Danıştay danistay 2023/10971 E. 2025/2457 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2023/10971
2025/2457
27 Mayıs 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/10971
Karar No : 2025/2457
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu ... Otomotiv İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden alınamayan 2017 ila 2019 yıllarına ait kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ...tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının 20/07/2017 ile 22/01/2019 tarihleri arasında asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisi olduğu dikkate alındığında, dava konusu ödeme emrinin 25. sırasında yer alan kamu alacağının, yasal defter ve belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle kesilen özel usulsüzlük cezasından kaynaklandığı, söz konusu fiil tarihinde kanuni temsilcilik sıfatı bulunmadığından anılan borçtan sorumlu tutulamayacağı, 47 ile 57. sıralarında yer alan kamu alacağına ilişkin bilgi ve belgeler Mahkemelerince verilen ara kararına rağmen davalı idarece dosya sunulmadığından sözü edilen alacağın davacının kusurundan kaynaklandığı hususunun davalı idare tarafından ispatlanamadığı, diğer sıralarında yer alan kamu alacağının tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına tanzim edilen ödeme emirleri ile bu ödeme emirlerin dayanağını oluşturan vergi ve cezalara ilişkin ihbarnamelerin şirketin mükellefiyetinin terkin edildiği 31/10/2019 tarihinden sonra 2020 ve 2021 yılları içerisinde elektronik ortamda tebliğ edildiği, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 101. maddesinin 3. fıkrası dikkate alındığında, söz konusu tebligatlar usulsüz olduğundan kamu alacağının kesinleştiğinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle dava konusu ödeme emri iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü, kısmen reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Dava konusu ödeme emrinin 25, 47 ile 57. sıra numaraları haricindeki kamu alacaklarının tahsili amacıyla, mükellefiyet kaydı 31/10/2019 tarihinde re'sen terkin edilen asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin 19/10/2021 tarihinde ve bu ödeme emirleri dayanağını oluşturan vergi ve cezalara ilişkin ihbarnamelerin 31/08/2020 tarihinde elektronik ortamda şirkete tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Kanuni temsilcilerin ödevi" başlıklı 10. maddesinde, tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, temsilcilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi veya buna bağlı alacakların, kanuni ödevlerini yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı hükmü yer almıştır.
Aynı Kanunun "Elektronik Ortamda Tebliğ" başlıklı 107/A maddesinde, bu Kanun hükümlerine göre tebliğ yapılacak kimselere, 93 üncü maddede sayılan usullerle bağlı kalınmaksızın, tebliğe elverişli elektronik bir adres vasıtasıyla elektronik ortamda tebliğ yapılabileceği, elektronik ortamda tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı, Maliye Bakanlığı'nın, elektronik ortamda yapılacak tebliğle ilgili her türlü teknik altyapıyı kurmaya veya kurulmuş olanları kullanmaya, tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirmeye ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu hükme bağlanmıştır.
Vergi Usul Kanunu'nun 107/A maddesinin 3. fıkrası uyarınca verilen yetkiye dayanılarak yayımlanan 456 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin "Elektronik Tebligat Sisteminden Çıkış" başlıklı 7. maddesinde, zorunlu veya ihtiyari olarak elektronik tebligat sistemine dahil olanlardan, tüzel kişilerin ticaret sicil kaydının silinmesi (nevi değişikliği ve birleşme halleri dahil) halinde bu tarih itibarıyla elektronik tebligat adresinin kapatılacağı düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyiz istemine konu edilen Vergi Dava Dairesi kararının, dava konusu ödeme emrinin, 25, 47 ile 57. sıra numaralarında yer alan kamu alacağına ilişkin hüküm fıkrası aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle Dairemizce de uygun bulunmuştur.
Mükellefiyet kaydının re'sen terkin edilmesi elektronik tebligat adresinin kapatılmasını gerektiren haller arasında sayılmadığından ve ticaret sicil kaydı silinmeyen kamu alacağının gerçek borçlusu şirketin elektronik tebligat adresi aktif olarak kullanımda olduğundan, dava konusu ödeme emrinin 25, 47 ile 57. sıra numarası haricinde yer alan kamu alacağının tahsili amacıyla sözü edilen şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin 19/10/2021 tarihinde ve bu ödeme emirlerinin dayanağını oluşturan vergi ve cezalara ilişkin ihbarnamelerin 31/08/2020 tarihinde elektronik ortamda tebliğinin usule aykırılığından söz edilemeyecek olması karşısında kamu alacağının şirketten tahsil olanağı bulunup bulunmadığı araştırılarak tahsil imkansızlığının ortaya konulması halinde davacının söz konusu borçtan kanuni temsilci sıfatıyla sorumluluğu değerlendirilerek yeniden karar verilmek üzere Vergi Mahkemesince yazılı gerekçeyle dava konusu ödeme emrinin belirtilen kısmının iptaline ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusunun reddine dair hüküm fıkrasının bozulması gerekmiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Temyiz isteminin kısmen reddine,
2\. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının; dava konusu ödeme emrinin, 25, 47 ile 57. sıra numaralarında yer alan kamu alacağına ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3\. Temyiz isteminin kısmen kabulüne,
4\. Kararın; ödeme emrinin 25, 47 ile 57. sıra numaraları haricinde yer alan kamu alacağına ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA, 27/05/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.