Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/1740
2025/3122
19 Haziran 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/1740
Karar No : 2025/3122
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:...sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Bilgi Teknolojileri Genel Müdürlüğü'nde daire başkanı olarak görev yapan davacının, bu görevinden alınarak Şehit Yakınları ve Gaziler Genel Müdürlüğü emrine araştırmacı kadrosuna atanmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının, davalı idare bünyesinde görev yapmaya tamamen takdir yetkisine dayalı atamayla daire başkanı olarak başladığı, idarelerin memurları yönetici kadrolarına atadıktan sonra bu kişileri meslek hayatları boyunca bu kadrolarda çalıştırma zorunluluğunun olmadığı, her ne kadar davacı tarafından dava konusu işlemin hukuken geçerli ve haklı bir sebep olmadan tesis edildiği ileri sürülmüş ise de; davacının anılan kadroya yapılan sınav sonucuna göre veya kademe kademe gelmediği, doğrudan takdir yetkisi ile atamasının yapıldığı, yönetici kadrolarına atanan bir memurun da ömür boyu bu kadroda görev yapmasının beklenmeyeceği değerlendirildiğinden, davacının bu iddiasına itibar edilmediği, bu durumda; davacının atamasının, 657 sayılı Kanun'un 76. maddesi gereği idarenin takdir hakkı ve hizmet gereği çerçevesinde gerçekleştirildiği, davacının alındığı daire başkanlığı görevine yapılacak atamalarda idarenin kullanacağı takdir yetkisinin diğer kadrolara yapılacak atamalara göre daha geniş değerlendirilmesi gerekeceği, davacının söz konusu görevinden alınması yönünde tesis edilen dava konusu işlemin, hizmet dışı öğeler esas alınarak kurulduğuna, kamu yararı ve hizmet gerekleri amacı dışında gerçekleştirildiğine ve takdir yetkisinin hukuka aykırı kullanıldığına ilişkin hukuken geçerli bilgi ve belgenin ortaya konulamadığı anlaşıldığından, araştırmacı olarak atanmasına ilişkin dava konusu işlemde kamu yararı ve hizmet gerekleri yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine kara verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince verilen temyize konu kararla; istinaf başvurusuna konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu, görevinde başarılı olduğu, hukuken geçerli ve haklı bir sebep olmadan daire başkanlığı görevinden alınarak araştırmacı kadrosuna atandığı, benzer uyuşmazlıklarda lehe verilmiş emsal yargı kararları bulunduğu; dosyada ortaya konulan hizmet durumunun, daire başkanlığı görevine atanmasının, yeterli hizmet birikimi olmaksızın en alt birimden doğrudan en üst birime atama şeklinde olmadığı, kariyer ve liyakat ilkelerine uygun şekilde yani hak etme esasına dayandığı, bu nedenle görevden alınması için takdir yetkisinin haklı bir sebebe dayandırılması gerektiği, idareye tanınan takdir yetkisinin sınırsız olmadığı; ek beyan dilekçesinde ise, görevden almalara dayanak olması amacıyla davalı idare bünyesindeki birimlerin kapatılıp yeni isimlerle açıldığı veya birleştirildiği, 14 yıl bilgi işlem geçmişi ve birikiminin bulunduğu, görevden alındığı gün bilgisayar mühendisi olan başka bir daire başkanı ile birlikte görevden alındığı ve Bilgi Teknolojileri Genel Müdürlüğünde üç yeni daire başkanının göreve başladığı, bu kişilerden birinin "Maden ve Petrol Uzmanı", diğerinin "Avukat" kadrosunda, ötekisinin ise "İstatistikçi" kadrosunda görev yaparken daire başkanı olarak atandığı, göreve başlayan yeni başkanların geçmişlerinde hiçbir yöneticilik görevi ve bilişim alanı ile ilgili daha kapsamlı bir eğitimlerinin olmadığı, dolayısıyla görevden alma ve atama işlerinde kamu yararı amacı olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz istemin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ... Genel Müdürlüğünde daire başkanı olarak görev yapan davacının, bu görevinden alınarak Şehit Yakınları ve Gaziler Genel Müdürlüğü emrine araştırmacı kadrosuna atanmasına ilişkin... günlü, ... sayılı işlemin tesis edilmesi üzerine, anılan işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen bakılmakta olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76. maddesinin 1. fıkrasında; "Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler." hükmüne yer verilmiştir.
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 37. maddesinde, "(Ek: 1/7/2022-7417/59 md.) Mülga ek 18 inci maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan “Ek göstergeleri 3600 (dâhil) ila 6400 (hariç) olarak” ibaresi ile “ek göstergesi 3600 (dâhil) ila 6400 (hariç) olarak” ibaresi “Ek göstergeleri bakanlık bölge müdürü (dâhil) ila bakanlık genel müdürü dengi (hariç) arasında” şeklinde, aynı fıkranın (ç) bendinde yer alan “Ek göstergesi 3600’den daha düşük” ibaresi ise “Ek göstergesi bakanlık bölge müdüründen daha düşük” şeklinde uygulanmak suretiyle; 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu ile 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu hariç olmak üzere, tabi oldukları personel kanununa bakılmaksızın Cumhurbaşkanlığı Merkez Teşkilatı, Cumhurbaşkanlığına bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşlar, bakanlıklar ve bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşları, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı ile 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (III) sayılı Cetvelde sayılan düzenleyici ve denetleyici kurumlar ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunda, mülga ek 18 inci maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen yönetici kadroları ile bakanlıkların bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşlarının il müdürü kadrolarından ek 35 inci madde kapsamına girmeyen kadrolarda bulunup görevden alınan veya görevleri sona erenler hakkında mülga ek 18 inci madde hükümleri uygulanır. ..." düzenlemesi, (mülga) Ek 18. maddesinde ise; "22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu ile 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu hariç olmak üzere, tabi oldukları personel kanununa bakılmaksızın Başbakanlık, bakanlıklar, bağlı ve ilgili kuruluşlar ile başkan ve üyeleri hariç olmak üzere 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (III) sayılı Cetvelde sayılan düzenleyici ve denetleyici kurumlar ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunda;
(...)
c) Ek göstergeleri 3600 (dâhil) ila 6400 (hariç) olarak tespit edilen yönetici kadro veya pozisyonlarında bulunanlar görevden alındıklarında veya görev süreleri sona erdiğinde;
1) Daha önce 657 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin “Ortak Hükümler” bölümünün (A) fıkrasının (11) numaralı bendinde sayılan merkez teşkilatına ait kadrolar ile mesleğe alınmaları, yetiştirilmeleri ve yeterlilikleri aynı veya benzer nitelik arz eden merkez teşkilatına ait kadro veya pozisyonlarda bulunanlar daha önceki bu kadro veya pozisyonlarına,
2) Daha önce (1) numaralı alt bentte belirtilen kadrolarda bulunmayanlardan ek göstergesi 3600 (dâhil) ila 6400 (hariç) olarak tespit edilen yönetici kadro veya pozisyonlarında toplam en az üç yıl görev yapmış olanlar ilgili kuruma ait (1) numaralı alt bentte yer alan kadro veya pozisyonlardan kurumlarınca tespit edilmiş olan kadro veya pozisyonlarına,
3) (2) numaralı alt bentte belirtilenlerden üç yıldan az görev yapmış olanlar, bu maddeye göre ihdas edilmiş sayılan merkez veya taşra teşkilatına ait araştırmacı kadro veya pozisyonlarına, ...
atanırlar. ..." kuralları öngörülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinde, yönetici kadro ve pozisyonlarında bulunanların görevden alınması veya görev sürelerinin sona ermesi sonrası hangi kadrolara atanabilecekleri düzenlemiş; söz konusu düzenlemeler kapsamında daire başkanı kadrosunda görev yapan davacı da, araştırmacı kadrosuna atanmıştır.
Diğer taraftan, 657 sayılı Kanun'un 76. maddesi hükmü ile davalı idareye, personelini atama konusunda takdir yetkisi tanınmış ise de, takdir yetkisinin kullanımının mutlak ve sınırsız olmayıp, kamu yararı ve kamu hizmetinin gerekleriyle sınırlı olduğu ve bu açıdan yargı denetimine tabi bulunduğu idare hukukunun bilinen ilkelerindendir.
Atama işlemi, kamu hizmetinin rasyonel ve verimli bir biçimde görülmesi için tesis edilmesi gereken bir tasarruf olduğundan, bunun, hizmetin en iyi şekilde yerine getirilmesi ve kamu görevlisinin en yararlı olabileceği yer ve görevde çalıştırılması maksatlarıyla yapılması, nihayet kamu yararının sağlanması amacına dayalı bulunması gerekmektedir.
Dava dosyasının ve hizmet belgesinin incelenmesinden; davacının Gazi Üniversitesi Bilgisayar Sistemleri Öğretmenliği Bölümü ve sonrasında da Selçuk Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümünden mezun olduğu, 2006 yılında kadrolu lise öğretmeni olarak göreve başladığı, eğitim kurumlarında uzun yıllar bilişim teknolojileri öğretmenliği yaptığı, aynı zamanda 2009-2020 yılları arasında, Milli Eğitim Bakanlığı Bilgi İşlem Genel Müdürlüğünde yazılım geliştirici ve veri tabanı yöneticisi olarak görev yaptığı, 2020-2021 yılları arasında yaklaşık 14 ay Sosyal Güvenlik Kurumu Hizmet Sunumu Genel Müdürlüğünde vekaleten daire başkanlığı görevini yürüttüğü, 2021 yılında unvan değişikliği nedeniyle mühendis olarak atandığı ve 2021-2022 yılları arasında tekrar Milli Eğitim Bakanlığı Bilgi işlem Genel Müdürlüğünde veri tabanı yöneticisi olarak görev yaptığı, ... günlü, ... sayılı işlemle Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Bilgi Teknolojileri Genel Müdürlüğüne daire başkanı olarak atandığı ve bu görevini yürütmekte iken (Yaklaşık 2 yıl 16 gün), ...günlü, ... sayılı dava konusu işlemle bu görevden alınarak Şehit Yakınları ve Gaziler Genel Müdürlüğü emrine araştırmacı kadrosuna atandığı görülmektedir.
Bu kapsamda; davacının bilişim alanıyla ilgili olarak uzun yıllar görev yaptığı ve çok sayıda kurs ve eğitime katıldığı, bilişim alanında hizmet verdiği süre içerisinde çeşitli projelerde görev aldığı ve başarı belgesinin bulunduğu; davacının geçmiş hizmetlerinin değerlendirilmesinden, daire başkanlığı görevine atanmasının, yeterli bilgi/hizmet birikimi olmaksızın en alt birimden doğrudan en üst birime atama şeklinde olmadığı, kariyer ve liyakat ilkelerine uygun olarak daire başkanlığına atandığı, daire başkanı olarak görev yaptığı süre zarfında, söz konusu göreviyle ilgili hakkında hiçbir adli ve idari soruşturma açılmadığı gibi disiplin cezası da almadığı ve görevinde başarısız veya yetersiz olduğu yönünde nesnel ve hukuken kabul edilebilir bilgi ve belgenin dosyaya sunulmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; kariyer ve liyakat ilkelerine uygun olarak daire başkanlığına atandığı ve bu görev için yeterli donanıma sahip olduğu anlaşılan davacının, daire başkanlığından alınarak araştırmacı olarak atanmasını gerektirecek şekilde hizmeti aksattığı veya başarısız olduğu ya da görevde kalmasında hizmetin yürütülmesi açısından sakınca bulunduğu yönünde hukuken geçerli somut bilgi ve belgeye dayanılmaksızın, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı şekilde kullanılan takdir yetkisine dayalı olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık; davanın reddine ilişkin mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E: ..., K: ... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 19/06/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Davacının temyiz isteminin reddi ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ...günlü, E: ..., K: ...sayılı, hukuka ve usule uygun temyize konu kararın onanması gerektiği oyu ile Daire kararına katılmıyorum
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.