günümüzde de uygulanmaya devam edildiği, evin ilk inşa edilen kısmı ile cephelerde herhangi bir özgün süsleme, bezeme, yapı elemanı yer almadığı için yapının nitelik olarak kıymetli ya da saklanması gerekli özelliklere vakıf olmadığı, çevresiyle bir doku bütünlüğü oluşturan ve gerek plan şeması gerek cepheleri ya da yapım tekniğiyle nitelikli bir özellik göstermeyen yapının korunması gerekli kültür varlığı niteliğini haiz olmadığı" yönünde tespit ve görüşlere yer verildiği görülüp, bilirkişi raporu karara esas alınabilecek nitelikte bulunarak, dava konusu taşınmazın; tarih, sanat, bölge ve diğer özellikleri dikkate alındığında, sivil mimari örneklerinden birisi ve yapım tekniği, plan şeması, cephe özellikleri veya başkaca özgün detaylarıyla korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı niteliklerine haiz olmadığı anlaşıldığından dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :Dava konusu işlemde belirtilen yapının 19. yy.da yapıldığı tespit edilmiş olsa da yapı döneminin sivil mimari özelliklerini yansıtması, kentsel sit alanında kalması ve bölgede bulunan diğer kültür varlıklarıyla bütünlük göstermesi nedeniyle koruma altına alınmış olup daha önce koruma altına alınmamış olması yapının kültür varlığı olmadığını göstermeyeceği belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.


TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde Kültür varlığı; "Tarih öncesi ve tarihi devirlere ait bilim, kültür, din ve güzel sanatlarla ilgili bulunan veya tarih öncesi ya da tarihi devirlerde sosyal yaşama konu olmuş bilimsel ve kültürel açıdan özgün değer taşıyan yer üstünde, yer altında veya su altındaki bütün taşınır ve taşınmaz varlıklardır." düzenlemesine, 6. maddesinde; "Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları şunlardır: a) Korunması gerekli tabiat varlıkları ile 19 uncu yüzyıl sonuna kadar yapılmış taşınmazlar, b) Belirlenen tarihten sonra yapılmış olup önem ve özellikleri bakımından Kültür ve Turizm Bakanlığınca korunmalarında gerek görülen taşınmazlar, c) Sit alanı içinde bulunan taşınmaz kültür varlıkları ..." hükmüne, 7. maddesinde; "Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının ve doğal sit alanlarının tespiti, Kültür ve Turizm Bakanlığının koordinatörlüğünde ilgili ve faaliyetleri etkilenen kurum ve kuruluşların görüşü alınarak yapılır. Yapılacak tespitlerde, kültür ve tabiat varlıklarının tarih, sanat, bölge ve diğer özellikleri dikkate alınır. Devletin imkanları gözönünde tutularak, örnek durumda olan ve ait olduğu devrin özelliklerini yansıtan yeteri kadar eser, korunması gerekli kültür varlığı olarak belirlenir. Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile ilgili yapılan tespitler koruma bölge kurulu kararı ile tescil olunur...Tespit ve tescil ile ilgili usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir." hükmüne yer verilmiştir.
Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının ve Sitlerin Tespit ve Tescili Hakkında Yönetmelik'in 4. maddesinde; "... taşınmaz kültür varlıklarından korunması gerekli olanlar ile sitlerin tespitinde; a) On dokuzuncu yüzyıl sonuna kadar yapılmış taşınmazlardan olması, b) Ondokuzuncu yüzyıl sonrasında yapılmış olmasına rağmen önem ve özellikleri bakımından korunmalarına gerek görülmesi veya bu yapıların ait oldukları dönemin kendine özgü niteliklerini anlatan belge niteliğinde olması ya da var olan bir geleneğin hala sürdüğünün göstergesi olan ve bir bütünün parçası olarak çevreye katkıda bulunan taşınmazlardan olması, c) Tek yapılar için; taşınmazın sanat, mimari, tarihi, estetik, mahalli, dekoratif, simgesel, belgesel, işlevsel, maddi, hatıra, izlenim, özgünlük, teklik, nadirlik, homojenlik, onarılabilirlik değerlerinin yanı sıra, yapısal durum, malzeme, yapım tekniği, biçim bakımından özellik göstermesi, kent ve çevre kimliğine, dokusuna katkıda bulunması, yöresel yaşam biçimini yansıtması, ... hususları göz önünde bulundurulur." kuralı yer almaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; dava konusu işlemde belirtilen yapının Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü uzmanlarınca mahallinde incelenip, ... tarih ve E... sayılı yazı ile yapının kültür varlığı olarak tesciline yönelik ilgili kurumlardan görüş istenilmesi üzerine Divriği Belediye Başkanlığı'nın ... tarih ve E... sayılı olumsuz görüşüne rağmen Sivas Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun... tarih ve ... sayılı işlemi ile yapının 2863 sayılı Kanunun 6. maddesi kapsamında "2. Grup Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlığı" olarak tescil edildiği, tescil işlemine karşı Divriği Belediye Başkanlığı'nca 23.05.2019 tarihli dilekçe ile davacı tarafından ise 11.07.2019 tarihli dilekçe ile itiraz edildiği, yapılan itirazların Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'nun ...tarih ... sayılı kararı ile reddedildiği, daha sonra davacı tarafından açılan davada Mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda; yapının kültür varlığı olarak tescilinin uygun olmadığı yönünde görüş bildirilmesi üzerine, yapının kültür varlığı olarak tescilinin iptali yolunda karar verildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta; yukarıda belirtilen mevzuat ile birlikte dava dosyasında bulunan bilgi, belge ve görsellerin birlikte değerlendirilmesinden; dava konusu işlemde belirtilen yapının Kentsel Sit alanında kaldığı, yapının tescile ilişkin anıt fişinde "yığma kerpiç ve ahşap karkas kerpiç dolgulu olarak inşa edildiği iki yöne eğimli çatı örtüsünün Marsilya kiremidiyle kaplı olduğu, iki ayrı müştemilatın da bulunduğu ve koruma derecesinin 2. grup yapı niteliğinde olduğunun" belirtildiği, Divriği ilçesinde aynı tür ve nitelikte çok sayıda kültür varlığı olarak tescil edilmiş yapı bulunduğu, hatta aynı ada ve komşu ada içerisinde birçok Divriği ilçesine özgü mimariyi yansıtan korunan tescilli yapıların bulunduğu, bu durumun hükme esas alınan bilirkişi raporunda da "Divriği ilçe merkezinde 19.yy sonu 20.yy başına ait döneme dair yalnız bu dosyada tescili bulunan 34 yapının bulunduğu" şeklinde ifade edildiği, öte yandan, aynı raporda söz konusu yapıya ilişkin Koruma Kurulu'nca gerçekleştirilen tespit-tescil çalışmalarının ilgili Kanun ve Yönetmeliklere uygun olduğu belirtildikten sonra, bu yapının 2863 sayılı Kanunda yer alan Kültür Varlığı tanımlamasına uymadığı görüşüne yer verildiği, yine yapının, cephesinde görülen çıkmanın yörenin geleneksel mimarisinin bir parçası olduğu, çevresiyle bir doku bütünlüğü oluşturduğu ifade edildikten sonra yapının gerek planı ve cephesi gerekse yapım tekniğiyle nitelikli bir özellik göstermediğinden kültür varlığı niteliklerine haiz olmadığının ifade edildiği hususları da dikkate alındığında; hükme esas alınan raporda bilirkişi kurulunca; tescile konu yapının, içerisinde bulunduğu kentsel sit alanındaki durumuyla birlikte ada bazlı değerlendirilmesinin etraflıca yapılmadığı ve çelişkili değerlendirmelere yer verildiği anlaşıldığından, anılan raporun hükme esas alınabilecek nitelikte bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, dava konusu işlemde belirtilen yapının kültür varlığı olarak tesciline ilişkin davalı idarece ortaya konulan verilerin 2863 sayılı Kanunun 6.maddesi ve Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının ve Sitlerin Tespit ve Tescili Hakkında Yönetmeliğin 4.maddesinde belirtilen ölçülere uygun olup olmadığının, söz konusu yapının gerek Kentsel Sit alanındaki gerekse ada ölçeğindeki konumu da (aynı sokakta bulunan diğer taşınmazlar, yöredeki diğer evler) dikkate alınarak geleneksel Sivas, Divriği evlerinin özelliklerini yansıtıp yansıtmadığının açık bir şekilde ortaya konulması suretiyle yukarıda belirtilen çelişkinin giderilmesi için mevcut bilirkişilerden ek rapor alınması veya gerek görülmesi halinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda yeni bir rapor düzenlettirilmesi gerekmekte olup; eksik incelemeye dayalı olarak verilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında, hukuka uyarlık görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 24/06/2025 tarihinde kesin olarak karar verildi.


(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.



10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim