SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2023/1440 E. 2025/2769 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2023/1440

Karar No

2025/2769

Karar Tarihi

12 Haziran 2025

Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/1440 E. , 2025/2769 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/1440
Karar No : 2025/2769

TEMYİZ EDENLER :1-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
2-(DAVACI) ...
VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu ... İnşaat Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nden alınamayan 2006, 2007, 2010 ve 2011 yıllarının muhtelif dönemlerine ait amme alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ..., ..., ... ile ortak sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ..., ... takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ... tarih ve ... ile ... takip numaralı ödeme emirlerinin 15,16 ve 17. sıralarında yer alan kamu alacağı için şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin tebliğ edilmediği hususu 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 102. maddesine uygun şekilde saptanmadığından ilanen tebliğinin usulsüz olduğu dolayısıyla söz konusu kamu alacağı yönünden davacının kanuni temsilci sıfatıyla takibi için gerekli koşulların oluştuğundan bahsedilemeyeceği, değinilen ödeme emirlerinin 15, 16 ve 17. satırları dışında kalan kamu alacağı için şirket adına düzenlenen ödeme emrinin şirketin 09/01/2008 tarihinde tasfiyeye girdiği dikkate alındığında, şirkete yapılacak tebliğin öncelikle tüzel kişinin adresinde kanuni temsilcisine, kanuni temsilcisinin bulunmaması halinde ise memur veya müstahdemlerinden birine yapılması gerekirken davacının ikametgah adresinde yakınına tebliğinin usulsüz olduğu, bu nedenle usulüne uygun kesinleşmeyen kamu alacağının tahsili amacıyla davacının takibinde hukuka uygunluk bulunmadığı, ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinde yer alan kamu alacağı için asıl amme borçlusu şirket adına düzenlenen ihbarnamelerin şirketin mükellefiyet kaydının 31/01/2011 tarihinde re'sen terk ettirildiği göz önünde bulundurularak, şirketin tasfiye memuru ...'in ikametgah adresinde eşine 02/04/2013 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiği sonrasında, tahakkuk eden vergi ve cezaların tahsili amacıyla tanzim edilen ödeme emrinin de tahsil zamanaşımı süresi içerisinde 26/10/2018 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği dolayısıyla değinilen ödeme emri içeriğindeki değinilen amme alacağının usulüne uygun olarak kesinleştiği, şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırmasından sonuç alınamadığından davacının kanuni temsilci sıfatıyla takibinin hukuka uygun olduğu, ayrıca, ... tarih ve ... ile ... takip numaralı ödeme emirlerinde yer alan özel usulsüzlük cezasına ilişkin kamu alacakları için asıl amme borçlusu şirket adına düzenlenen ihbarnamelerin tebliğ alındılarının üzerinde herhangi bir imza veya şerh bulunmadığı, söz konusu kamu alacağının tahakkuk ettiğinden ve vadesinde ödenmediğinden bahisle asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen ödeme emirlerinin ise şirketin mükellefiyet kaydının 31/01/2011 tarihinde re'sen terk ettirildiği göz önünde bulundurularak, şirketin tasfiye memuru ...'in ikametgah adresinde eşine 26/10/2018 tarihinde tebliğ edildiği görülmekle birlikte asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen ihbarnamelerin usule uygun şeklide tebliğ edildiği ve sözü edilen ödeme emirleri içeriği kamu alacaklarının asıl borçlu şirket nezdinde usulüne uygun şekilde tahakkuk ettiği davalı idarece ortaya konulamadığından, 2010 ve 2011 yıllarına ilişkin cezaların 31/12/2015 ve 31/12/2016 tarihleri itibarıyla ceza kesme zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle ... tarih ve ... ile ... takip numaralı ödeme emirleri ile ... tarih ve ... ile ... takip numaralı ödeme emirleri iptal edilmiş, ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emri yönünden ise dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davalı idare tarafından, dava konusu ödeme emirlerinin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
Davacı tarafından, şirketin yönetimi ve temsili konusunda gerçekte söz sahibi olmadığı, herhangi bir işlemde imzası veya tasarrufunun bulunmadığı, tasfiye memuru hakkında Asliye Ceza Mahkemesince verilen mahkumiyet kararı bulunduğu, bu nedenle tasfiye memuru ile şirketin tasfiye öncesi ortakları arasında husumet doğduğu, kanuni temsilcilik görevinin sona ermesinden sonraki vergilendirme dönemlerine ait şirket borçlarından sorumlu tutulamayacağı, şirketin 31/01/2011 tarihinde tüzel kişiliğinin son bulmasından sonra tasfiye memurunun eşine tebliğ yapılması ile kamu alacağının şirket nezdinde usulüne uygun kesinleştiğinden söz edilemeyeceği ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kısmen reddi; kısmen kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacının 02/11/2006 ile 26/05/2007 tarihleri arasında kanuni temsilci ve ortak sıfatını haiz olduğu ve mükellefiyet kaydı 31/01/2011 tarihinde re'sen terkin edilen asıl borçlu ... Çelik ve İnşaat Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirket'inden alınamayan 2006, 2007, 2010 ve 2011 yıllarının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla dava konusu ödeme emirlerinin düzenlendiği anlaşılmıştır.
Dava konusu 07/05/2018 takip numaralı ödeme emri içeriği 2006 ve 2007 yıllarının muhtelif dönemlerine ait katma değer vergisi tarhiyatı ile 2011 yılına ait özel usulsüzlük cezasına ilişkin olarak asıl borçlu şirket adına düzenlenen ihbarnamelerin, şirketin mükellefiyet kaydının 31/01/2011 tarihinde re'sen terk ettirildiği göz önünde bulundurularak tasfiye memuru ...'in ikametgah adresinde 02/04/2013 tarihinde eşine tebliğ edildiği görülmüştür.

İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 58. maddesinde, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığını iddia edebileceği kuralına yer verilmiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde, tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, temsilcilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi veya buna bağlı alacakların, kanuni ödevlerini yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı kurala bağlanmıştır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 93 ilâ 109. maddelerinde; tebliğ esasları, tebliğin muhatapları, posta ve ilan yoluyla tebliğler ile memur eliyle tebliğ ve tebliğ yerine geçen işlemler düzenlenmiş, tebligatın nerede, nasıl ve kimlere yapılacağı belirlenmiştir.
Aynı Kanun'un 93. maddesinde, tahakkuk fişinden gayri vergilendirme ile ilgili olup hüküm ifade eden bilumum vesikalar ve yazıların, adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasiyle ilmühaberli taahhütlü olarak tebliğ edileceği, şu kadar ki ilgilinin kabul etmesi şartiyle tebliğin daire veya komisyonda yapılmasının mümkün olduğu hüküm altına alınmıştır.
“Tebliğ yapılacak kimseler” başlıklı 94. maddenin 1. fıkrasında, tebliğin, mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere yapılacağı, 2365 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle eklenen 3. fıkrasında ise kendisine tebligat yapılacak kimsenin bulunmaması halinde tebliğin, ikametgah adresinde bulunanlardan veya iş yerlerindeki memur ya da müstahdemlerden birine yapılacağı düzenlemesine yer verilmiştir.
Uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte olan haliyle 213 sayılı Kanun'un 101. maddesine göre bilinen adresler; mükellef tarafından işe başlamada bildirilen adresler, adres değişikliğinde bildirilen adresler, işi bırakmada bildirilen adresler, vergi beyannamelerinde bildirilen adresler, yoklama fişinde tesbit edilen adresler, vergi mahkemesinde dava açma dilekçelerinde ve cevaplarında gösterilen adresler, yetkili memurlar tarafından bir tutanakla tesbit edilen adresler (İlgilinin tutanakta imzası bulunmak şartiyle), bina ve arazi vergilerinde komisyonlarca tahrir varakalarında tesbit edilen adresler olarak sayılmış, tebligatın gönderilmesinde bu adreslerden tarih itibariyle tebligat yapacak makama en son olarak bildirilmiş veya bu makamca tesbit edilmiş olan adresin dikkate alınacağı belirtilmiştir.
Aynı Kanun'un 113. maddesinde zamanaşımı; süre geçmesi suretiyle vergi alacağının kalkması olarak ifade edilmiş, 114. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında ise vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlıyarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergilerin zamanaşımına uğrayacağı hüküm altına alınmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davalı idare tarafından temyiz istemine konu edilen Vergi Dava Dairesi kararının; ... tarih ve ..., ... ile ... tarih ve ..., ... takip numaralı ödeme emirlerine ilişkin hüküm fıkrası aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle Dairemizce de uygun bulunmuştur.
Tebliğ, hukuki bir işlemden ilgili kimsenin haber almasını sağlamak için, yetkili makamın kanuni şekilde yazı veya ilan ile yapacağı belgelendirme işlemi olup amaç, ilgilinin yasal haklarını kullanabilmesine imkan tanımaktır. Tebliğin esasları, kimlere yapılabileceği ve hangi adreslerde yapılacağı 213 sayılı Kanun'un 93 ve müteakip maddelerinde açıklanmış bulunmaktadır.
Buna göre asıl olan tebligatın mükelleflerin bilinen adreslerinde yapılmasıdır. Bilinen adreslerin hangileri olduğu ise yukarıda da ifade edildiği üzere 213 sayılı Kanun'un 101. maddesinde sayılmıştır.
Dava konusu ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emri içeriği amme alacağına ilişkin olarak asıl borçlu şirket adına düzenlenen ihbarnamelerin şirketin bilinen adreslerinde tebliğ yolu denenmeden mükellefiyetinin re'sen terk ettirildiğinden bahisle doğrudan şirket yetkilisinin ikametgah adresinde eşine tebliğinin, 213 sayılı Kanun'un tebliğe ilişkin düzenlemelerinde yer verilen usullere uygun olduğundan söz edilemeyeceğinden dolayısıyla ödeme emri içeriği vergi ve cezaların tarh zamanaşımına uğradığı anlaşıldığından, Vergi Mahkemesince yazılı gerekçeyle söz konusu ödeme emri yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen davacı istinaf başvurusunun reddinde hukuka uygunluk görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı idare temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının; ... tarih ve ..., ... ile ... tarih ve ..., ... takip numaralı ödeme emirlerine ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3.Davacı temyiz isteminin kabulüne,
4.Kararın; ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrine ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA, 12/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim