SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2024/4675

Karar No

2024/7026

Karar Tarihi

18 Aralık 2024

Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2024/4675 E. , 2024/7026 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/4675
Karar No : 2024/7026

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma kararı uyarınca verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu ... Depolama Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nden alınamayan kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... ila ... takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Asıl borçlu şirket tarafından 22/10/2014 tarihinde 6552 sayılı Kanun kapsamında vergi borçlarının yapılandırıldığı, 28/08/2015 tarihinde taksitlerin sadece bir kısmının ödenmesi üzerine tecilin kaldırıldığı; olayda, yapılandırma sonucunda yeni bir hukuki durum ortaya çıkmış olduğundan, yapılandırılan borcun süresi içinde ödenmemesi ve yapılandırmanın ihlâl edilmesi hâlinde, vadesi değişen borç için öncelikle şirket adına yeniden ödeme emri düzenlenip tebliğ edilmesi gerektiği, dava konusu ödeme emirleri içeriği alacak için şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin ise tecil dosyasının kaldırıldığı tarihten önce düzenlenip tebliğ edildiği görülmekle alacağın şirket nezdinde usulüne uygun şekilde kesinleştirildiğinden bahsedilemeyeceğinden dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı, ayrıca asıl borçlu şirket adına düzenlenen haciz varakalarının dosyaya sunulmadığı; dolayısıyla, alacağın şirketten tahsil edilemediği hususu ortaya konulamadığından dava konusu ödeme emirlerinde bu yönüyle de hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle ödeme emirleri iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının kanuni temsilcilik görevinin 16/07/2014 tarihinde sona erdiği dikkate alındığında dava konusu ... takip numaralı ödeme emrinin 12,17,18, 25 ve 26. sıra numarasında yer alan şirketin beyanlarından kaynaklanan 2014 yılının Eylül ila Kasım ve Temmuz-Eylül dönemine ait kamu alacağından sorumlu tutulamayacağı, ... ve ... takip numaralı ödeme emirlerinin dayanağı olan ve asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin 21/03/2019 tarihinde vergi dairesinde ... adlı bir şahsa vekâleten tebliğ edildiği, Dairelerince verilen ara kararı ile sözü edilen şahsın şirket adına tebligatı almaya yetkili olduğunu gösteren vekâletname davalı idareden istenilmesine rağmen dosyaya ibraz edilmediği, ..., ... ve ... takip numaralı ödeme emirlerinin şirket yetkilisinin ikâmetgâh adresinde 13/03/2019 tarihinde pusulası kapıya yapıştırılmak suretiyle, ikinci olarak da şirket yetkilisinin adresinde kapıya pusulası yapıştırılarak yapılan tebliğ için 485 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ekinde yer alan tebliğ pusulası örneğinin düzenlendiği; söz konusu evrakın, pusulada adrese ikinci kez gelindiği, tebliğ evrakının, evrakı gönderen idareden alınabileceği, alınmaması halinde pusulanın kapıya yapıştırıldığı tarihten itibaren 15. günde tebliğ edilmiş sayılacağı hususlarını içermediği, ... takip numaralı ödeme emrinin dayanağı olan ve asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emrinin de 03/02/2020 tarihinde aynı usulle tebliğ edildiği dikkate alındığında, tebliğ işlemlerinin 213 sayılı Kanun'un 102. maddesinde belirlenen usule uygun biçimde gerçekleştirilmemesi karşısında ortada kesinleşmiş ve ödeme emriyle takip edilebilecek aşamaya gelmiş bir kamu alacağının varlığından söz edilemeyeceği, öte yandan, Dairelerince verilen ara kararı ile ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin dosyaya ibrazı istenilmesine rağmen davalı idarece böyle bir ödeme emrinin bulunmadığı belirtildiğinden davanın bu kısmının esasının incelenemeyeceği; ancak, tebliğ alındısında bu ödeme emrine yer verilmesi nedeniyle bu kısım açısından davanın açılmasına sebebiyet veren idare aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle ... takip numaralı ödeme emrinin 12, 17, 18, 25 ve 26. sıra numarasında yer alan kamu alacağına ilişkin kısım ile ... ila ... takip numaralı ödeme emirleri iptal edilmiş, ... takip numaralı ödeme emri yönünden ise dava incelenmeksizin reddedilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kamu alacağı asıl borçlu şirketten tahsil edilemediğinden ilgili dönemlerde kanuni temsilci olan davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri sözü edilen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Temyiz isteminin reddine,
2\. Vergi Dava Dairesi kararının temyize konu hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 18/12/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.


(X)-KARŞI OY :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesinin son fıkrasında verilen yetkiye dayanılarak yayınlanan 485 Sıra Nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin "Muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde tebliğe çıkılması" başlığı altında düzenlenen 3.2 bölümünde; 213 sayılı Kanun'un 94. maddesi kapsamında tebliğ yapılacak olanların yerleşim yeri adresinde bulunamaması (geçici ayrılmalar dâhil) halinde durumun, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edileceği, bu durumda kapıya pusula yapıştırılmayacağı ve tebliğ evrakının derhal gönderildiği idareye iade edileceği, bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından olayın özelliğine göre (zamanaşımı vs.) tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğe çıkılacağı, ikinci defa çıkarılan tebliğ evrakına, adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresine ikinci defa çıkıldığına ilişkin ibare konulacağı, ikinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeplerle tebliğ edilemezse, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren ve bu tebliğ ekinde yer alan tebligat pusulasının (pusula) (Ek:1) kapıya yapıştırılacağı, bu durumun, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek tebliğ evrakının gönderildiği idareye iade edileceği, tebliğ evrakının pusulanın yapıştırıldığı tarihten itibaren on beş gün içerisinde muhatabı tarafından alınması hâlinde alındığı günde, bu süre içerisinde alınmaması hâlinde ise pusulanın kapıya yapıştırıldığı tarihi izleyen on beşinci günde tebliğ yapılmış sayılacağı düzenlenmiştir.
Ek-1 Pusula örneğinde; pusulanın kapıya yapıştırılması gereğinin, tebellüğden imtina etme ya da yerleşim yeri adresine ikinci defa gelindiği halde tebliğ yapılacak olanların adreste bulunmaması nedenine dayanıp dayanmadığının tebliğ memurunca işaretlenerek, tebliğ evrakının pusulanın kapıya yapıştırıldığı tarihten itibaren 15 gün içinde alınması halinde alındığı gün, bu süre içerisinde alınmaması halinde ise 15. günde tebliğ yapılmış sayılacağı belirtilmiştir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 7601 sayılı Kanunla değişik 58. maddesinde, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait vergi davalarına bakan vergi mahkemesi nezdinde dava açılabileceği hüküm altına alınmıştır.
Olayda, dava konusu ... ila ... takip numaralı ödeme emirlerinin dayanağı olan ve asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin, ilgili dönemde şirket yetkilisi olan şahsın adresinde kapıya pusulası yapıştırılarak tebliğ edildiği, söz konusu tebliğ işlemleri için 485 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ekinde yer alan tebliğ pusulası örneğinin düzenlendiği ve davacı tarafından bu durumun aksini iddia edecek herhangi bir bilgi ve belgenin dosyaya sunulmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, dava konusu ... ila ... takip numaralı ödeme emirlerinin dayanağı olan ve asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerine ait tebliğ işlemleri, 213 sayılı Kanun'un 102. maddesinde belirlenen usule uygun biçimde gerçekleştirildiğinden ve kamu alacağının asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceği ortaya konulduğundan belirtilen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmakla, temyiz isteminin kısmen kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının değinilen hüküm fıkrasının bozulması gerektiği görüşüyle Karara bu yönden katılmıyoruz.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim