Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2024/5601
2025/2530
27 Mayıs 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/5601
Karar No : 2025/2530
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... İletişim ve Satış Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU:... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, emisyon primine isabet eden 1.151.214.404,73 TL tutarındaki faiz indiriminin kabul edilmesi gerektiği ihtirazi kaydıyla verilen 2022 yılı kurumlar vergisi beyannamesi üzerine bu çekinceye itibar edilmeksizin tahakkuk ettirilerek ödenen kurumlar vergisinin kaldırılması ve tecil faiziyle birlikte iadesine hükmedilmesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 519. maddesi uyarınca, kanuni yedek akçe olarak ayrılması zorunlu olan emisyon primlerinin "sermaye" ve "çıkarılmış sermaye" kavramlarının dışında tutulduğu, tek düzen muhasebe sistemi uygulamasında emisyon primli sermaye artışı nedeniyle elde edilen nakdin nominal sermayeye isabet eden kısmının "ödenmiş sermaye" hesabına, kalan kısmının ise sermaye yedeği olarak "hisse senedi ihraç primleri" hesabına kaydedilmesi gerektiği, kanuni yedek akçelere eklenme zorunluluğu getirilen bu primlerin toplamı, sermayenin yarısını aşan bir tutara ulaşana kadar sadece zararların kapatılmasına, işlerin iyi gitmediği zamanlarda işletmeyi devam ettirmeye veya işsizliğin önüne geçmeye ve sonuçlarını hafifletmeye elverişli önlemler alınması için kullanılabileceği, öte yandan, indirimin düzenlendiği 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 10. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinde öz sermaye kalemlerinin sermayeye eklenmesi suretiyle yapılan sermaye artırımlarının ise indirim hesabında dikkate alınmayacağının belirtildiği, anılan hüküm uyarınca "ticaret siciline tescil edilen ödenmiş sermaye nakdi artış tutarı" kavramının nominal sermaye artışına isabet ettiği dolayısıyla sermaye yedeği olarak ayrılması zorunlu olan ve üzerinde serbestçe tasarruf edilebilmesi esas sermayenin yarısını geçmesi koşuluna bağlanan emisyon primlerinin bu kapsamda değerlendirilmesi mümkün olmadığı sonucuna varıldığı dolayısıyla emisyon primleri üzerinden hesaplanan faiz kurum kazancından indirilemeyeceğinden yapılan tahakkukta hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Emisyon primli pay satışı suretiyle gerçekleştirilen sermaye artırımının gerçek mahiyetinin bilirkişi raporu aracılığıyla tespit edilmesi gerektiği, emisyon priminin özü itibariyle sermaye niteliği taşıdığı, kanunda indirim hakkından yararlanılamayacak durumların tahdidi olarak sayıldığı ve bunlar arasında emisyon priminin bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacının duruşma isteminin yerine getirilmesine gerek görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı tarafından, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 10. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendi uyarınca emisyon primine isabet eden 1.151.214.404,73 TL tutarındaki faiz indiriminin kabul edilmesi gerektiği ihtirazi kaydıyla verilen 2022 yılı kurumlar vergisi beyannamesi üzerine bu çekinceye itibar edilmeksizin tahakkuk ettirilerek ödenen kurumlar vergisinin kaldırılması ve tecil faiziyle birlikte iadesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun "İstisnalar" başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde; anonim şirketlerin kuruluşlarında veya sermayelerini artırdıkları sırada çıkardıkları payların bedelinin itibarî değeri aşan kısmı, kurumlar vergisinden müstesna olan kazançlar arasında sayılmış, 3. fıkrasında; iştirak hisseleri alımıyla ilgili finansman giderleri hariç olmak üzere, kurumların kurumlar vergisinden istisna edilen kazançlarına ilişkin giderlerinin veya istisna kapsamındaki faaliyetlerinden doğan zararlarının, istisna dışı kurum kazancından indirilemeyeceği hükme bağlanmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun "Yedek akçeler" başlıklı 519. maddesinin 1. fıkrasında, yıllık kârın yüzde beşinin, ödenmiş sermayenin yüzde yirmisine ulaşıncaya kadar genel kanuni yedek akçeye ayrılacağı, 2. fıkrasında, birinci fıkradaki sınıra ulaşıldıktan sonra da; yeni payların çıkarılması dolayısıyla sağlanan primin, çıkarılma giderleri, itfa karşılıkları ve hayır amaçlı ödemeler için kullanılmamış bulunan kısmının yedek akçeye ekleneceği düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıdaki düzenlemeler uyarınca emisyon priminin, kazanç değil, yedek akçe niteliğinde olduğu ve doğrudan bir sermaye unsuru olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, emisyon priminin kazanç niteliğinde olmadığı göz önüne alındığında, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nda vergiden istisna tutulmamış olması halinde dahi, vergiye tabi tutulamayacak bir nakdi kaynak olduğu tabiidir.
Bu durumda, emisyon priminin kazanç niteliği bulunmadığının ortaya konulmuş olması karşısında, söz konusu emisyon primleri üzerinden hesaplanan faizin kurum kazancından indirilebileceği sonucuna varıldığından, yazılı gerekçeyle verilen Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddine dair Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerekmiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 27/05/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar Vergi Dava Dairesi kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında, kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle karara katılmıyoruz.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.