Danıştay danistay 2023/7062 E. 2025/2252 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2023/7062
2025/2252
14 Mayıs 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/7062
Karar No : 2025/2252
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ : Av. ...
2- (DAVACI) ...
İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, ... Yatırım İnşaat Anonim Şirketi'nden alınamayan kamu alacağının tahsili amacıyla mirasçı sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin vergi ziyaı cezası ve gecikme faizine dair kısımlarının iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 372. maddesi uyarınca vergi cezalarının sorumlunun ölümü halinde düşeceği ve mirasçılardan tahsili yoluna gidilemeyeceğinden, ödeme emri içeriği vergi ziyaı cezasının mirasçı sıfatıyla davacıdan tahsili yoluna gidilmesine yasal olanak bulunmadığı, gecikme zammının dayanağı olan ihbarnamenin asıl borçlu şirkete 17/08/2020 tarihinde tebliğ edilerek kesinleştirildiği dolayısıyla davacıdan aranabileceği gerekçesiyle ödeme emri içeriği vergi ziyaı cezası yönünden iptal edilmiş, gecikme zammı yönünden ise dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davalı idare tarafından, ödeme emrine itiraz sebeplerinin borcun olmadığı, kısmen ödendiği ve zaman aşımına uğradığı iddialarıyla sınırlı olduğu, asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyen kamu alacaklarının tahsili amacıyla davacı adına mirasçı sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
Davacı tarafından, söz konusu borçların asıl borçlu şirket nezdinde kesinleştirilmediği ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Davacı temyiz isteminin kabulü, davalı idarenin temyiz isteminin ise reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacının 2. sorumlu (mirasçı) sıfatıyla takip edildiği uyuşmazlıkta murisinin, asıl borçlu anonim şirketin 01/09/2016 tarihinde alınan ve 12/10/2016 tarih ve 9174 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilen kararıyla kanuni temsilcisi ve ortağı olduğu, ödeme emrinin dava konusu edilen gecikme zammı ve vergi ziyaı cezasına ilişkin kısımlarının 2016 yılına ait kurumlar vergisinin fer'ileri olduğu anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı idari Yargılama Usulü Kanununun 20. maddesinin birinci bendinde Danıştay ile idare ve vergi mahkemelerinin, bakmakta oldukları davalara ait her çeşit incelemeleri kendiliklerinden yapacakları kurala bağlanarak, idari yargılama usulünde re'sen araştırma ilkesi benimsenmiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Kanuni Temsilcilerin Ödevi" başlıklı 10. maddesinde, tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, temsilcilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi veya buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı kurala bağlanmıştır.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 35. maddesinde, limited şirket ortaklarının, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu oldukları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları hüküm altına alınmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyiz istemlerine konu edilen Vergi Dava Dairesi kararının; ödeme emri içeriği vergi ziyaı cezasına ilişkin hüküm fıkrası aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle Dairemizce de uygun görülmüştür.
Davacının murisinin, asıl borçlu şirkette hem ortak hem kanuni temsilci olmasına rağmen hangi sıfatla takip edildiği ortaya konulup sorumluluğu yukarıda kuralına yer verilen düzenlemeler kapsamında buna göre değerlendirilmeksizin yazılı gerekçeyle karar verilmesi hukuka uygun düşmediğinden, ödeme emri içeriği gecikme faizine ilişkin hüküm fıkrası yönünden yazılı gerekçeyle davayı reddeden Mahkeme kararının sözü edilen hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusunun reddi yolundaki Vergi Dava Dairesi kararının ilgili hüküm fıkrasının bozulması gerekmiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı idare temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının; ödeme emri içeriği vergi ziyaı cezasına ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3.Davacı temyiz isteminin kabulüne,
4.Kararın; ödeme emri içeriği gecikme faizine ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA, 14/05/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.