Danıştay danistay 2024/4225 E. 2024/5140 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2024/4225
2024/5140
7 Ekim 2024
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/4225
Karar No : 2024/5140
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, ihracat nedeniyle elde edilen yurt dışı satış hasılatının binde beşi oranındaki götürü gider indiriminin kurum kazancının belirlenmesinde dikkate alınmaması nedeniyle yatırım teşvik belgesi kapsamındaki harcamalar nedeniyle hak kazanılan yatırıma katkı tutarından fazladan kullanılmak durumunda kalınması sonucunda 7440 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 10. maddesinin 27. fıkrası uyarınca fazladan ödenen ek verginin hukuka aykırı olduğu ihtirazi kaydıyla verilen 2022 yılı kurumlar vergisi beyannamesi üzerine bu çekinceye itibar edilmeksizin tahakkuk ettirilen kurumlar vergisinin ihtirazi kayda konu kısmının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Yurt dışına yapmış olduğu ihracat nedeniyle hasılat elde ettiği tartışmasız olan davacının, yurt dışı hasılatının binde beşine isabet eden tutarı götürü gider olarak indirebileceği açık olduğundan ihtirazi kayıtla verilen kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden tahakkuk eden verginin götürü gider indirimi tutarına isabet eden kısmında hukuka uygunluk görülmediği, bu durumda, davacının 50.560.698,42-TL tutarında binde beş götürü gider beyan edilebileceği hâlde, bu yöndeki ihtirazi kaydının kabul edilmemesinin hukuka aykırı olduğu sonucuna varıldığından, dava konusu tahakkuk işleminin, kabul edilmeyen götürü gider üzerinden 7440 sayılı Kanuna istinaden tahakkuk eden 5.056.069,84 TL ek kurumlar vergisine ilişkin kısmında da hukuka uyarlık bulunmadığı, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin 4. fıkrası uyarınca haksız ve yersiz tahsil edilen verginin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'a göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanacak tecil faizi faiziyle birlikte iadesi gerektiği gerekçesiyle kurumlar vergisinin davaya konu edilen kısmı kaldırılmış ve ödeme tarihinden itibaren işleyecek tecil faiziyle birlikte davacıya iadesine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Götürü gider uygulamasının, ihracat, yurt dışında inşaat, onarım, montaj ve taşımacılık faaliyetlerinde bulunan mükelleflerce, fiilen harcama yapılmış ve yapılan harcamanın belgesinin temin edilmiş olması hâlinde söz konusu harcamanın tek düzen hesap planında ilgili hesaplara intikâl ettirilmiş bulunması koşuluyla geçerli olduğu, Maliye Bakanlığı'nın düzenleyici işlem yapma yetkisini kanundan aldığı, Maliye Bakanlığınca yayımlanan genel tebliğlerin ve içeriği düzenlemelerin iptal edilmediği müddetçe uygulanmasına devam edildiği, 7440 sayılı Kanun uyarınca kurumlar vergisi mükelleflerine bir defaya mahsus ek vergi ihdas edildiği, yaşanılan olağanüstü afetlerin yarattığı ekonomik etkilerin azaltılması amacıyla getirilen ek vergi düzenlemelerinin daha önce Anayasa Mahkemesinin denetimine konu olduğu ve düzenlemelerin iptali istemiyle yapılan başvuruların reddedildiği, öte yandan mahkemelerce iadesine karar verilen vergilere faiz uygulanacağına dair vergi kanunlarında herhangi bir düzenleme bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 40. maddesine göre, ihracat faaliyetleri ile uğraşan mükelleflerin götürü olarak hesapladıkları giderler kapsamında yapılacak olan indirim hakkının kullanımına dair kazancın ne şekilde elde edildiği ve döviz kazancı olması gerektiği dışında başkaca bir ön koşul bulunmamasına rağmen tebliğ ile ek şart getirilmesinin normlar hiyerarşisine aykırı olduğu, indirim hakkı kullanım alanının tebliğ hükmü ile daraltıldığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile yasaya uygun Vergi Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Temyiz isteminin reddine,
2\. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 07/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.