SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2023/10707 E. 2025/3547 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2023/10707

Karar No

2025/3547

Karar Tarihi

2 Haziran 2025

Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/10707 E. , 2025/3547 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/10707
Karar No : 2025/3547

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Arazi Toplulaştırması ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında Ankara ili, Gölbaşı ilçesi, ... Mahallesi, eski ... parsel e karşılık yeni ... parselde yer alan tarlanın toplulaştırma işlemi ile değişmemesi ve sınırlarının korunmasına yönelik yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlem ile anılan parsele yönelik arazi toplulaştırması işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporlar ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, yapılan arazi toplulaştırması sonucunda dava konusu parselden kamu yatırım payı kesintisinin Kanunda belirtilen sınırın altında yapıldığı, davacının toplulaştırma öncesi mülkiyetinde kalan 1 adet ön tarafta 3 adet 3,5-4 m derinliğindeki "C" harfi ile belirtilen alanda kalan su kuyularının sabit tesis tutanağında belirtilmediği ve askı süresi içerinde de tutanağa itiraz edilmediğinden, öncesinde ... nolu parselde iken toplulaştırma sonrasında su kuyularının davacının yeni parselinin dışında bırakıldığı, anılan basit su kuyularının idareden alınacak ruhsata tabi kuyu olmayıp, sabit tesis olarak tanımlanamayacağı; 3,5- 4 m derinliğinde olan kuyuların, bu derinlikten sonra tabanının kist (geçirimsiz katmanlı) olduğu, bu katmanın delinerek kuyuların derinleştirilmesi halinde alttaki taban suyunun tuzlu olduğundan tarımda kullanılamayacağı bilgisine ulaşıldığı, su kuyularının başkasına ait parselde kalmasının ruhsata tabi olmaması sebebiyle sabit tesis sayılmamasından kaynaklandığı, eski parsel üzerindeki (A) ve (B) harfi ile gösterilen alanın 15 yaşlı elma ve 20-25 yaşlı muhtelif meyve ağaçlarından oluşan kapama meyve bahçesi olduğu ve yeni verilen parsel içerisinde bu sabit tesislerin korunduğu, davacının eski ve yeni parseli arasında kuru-sulu tarım, eğim ve toprak özellikleri yönünden önemli bir farklılık bulunmadığı, ancak tarım ve su tutma kapasitesinin, yöredeki yıllık yağış miktarı, taşınmazların topoğrafik yapısı ve yörenin ekolojik koşulları dikkate alındığında ve uygun tarım teknikleri ile hemen hemen yöredeki tüm bitkilerin yetişmesine uygun, nadas gerektirmeyen her yıl ürün alınabilecek nitelikte olduğu, eski ve yeni parselin eşdeğer nitelikte olduğu dolayısıyla dava konusu arazi toplulaştırmasında anılan parseller yönünden toplulaştırma amaç ve ilkeleri ile hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davacıya ait su kuyuları arazi dışında bırakılarak sulama imkanının ortadan kaldırıldığı, arazinin böylece kuru tarım arazisi haline getirildiği, yeni verilen parsel içerisinde başka bir kuyu açılsa bile orada mutlaka su bulunacağı anlamına gelmeyeceği, yapılan toplulaştırma uygulaması ile tarımsal gerekliliklerin dikkate alınmadığı belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun, işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasının ve küçülmesinin önlenmesini sağlamak olduğu hükme bağlanmıştır.
Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin, "Toplulaştırma" başlıklı 20. maddesinde, toplulaştırmanın, uygulama alanında ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalı ve hisseli arazinin birleştirilmesi ve bu amaçla kamulaştırma, az topraklı veya topraksız çiftçinin topraklandırılması, sahibine bırakılacak arazinin belirlenmesi, köy gelişme ve yeni köy yerleşme alanlarına yer ayrılması gibi arazi düzenlemesine dair diğer hususları kapsayacağı; "Talimat Hazırlanması" başlıklı 71. maddesinde, Genel Müdürlüğün bu Yönetmeliğin uygulamasını sağlamak, kolaylaştırmak, tamamlamak ya da açıklamak maksadıyla talimat çıkarmaya yetkili olduğu düzenlenmiştir.
Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından Haziran 2010'da çıkarılan "Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatı'nın 19. maddesinde yer alan "Yeni Parselasyon Planlamasında Dikkat Edilecek Hususlar" başlıklı bölümde, maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılması, maliklerin istekleri dikkate alınarak arazisinin yoğun olduğu bölgede veya en büyük parselinin etrafında toplanarak arazi verilmeye çalışılması, umumi yola (asfalt, şose) bitişik olan parsellerin yine imkanlar ölçüsünde aynı yerde verilmesi, toplulaştırma alanındaki işletme yapı ve tesisleri ile bağ, bahçe vb. sabit tesislerin imkan ölçüsünde maliklerine verilmesi, birden fazla sabit tesisi bulunan maliklerin bu arazi parçalarından mümkün olduğu kadar birinin etrafında tercih vermek zorunda olması, her parselin yol ve sudan faydalanacak şekilde planlanması, küçük işletmelere ait parsellerin, yol ve sudan faydalanabilmesi için, gerektiğinde hisselendirilmesi, parsel şeklinin zorunlu durumlar dışında dikdörtgen olmasına ve en/boy oranının 1/3 - 1/7 arasında bulunmasına dikkat edilmesi, toplulaştırma yapılan köyler arasında sınır düzeltmesinin 3083 sayılı Kanunun 14. maddesine göre ve değer eşitliği sağlanarak yapılması, değişiklik yapıldığında köy sınırlarının yol, kanal gibi sabit sınırlara dayandırılmasına çalışılması, ancak zorunlu hallerde parsel sınırının köy sınırı olarak değerlendirilmesi, işletmeyi oluşturan maliklere ait arazinin bir arada değerlendirilebilmesi, maliklerin istekleri halinde tek parselde payları oranında adlarına hisseli olarak tescil edilmesi, parsel yerleştirilmesinde hısım ve hasım ilişkilerine dikkat edilmesi, arazi maliklerinden birden fazla ve komşu köylerde arazisi bulunanların arazilerinin ikamet ettikleri köyün sınırına yakın olacak şekilde planlanmaya çalışılması, blokların düzgün şekilli olmayan kısımlarına büyük parsellerin yerleştirilmeye çalışılması, düşük dereceli arazinin mümkün olduğu ölçüde eski sahiplerine bırakılması veya kendi aralarında toplulaştırılması, verasete iştiraklerden aynı maliklere ait olan arazinin bir işletme olarak değerlendirilmesi, davalı arazinin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilmesi, hisse uyuşmazlıkları giderilemeyen parsellerin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilerek eski maliklerine aynı hisselerle tescil ettirilmesi, bu araziden malik ve hisse oranları aynı olanların bir arada toplulaştırılabilmesi, Talimatın 9. maddesi kapsamında yer alan tesislerin bulunduğu parsellerin, planlamada öncelikle bulunduğu yerde bırakılmaya çalışılması hususlarına dikkat edilmesi gerektiği düzenlemesine yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, ... nolu kök parselin bulunduğu taşınmaz üzerinde toplulaştırma sonrasında davacının hakedişinin oluşturulan yeni ... ada ... parselden eski parsel üzerinden verildiği, yapılan toplulaştırma ile verilen kısımda davacının sabit tesisleri olan dikili meyve bahçesi vasfındaki kısımların korunduğu anlaşılmaktadır.
İdare Mahkemesince yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda, davacıya eski yerinden tahsis yapıldığı, toplulaştırma öncesi eski parsel ile verilen yeni parselin eşdeğer verimlilikte ve toprak özelliğinde olduğu, ancak 3,5 -4 metre derinliğinde olan basit kuyu vasıflı üç tane meyve bahçesinin sulanması ve yörede tatlı su ihtiyacının karşılandığı kuyuların sabit tespit tutanağında yer almadığından ve tutanağa askıda iken üresi içerisinde davacının itiraz etmediği ayrıca basit kuyu niteliğinde olup daha derin kazılması halinde tuzlu suya ulaşılacak özellikli olan kuyuların da bu sebeplerle ruhsata tabi olmadığından sabit tesis sayılmadığı gerekçesiyle dava konusu parselin içerisinde korunmadığı bu durumda eski ve yeni parselin toprak özelliği aynı olmakla birlikte verimliliğin yöredeki yıllık yağış miktarı, taşınmazların topoğrafik yapısı ve yörenin ekolojik koşulları dikkate alındığında ve uygun tarım teknikleri uygulandığında hemen hemen yöredeki tüm bitkilerin yetişmesine uygun nitelikte ve nadas gerektirmeyen özellikte, her yıl ürün almanın mümkün olduğunun belirtildiği, raporun 25. sayfasında su kaynağı dışında tarımsal özellik ve toprak yapısında bir değişme olmadığı, yeni parselin eski parselle eşdeğer olduğu tespitlerine yer verildiğinden İdare Mahkemesince bu rapordaki tespitler esas alınarak dava konusu işlemin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, mezkur bilirkişi raporunda; davacıya yeni verilen ... ada ... parselin güneydoğu kısmında toplulaştırma projesi kapsamında ... ada ... parsel yakınında irtibatlı olduğu yolun, anayoldan girişinin kilit altına alındığı ve parselin altındaki büyük kooperatife ait olan özel yol konumunda olduğu, parsele ait ve toplulaştırma uygulaması ile zeminde oluşan kilitli kullanılamayan yolun kullanıma açılmasının adli yargının alanında olduğu, davacının gayriresmi geçtiği yolun ise Maliye Hazinesine ait, davacının tel çitle çevirdiği ... ada ... parselde bulunduğunun belirtildiği, diğer yandan ruhsatı olmadığından eski parselde bulnan kuyuların sabit tesis olarak korunamayacağı, bunun yanısıra eski ve yeni parselin hemen hemen aynı yerden verildiği, verimlilik yönünden eski ve yenisinde farklılık bulunmadığının belirtildiği ve anılan rapor esas alınarak Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, yapılan toplulaştırma uygulaması ile dava konusu parselin yola erişiminin sağlanamadığı, dava konusu taşınmazda bulunan kuyuların derinliğinin 4 metre civarında olduğu, zeminde tuzlu su bulunması nedeniyle daha derine inilmediği, bu nedenle "basit kuyu" sınıfına girdiği ve derinliği 10 metreden az olsa da açıldığı tarih itibarıyla ruhsat gerektirmeyen bu kuyuların sabit tesis olarak korunması gerektiği, bu kuyuların korunmaması durumunda meyve bahçesinin suya erişiminin de sağlanamadığı taşınmazlarda ekonomik değeri olan varlıkların korunarak mümkün mertebe maliklere eski yerinden verilmesi gerekirken neden tam olarak eski yerinden verilemediğinin anılan bilirkişi raporunda değerlendirilmediği ve kök parselin sınırlarının korunmamasının teknik, fiili ve hukuki yönden gerekçelerinin de ortaya konulamadığı aksi uygulama ile (yeniden kuyu açılması veya çit oluşturulması gibi) fazladan maliyet yaratıldığı sonucuna varıldığından belirtilen gerekçelerle dava konusu toplulaştırma işlemini iptal eden İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf istemini reddeden İdare Dava Dairesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Temyiz isteminin kabulüne,
2\. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 02/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.



10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim