Danıştay danistay 2025/640 E. 2025/4081 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/640
2025/4081
1 Ekim 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/640
Karar No : 2025/4081
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ...günlü, E:..., K:...sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünde daire başkanı olarak görev yapan davacının, Genel Müdürlük emrinde araştırmacı kadrosuna atanmasına ilişkin ...günlü, ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin ...günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; kariyer ve liyakat ilkelerine uygun bir şekilde sırasıyla alt görevleri belli süreyle tecrübe elde ettikten sonra daire başkanlığı görevine atanan davacının, görev süresi içerisinde başarısız ya da yetersiz olduğunu veya daire başkanlığı görevini mevzuat çerçevesinde yapamadığını gösterecek nitelikte dava dosyasına herhangi bir bilgi ve belgenin sunulmadığı, somut bir sebep gösterilmeden salt takdir yetkisine dayanılarak daire başkanlığı görevinden alınmasına ilişkin dava konusu işlemde kamu yararı ve hizmet gerekleri yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline, davacının bu işlem sebebiyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; Mahkeme kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, yönetici kadrolarına atama konusunda idarenin geniş bir tercih ve takdir yetkisinin bulunduğu, dava konusu işlemin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda idareye tanınan takdir yetkisi kapsamında tesis edildiği, davacının yeterli performansı gösterememesi nedeniyle daire başkanlığı görevinden alındığı, işlem sonrasında davacının talebine istinaden ... günlü, ... sayılı onay ile mühendis kadrosuna atamasının yapıldığı, tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, davalı idarece dava dosyasına sunulan hizmet belgesi incelendiğinde; davacının, 2011 yılında Çevre ve Orman Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi ve Planlama Genel Müdürlüğünde mühendis olarak göreve başladığı ve 16/07/2021 tarihine kadar mühendis olarak görev yaptığı, bu süreçte dönem dönem şube müdürlüğü ve daire başkanlığı görevlerini vekaleten yürüttüğü, 16/07/2021 tarihinde görevde yükselme sınavıyla şube müdürü olarak atandığı, 29/07/2021 tarihinde daire başkanı olarak atandığı ve dava konusu işlemle görevinden alınarak araştırmacı kadrosuna atanana kadar bu görevi sürdürdüğü görülmüş; anılan geçmiş hizmetlerinin değerlendirilmesinden, davacının sıralı yükselmeyle kariyer ve liyakat ilkelerine uygun olarak daire başkanlığına atandığı anlaşılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın yukarıdaki açıklama eklenmek suretiyle ONANMASINA,
3\. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına,
4\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın, kararı veren ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 01/10/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dava; davacı tarafından, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ÇED İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü Daire Başkanlığı görevini yapmakta iken, davalı idarenin 23/10/2023 günlü, 7740734 sayılı Bakanlık Makam Oluru ile Genel Müdürlük emrinde "Araştırmacı" kadrosuna atanmasına dair işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Memurların Kurumlarınca Görevlerinin ve Yerlerinin Değiştirilmesi" başlıklı 76. maddesinde; "Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68 inci maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler... ” hükmüne yer verilmiştir.
Takdir yetkisi sınırları dahilinde, idarelere nitelikleri eşit düzeyde bulunan personel arasından belli bir kadroya atama yapma veya birini görevden alıp bir diğerini anılan göreve atama konusunda serbesti tanınmasının zorunlu olduğu, aksi durumda, göreve atanmasına ilişkin olarak herhangi bir hukuki irdeleme yapılmayan bir kamu görevlisinin, kendi istemediği, daha üst bir göreve atanmadığı veya emekliye ayrılmadığı sürece anılan görevden alınamayacağı konusunda mutlak bir zorunluluk bulunduğu anlamına geleceği, bu durumda, üst düzey kamu yöneticilerinin, kamu kurum ve kuruluşlarının geleceğe dönük planlarını ve politikalarını saptayan, bu plan ve politikalardaki hedefleri gerçekleştirmek için gerekli kaynakları ve bu kaynakların kullanım yerlerini belirleyen kişiler ya da bu kişilerin emir ve direktifleri yönünde uygulamayı yapan veya onlara yardımcı olan kişiler oldukları hususu göz önünde bulundurulduğunda, 657 sayılı Kanun'un 72. ve 76. maddelerinde atama yapma ve görevden alma konusunda idareye daha geniş takdir yetkisi tanındığı da açıktır.
Dava konusu işlemin üst düzey kamu yöneticilerinin atanması ve görevden alınması hususunda idareye tanınan takdir yetkisi kapsamında tesis edildiğinin kabulü gerekeceği, aksi durumun ise, hakkında yapılan adli veya idari soruşturma sonucunda bulunduğu yerde kalmasında sakınca görülenler dışındaki yöneticilerin, bir defa atanmış olmakla bu görevi sürekli olarak yürüteceklerinin beklenmesi anlamına geleceği, bunun ise hizmetin daha verimli ve doğru işleyişini sağlamaya yönelik idari ilkelere ve kamu yararına aykırı düşeceği açıktır.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının, 2011 yılında Çevre ve Orman Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi ve Planlama'da mühendis olarak göreve başladığı ve 16/07/2021 tarihine kadar mühendis olarak görev yaptığı, bu süreçte dönem dönem şube müdürlüğü ve daire başkanlığı görevini vekaleten yürüttüğü, 16/07/2021 tarihinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim'e unvan değişikliği/görevde yükselme ile şube müdürü olarak atandığı, 29/07/2021 tarihinde aynı birime Daire Başkanı olarak atandığı, 23/10/2023 tarihinde dava konusu işlem ile Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na araştırmacı olarak atanması üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, yukarıda yapılan açıklamalarla birlikte dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, idarenin mevzuat uyarınca sahip olduğu takdir yetkisini kamu yararı ve hizmetin gerekleri dışında subjektif nedenlerle kullandığına dair herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, dava konusu işlemin, görevin niteliği gözönünde bulundurularak, hizmetin daha etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla kamu yararı ile hizmet gereklerine uygun olarak tesis edildiği anlaşıldığından, davacının hizmet safahatı ve daire başkanlığındaki görev süresi ile yürütülen hizmetin niteliği, önemi ve özelliği, bu göreve sınav, eleme gibi bir yöntemle gelmediği hususları da dikkate alındığında, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatiyle, Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın onanması yolundaki çoğunluk kararına katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.