SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2025/1789

Karar No

2025/4017

Karar Tarihi

29 Eylül 2025

Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2025/1789 E. , 2025/4017 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/1789
Karar No : 2025/4017

KARŞILIKLI TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR:
DAVALI : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...

DAVACI : ...

İSTEMİN KONUSU :...İdare Mahkemesince verilen... günlü, E:..., K:... sayılı kararın karşılıklı olarak dilekçelerde yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istemlerinden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; davacının Hakkari İl Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yaptığı dönemde, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/12 maddesi gereğince "Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" suçunu işlediğinden bahisle ayrı ayrı iki kez meslekten çıkarma cezası; "Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" suçunu işlediği fakat dosyaların kendi çalıştığı kısma ait olmadığı ve işlerin aksamaması sebebiyle parafladığı ve geçmiş hizmetleri olumlu olduğundan aynı Tüzüğün 15. maddesi uygulanarak ayrı ayrı dört kez 24 ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına ve yine "Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" suçu nedeniyle aynı Tüzüğün 8/12 maddesi gereğince ayrı ayrı beş kez meslekten çıkarma cezası ile tecziyesi gerekmekte ise de, zamanaşımı süresi dolduğundan dosyanın ilgili bölümünün işlemden kaldırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı işleminin iptali ve bu işlem nedeniyle mahrum kaldığı özlük ve parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
...İdare Mahkemesince dava konusu işlemin iptali ve işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal hakların yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolunda verilen 16/03/2016 günlü, E:2015/876, K:2016/553 sayılı karar, Danıştay Beşinci Dairesinin 07/12/2017 günlü, E:2016/35816, K:2017/23944 sayılı kararıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 5. ve 15/1-d maddesi uyarınca dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş; davacının karar düzeltme isteminde bulunması üzerine, Danıştay İkinci Dairesinin 14/12/2023 günlü, E:2021/7853, K:2023/6008 sayılı kararıyla Danıştay Beşinci Dairesinin anılan kararı kaldırılarak dava konusu işlemin iptali ve işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal hakların yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolundaki idare mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesince, Danıştay İkinci Dairesinin anılan bozma kararına uyulmak suretiyle verilen temyize konu kararla; Uyuşmazlık, davacının iki kez meslekten çıkarma disiplin cezası ile tecziyesine ilişkin işlemler bakımından incelendiğinde; davacının, T.G.Ç. isimli şahıs hakkında düzenlenen 26/11/2012 tarihli iletişime müdahale talep formunda parafının bulunduğu, talep formuna istinaden yapılan dinlemede formda belirtilen iki farklı IMEİ numaralı telefonların, Y.Ç. ve Z.B.'ye ait olduğu, formda T.G.Ç'nin dinlenileceğinin belirtilmesine karşın Y.Ç. ve Z.B.'ye ait telefonların dinlemesinin gerçekleştirildiği, 26/11/2012 tarihinde başlanılan teknik takibin 04/03/2013 tarihine kadar devam ettiği, iletişime yönelik usulsüz müdahalelerin temadi eden fiillerden olması nedeniyle müdahalenin sonlandırıldığı tarih itibarıyla fiilin gerçekleşmiş olduğunun kabul edilmesi gerektiği, davacının üzerine atılı eylemi işlediğinin anlaşıldığı, davacının diğer eylemi yönünden ise, A.Y. isimli kişiye ait telefon numarasının dinlenilmesine ilişkin olarak düzenlenen 31/10/2012 tarihli iletişime müdahale talep formunda davacının parafının bulunduğu, söz konusu telefonun anılan forma istinaden üç ay süre ile 04/02/2013 tarihine kadar teknik takibinin yapıldığı, yapılan teknik takipte A.Y.'ye ait olduğu belirtilen telefon numarasının esasen O.K.'ye ait olduğu, dolayısıyla A.Y. üzerinden gerçekleştirilen belirtilen teknik takipte O.K.'ye ait telefonun numarasının dinlenildiği, davacının üzerine atılı eylemi işlediğinin sübuta erdiği anlaşıldığından dava konusu işlemin bu kısmı yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı;
Uyuşmazlık, davacının dört kez 24 ay uzun süreli durdurma disiplin cezası ile tecziye ilişkin işlemler bakımından incelendiğinde; 11/07/2012 tarihli talep formuna istinaden M.Y.'nin U.A. üzerinden dinlenilmesinde davacının talep formunda parafının olduğu ve bu eylemi yönünden 24 ay uzun süreli durdurma disiplin cezasıyla tecziyesine karar verildiği görülmekte ise de, söz konusu talep formuna istinaden U.A. ile ilgili olarak yapılan teknik takibin 10/10/2012 tarihine kadar devam ettiği, 10/10/2012 tarihli talep formuyla U.A.'ya ilişkin teknik takibin uzatılarak 14/01/2013 tarihine kadar devam ettiği, 10/10/2012 tarihli talep formunda davacının paraf ya da imzasının bulunmadığı, bu halde davacının eyleminin ilk teknik takibin sonlandığı tarih olan 10/10/2012 tarihinde sona erdiği, ikinci talep formunda imza ya da parafı bulunmayan davacının eyleminin 10/10/2012 tarihinde sona erdiği ve disiplin cezası verme zamanaşımının da bu tarihten itibaren işletilmesi gerektiği, söz konusu tarihe göre ise eyleme ilişkin olarak disiplin cezasının son tarih olarak 10/10/2014 tarihinde verilebileceği, dava konusu işlemin 02/12/2014 tarihli olduğu gözetildiğinde anılan eylem yönünden zamanaşımının söz konusu olduğu anlaşıldığından dava konusu işlemin bu kısmı yönünden hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığı;
30/11/2012 tarihli bilgi notu ve 29/11/2012 tarihli teknik takip ve talep formuna istinaden Ç.F.'ye ait olduğu belirtilen telefonun Ö.Ö.'ye ait olduğu, 29/11/2012 tarihli formda davacının imzasının bulunduğu, teknik takibin 04/03/2013 tarihine kadar devam ettiği, davacının üzerine atılı eylemi işlediği hususunun sübuta erdiği anlaşıldığından dava konusu işlemin bu kısmı yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı;
07/12/2012 tarihli talep formu ile A.D.'nin 08/03/2013 tarihine kadar teknik takibine karar verilmesinin talep edildiği, bu süreçte A.D. ile ilgili olarak devam eden adli ve idari bir soruşturmanın bulunmadığı, talep formunda davacının parafının bulunduğu, davacının üzerine atılı eylemi işlediği hususunun sübuta erdiği anlaşıldığından dava konusu işlemin bu kısmı yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı;
10/01/2013 tarihli talep formu ile M.M.'ye ait olduğu belirtilen İMEİ numaralı telefonun teknik takibi talep edilmekle birlikte telefonun A.İ.'ye ait olduğu, 10/01/2013 tarihli formda davacının parafının bulunduğu, teknik takibin 15/04/2013 tarihine kadar devam ettiği, davacının üzerine atılı eylemi işlediği hususunun sübuta erdiği anlaşıldığından dava konusu işlemin bu kısmı yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı;
Uyuşmazlık, davacının beş kez meslekten çıkarma cezası ile tecziyesi gerekmekte ise de idarenin ceza verme yetkisine ilişkin zamanaşımı süresi dolduğundan dosyanın ilgili bölümünün işlemden kaldırılmasına ilişkin işlem bakımından incelendiğinde; davacının zamanaşımına uğradığından bahisle işlemden kaldırılmasına karar verilen eylemlerinin; 03/05/2011, 21/06/2011, 01/12/2011, 17/01/2012 ve 14/02/2012 tarihli iletişime müdahale talep formlarında davacının parafının bulunmasına ilişkin eylemleri olduğu, disiplin soruşturmasında alınan savunmasında, davacı tarafından, kendi kısmı haricindeki dinlemelerden bilgisi olmadığı belirtilmiş ise de, yine soruşturma kapsamındaki beyanlarında diğer kısımlarda yapılacak dinlemelere ilişkin de formları parafladığını belirttiği, İMEİ numarasına ilişkin telefonun veya telefon numarasının kime ait olduğu hususunun öncesinde bilinebilir olduğu, davacı tarafından teknik takip talep olunan kişilere ilişkin yapılan değerlendirmelerde de bu hususların bilinir olduğu, davacının üzerine atılı eylemi işlediği hususunun sübuta erdiği, bununla birlikte teknik takiplerin devam ettiği süreçteki son tarihten itibaren yapılan değerlendirmede eylemler yönünden ceza verme zamanaşımının söz konusu olduğu anlaşıldığından dava konusu işlemde bu kısım yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin; davacının 11/07/2012 tarihli eylemi yönünden verilen 24 ay uzun süreli durdurma disiplin cezası ile tecziyesine ilişkin kısmının iptaline, davacının 30/11/2012, 07/12/2012 ve 10/01/2013 tarihli eylemleri yönünden verilen 3 kez 24 ay uzun süreli durdurma disiplin cezası ile tecziyesine ilişkin kısmı ile iki kez meslekten çıkarma disiplin cezası ve 5 kez meslekten çıkarma cezasının zamanaşımı nedeniyle işlemden kaldırılması kısımları yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davalı idare tarafından; Davacının üzerine atılı tüm eylemlerin sübuta erdiği, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
Davacı tarafından; dava konusu işlemde bahsi geçen usulsüz dinleme işlemlerine ilişkin olarak adli yargıda ceza yargılamasının halen devam ettiği, istihbarat şubede görev yaptığı dönemde usulsüz ya da kanuna aykırı herhangi bir işlem yapmadığı, istihbarat şubelerinin çalışma sisteminde herkesin kendi biriminden sorumlu olduğu, diğer birimlerden sorumlu olmadığı, Anayasa Mahkemesince dayanak kanun hükmü iptal edilmiş olan Tüzük hükümlerine göre verilen disiplin cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN CEVAPLARI : Davalı İçişleri Bakanlığınca davacının temyiz isteminin reddi gerektiği ileri sürülmüş olup, davacı tarafından cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyize konu İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacının Hakkari İl Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yaptığı dönemde, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/12 maddesi gereğince "Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" suçunu işlediğinden bahisle ayrı ayrı iki kez meslekten çıkarma cezası; "Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" suçunu işlediği fakat dosyaların kendi çalıştığı kısma ait olmadığı ve işlerin aksamaması sebebiyle parafladığı ve geçmiş hizmetleri olumlu olduğundan aynı Tüzüğün 15. maddesi uygulanarak ayrı ayrı dört kez 24 ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına ve yine "Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" suçu nedeniyle aynı Tüzüğün 8/12 maddesi gereğince ayrı ayrı beş kez meslekten çıkarma cezası ile tecziyesi gerekmekte ise de, zamanaşımı süresi dolduğundan dosyanın ilgili bölümünün işlemden kaldırılmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali ile bu işlem nedeniyle davacının mahrum kaldığı özlük ve parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT :
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Zamanaşımı" başlıklı 127. maddesinde; "Bu Kanunun 125 inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren;
a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına,
b) Memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına, başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.
Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar." kuralına yer verilmiştir.
Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/12 maddesinde yer alan "Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" fiili, meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
08/03/2018 günlü, 30354 sayılı (Mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8/(6). maddesinin (h) bendinde; "Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında düzenlenmiş, "Zamanaşımı" başlıklı 29. maddesinde ise; "(1) Bu Kanunda sayılan fiilleri işleyenler hakkında bu fiillerin işlendiğinin disiplin amiri tarafından öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kısa ve uzun süreli durdurma cezalarında bir ay içinde, b) Meslekten çıkarma cezası ve Devlet memurluğundan çıkarma cezasında altı ay içinde, disiplin soruşturmasına başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar. (2) Disiplin cezasını gerektiren fiillerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar. (3) Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği, zincirleme suçlarda ise son suçun işlendiği tarihten itibaren işlemeye başlar.(4) (İptal fıkra: Anayasa Mahkemesinin 9/3/2023 Tarihli ve E: 2023/5, K: 2023/45 Sayılı Kararı ile.) (Yeniden Düzenleme:21/11/2024-7533/40 md.) Fiilin hatalı olarak vasıflandırıldığı veya düzeltilebilir bir şekil noksanlığı bulunduğu gerekçeleriyle disiplin cezasının mahkeme tarafından iptal edilmesi durumunda, kararın kesinleştiği tarihteki yetkili disiplin kurulu veya disiplin amiri, kararın tebliğinden itibaren altı ay içinde ceza verme yetki ve sorumluluğu kapsamında yeniden değerlendirme yapar." hükümleri bulunmaktadır.
04/04/2015 günlü, 29316 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6638 sayılı sayılı Kanun'un 33. maddesiyle 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'na eklenen Geçici 28. maddenin birinci fıkrasında; "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki son beş yıl içinde disiplin kurullarınca meslekten veya Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla tecziye edilmesi gerektiği halde 657 sayılı Kanunun 127 nci maddesine göre ceza verme yetkisi zamanaşımına uğradığı için cezalandırılamayan Emniyet Teşkilatı mensupları, bir ay içinde kamu kurum ve kuruluşlarına nakledilmek üzere İçişleri Bakanlığı tarafından Devlet Personel Başkanlığına bildirilir." düzenlemesi yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İlgililer bakımından güvence niteliği taşıyan zamanaşımı süreleri, kamu düzenine ilişkin olmaları nedeniyle disiplin soruşturmasını açmaya yetkili amirlerce uyulması zorunlu olan süreler olduğundan, bu süreler geçirildikten sonra yapılan disiplin soruşturması esas alınarak verilen disiplin cezaları hukuka aykırı olacaktır.
Kural olarak, zamanaşımına uğrayan bir fiille ilgili yapılan soruşturmada ilk önce fiilin belirlenmesi ve akabinde zamanaşımına uğrayıp uğramadığının değerlendirilmesi; zamanaşımı tespit edilmesi halinde ise, fiilin sübuta erip ermediği tartışılmadan zamanaşımına uğradığı saptanarak dosyanın işlemden kaldırılması gerekmektedir. Ancak zamanaşımına uğrayan fiile disiplin cezası dışında ayrıca bir idari yaptırım (örneğin, 3201 sayılı Kanun'un Geçici 28. maddesi gereğince başka kuruma atanma gibi) öngörülmüş ise, bu halde fiilin sübuta erip ermediği değerlendirilmesi yapıldıktan sonra zamanaşımı nedeniyle işlemden kaldırma kararı verilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta; davacı hakkında tesis edilen işlemin, davacıya isnat edilen fiile yönelik değerlendirmeler yapılarak ve eylemin sübuta erdiği kanaati belirtilerek, Tüzüğün 8/12 maddesi gereğince meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılması gerektiğine yer verildikten sonra, zamanaşımı nedeniyle dosyanın ilgili bölümünün işlemden kaldırılması şeklinde tesis edilmesi ve davacının durumunun 3201 sayılı Kanun'un Geçici 28. maddesi kapsamında olması karşısında, fiilin sübuta erip ermediğinin incelenmesi gerekmektedir.
Kamu görevlilerinin disiplin cezasıyla cezalandırılabilmeleri için, disipline aykırı eylem veya işlemlerinin sübut bulup bulmadığının, usulüne uygun olarak yapılacak soruşturma ile ortaya konulması, soruşturma aşamasında kamu görevlisinin lehinde ve aleyhinde olan her türlü bilgi ve belgenin toplanması, bilahare disipline aykırı davranış olarak tespit edilen eylemin şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanarak bu eyleme uygun olan disiplin cezası maddesinin tayini ve uygulanması gerekmektedir.
Bu bağlamda, yapılan soruşturma sonucunda disiplin cezası verilebilmesi için, suça esas fiilin sübuta erdiğine ilişkin tespitin, hukuken geçerli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delillere dayanması gerektiği; aksi durumda, Anayasa, uluslararası sözleşmeler ve yargı kararları ile güvence altına alınmış bulunan masumiyet karinesinin ihlali sonucunun doğabileceği açıktır.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) üzerinden gerçekleştirilen incelemelerde; davacının, dava konusu işleme dayanak gösterilen olaydaki eylemlerine ilişkin olarak "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, suç uydurma, iftira, özel hayatın gizliliğini ihlal, haberleşmenin gizliliğini ihlal, hukuka aykırı olarak kişiler arasındaki iletişimin dinlenilmesi, kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların kayda alınması, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği" suçlarını işlediği iddiasıyla adli yargıda açılan ceza davasının ...Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı esasında görülmekte olduğu, anılan davada 12/09/2025 tarihinde yapılan duruşma sonucunda K:... sayılı kararın verildiği görülmekle birlikte, karar sonucunun henüz UYAP Entegrasyon sistemine işlenmediği anlaşılmakta olup, bakılmakta olan işbu davada; davacıya isnat edilen disiplin suçunun "kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" olduğu, ceza yargılamasına konu suçlardan birisinin de "kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği" olarak belirlendiği, bir başka ifadeyle disiplin cezasına konu eylem ile ceza yargılamasına konu eylemin örtüştüğü görülmektedir.
Bu itibarla; İdare Mahkemesince, davacı hakkındaki ceza yargılaması sonucunda verilecek karar kesinleştikten sonra, disiplin cezasına konu fiillerin işlenip işlenmediği konusunda dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile ceza mahkemesi kararının birlikte değerlendirilmesi suretiyle bir karar verilmesi gerektiği kanaatine varıldığından, temyize konu kararda hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. TARAFLARIN TEMYİZ İSTEMLERİNİN KABULÜNE,
2\. ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3\. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4\. 2577 sayılı Yasa'nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29/09/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.






10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim