SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2023/8327

Karar No

2025/3542

Karar Tarihi

29 Eylül 2025

Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/8327 E. , 2025/3542 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/8327
Karar No : 2025/3542

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, ... Hafriyat İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden alınamayan muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... ila ... takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ödeme emirleri içeriği kamu alacağının asıl kamu borçlusu şirket tarafından 6111, 6552 ve 6736 sayılı Kanunlar kapsamında yapılandırıldığı, bazı alacakların yeniden yapılandırılmasını düzenleyen yasalar kapsamında gerçekleştirilen başvurular sonucunda borcun tutarı, vadesi ve döneminin değiştiği, bir başka ifadeyle, yeni bir hukuki durumun ortaya çıktığı kabul edildiğinden öncelikle oluşan yeni duruma uygun şekilde şirket adına ödeme emri düzenlenip tebliğ edilmesi ve bundan sonra cebri takip işlemlerine geçilmesi gerekirken yapılandırmalar öncesi şirket adına düzenlenen ödeme emirleri esas alınarak davacının takibinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle ödeme emirleri iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Şirket nezdinde usule uygun bir biçimde kesinleştirilen kamu alacağının tahsili amacıyla ilgili dönemlerde kanuni temsilci olan davacının sorumluluğuna gidildiği, şirket hakkında yapılan araştırmada alacağı karşılamaya yeterli miktarda malvarlığına rastlanılmadığı, yapılandırma kanunlarının mükelleflere kamu borçlarını ödemede kolaylık sağlanması amacıyla çıkarıldığı, kamu alacaklarının takibinde sorumluluk düzenlemelerine genel olarak 213 sayılı Kanun ile 6183 sayılı Kanunda yer verildiği, bu kapsamda kişilerin kamu alacağının ödenmemesinden sorumlu olup olmayacağının da bu Kanunlarda yer alan düzenlemelere göre tespit edilmesi gerektiği, yapılandırma kanunlarında kanuni temsilci ve şirket ortağının sorumluluklarının tespitine yönelik bir hüküm bulunmadığı, buna göre özel kanunlar kapsamında borçların yapılandırılması işleminin sorumluluk düzenlemelerine ilişkin hükümleri değiştirmesinin mümkün olmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile hukuka uygun kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacının 04/12/2019 tarihi itibarıyla ortaklık payını devrettiği ve kanuni temsilcilik görevinden ayrıldığı hususları, 10/12/2019 tarih ve 9969 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilân edilmiştir.
Dava konusu ödeme emirleri içeriği kamu alacağının 6736 ve 7143 sayılı Kanunlar kapsamında 2016 ve 2018 yıllarında yapılan başvurular üzerine yapılandırıldığı ancak yapılandırmaların 14/06/2017 ve 21/03/2019 tarihlerinde ihlâl edilmesi nedeniyle iptal edildiği anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, onbeş gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir “ödeme emri” ile tebliğ olunacağı hüküm altına alınmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yapılandırma kanunları kapsamındaki yapılandırma sonucunda vergi borçlarıyla ilgili olarak ortaya yeni bir hukuki durum çıkmasına karşın, bu durumun, kamu borçlusu nezdinde yapılandırma öncesinde usulüne uygun biçimde tamamlanmış olan takibin yeniden başlatılmasını gerektirdiğinden söz edilemeyeceğinden, dava konusu ödeme emirlerinin yazılı gerekçeyle iptal edilmesine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddine dair kararın, kamu alacağının şirket nezdinde usulüne uygun kesinleştirilmiş bir borca dayanıp dayanmadığı ve zamanaşımına uğrayıp uğramadığı gibi hususlar değerlendirilerek yeniden karar verilmek üzere bozulması gerekmiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 29/09/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.


(X)-KARŞI OY :
Kamu alacaklarının tahsilini hızlandırmak ve kolaylaştırmak amacıyla kabul edilen “alacakların yapılandırılması,”, “tahsilatın hızlandırılması”, “vergi barışı” gibi kavramlarla ifade edilen ve geçmiş dönemi etkileyen, geçici bir süre uygulanmak üzere çıkarılan kimi yasal düzenlemelerle, kesinleşmiş alacaklar, kesinleşmemiş veya dava aşamasında bulunan alacaklar ile inceleme ve tarhiyat aşamasındaki alacakların yeniden yapılandırılması, matrah ve vergi artırımı gibi birtakım farklı yöntemler getirilebilmektedir. Sıkça çıkarılan yasalarla öngörülen bu yöntemler, alacağın yeniden yapılandırılması, kamu alacağından kaynaklanan cezaların veya kamu alacağının fer’ilerinin tahsilinden vazgeçilmesi, vergi incelemesi bağışıklığından yararlanılabilmesi gibi bazı olanaklar sağlanmakta olup, yasada aranılan koşulları taşımaları hâlinde kamu alacağı yükümlülerinin bu yöntemlerden birisine başvurmak suretiyle sağlanan olanaktan yararlanarak borçlarını ödeyebilmeleri mümkündür.
Dayanağını Anayasa'dan alan ve devletin kamusal gereksinimlerini karşılaması için egemenlik gücüne dayanarak tek taraflı iradesiyle kişilere yüklediği bir kamu alacağı şeklinde tanımlanan verginin, yapılandırmaya konu edilerek yeni vade ve tutarlarda ödenmeye bağlanması işleminin, özel hukuktaki borcun yenilenmesi müessesesine benzetilerek, bu durumun, borcun nitelik değiştirmesine yol açtığı söylenemez.
Yeniden yapılandırılan borcun ödenmemesi halinde, diğer bir deyişle yapılandırmaya ilişkin koşulların ihlali nedeniyle hakkın kaybedilmesi ve bunun sonucunda yapılandırmanın iptali durumunda tahsil işlemlerine kalındığı yerden devam edilmesi sorumluluk, takip/tahsilata ilişkin yasa kuralları gereğidir.
Kanuni temsilcilerin vergi ödevlerini hiç ya da gereği gibi yerine getirilmemiş olmasından kaynaklanan sorumlukları, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Kanuni Temsilcilerin Ödevi" başlıklı 10. maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin birinci fıkrasında, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği açıklanmış; ikinci fıkrasında, yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen ve kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı kurala bağlanmıştır. Buna göre, uyuşmazlığın kanuni temsilcinin vergi borçlarından sorumluluğunun öngörüldüğü yasa kurallarına göre incelenmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu ödeme emirleri içeriği kamu alacaklarıyla ilgili olarak asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin usule uygun tebliğ edilip edilmediği araştırılarak ulaşılacak sonuca göre davacının kanuni temsilci sıfatıyla sorumluluğu değerlendirilerek yeniden karar verilmek üzere Vergi Dava Dairesi kararının bu gerekçeyle bozulması gerektiği görüşüyle karara gerekçe yönünden katılmıyorum.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim