Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2023/10643
2025/3513
29 Eylül 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/10643
Karar No : 2025/3513
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, ... Prodüksiyon Yayıncılık Danışmanlık ve Dış Ticaret Limited Şirketi’nden alınamayan 2011 ila 2013 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının kanuni temsilcilik görevinin 17/07/2014 tarihinde sona erdiği ve ödeme emri içeriği 2011 yılına ait kamu alacağının 2016 yılında yasal defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmediğinden bahisle re'sen yapılan tarhiyattan kaynaklandığının anlaşıldığı olayda, ibraz etmeme eyleminin gerçekleştiği tarihte asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisi olmayan yani borcun doğumunda herhangi bir kusuru bulunmayan davacının söz konusu borcun ödenmesinden de sorumlu tutulamayacağı, ödeme emri içeriği diğer kamu alacağının tahsili amacıyla şirket adına düzenlenen ödeme emrinin asıl borçlu şirkete 2017 yılında elektronik ortamda tebliğ edildiği ancak şirketin mükellefiyet kaydının 31/03/2016 tarihinde re'sen terkin edildiği dikkate alındığında, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 101. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca elektronik ortamda yapılan tebliğin usulsüz olduğu dolayısıyla kamu alacağının değinilen kısmının şirket nezdinde usulüne uygun biçimde takip edildiğinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle ödeme emri iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Asıl borçlu şirketten alınamayan kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı, ödeme emrine karşı borcun olmadığı, kısmen ödendiği ya da zamanaşımına uğradığı yönünde itiraz edilebileceği ancak davacı iddialarının bu kapsamda olmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü ile kararın, ödeme emrinin 2011 yılına ait kamu alacağı dışında kalan borca ilişkin hüküm fıkrası yönünden bozulması, kalan kısım yönünden ise istemin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı adına, ... Prodüksiyon Yayıncılık Danışmanlık ve Dış Ticaret Limited Şirketi’nden alınamayan 2011 ila 2013 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emri düzenlenmiştir.
Davacının kanuni temsilcilik görevinin 2014 yılında sona erdiği, şirketin mükellefiyet kaydının 31/03/2016 tarihinde re'sen terkin edildiği, 2011 yılına ilişkin kamu alacağının 2016 yılında istenmesine karşın yasal defter ve belgeleri incelemeye ibraz edilmemesi; 2012 ve 2013 yılına ait kamu alacağının ise sahte fatura kullanma fiili nedeniyle re'sen salınan vergi ve kesilen cezadan kaynaklandığı, 2012 ve 2013 yılına ait alacağın tahsili amacıyla şirket adına düzenlenen ödeme emrinin şirketin mükellefiyet kaydının terkin edildiği tarihten sonraki tarihte elektronik ortamda tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 8. maddesinde, hilafına bir hüküm bulunmadıkça bu kanunda yazılı müddetlerin hesaplanmasında ve tebliğlerin yapılmasında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerinin tatbik olunacağı kuralına yer verilmiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 93 ila 109. maddelerinde tebliğ esasları, tebliğin muhatapları, posta ve ilan yoluyla tebliğ, memur eliyle tebliğ, elektronik ortamda tebliğ ve tebliğ yerine geçen işlemler düzenlenmiş, tebligatın nerede, nasıl ve kimlere yapılacağı belirlenmiştir.
Aynı Kanun'un "Elektronik ortamda tebliğ" başlıklı 107/A maddesinin birinci fıkrasında, bu Kanun hükümlerine göre tebliğ yapılacak kimselere, 93. maddede sayılan usullerle bağlı kalınmaksızın, tebliğe elverişli elektronik bir adres vasıtasıyla elektronik ortamda tebliğ yapılabileceği, ikinci fıkrasında, elektronik ortamda tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı, üçüncü fıkrasında, Maliye Bakanlığının, elektronik ortamda yapılacak tebliğle ilgili her türlü teknik altyapıyı kurmaya veya kurulmuş olanları kullanmaya, tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirmeye ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır.
Kanunun verdiği yetkiye istinaden 27/08/2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 456 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile de vergi dairelerince düzenlenen ve muhataplarına 213 sayılı Kanun hükümlerine göre tebliği gereken evrakın, Gelir İdaresi Başkanlığı aracılığıyla elektronik ortamda tebliğ edilmesi ile ilgili usul ve esasları belirlenmiş, elektronik ortamda tebliğ ile ilgili oluşturulan sistem ve bu sistemin kullanımına ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir.
Yukarıda anılan Tebliğ'in "Elektronik Tebligat Sisteminden Çıkış" başlıklı 7. maddesinde, tüzel kişilerde ticaret sicil kaydının silindiği (nevi değişikliği ve birleşme halleri dahil) tarih itibarıyla, elektronik tebligat adresinin kapatılacağı düzenlemesi yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyiz istemine konu edilen Vergi Dava Dairesi kararının, dava konusu ödeme emrinin içeriği 2011 yılına ilişkin kamu alacağına ilişkin hüküm fıkrası aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle Dairemizce de uygun bulunmuştur.
Mükellefiyet kaydının re'sen terkin edilmesi elektronik tebligat adresinin kapatılmasını gerektiren haller arasında sayılmadığından ve ticaret sicil kaydı silinmeyen asıl borçlu şirketin elektronik tebligat adresi aktif olarak kullanımda olduğundan, dava konusu ödeme emri içeriği 2011 yılı dışında kalan kamu alacağının tahsili amacıyla şirket adına düzenlenen ödeme emrinin elektronik ortamda tebliğinin usule aykırılığından söz edilemeyeceğinden kamu alacağının şirketten tahsil imkanı bulunup bulunmadığı ve davacının kanuni temsilci sıfatıyla sorumluluğu değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre yeniden karar verilmek üzere Vergi Mahkemesince yazılı gerekçeyle dava konusu ödeme emrinin sözü edilen kısmının iptaline dair hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusunun reddine ilişkin Vergi Dava Dairesi kararının değinilen hüküm fıkrasının bozulması gerekmiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Temyiz isteminin kısmen reddine,
2\. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının; dava konusu ödeme emri içeriği 2011 yılına ilişkin kamu alacağına ilişkin hüküm fıkrası ONANMASINA,
3\. Temyiz isteminin kısmen kabulüne,
4\. Kararın, ödeme emrinin 2011 yılı haricindeki kamu alacağına ilişkin hüküm fıkrası yönünden BOZULMASINA, 29/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.