SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2025/3829

Karar No

2025/3977

Karar Tarihi

29 Eylül 2025

Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2025/3829 E. , 2025/3977 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/3829
Karar No : 2025/3977

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü bünyesinde ... olarak görev yapan davacı tarafından, disiplin soruşturması kapsamında görevlendirildiği ... Sosyal Güvenlik Merkezinden önceki görev yeri olan ... Sosyal Güvenlik Merkezine görevlendirilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin ... günlü, ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu işlemin iptaline hükmedilmiştir
Anılan kararın davalı idare tarafından istinaf yoluyla incelenmesinin istenilmesi üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla, istinaf başvurusunun kabulüne, başvuruya konu mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine kesin olmak üzere karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: Davacı tarafından anılan kararın temyiz edilmesi üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinde sayma yoluyla belirlenmiş uyuşmazlıklardan hiçbirisine girmeyen dava konusu işlem hakkında verilen karara karşı temyiz isteminin incelenme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle yedi (7) gün içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere, temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü bünyesinde ... olarak görev yapan davacı tarafından, disiplin soruşturması neticesinde görevlendirildiği ... Sosyal Güvenlik Merkezinden, önceki görev yeri olan ... Sosyal Güvenlik Merkezine görevlendirilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin ... günlü, ... sayılı işlemin iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (6545 sayılı Kanun'la değişik) 45. maddesinin altıncı fıkrasında, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu düzenlenmiş iken; bu maddede yer alan “istinaf başvurusunun kısmen veya tümden kabulü hali” ibaresinin iptali istemiyle Anayasa Mahkemesinde itirazen açılan dava; 26/06/2025 günlü, 32938 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 27/03/2025 günlü, E:2024/189, K:2025/83 sayılı kararıyla, davaların makul sürede ve en az giderle sonuçlandırılması amacına daha hafif bir sınırlamayla ulaşılması mümkünken, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğunu hükme bağlayan kuralın, “istinaf başvurusunun kısmen veya tümden kabulü hali” yönünden hükmün denetlenmesini talep etme hakkına ölçüsüz bir sınırlama getirdiği gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Yukarıda sözü edilen Anayasa Mahkemesi kararının Resmi Gazete'de yayımlandığı 26/06/2025 tarihi itibarıyla derdest olan ve kesinleşmeyen davalarda, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesi uyarınca temyiz yoluna başvurulabilecek kararların belirlenmesinde, anılan Anayasa Mahkemesinin iptal kararıyla ortaya çıkan hukukî durumun esas alınacağı açıktır.
Bu durumda, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince her ne kadar Danıştaya temyiz yolu kapalı olmak üzere karar verilmiş ise de, temyiz istemine esas teşkil eden kararın, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı esas alındığında temyiz yolu açık olduğundan, anılan karara karşı temyiz yoluna gidilemeyeceği gerekçesiyle temyiz isteminin reddi yolunda verilen kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi, ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/c fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 29/09/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.


(X) - KARŞI OY:
Anayasa'nın 153. Maddesinin 3. fıkrasında, "Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, Resmi Gazete'de yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez"; 5. fıkrasında, "İptal kararları geriye yürümez."; 6. fıkrasında ise, "Anayasa Mahkemesi Kararları Resmi Gazete'de hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar." kuralları yer almaktadır.
Anayasa Mahkemesince bir kanunun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da belirli hükümlerinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde eldeki davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa'nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülemez.
Aksine durum ise, Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğu yönündeki hükme aykırılık oluşturur.
Öte yandan, Anayasa'nın 152. maddesinin 3. fıkrasında "...Anayasa Mahkemesinin kararı, esas hakkındaki karar kesinleşinceye kadar gelirse, mahkeme buna uymak zorundadır." kuralına yer verilmiş olup, bu hükmün getiriliş amacı dikkate alındığında, Anayasa Mahkemesinin verdiği iptal kararlarının, itiraz yoluna başvurulmasını isteyen kişi ya da kişiler tarafından açılan davaların yanı sıra, iptal edilen hüküm ya da hükümler esas alınarak hakkında uygulama yapılmış olan kişiler tarafından açılan ve görülmekte olan davalarda da dikkate alınması gerektiği açıktır.
Bu aşamada, Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının dikkate alınacağı "görülmekte olan dava" ların ayrıca belirlenmesi gerekmektedir.
Kural olarak, henüz nihai karar verilmemiş, kesinleşmemiş olan davalar bakımından, "görülmekte olan dava" ya da "derdest dava" tanımı kullanılmaktadır. Bu çerçevede; ilk derece mahkemesince verilmekle kesinleşen, süresi içinde kanun yollarına başvurulmayan ya da kanun yollarına başvurulduktan sonra verilecek karar ya da kararlardan sonra kesinleşen davaların, "görülmekte olan dava" kapsamının dışında kalacağı açıktır.
Öte yandan, bakılan uyuşmazlıkta olduğu gibi; Anayasa Mahkemesinin iptal kararının "yargılama usulüne ilişkin" bir hüküm olması halinde, sözü edilen usul hükmünün; henüz tamamlanmamış, bir başka ifadeyle "kesinleşmemiş" bir usul hükmü olması gerekmektedir.
Nitekim, "geriye yürümezlik" ilkesi, istisnai geçiş hükmü getirilmemiş yasal düzenlemeler bakımından da kural olarak geçerli olup, "usul kuralının değiştirilmesi" niteliğindeki yasa değişikliklerinde, henüz tamamlanmamış usul kuralları bakımından yasa değişikliğinin dikkate alınması, tamamlanmış usul kuralları bakımından ise yasa değişikliğinin mevcut davada dikkate alınamayacağı hususu yargısal içtihatlarla benimsenmiştir.
Bu durum, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02/07/2025 günlü, Esas No: 2024/10-205 Karar No: 2025/410 sayılı kararında; "...Kanunların zaman bakımından uygulanmasındaki temel ilke, kanunun yürürlüğe girmesinden sonra uygulanmasıdır. Esasen yürürlük kavramından anlaşılan husus budur. Bu ilkenin temelinde kazanılmış haklara saygı, hukuk devleti, hukuki güvenlik ve güvenin korunması gibi temel hukuk ilkeleri bulunur. Bu ilke yürürlüğe konulmuş bir kanunun geçmişte olup bitmiş olaylara uygulanmayacağı anlamını da taşır (Yargıtay Esas No: 2024/10-205 Karar No: 2025/410 İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu, 13/04/2018 tarihli ve 2016/2 Esas, 2018/4 Karar sayılı kararı)...
Usul hukuku alanında geçerli temel ilke ise yargılamaya ilişkin usul hükümlerinin derhal yürürlüğe girmesidir. Bu ilkenin benimsenmesinin nedeni ise bu kanun hükümlerinin kamu düzeni ile yakından ilgili olduğu, daima eskisinden daha iyi ve amaca en uygun olduğu fikri ile kanun koyucunun, fertlere ait olan hakların yeni usul hükümleri ile daha önce yürürlükte olan kanundan daha iyi ve daha adil bir şekilde korunacağına ilişkin inancıdır. (YİBHGK, 2016/2 Esas, 2018/4 Karar ile Hukuk Genel Kurulu, 08/01/2012 tarihli ve 2012/13-701 Esas, 2012/6 Karar sayılı kararları).
Nitekim HMK'nın "Zaman bakımından uygulanma" başlığını taşıyan 448/1. maddesi de "Bu Kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanır." hükmünü içermektedir. Görüldüğü gibi derhal uygulanma ilkesi HMK'da da açıkça benimsenmiştir. Bu madde hükmüne göre kanunda aksine bir düzenleme getirilmediği takdirde yeni usul hükümlerinin tamamlanmış usul işlemlerine bir etkisi olmayacak, önceki kanuna veya hükümlere göre yapılmış ve tamamlanmış olan işlemler geçerliliğini koruyacaktır. Buna karşın tamamlanmamış usul işlemleri yeni kanun hükümlerine göre yapılacaktır. (Hukuk Genel Kurulu, 30/04/2025 tarihli ve 2024/11-816 Esas, 2025/265 Karar; 06/06/2024 tarihli ve 2023/11-102 Esas, 2024/314 Karar; 22/02/2023 tarihli ve 2022/11-681 Esas, 2023/115 Karar ile 18/03/2021 tarihli ve 2017/4-1397 Esas, 2021/292 Karar sayılı kararları)...." şeklinde ortaya konulmuştur.
Bu açıklamalar ışığında, Anayasa Mahkemesinin, kanun yoluna başvuru konusundaki yargılama usulüne ilişkin iptal kararı 26/06/2025 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe girdiğinden, anılan iptal kararının, belirtilen tarihten önce verilen ve temyiz kanun yolu açık olmadığı için kesin nitelikte olan istinaf kararları bakımından dikkate alınma olanağı bulunmaktadır.
Diğer taraftan, 26/06/2025 tarihinden önce verilen kararlar bakımından "kanun yolu" yargılama usulü tamamlanmış olduğundan, ortada derdest bir dava da bulunmamaktadır.
Bu itibarla, yukarıda bahsi geçen Anayasa Mahkemesi kararının, Resmi Gazete'de yayımlandığı 26/06/2025 tarihinden sonra verilen Bölge İdare Mahkemesi kararları hakkında uygulanması gerekmekte olup; bu tarihten önce kesin olarak verilmiş ve temyize tabi olmayan Bölge İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenemeyeceği sonucuna varılmakla, temyiz isteminin reddine dair kararın onanması gerektiği görüşüyle, aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim