Danıştay danistay 2023/11552 E. 2025/2836 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2023/11552
2025/2836
5 Mayıs 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/11552
Karar No : 2025/2836
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 1- ...
2- ... Bakanlığı
VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri ...
DAVANIN KONUSU : Balıkesir ili, Burhaniye ve Edremit ilçeleri sınırları içerisinde bulunan Kadıncık Deresi Doğal Sit Alanının koruma statüsünün yeniden değerlendirilmesi sonucunda, ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanların kesin korunacak hassas alan olarak tescil ve ilan edilmesine ilişkin 20/11/2021 tarihli, 31665 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 19/11/2021 tarih ve 4822 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının davacının maliki olduğu Burhaniye İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmının iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından; maliki olduğu Burhaniye İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, 11 parsel sayılı taşınmazın, ilk defa 20/11/2021 tarihli, 31665 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 19/11/2021 tarih ve 4822 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile doğal sit alanı içerisinde dahil edildiği; söz konusu taşınmazın doğal sit alanı özelliklerini göstermediği; anılan taşınmazın daha önceden 1. derece doğal sit alanı ilan edilen ve Kadıncık Deresi'nin denize döküldüğü alana oldukça uzak mesafede bulunduğu, önceden 1. derece doğal sit alanı ilan edilen alan ile dava konusu taşınmaz arasında büyük bir alana yayılmış Haberkent Sitesi'nin yer aldığı, dava konusu taşınmaz ve diğer bitişik parsellerde önemli sayılabilecek bir jeolojik oluşumun bulunmadığı; dava konusu alanın sulak alan özelliğinde olmadığı, ayrıca civardaki sulak alanlara etkisinin de bulunmadığı, taşınmaz yakınındaki parsellerin "sit dışı" veya "sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı" olduğu; doğal sit alanın sınırlarının belirlenmesinde hata yapıldığı, çevredeki tarım alanları ve yazılı site yerleşimlerinin doğal yapıyı bozduğu, taşınmazın bulunduğu alanın çevre düzeni planında "kentsel gelişme alanı"nda kaldığı; dava konusu işlem ile davacının mülkiyet hakkının ihlal edildiği; bu nedenle taşınmazın kesin korunacak hassas alan olarak tescil ve ilan edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
DAVALI İDARELERİN SAVUNMALARI : Davalı idareler tarafından; davanın süre aşımı nedeniyle reddedilmesi gerektiği; 19/07/2012 tarihli, 28358 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelik'in geçici 3. maddesi öngörülen mevcut doğal sit alanlarının yeniden değerlendirilmesinde izlenecek esaslara uygun biçimde sürecin yürütüldüğü, "Balıkesir İli Doğal Sit Alanlarının Ekolojik Temelli Bilimsel Araştırma Projesi" kapsamında 370 takvim gününde, en az 4 mevsimde gerçekleştirilen arazi çalışmalarının yapıldığı, bu kapsamda konularında en az 5 yıl deneyime sahip ekolog, ornitolog, memeli uzmanı, botanik uzmanı, omurgasız uzmanı, herpetolog, hidrojeolog, jeoloji mühendisi, peyzaj mimarı, harita mühendisi ve CBS sertifaklı uzmanın görev aldığı, ekolojik temelli bilimsel araştırma sonuç raporunda bilimsel olarak ortaya konulan veriler ve doğal eşiklerin dava konusu işlemlerin tesis edilmesi aşamasında dikkate alındığı, dava konusu parsel eski durumda 1. derece doğal sit alanı statüsü dışında olmakla birlikte, yeniden yapılan belirlemenin, yukarıda açıklanan çalışmalara dayalı olarak yapıldığı, ilgili mevzuatta öngörülen kriterlere göre davacının maliki olduğu taşınmazın bulunduğu alanın, kesin korunacak hassas alan özelliklerini gösterdiği, sit alanı sınırlarında sulak alanların, halofitik alanların ve yerleşim alanlarının yer aldığı, sulak alanlar ve halofitik alanların peyzaj açısından spesifik bir özellik arz ettiği, mevcut sit alanının olumsuz etkilerden korunmasının peyzaj açısından önem arz ettiği, hidrolojik ve hidrojeolojik açıdan bakıldığında sit alanı ve genelinin sulak alan özelliği taşıdığı, Korunan Alanlarda Yapılacak Planlarda Yapılacak Planlara Dair Yönetmelik'in 5. maddesinde, planlamanın sit statüsü dikkate alınarak gözden geçirilmesi gerektiğinin öngörüldüğü, Tabiat Varlıklarını, Doğal Sit Alanları ve Özel Çevre Koruma Bölgelerinde Kalan Yapı Yasaklı Taşınmazların Hazine Taşınmazları ile Değiştirilmesi Hakkında Yönetmelik'in 4. maddesinde, kesin yapı yasağı getirilen taşınmazlardan her yıl belirlenecek trampa programlarına alınanların Hazine taşınmazları ile trampa edilebilmesinin mümkün olduğu; dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Dairemiz kararında belirtilen gerekçe doğrultusunda davanın reddedilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava, Balıkesir ili, Burhaniye ve Edremit ilçelerinde yaklaşık 254,41 hektar büyüklüğündeki alanın yeni korunma statüsünün, söz konusu alana yönelik hazırlanan "Ekolojik Temelli Bilimsel Araştırma Raporu"nda belirtilen ve ekli haritada gösterilen biçimde "kesin korunacak hassas alan" (529.441,42 m2), "nitelikli doğal koruma alanı" (657.185,04 m2) ve "sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı" (1.327.430,23 m2) olarak tescil edilmesinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Balıkesir Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile teklif edilmesi, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıkları Koruma Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı kararı ile, ... tarih ve ... sayılı Koruma Bölge Komisyonu kararının onaylanması, aynı alandaki tapu kütüğünün beyanlar hanesinde bulunan mevcut doğal sit şerhinin kaldırılarak yerine "nitelikli doğal koruma alanı" ve "sürdürülebilir koruma ve kontrollü koruma kullanım alanı" şerhlerinin konulması ve kesin korunacak hassas alanın tescil işlemleri için Cumhurbaşkanlığına gönderilmesi üzerine; Balıkesir ili, Burhaniye ve Edremit ilçeleri, sınırları içerisinde bulunan Kadıncık Deresi Doğal Sit Alanının koruma statüsünün yeniden değerlendirilmesi sonucunda, ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanların kesin korunacak hassas alan olarak tescil ve ilan edilmesine ilişkin 20/11/2021 tarih ve 31665 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 19/11/2021 tarih ve 4822 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının davacının maliki olduğu ve "kesin korunacak hassas alan" ilan edilen alanda kaldığı belirtilen Balıkesir ili, Burhaniye ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmı yönünden iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı idarelerin usule yönelik iddiaları yerinde görülmemiştir.
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 3. maddesinde, "Sit; tarih öncesinden günümüze kadar gelen çeşitli medeniyetlerin ürünü olup, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik, mimari ve benzeri özelliklerini yansıtan kent ve kent kalıntıları, kültür varlıklarının yoğun olarak bulunduğu sosyal yaşama konu olmuş veya önemli tarihi hadiselerin cereyan ettiği yerler ve tespiti yapılmış tabiat özellikleri ile korunması gerekli alanlar..." şeklinde tanımlanmış; 51. maddesinde, "Yurtiçinde bulunan ve bu Kanun kapsamına giren korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile ilgili hizmetlerin bilimsel esaslara göre yürütülmesini sağlamak üzere, Bakanlığa bağlı 'Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu' ile Bakanlıkça belirlenecek bölgelerde 'Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulları' kurulur. Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun görev ve yetkileri şunlardır; a) Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunması ve restorasyonuyla ilgili işlerde uygulanacak ilkeleri belirlemek, ..." hükümleri yer almaktadır.
10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 109. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, tabiat varlıkları ve doğal sit alanları ile özel çevre koruma bölgelerinin tespit, tescil, onay, değişiklik ve ilanına dair usul ve esasları belirlemek ve bu alanların sınırlarını tespit ve tescil etmek, yönetmek ve yönetilmesini sağlamak, Çevre ve Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca hazırlanan 19/07/2012 tarih ve 28358 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelik ile, doğal sit alanlarının tespit ve tesciline ilişkin yeni kriterler belirlenmiş ve bu alanlar; "Kesin Korunacak Hassas Alanlar", "Nitelikli Doğal Koruma Alanları" ve "Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanları" olarak üç kategoriye ayrılmıştır.
Anılan Yönetmeliğin "Korunan alanlara ilişkin genel ilkeler" başlıklı 5. maddesinde,
"(1) Korunan alanların belirlenmesi, değerlendirilmesi ve korunmasında aşağıdaki ilkelere uyulur.
a) Korunan alanların statüsünün belirlenmesi ve değerlendirilebilmesi için zamana bağlı değişimleri ortaya koyan ekolojik süreçler tanımlanır.
b) Herhangi bir korunan alanın güncel durumu tespit edilmeden, o alanın korunan alan statüsü yeniden değerlendirilemez.
c) Korunan alanların güncel durumu; alanın biyolojik çeşitliliği, hidrolojisi ve hidrojeolojisi başta olmak üzere her açıdan durumu hazırlanacak ön değerlendirme raporu sonucuna göre veya gerekli görülmesi durumunda ise en az ardışık dört mevsimi kapsayan ekolojik temelli bilimsel araştırma yapılarak belirlenir.
ç) Doğal sit ilanı ile ilgili talepler veya Genel Müdürlükçe incelenmesi uygun görülen alanlar hakkında hazırlanacak ön değerlendirme raporu sonucuna göre doğal sit özelliği taşımayan talepler değerlendirmeye alınmaz, alanın doğal sit özelliği taşıdığının belirlenmesi durumunda ise ardışık en az dört mevsimi kapsayan ekolojik temelli bilimsel araştırma yapılarak koruma statüsü belirlenir.
d) Herhangi bir korunan alanın statüsünün değerlendirilmesi için belirlenecek araştırma alanı sınırları; korunan alanın konumu, büyüklüğü ve doğal eşiklerle ilişkisi göz önüne alınarak tespit edilir.
e) Doğrudan ve dolaylı çevresel etkilere karşı hassas tür ve habitatları içeren duyarlı alanlara öncelikli olarak koruma statüsü verilir.
f) Korunan alanlarda tespit, tescil, planlama, koruma, kullanma, yönetim ve izlemeye esas teşkil edecek envanter ve veri tabanı çalışması yapılır veya yaptırılır.
g) Korunan alanlarda ekosistem işlevlerinin sürekliliğini amaçlayan yönetim planı çalışmaları yapılır.
ğ) Korunan alanların içinde ve birbiriyle ilişkili korunan alanlar arasında, ekolojik koridorlar tesis edilir.
h) Korunan alanındaki koruma değerlerine yönelik tehdit analizleri yapılır.
ı) Korunan alanlarda bozulmuş ya da bozulmaya yüz tutmuş ekosistem ve habitatların onarılması, ekolojik rehabilitasyonu, ekolojik restorasyonu yapılır.
i) Korunan alanlar ekonomik, sosyal ve kültürel ihtiyaçların yanı sıra bölgesel ve yerel karakteristikleri de göz önünde bulundurularak korunur.
j) Tabiat ve biyolojik çeşitlilik değerlerini koruma konusunda toplumun bilinç ve bilgi düzeyinin artırılması ve koruma amaçlarına uygun katkıların sağlanması amacı ile her türlü eğitim faaliyeti ve etkinlik desteklenir, yapılır.
k) Çevre üzerinde ciddi veya tamiri mümkün olmayan tehditlerin varlığında, bilimsel kanıtların ortaya çıkmasını beklemeden gerekli önlemler alınır.
l) Ekolojik dengeyi bozacak herhangi bir faaliyete izin verilmez.
m) Korunan alanların doğallığını muhafaza etmek ve mevcut koruma değerlerinin devamlılığının sağlanması esastır.
n) Korunması gerekli taşınmaz tabiat varlıkları, doğal sit alanları ve özel çevre koruma bölgelerinin tespiti ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri alınarak Bakanlıkça belirlenir.
o) Korunması gerekli tabiat varlıkları ve bunlara ait koruma alanları ile doğal sit alanlarında gerçekleştirilecek iş ve işlemler Merkez Komisyonu tarafından belirlenecek ilke kararları çerçevesinde Bölge Komisyonlarınca alınacak kararlar doğrultusunda yürütülür.
ö) Bir doğal sit statüsünde, ilke kararları kapsamında yapılabileceği öngörülen faaliyetler, bu doğal sit statüsünden daha alt koruma statüsüne sahip doğal sit alanında/alanlarında da Bölge Komisyonu kararı ile gerçekleştirilebilir.”
düzenlemelerine; 7. maddesinde Kesin Korunacak Hassas Alanların, 8. maddesinde Nitelikli Doğal Koruma Alanlarının ve 9. maddesinde de Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanlarının ayırt edici özelliklerine; geçici 3. maddesinde ise mevcut sit alanlarının durumuyla ilgili, "644 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 6 ncı maddesi gereğince Kültür ve Turizm Bakanlığından Bakanlığa devredilen mevcut doğal sit alanlarının güncel durumu ön değerlendirme raporuna göre belirlenir. Doğal sit özelliği taşımayan alanların statüsünün iptali; doğal sit özelliği taşıdığı belirlenen alanların ise ardışık en az dört mevsimi kapsayacak ekolojik temelli bilimsel araştırma sonucuna göre koruma statüsünün devamı, yeni statü tesisi veya iptali önerilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, Balıkesir ili, Burhaniye ve Edremit ilçelerinde yaklaşık 254,41 hektar büyüklüğünde bulunan ve mülga Bursa Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı doğrultusunda, I. Derece Doğal Sit Alanı ilan edilen alanda bulunan mevcut yapılaşma, parsel sınırları ve doğal eşikler göz önünde bulundurularak yeniden belirlenen sit sınırının ve yeni sit statüsünün "Kesin Korunacak Hassas Alan", "Nitelikli Doğal Koruma Alanı" ve "Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı" olarak tescilin uygun görülerek, Komisyonun belirttiği şekilde hazırlanan dosyanın onaylanmak üzere, Balıkesir Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğüne gönderilmesi üzerine, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıkları Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile anılan Bölge Komisyonu kararının onaylanmasına ve aynı alandaki tapu kütüğünün beyanlar hanesinde bulunan mevcut doğal sit şerhinin kaldırılarak yerine "nitelikli doğal koruma alanı" ve "sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı" şerhlerinin konulmasına, kesin korunacak hassas alan tescil işlemleri içinse Cumhurbaşkanlığına gönderilmesine karar verildiği, bunun üzerine Balıkesir ili, Burhaniye ve Edremit ilçeleri sınırları içerisinde bulunan Kadıncık Deresi Doğal Sit Alanının koruma statüsünün yeniden değerlendirilmesi sonucunda 20/11/2021 tarihli, 31665 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 19/11/2021 tarih ve 4822 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanların kesin korunacak hassas alan olarak tescil ve ilan edildiği anlaşılmaktadır.
Danıştay 4. Dairesince yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda; Kesin Korunacak Hassas Alanı oluşturan kıyı tuz bataklıkları, tuzlu sazlıkları, kıyı kumulları ve kumlu kıyılar habitatlarının insan baskısı nedeniyle tehlike altında olduğu, davaya konu parsellerin tamamının kıyı tuz bataklıkları ve tuzlu sazlıkları üzerinde bulunduğu, ülkemizin taraf olduğu Avrupa yaban hayatı ve doğal yaşam alanlarının korunmasına ilişkin BERN Sözleşmesinin yabani bitki ve hayvan türlerinin ve bunların yaşam alanlarının korunmasını amaçladığı, söz konusu sözleşme gereği alanın habitat türü tehlikede ve zarar görebilir kategorisinde kaldığı, alanını faunistik açıdan alan olarak küçük olmakla birlikte biyoçeşitlilik açıdan zengin bir habitat olduğu, alanın sucul kuşların beslenme, üreme ve barınma ihtiyaçlarını karşılaması açısından hayati önemi olduğu, birçok memeli için de beslenme ve barınma alanı olarak önem taşıdığı, ulusal ve uluslararası koruma statüsündeki hayvan ve kuş türlerinin üreme alanı olduğu, 9 kritik fauna türü bulunan alanın kaplumbağa ve yılan balıklarının üreme ve yaşam alanı olduğu, taşınmazların mevsimsel olarak sucul habitat, suyun çekildiği dönemlerde doğallığını koruyan halofitik bitkiler yoğun sulak alan peyzajı olduğu, hafriyat dökülerek tahrip edilmeye başlanan bu olağanüstü ekosistemin korunmasının floristik, faunistik, hidrobiyolojik peyzaj, ekolojik ve hidrojeolojik yönleri gözönünde bulundurulduğunda "Kesin Korunacak Hassas Alan" olarak mevcut sit statüsünün devem etmesinin uygun olduğu görüşlerine yer verilmiştir.
Yukarıda içeriği yazılan bilirkişi raporu ve dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; uyuşmazlığa konu taşınmazların da içinde yer aldığı alanın kesin korunacak hassas alan olarak tescil ve ilan edilmesini gerekli kılacak ulusal ve uluslararası öneme sahip tür, habitat ve ekosistemleri bünyesinde barındırdığı sonucuna ulaşıldığından kesin korunacak hassas alan olarak tescil ve ilan edilmesine ilişkin 20/11/2021 tarih ve 31665 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 19/11/2021 tarih ve 4822 sayılı Cumhurbaşkanı Kararınında hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Balıkesir ili, Burhaniye ilçesi, ... Mahallesi, ...-...-... pafta, ... parsel sayılı taşınmazın Kadıncık Deresinin Ege Denizi'ne döküldüğü noktada oluşmuş doğal delta niteliğinde olduğu, deltanın tatlı su yılan balıklarının (Anguilla anguilla) üreme ve yumurtlama yatağı ve göç eden yaban kuşlarının doğal yaşam alanı olduğu, Balıkesir Valiliği İl Çevre ve Orman Müdürlüğünün ... tarih ve ... - ... sayılı yazısı eki inceleme raporunda, ender konumdaki bu yerin doğal yaşam alanı olarak korunması gerektiği hususları dikkate alınarak; belirtilen alanın, 1. derece doğal sit alanı olarak tescil edilmesine ilişkin Kültür ve Turizm Bakanlığı Bursa Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı tesis edilmiştir.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünce, "Balıkesir İli Doğal Sit Alanlarının Ekolojik Temelli Bilimsel Araştırma Projesi" kapsamında 9,13 hektarlık 26 No'lu Doğal Sit Alanı'nda ( ... Deresi Mevkii) 04/03/2016 tarihinde nihai hale getirilen ekolojik temelli bilimsel araştırma raporu hazırlanmıştır.
Balıkesir ili, Burhaniye ve Edremit ilçelerinde, yaklaşık 254,41 hektar büyüklüğünde bulunan ve Bursa Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarihli, ... sayılı kararı uyarınca 1. derece doğal sit alanı ilan edilen alanın; "Balıkesir İli Doğal Sit Alanlarının Ekolojik Temelli Bilimsel Araştırma Projesi" "26 No'lu Doğal Sit Alanı, Burhaniye İlçesi, ... Deresi Mevkii'ne ait Ekolojik Temelli Bilimsel Araştırma Sonuç Raporu" dikkate alınarak, Balıkesir Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile, 529.441,42 m2'lik alanın "kesin korunacak hassas alan", 687.185,04 m2'lik alanın "nitelikli doğal koruma alanı" ve 1.327.430,23 m2'lik alanın ise "sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı" olarak tescilinin uygun olduğuna ve onaylanmak üzere Bakanlığa (ve sonrasında Cumhurbaşkanlığına) gönderilmesi üzerine, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünün ... tarih (... tarihli Bakan oluru) ve ... sayılı işlemi ile, Kadıncık Deresi Doğal Sit Alanı'nın yeni statüsünün tescil işlemine ilişkin Balıkesir Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonunca alınan ... tarih ve ... sayılı kararın onaylanmasına ve kesin korunacak hassas alan tescil işlemleri için Cumhurbaşkanlığına gönderilmesine karar verilmiştir.
Balıkesir ili, Burhaniye ve Edremit ilçeleri sınırları içerisinde bulunan Kadıncık Deresi Doğal Sit Alanının koruma statüsünün yeniden değerlendirilmesi sonucunda, ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanların kesin korunacak hassas alan olarak tescil ve ilan edilmesine ilişkin 20/11/2021 tarihli, 31665 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 19/11/2021 tarih ve 4822 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı tesis edilmiştir.
Bunun üzerine, 20/11/2021 tarihli, 31665 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 19/11/2021 tarih ve 4822 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının davacının maliki olduğu taşınmaza ilişkin kısmının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kanunu'nun Ek 4. maddesinde; "Taşınır tabiat varlıkları hariç tabiat varlıkları, doğal sit alanları ve bunlara ilişkin koruma alanları ile ilgili olarak bu Kanunda öngörülen iş, işlem ve kararlar bakımından görevli ve yetkili bakanlık, Çevre ve Şehircilik Bakanlığıdır.
Tabiat varlıkları, doğal sit alanları ve bunlara ilişkin koruma alanları ile ilgili hususlarda karar almak ve bu Kanunda öngörülen diğer iş ve işlemlerde Çevre ve Şehircilik Bakanlığına yardımcı olmak üzere; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı merkez teşkilatı bünyesinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Bakan Yardımcısının başkanlığında, söz konusu varlıkların ve alanların özelliklerine göre konusunda uzmanlaşmış mimar veya şehir plancısı, orman veya çevre mühendisi ve hukukçular ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca uygun görülecek uzmanlardan Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu ve taşrada (…)32 aynı meslek alanlarından yeterli sayıda uzmanın katılması suretiyle yeteri kadar Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu teşkil edilir. Bu komisyonların iş, işlem ve kararları konusunda, bu Kanunun Koruma Yüksek Kurulu ve koruma bölge kurulları ile ilgili hükümleri, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca alınan ilke kararları çerçevesinde kıyasen uygulanır.
Bu Kanunda Koruma Yüksek Kurulunca alınması öngörülen kararlar, tabiat varlıkları, doğal sit alanları ve bunlara ilişkin koruma alanları bakımından Koruma Merkez Komisyonunca, koruma bölge kurullarınca alınması öngörülen kararlar koruma bölge komisyonlarınca alınır ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığının onayıyla yürürlüğe konulur.
Bu Kanunda ve diğer mevzuatta tabiat varlıkları, doğal sit alanları ve bunlara ilişkin koruma alanları bakımından Koruma Yüksek Kuruluna ve koruma bölge kurullarına yapılan atıflar ilgisine göre Koruma Merkez Komisyonuna ve koruma bölge komisyonlarına yapılmış sayılır ve ilgili maddelerde geçen Koruma Yüksek Kurulundan Koruma Merkez Komisyonu ve koruma bölge kurullarından koruma bölge komisyonları anlaşılır.
Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu ile Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonlarında görev alanlara 55 inci maddede belirtilen esaslar çerçevesinde huzur hakkı ödenir.
Tabiat varlıkları, doğal sit alanları ve bunlara ilişkin koruma alanları ile ilgili iş, işlem ve kararlara ilişkin usul ve esaslar ile bu konularda görev yapacak komisyonların teşkili, çalışma usul ve esasları Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca hazırlanan yönetmelikle düzenlenir.." hükmüne yer verilmiştir.
1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin "Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü" başlıklı 109. maddesinde "Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri düzenlenmiş olup; 2. Fıkrasında, "Orman ve orman rejimine tabi olmayan yerlerde Tarım ve Orman Bakanlığınca tespit edilen veya ettirilen tabiat parkları, tabiat anıtları, tabiatı koruma alanları, sulak alanlar ve benzeri diğer koruma alanları ile Bakanlıkça tespit edilen doğal sit alanları, tabiat varlıkları ve bunların koruma alanlarının tescil ve ilanı Bakanın onayı ile yapılır. Ancak Bakanlıkça yapı yasağı önerilen tabiat varlıkları ve doğal sit alanları dahil orman rejimine tabi olmayan bütün koruma alanları Cumhurbaşkanınca tescil ve ilan edilir. " hükmüne yer almaktadır.
Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelik'in "Korunan alanlara ilişkin genel ilkeler" başlıklı 5. maddesinde; "(1) Korunan alanların belirlenmesi, değerlendirilmesi ve korunmasında aşağıdaki ilkelere uyulur.
a) Korunan alanların statüsünün belirlenmesi ve değerlendirilebilmesi için zamana bağlı değişimleri ortaya koyan ekolojik süreçler tanımlanır.
b) Herhangi bir korunan alanın güncel durumu tespit edilmeden, o alanın korunan alan statüsü yeniden değerlendirilemez.
c) Korunan alanların güncel durumu; alanın biyolojik çeşitliliği, hidrolojisi, hidrojeolojisi başta olmak üzere her açıdan durumu en az ardışık dört mevsimi kapsayan ekolojik temelli bilimsel araştırma yapılarak belirlenir.
ç) Herhangi bir korunan alanın statüsünün değerlendirilmesi için belirlenecek araştırma alanı sınırları; korunan alanın konumu, büyüklüğü ve doğal eşiklerle ilişkisi göz önüne alınarak tespit edilir...
m) Korunması gerekli taşınmaz tabiat varlıkları, doğal sit alanları ve özel çevre koruma bölgelerinin tespiti ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri alınarak Bakanlıkça belirlenir." hükmüne; "Doğal sitlerin tespit ilke ve kriterleri" başlıklı 6. maddesinde; "(2) Doğal sit alanları; kesin korunacak hassas alanlar, nitelikli doğal koruma alanları ve sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanları olarak üç kategoriye ayrılır." hükmüne, "Kesin korunacak hassas alanların ayırt edici özellikleri" başlıklı 7. maddesinde; "(1)Kaynak değerlerinin korunması için; alan kullanımı ve alana tüm etkilerin sınırlandırıldığı, gerektiğinde insanların bölgeye girişlerinin engellendiği, bilimsel araştırmalar, eğitim ya da çevresel izleme amacıyla özel önlemler alınarak korunacak kara, su, deniz alanları olup, Bakanlar Kurulu kararı ile ilan edilerek yapı yasağı getirilen mutlak korunması gereken alanlardır.
(2) Bu alanların aşağıdaki kriterlerden bir veya bir kaçını içermesi aranır.
a) Bölgesel, ulusal veya dünya ölçeğinde olağanüstü ekosistemleri, türleri bulundururlar.
b) Jeolojik, jeomorfolojik özellikleri korunmuştur.
c) Genel olarak insan etkisi olmadan meydana gelmiştir.
ç) İnsan faaliyetleri sonucu bozulma veya tahrip olma riski yüksektir.
d) Alan kendine özgü koruma amaçlarına ters düşecek nitelikteki insan faaliyetlerini bünyesinde bulundurmaz.
e) Ekolojik açıdan önemli yoğunlukta olması beklenen yerel türlerin büyük kısmını bünyesinde bulundurur. Doğal süreçler veya zamanla sınırlı müdahalelerle bu yoğunluklara dönüşebilme kabiliyetine sahiptir.
f) Koruma amaçlarına ulaşmak için önemli ve sürekli müdahale istemeyen özellikleri vardır.
g) Gerektiğinde ve mümkün olan durumlarda, alanın belirlenmiş koruma amaçlarına ulaşmasına yardımcı olacak arazi kullanımları ile çevrelenmiştir.
ğ) Basit müdahalelerle yönetilebilirlik özelliklerine sahiptir.
h) Korunacak hedef tür veya türlerin üreme alanlarını ihtiva eder." hükmüne, "Nitelikli doğal koruma alanlarının ayırt edici özellikleri" başlıklı 8.maddesinde; "(1) Doğal yapısı değişmemiş veya az değişmiş, modern yaşam ve önemli ölçüde insan faaliyetleri tarafından etkilenmemiş, doğal süreçlerin hakim olduğu, koruma amaçlarına uygun olarak yörede yaşayanların alanın mevcut kaynaklarını kullanmasını sağlayarak doğal hayata dayalı geleneksel yaşam şekillerinin korunduğu kara, su, deniz alanlarıdır.
(2) Bu alanlar, örtü altı tarım uygulamaları hariç tarım, kültür balıkçılığı hariç balıkçılık faaliyetleri ve alanın doğal yapısı ile uyumlu çadırlı kamp alanı, bungalov ve günübirlik faaliyetlerin yapılabildiği alanlardır. Alanın doğal özelliklerinin devamlılığı için halkın bu alanlara erişiminin uygun seviye ve şekilde tutulması esastır.
(3) Bu alanlar aşağıdaki kriterlerden bir veya birkaçını içerir.
a) Doğal karakterini korumuş, büyük memeliler dahil besin zinciri içerisinde av-avcı ilişkisini muhafaza eden, yerli bitki ve hayvan topluluklarını bulunduran, özgün ekosistem yapısına sahiptir.
b) Modern yaşam ve önemli insan faaliyetleri tarafından etkilenmemiş, kırsal yaşam özellikleri taşır.
c) Doğal alanların ekolojik bütünlüğünü sağlar.
ç) Aşırı derecede ve uygunsuz insan kullanımı ve mevcudiyetinden uzaktır.
d) Yaban hayvanlarının barınma, beslenme ve üreme gibi hayati ihtiyaçlarını temin edebileceği uygun yaşama şartlarını sağlar.
e) Biyolojik çeşitliliği, ekolojik süreçleri, ekosistem hizmetlerini, ekolojik barınakları muhafaza eder ve iklim değişikliklerine tampon sağlar.
f) Korunacak hedef tür veya türlerin yıl içerisinde dönemlerine bağlı yaptıkları göç ve yayılma alanlarını ve göç yollarını ihtiva eder.
g) Peyzaj değeri yüksektir." hükmüne, geçici 3. maddede ise; "(1) 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 6 ncı maddesi gereğince Kültür ve Turizm Bakanlığından Bakanlığa devredilen mevcut doğal sit alanlarının güncel durumu ön değerlendirme raporuna göre belirlenir. Doğal sit özelliği taşımayan alanların statüsünün iptali; doğal sit özelliği taşıdığı belirlenen alanların ise ardışık en az dört mevsimi kapsayacak ekolojik temelli bilimsel araştırma sonucuna göre koruma statüsünün devamı, yeni statü tesisi veya iptali önerilir." hükümlerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
USUL YÖNÜNDEN:
Davalıların, dava açma süresine yönelik itirazı yerinde görülmemiştir.
ESAS YÖNÜNDEN:
Uyuşmazlık konusu işlemin, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kanunu'nun Ek 4. maddesi uyarınca düzenlenen Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelik esasları gereği doğal sit alanlarının yeniden değerlendirilmesi, tescil, onay ve ilanına ilişkin olması ve söz konusu uyuşmazlığın çözümünün özel ve teknik bilgiyi gerektirmesi nedeniyle 09/11/2023 tarihli ara kararıyla keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmesi üzerine, Naip Üye ... tarafından re'sen seçilen bilirkişiler; Biyolog (Botanik Uzmanı) Prof. Dr. ..., Biyolog (Zooloji Uzmanı) Prof. Dr. ..., Hidrobiyolog Prof. Dr. ..., Peyzaj Mimarı Prof. Dr. ... ve Hidrojeoloji Mühendisi Doç. Dr. ...'dan oluşturulan bilirkişi kurulu ile birlikte mahallinde 27/09/2024 tarihinde keşif ve bilirkişi incelemesi gerçekleştirilmiştir.
Bilirkişiler tarafından hazırlanan raporda; dava konusu parselin, 20/11/2021 tarihli, 31665 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 19/11/2021 tarih ve 4822 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile kesin korunacak hassas alan olarak tescil ve ilan edilen alan içerisinde kaldığı; dava konusu parselin bulunduğu alanda az da olsa tahribat gözlemlendiği, bu tahribatın hafriyat atıklarının alana dökülmesinden kaynaklandığı, alanda floristik anlamda korunması gereken bitki türü bulunmamadığı; ancak EUNIS habitatlarının değerlendirmesi kapsamında, alanın “Kesin Korunacak Hassas Alan” olarak kalmasının uygun olduğu; Kesin Korunacak Hassas Alanı oluşturan A2.5 (Kıyı tuz bataklıkları ve tuzlu sazlıkları) ve B1.8 (Kıyı kumulları ve kumlu kıyılar) habitatların insan baskısı nedeniyle tehlike altında olduğu; Avrupa Yaban Hayatı ve Doğal Yaşam Alanlarının Korunmasına İlişkin Sözleşme gereği, koruma altında (21 Mayıs 1992 tarihli ve 92/43/EEC sayılı, doğal yaşam alanlarının ve yabani hayvan ve bitki örtüsünün korunmasına ilişkin Konsey Direktifi - konsolide versiyon 01/01/2007) A2.5 (Kıyı tuz bataklıkları ve tuzlu sazlıkları) habitat tipi tehlikede (EN) kategorisinde olduğu; tehlike altındaki doğal yaşam alanı tiplerine ilişkin Bern Sözleşmesi'nin 4 (1996) sayılı Kararının EUNIS habitat sınıflandırmasını kullanan gözden geçirildiği (Ek I'i gözden geçirme yılı 2014); B1.8 (Kıyı kumulları ve kumlu kıyılar) habitat tipi Zarar görebilir (VU) kategorisinde değerlendirildiği; davaya konu olan parselin ve çevresinin kıyı tuz bataklıkları ve tuzlu sazlıkları üzerinde bulunduğu; ülkemizin taraf olduğu Bern Sözleşmesi'nin yabani bitki ve hayvan türlerinin ve bunların yaşam alanlarının muhafaza edilmesini amaçladığı, faunistik açıdan bakıldığında yüzölçümü olarak küçük bir alan olmasına rağmen biyoçeşitlilik açısından zengin bir habitat olan alanın, özellikle sucul kuşların beslenme, üreme barınma ihtiyaçlarını karşılaması açından hayati öneme sahip olduğu, ayrıca birçok memeli için de beslenme ve barınma alanı olarak önem arz ettiği; faunistik ve ekolojik açıdan değerlendirildiğinde, alanda uluslararası ve ulusal koruma statüsünde bulunan hayvanların bulunması ve birçok kuş türü için üreme alanı olarak korunması gerektiği; dava konusu parselin “Kesin Korunacak Hassas Alan” olarak kalmasının uygun olarak değerlendirildiği; hidrobiyolojik açıdan flora, fauna ve ekosistem birlikte değerlendirildiğinde alanda yapılan çalışmalarda 9 kritik fauna türünün tespit edildiği; bölgesel ve ulusal ölçekte kritik bazı bitki ve hayvan türlerini barındırması, avifauna için önem arz etmesi, kaplumbağaların üreme alanı olması, Anguilla anguilla (Yılan balığı)’nın üreme ve yaşam alanı olması nedeniyle “Kesin Korunacak Hassas Alan” özelliği taşıyan bir alan olarak değerlendirildiği; dava konusu alanda hem mevsimsel olarak sucul habitat özelliği, hem de suyun çekildiği dönemlerde doğallığını koruyan halofitik bitkilerin yoğunlukta olduğu bir sulak alan peyzajı niteliğinde olduğu; sulak alan peyzajına ilişkin dava konusu alanın “Kesin Korunacak Hassas Alan” olarak kalmasının uygun olduğu, kesin korunacak hassas alanın, bölgesel olarak olağanüstü bir ekosistem ve buna bağlı kritik türleri barındırmakta olduğu, insan etkisi olmadan meydana gelmiş doğal bir ekosistem, insan faaliyetleri ile bozulma/tahrip olma riskini yüksek (hafriyat dökülerek tahrip başlamıştır), koruma amaçlarına ters düşecek nitelikteki insan faaliyetlerinin bulunmakta olduğu; alanın korunması için önemli ve sürekli müdahale ihtiyacı yok veya küçük müdahalelerle korunabilecek nitelikte olduğu; alanın belirlenmiş koruma amaçlarına ulaşmasına yardımcı olacak "Nitelikli Doğal Koruma Alanı" ve "Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanları" ile çevrelenmiş ve korunacak hedef tür veya türlerin üreme alanlarının bulunduğu; her ne kadar ekolojik temelli bilimsel araştırma raporunda, hidrojeolojik açıdan, sulak alanın hidrolojik ve hidrojeolojik değerlendirmesi göz önünde bulundurulmamış olsa da, 27 Eylül 2024 tarihinde gerçekleştirilen keşif çalışmasında söz konusu sulak alanın, birçok işlev, ürün ve değere sahip olduğu gözlemlendiğinden, bu gözlemin, uyuşmazlık konusu alanın “kesin korunacak hassas alan" olmasını doğrular mahiyette olduğu; alanda kesin korunacak hassas kriterlerinden 7 özelliğinin tamamen (1.Bölgesel, ulusal veya dünya ölçeğinde olağanüstü ekosistemleri, türleri bulundurma 2.Jeolojik, jeomorfolojik özellikleri korunmuş olması 3.Genel olarak insan etkisi olmadan meydana gelme 4.İnsan faaliyetleri sonucu bozulma veya tahrip olma riskinin yüksek olması 5.Alanın belirlenmiş koruma amaçlarına ulaşmasına yardımcı olacak arazi kullanımları ile çevrelenmiş olması 6.Basit müdahalelerle yönetilebilirlik özelliklerine sahip olması 7. Korunacak hedef tür veya türlerin üreme alanlarını ihtiva etmesi); 2 özelliğinin kısmen (1.Kendine özgü koruma amaçlarına ters düşecek nitelikte insan faaliyetlerinin olması 2.Alanın korunması için önemli ve sürekli müdahale istemeyen özelliklerinin bulunması) karşılanmakta olduğu; sadece "endemik türlerin popülasyonunun büyük bir kısmını barındırma" konusundaki kriterin karşılanmadığı; bundan dolayı dava konusu taşınmazın bulunduğu alanın, floristik, faunistik, hidrobiyolojik peyzaj, ekolojik ve hidrojeolojik yönden değerlendirildiği ve buna göre davaya konu olan taşınmazın “kesin korunacak hassas alan” olarak mevcut sit statüsünün devam etmesi uygun olduğu yolunda görüş bildirildiği görülmektedir.
Anılan bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, rapordaki bilimsel verilerin hukuken kabul edilebilir ve hükme esas alınabilir nitelikte olduğu anlaşıldığından, rapora yapılan itirazlar, raporu kusurlandıracak nitelikte görülmemiştir.
Bu durumda; yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin ve bilirkişi raporunun birlikte incelenip değerlendirilmesi sonucunda; dava konusu taşınmazın bulunduğu alanın, floristik, faunistik, hidrobiyolojik, peyzaj, ekolojik ve hidrojeolojik yönden değerlendirildiği ve buna göre davaya konu olan taşınmazın “kesin korunacak hassas alan” olarak sit statüsünün belirlenmesinin teknik ve bilimsel açıdan uygun olduğu yolunda görüş bildirildiği dikkate alındığında; Balıkesir ili, Burhaniye ve Edremit ilçeleri sınırları içerisinde bulunan Kadıncık Deresi Doğal Sit Alanının koruma statüsünün yeniden değerlendirilmesi sonucunda, ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanların kesin korunacak hassas alan olarak tescil ve ilan edilen alanın davacının maliki olduğu taşınmazlara ilişkin kısmının; "bölgesel, ulusal veya dünya ölçeğinde olağanüstü ekosistemlerin, türlerin, habitat ve jeolojik jeomorfolojik özelliklerin korunduğu, genel olarak insan etkisi olmadan meydana gelmiş, insan faaliyetleri sonucu bozulma veya tahrip olma riski yüksek olan alan" niteliği arz ettiği; bu nedenle söz konusu taşınmazın kesin korunacak hassas alan olarak tescil ve ilan edilmesine ilişkin dava konusu Cumhurbaşkanı kararının davacının maliki olduğu taşınmaza ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. DAVANIN REDDİNE,
2\. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3\. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
4\. Posta gideri ve keşif avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5\. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen otuz (30) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 05/05/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.