Danıştay danistay 2025/649 E. 2025/4349 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/649
2025/4349
9 Ekim 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/649
Karar No : 2025/4349
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; davacının İzmir İl Emniyet Müdürlüğü ... Şube Müdürlüğünde ... olarak görev yaptığı dönemde gerçekleştirdiği eylemleri nedeniyle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/12 maddesi gereğince "Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" suçu nedeniyle meslekten çıkarma cezası ile tecziyesi gerekmekte ise de, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 127. maddesi gereğince idarenin ceza verme yetkisine ilişkin zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle dosyanın ilgili bölümünün işlemden kaldırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı işleminin iptali ve bu işlem nedeniyle mahrum kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesince, Danıştay İkinci Dairesinin 11/01/2024 günlü, E:2021/2944, K:2024/242 sayılı bozma kararına uyulmak suretiyle verilen temyize konu kararla; uyuşmazlıkta, dava konusu işlemin tesisine dayanak dinlemelerin, iletişimin dinlenmesini gerektirecek emareler olmaksızın, hukuki dayanaktan yoksun gerekçeler gösterilerek, gerçeğe aykırı belge düzenlemek suretiyle yapıldığı, dinlenen kişinin, iletişimin dinlenmesine esas teşkil edecek Teknik Takip ve İzleme Talep Formlarında belirtilen örgütsel faaliyet içerisinde olmadığı, yapılan dinleme işleminin gerekçeleri ve amaçları itibarıyla 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu’nun Ek 7. maddesinde öngörülen amaçlarla bağdaşmadığı, dinleme işlemlerinin hakim kararı ile yapılmasının, bu kararlara esas teşkil eden formların gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi durumunu ve bu bağlamda işlemin hukuka aykırılığını ve disipline aykırı fiili ortadan kaldırmadığı anlaşılmakla, gerçeğe aykırı bilgiler içerdiği ortaya konulan iletişime müdahale talep formunun paraflanması fiili ile Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/12 maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasını gerektiren "kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" fiili arasında tipiklik koşulunun bulunduğu sonucuna varıldığı, fiile ilişkin olarak ceza verme zamanaşımının incelenmesine gelindiğinde; Ö.Ç isimli kişinin iletişiminin, ilk kez 22/12/2011 günlü iletişime müdahale formunun düzenlenmesi üzerine alınan hakim kararına istinaden 15/03/2012 tarihine kadar 3 ay süreyle teknik takibe tabi tutulduğu, akabinde 14/03/2012 günlü iletişime müdahale talep formu düzenlenerek ikinci kez üç ay süreyle teknik takibe tabi tutulduğu ve teknik takibin 18/06/2012 tarihinde sona erdiğinin anlaşıldığı, gerçeğe aykırı bilgiler içerdiği ortaya konulan iletişime müdahale talep formunu paraflanması davranışı ile iletişime müdahale formunun düzenlendiği anda disipline aykırı fiil gerçekleşmekteyse de, fiilin hukuki sonuçlarını, iletişimin dinlenmesi uygulamalarının sona erdiği 18/06/2012 tarihine kadar devam ettirdiği hususu dikkate alınarak, fiilin hukuki etki ve sonuçlarının sona erdiği 18/06/2012 tarihinden itibaren işletilecek 2 yıllık sürenin geçmesi ile 18/06/2014 tarihinden sonra, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 127. maddesinde yer alan idarenin ceza verme yetkisine ilişkin zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmakla, dava konusu Yüksek Disiplin Kurulu kararının alındığı 02/12/2014 tarihinde idarenin ceza verme yetkisine ilişkin zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilerek, somut uyuşmazlıkta zamanaşımı hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunduğunun değerlendirildiği, davacının sabit olan fiilinin karşılığında, fiilin işlendiği dönemde yürürlükte bulunan Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nde karşılığı bulunan uygun disiplin cezasının belirlendiğinin görüldüğü, "kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" fiilinin sübut bulduğu anlaşıldığından, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/12 maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile tecziyesi gerekmekte ise de suçun işleniş tarihi itibarıyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 127. maddesi gereğince idarenin ceza verme yetkisine ilişkin zamanaşımı süresi dolduğundan dosyanın ilgili bölümünün işlemden kaldırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; dava konusu işlemde bahsi geçen usulsüz dinleme işlemlerine ilişkin olarak adli yargıda ceza yargılamasının halen devam ettiği, soruşturma sırasında savunma hakkını yeterince kullanamadığı, aynı konuya ilişkin ceza yargılaması devam ederken dava konusu işlemle suçun sübuta erdiği yönünde değerlendirme yapılmak suretiyle masumiyet karinesinin ihlal edildiği, Anayasa Mahkemesince dayanak kanun hükmü iptal edilmiş olan Tüzük hükümlerine göre verilen disiplin cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği ileri sürülmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacı tarafından temyiz dilekçesinde adli yardım isteminde bulunulmuş ise de, 24/12/2024 tarihinde 2.999,30 TL temyiz başvuru ve karar harcı ile 800,00 TL gider avansının yatırıldığı görüldüğünden, davacının adli yardım isteminin reddine karar verilerek, gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacının İzmir İl Emniyet Müdürlüğü ... Şube Müdürlüğü emrinde ... olarak görev yaptığı dönemde, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/12 maddesi gereğince "Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" suçunu işlediğinden bahisle meslekten çıkarma cezası ile tecziyesi gerekmekte ise de, zamanaşımı süresi dolduğundan dosyanın ilgili bölümünün işlemden kaldırılmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali ile bu işlem nedeniyle davacının mahrum kaldığı özlük ve parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT :
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Zamanaşımı" başlıklı 127. maddesinde; "Bu Kanunun 125 inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren;
a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına,
b) Memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına, başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.
Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar." kuralına yer verilmiştir.
Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/12 maddesinde yer alan "Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" fiili, meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
08/03/2018 günlü, 30354 sayılı (Mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8/(6). maddesinin (h) bendinde; "Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında düzenlenmiş; "Zamanaşımı" başlıklı 29. maddesinde ise; "(1) Bu Kanunda sayılan fiilleri işleyenler hakkında bu fiillerin işlendiğinin disiplin amiri tarafından öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kısa ve uzun süreli durdurma cezalarında bir ay içinde, b) Meslekten çıkarma cezası ve Devlet memurluğundan çıkarma cezasında altı ay içinde, disiplin soruşturmasına başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar. (2) Disiplin cezasını gerektiren fiillerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar. (3) Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği, zincirleme suçlarda ise son suçun işlendiği tarihten itibaren işlemeye başlar.(4) (İptal fıkra: Anayasa Mahkemesinin 9/3/2023 Tarihli ve E: 2023/5, K: 2023/45 Sayılı Kararı ile.) (Yeniden Düzenleme:21/11/2024-7533/40 md.) Fiilin hatalı olarak vasıflandırıldığı veya düzeltilebilir bir şekil noksanlığı bulunduğu gerekçeleriyle disiplin cezasının mahkeme tarafından iptal edilmesi durumunda, kararın kesinleştiği tarihteki yetkili disiplin kurulu veya disiplin amiri, kararın tebliğinden itibaren altı ay içinde ceza verme yetki ve sorumluluğu kapsamında yeniden değerlendirme yapar." hükümlerine yer verilmiştir.
04/04/2015 günlü, 29316 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6638 sayılı sayılı Kanun'un 33. maddesiyle 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'na eklenen Geçici 28. maddenin birinci fıkrasında; "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki son beş yıl içinde disiplin kurullarınca meslekten veya Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla tecziye edilmesi gerektiği halde 657 sayılı Kanunun 127 nci maddesine göre ceza verme yetkisi zamanaşımına uğradığı için cezalandırılamayan Emniyet Teşkilatı mensupları, bir ay içinde kamu kurum ve kuruluşlarına nakledilmek üzere İçişleri Bakanlığı tarafından Devlet Personel Başkanlığına bildirilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İlgililer bakımından güvence niteliği taşıyan zamanaşımı süreleri, kamu düzenine ilişkin olmaları nedeniyle disiplin soruşturmasını açmaya yetkili amirlerce uyulması zorunlu olan süreler olduğundan, bu süreler geçirildikten sonra yapılan disiplin soruşturması esas alınarak verilen disiplin cezaları hukuka aykırı olacaktır.
Kural olarak, zamanaşımına uğrayan bir fiille ilgili yapılan soruşturmada ilk önce fiilin belirlenmesi ve akabinde zamanaşımına uğrayıp uğramadığının değerlendirilmesi; zamanaşımı tespit edilmesi halinde ise, fiilin sübuta erip ermediği tartışılmadan zamanaşımına uğradığı saptanarak dosyanın işlemden kaldırılması gerekmektedir. Ancak zamanaşımına uğrayan fiile disiplin cezası dışında ayrıca bir idari yaptırım (örneğin, 3201 sayılı Kanun'un Geçici 28. maddesi gereğince başka kuruma atanma gibi) öngörülmüş ise, bu halde fiilin sübuta erip ermediği değerlendirilmesi yapıldıktan sonra zamanaşımı nedeniyle işlemden kaldırma kararı verilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta; davacı hakkında tesis edilen işlemin, davacıya isnat edilen fiile yönelik değerlendirmeler yapılarak ve eylemin sübuta erdiği kanaati belirtilerek, Tüzüğün 8/12 maddesi gereğince meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılması gerektiğine yer verildikten sonra, zamanaşımı nedeniyle dosyanın ilgili bölümünün işlemden kaldırılması şeklinde tesis edilmesi ve davacının durumunun 3201 sayılı Kanun'un Geçici 28. maddesi kapsamında olması karşısında, fiilin sübuta erip ermediğinin incelenmesi gerekmektedir.
Kamu görevlilerinin disiplin cezasıyla cezalandırılabilmeleri için, disipline aykırı eylem veya işlemlerinin sübut bulup bulmadığının, usulüne uygun olarak yapılacak soruşturma ile ortaya konulması, soruşturma aşamasında kamu görevlisinin lehinde ve aleyhinde olan her türlü bilgi ve belgenin toplanması, bilahare disipline aykırı davranış olarak tespit edilen eylemin şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanarak bu eyleme uygun olan disiplin cezası maddesinin tayini ve uygulanması gerekmektedir.
Bu bağlamda, yapılan soruşturma sonucunda disiplin cezası verilebilmesi için, suça esas fiilin sübuta erdiğine ilişkin tespitin, hukuken geçerli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delillere dayanması gerektiği; aksi durumda, Anayasa, uluslararası sözleşmeler ve yargı kararları ile güvence altına alınmış bulunan masumiyet karinesinin ihlali sonucunun doğabileceği açıktır.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) üzerinden gerçekleştirilen incelemelerde; davacının, dava konusu işleme dayanak gösterilen olaydaki eylemlerine ilişkin olarak "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, suç uydurma, iftira, özel hayatın gizliliğini ihlal, haberleşmenin gizliliğini ihlal, hukuka aykırı olarak kişiler arasındaki iletişimin dinlenilmesi, kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların kayda alınması, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği" suçlarını işlediği iddiasıyla adli yargıda açılan ceza davasının ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı esasında görülmekte olduğu, anılan davada 12/09/2025 tarihinde yapılan duruşma sonucunda K:... sayılı kararın verildiği görülmekle birlikte, karar sonucunun henüz UYAP Entegrasyon sistemine işlenmediği anlaşılmakta olup, bakılmakta olan işbu davada; davacıya isnat edilen disiplin suçunun "kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" olduğu, ceza yargılamasına konu suçlardan birisinin de "kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği" olarak belirlendiği, bir başka ifadeyle disiplin cezasına konu eylem ile ceza yargılamasına konu eylemin örtüştüğü görülmektedir.
Bu itibarla; İdare Mahkemesince, davacı hakkındaki ceza yargılaması sonucunda verilecek karar kesinleştikten sonra, disiplin cezasına konu fiillerin işlenip işlenmediği konusunda dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile ceza mahkemesi kararının birlikte değerlendirilmesi suretiyle bir karar verilmesi gerektiği kanaatine varıldığından, temyize konu kararda hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2\. ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3\. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4\. 2577 sayılı Yasa'nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09/10/2025 tarihinde esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla karar verildi.
(X) GEREKÇEDE KARŞI OY :
Daire kararında "Kural olarak disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı durumlarda, olayda zamanaşımının gerçekleştiğinin tespiti üzerine disiplin cezasına konu fiil veya fiillerin sübut bulup bulmadığı yönünde herhangi bir araştırma, değerlendirme yapılmaksızın zamanaşımı nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekmektedir." gerekçesine yer verilmiştir.
Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri olduğu gibi, kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler. Bu nedenle, disiplin cezası verilebilmesi için öncelikle isnat edilen kusurlu halin veya fiilin tespiti gerekmektedir. Kusurlu halin veya fiilin tespitinden kasıt ise, disiplin cezasına konu edilen fiil veya halin zamanı, yeri, şekli gibi tüm unsurlarının ortaya konulması, böylelikle fiilin kim tarafından, ne zaman, nerede ve ne şekilde işlendiğinin net ve açık bir şekilde belirlenmesidir.
Öte yandan, zamanaşımına ilişkin 657 sayılı Yasa'nın 127. maddesinde getirilen ve ilgililer bakımından güvence niteliği taşıyan zamanaşımı süreleri, kamu düzenine ilişkin olmaları nedeniyle uyulması zorunlu süreler olduğundan, disiplin cezasını gerektiren fiil tespit edilip söz konusu fiilin işlenip işlenmediğinin ortaya konulması ve fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıllık zamanaşımı süresinin geçirildiğinin tespit edilmesi durumunda zamanaşımı nedeniyle disiplin cezası verilmemesi gerekmektedir.
Nitekim, soruşturma dosyasının, isnat edilen fiilin hiç işlenmediği gerekçesiyle işlemden kaldırılması ile zamanaşımı sebebiyle işlemden kaldırılmasının ilgili kamu görevlisi yönünden hukuki etki ve sonuçlarının birbirinden farklı olacağı kuşkusuzdur. Zira, hukuk aleminde var olmayan ve hiç gerçekleşmemiş bir fiil hakkında ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığından bahsetmek mümkün değildir.
Belirttiğim nedenlerle kararın yukarıdaki gerekçesine katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.