Danıştay danistay 2023/10680 E. 2025/1714 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2023/10680
2025/1714
8 Nisan 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/10680
Karar No : 2025/1714
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacının banka hesaplarına, ... Motorlu Araçlar Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nden alınamayan 2012 ile 2013 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla uygulanan hacizlerin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu hacizlerin dayanağı olan ve davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinin, davacının MERNİS adresine 18/06/2020 tarihinde tebliğe çıkarıldığı; ancak, adreste bulunamaması nedeniyle tebliğ edilemediği ve çıkış merciine iade edildiği, aynı adrese ikinci kez tebliğe çıkarılması üzerine 06/07/2020 tarihinde düzenlenen tebliğ alındısında, adreste muhatap bulunmaması nedeniyle pusulanın kapıya yapıştırıldığı ve tebliğ evrakının merciine geri gönderildiğinin belirtildiği; fakat kapıya yapıştırılan pusulada, tebliğ evrakının idareden alınacağı yönünde şerh bulunmadığı için ödeme emirleri 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 102. maddesindeki hükümlere aykırı olarak tebliğ edildiğinden ortada kesinleşmiş bir amme alacağı bulunduğundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle davacının banka hesaplarına uygulanan hacizler kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Haciz işleminin dayanağını teşkil eden ödeme emirlerinin birinci kez 18/06/2020, ikinci kez 06/07/2020 tarihinde tebliğ edilmeye çalışıldığı, ikinci kez yapılan tebliğ alındısı üzerinde muhatabın adresinde bulunamaması nedeniyle evrakın ... Vergi Dairesi Müdürlüğünden alınabileceğine ilişkin şerhin yazıldığı, davalı idare tarafından dosyaya ibraz edilen pusula belgesi, kendilerinde kalan bir nüsha olduğundan, mezkûr şerhin bu nüshada bulunması gerekli ve zorunlu olmadığından yapılan tebligatın usulüne uygun olduğu, asıl amme borçlusu şirket adına yapılan mal varlığı araştırmasında şirketin borcu karşılayacak yeterli emtiası bulunmadığının dosyaya sunulan belgeler ile ispat edildiği anlaşıldığından, davacının banka hesapları üzerine haciz tatbik edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı idare istinaf istemi kabul edilerek Mahkeme kararı kaldırıldıktan sonra dava reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Zaman aşımına uğrayan borçların tahsili amacıyla ikincil düzeyde sorumluluğunun bulunduğu, hacze dayanak alınan vergi borçlarıyla ilgili olarak adına tanzim olunan ödeme emirlerinin usulüne uygun tebliğ edilmediği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Dava konusu hacizlerin dayanağı olan ödeme emirlerinin, 18/06/2020 tarihinde davacının MERNİS adresine tebliğe çıkarıldığı, muhatabın adresinin kapalı olması ve bulunamaması sebebiyle tebligat çıkaran mercie iade şerhi düşülerek tebliğ zarfının iade edildiği sonrasında ikinci kez 06/07/2020 tarihinde aynı adrese tebliğe çıkarıldığı, aynı sebeple tebliğ yapılamadığından, tebligat pusulasının kapıya yapıştırıldığı ve tebligat çıkaran mercie iade edildiği, davacı tarafından banka hesaplarına haciz uygulanıldığının öğrenildiğinin belirtildiği 10/08/2022 tarihinden sonra 19/08/2022 tarihinde dava açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 01/01/2018 tarihinde yürürlüğe giren 28/11/2017 tarih ve 7061 sayılı Kanunun 16. maddesiyle değişik 101. maddesinde, bu Kanuna göre bilinen adreslerin;
1\. Mükellef tarafından işe başlamada veya adres değişikliğinde bildirilen işyeri adresleri,
2\. Yoklama fişinde veya ilgilinin imzası bulunmak şartıyla yetkili memurlar tarafından bir tutanakla tespit edilen işyeri adresleri,
3\. 25/4/2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununa göre oluşturulan adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi olduğu,
Birinci fıkranın (1) ve (2) numaralı bentlerinde yazılı bilinen adreslerden tarih itibarıyla tebligat yapacak makama en son olarak bildirilmiş veya bu makamca tespit edilmiş olanın dikkate alınarak tebliğin öncelikle bu adreste yapılacağı, işyeri adresinde tebliğ yapılacak olanların bu adresinde bulunamaması, işin bırakılması veya işin bırakılmış addolunması hallerinde tebliğin, gerçek kişilerde kendisinin, tüzel kişilerde bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerinden birinin, tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde ise bunları idare edenler veya varsa temsilcilerinden herhangi birinin adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde yapılacağı, işyeri adresi olmayanlara tebliğin, doğrudan adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde yapılacağı kuralına yer verildiği, aynı Kanunun yine 7601 sayılı Kanunun 17. maddesiyle değişik 102. maddesinin beşinci fıkrasında; bu Kanunun 101. maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinde sayılan adrese tebliğe çıkılan hallerde, tebliğ yapılacak kişinin adresinde bulunamaması durumunda, bulunamama durumunun o adresten geçici ayrılmaları da kapsadığı, durumun, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakının gönderildiği idareye iade edileceği, bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğ çıkarılacağı, ikinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeplerle tebliğ edilemezse, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusulanın kapıya yapıştırılacağı, bu durumun, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakının, gönderildiği idareye iade edileceği, tebliğ evrakının pusulanın yapıştırıldığı tarihten itibaren on beş gün içerisinde muhatabı tarafından alınması hâlinde alındığı günde, bu süre içerisinde alınmaması hâlinde ise on beşinci günde tebliğ yapılmış sayılacağı, Maliye Bakanlığının, bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğunun düzenlendiği görülmektedir.
Anılan Kanunun 102. maddesinin son fıkrasında verilen yetkiye dayanılarak yayınlanan 485 Sıra Nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin "Muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde tebliğe çıkılması" başlığı altında düzenlenen 3.2 bölümünde; 213 sayılı Kanunun 94. maddesi kapsamında tebliğ yapılacak olanların yerleşim yeri adresinde bulunamaması (geçici ayrılmalar dâhil) halinde durumun, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edileceği, bu durumda kapıya pusula yapıştırılmayacağı ve tebliğ evrakının derhal gönderildiği idareye iade edileceği, bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından olayın özelliğine göre (zamanaşımı vs.) tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğe çıkılacağı, ikinci defa çıkarılan tebliğ evrakına, adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresine ikinci defa çıkıldığına ilişkin ibare konulacağı, ikinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeplerle tebliğ edilemezse, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren ve bu tebliğ ekinde yer alan tebligat pusulasının (pusula) (Ek:1) kapıya yapıştırılacağı, bu durumun, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek tebliğ evrakının gönderildiği idareye iade edileceği, tebliğ evrakının pusulanın yapıştırıldığı tarihten itibaren on beş gün içerisinde muhatabı tarafından alınması hâlinde alındığı günde, bu süre içerisinde alınmaması hâlinde ise pusulanın kapıya yapıştırıldığı tarihi izleyen on beşinci günde tebliğ yapılmış sayılacağı hükümleri yer almaktadır.
Ek-1 Pusula örneğinde; pusulanın kapıya yapıştırılması gereğinin, tebellüğden imtina etme ya da yerleşim yeri adresine ikinci defa gelindiği halde tebliğ yapılacak olanların adreste bulunmaması nedenine dayanıp dayanmadığının tebliğ memurunca işaretlenerek, tebliğ evrakının pusulanın kapıya yapıştırıldığı tarihten itibaren 15 gün içinde alınması halinde alındığı gün, bu süre içerisinde alınmaması halinde ise 15. günde tebliğ yapılmış sayılacağı belirtilmek suretiyle, pusulanın kapıya yapıştırılmasının hukuki sonuçlarına yer verildiği anlaşılmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen düzenlemeler doğrultusunda, dosyaya ibraz edilen tebligat pusulasının, 485 sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ekinde yer alan ve idarede kalacak olan tebligat pusulası olduğu ve pusulada adrese ikinci kez gelindiği, tebliğ evrakının, evrakı gönderen idareden alınabileceği, alınmaması halinde pusulanın kapıya yapıştırıldığı tarihten itibaren 15. günde tebliğ edilmiş sayılacağı hususlarını içermediği dikkate alındığında, hacze konu ödeme emirlerinin, 213 sayılı Kanun'un 102. maddesinde belirlenen usule uygun biçimde tebliğ edildiğinden dolayısıyla davacının banka hesaplarına uygulanan haczin hukuka uygunluğundan söz edilemeyeceğinden davanın yazılı gerekçeyle reddine dair Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerekmiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 08/04/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)- KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar Vergi Dava Dairesi kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında, kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyoruz.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.