SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2024/4932

Karar No

2025/3237

Karar Tarihi

26 Haziran 2025

Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2024/4932 E. , 2025/3237 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/4932
Karar No : 2025/3237

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...

KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- ...
VEKİLİ : Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürü ...

2- ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava Konusu İstem : Dava; Hazine ve Maliye Bakanlığı Dış Ekonomik İlişkiler Genel Müdürlüğünde genel müdür yardımcısı olarak görev yapan davacının, başka bir göreve atanmak üzere genel müdür yardımcılığı görevinden alınmasına ilişkin 03/06/2022 günlü, 2022/252 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile hazine ve maliye uzmanı kadrosuna atanmasına ve özlük haklarının hazine ve maliye uzmanı kadrosu esas alınarak belirlenmesine ilişkin... günlü, ... sayılı Hazine ve Maliye Bakanlığı işleminin iptali ve yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, idarenin mevzuat uyarınca sahip olduğu takdir yetkisini kamu yararına ve hizmetin gereklerine aykırı kullandığına dair herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, yasalarla kendisine verilen görevleri etkin, süratli ve verimli bir biçimde yürütme ve bu amaçla gereken önlemleri almakla yükümlü olan idarenin, Dış Ekonomik İlişkiler Genel Müdürlüğünde genel müdür yardımcısı (üst düzey personel) olarak görev yapan davacının, bu kadroya atanması ve görevden alınması hususunda daha geniş bir takdir yetkisine sahip bulunduğu, dava konusu işlemin, davacının geçmiş hizmetleri ve görevin niteliği göz önünde bulundurularak, hizmetin daha etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla kamu yararı ile hizmet gereklerine uygun olarak tesis edildiği anlaşıldığından ve davacının geçmiş hizmetleri, bu göreve sınav, eleme gibi bir yöntemle gelmediği ve söz konusu görevden alınma işleminde idarenin hizmet dışı nedenlere dayandığının açık ve net tespit edilemediği hususları da dikkate alındığında, adı geçenin takdiren atandığı genel müdür yardımcılığı görevinden alınmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; davacının hazine ve maliye uzmanı olarak atanmasına ve özlük haklarının hazine ve maliye uzmanı olarak belirlenmesine ilişkin işleme gelince, davacının genel müdür yardımcısı olarak 3600 ek gösterge ile atandığı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 35. maddesinde sayılan yöneticiler arasında bulunmadığı, bu nedenle davacının atanacağı kadro ve pozisyonun, Ek 37. madde uyarınca 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin mülga Ek 18. maddesi kapsamında belirleneceği anlaşılmakta olup, 3600 ek göstergeli genel müdür yardımcılığı görevi sona eren davacının, Ek 18. maddenin 1. fıkrasının "c" bendinin (1) numaralı alt bendi hükmü kapsamında hazine ve maliye uzmanı kadrosuna atamasına ilişkin dava konusu işlemin bu kısmında da hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan, davacı tarafından 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (mülga) Ek 18. maddesinin üçüncü fıkrası ve söz konusu hükmün mülga olmasından sonra anılan Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 41. maddesi gereği özlük haklarının genel müdür yardımcısı kadrosu esas alınarak belirlenmesi gerekirken hazine ve maliye uzmanı kadrosu esas alınarak belirlenmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmekte ise de, davacının kadrosunun 375 sayılı KHK Ek 18. maddesi uyarınca sayılan görevlerden alınan kamu yöneticilerinin atanabileceği kadroları belirlediğinden ve özlük haklarını düzenlediği, mülga 18. madde ve geçici 41. maddede yer alan ödeme unsurlarının davacının özlük haklarının genel müdür yardımcısı kadrosu esas alınarak ödenmesini gerektirir nitelikte olmadığı sonucuna ulaşıldığından davacının özlük haklarının hazine ve maliye uzmanı kadrosu esas alınarak belirlenmesinde de hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle dava reddedilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; Mahkeme kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından; davalı idare tarafından görevinde başarısız veya verimsiz olduğuna dair herhangi somut bir neden gösterilmediği, adli ve idari herhangi bir soruşturma geçirmediği, tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Davalı ... tarafından; dava konusu işlemin haklı sebepler göz önünde bulundurularak kamu yararı ve hizmetin gerekleri esaslarından hareketle tesis edildiği, işlemde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı ileri sürülmüştür.
Davalı ... Bakanlığı tarafından; cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
01/03/1989 tarihinde (Mülga) Devlet Planlama Teşkilatında uzman yardımcısı olarak göreve başlayan davacı, 05/07/1991 tarihinde Başbakanlık Teşvik ve Uygulama Genel Müdürlüğü emrine uzman yardımcısı olarak atanmış, 02/11/1992 tarihinde uzman, 28/07/1999 tarihinde şube müdürü, 04/10/2005 tarihinde de Berlin Büyükelçiliği Ekonomi Müşaviri olarak atanmıştır.
Daha sonra, 27/10/2008 tarihinde hazine uzmanı kadrosuna atanan davacı, 24/04/2009 tarihinde Sigortacılık Genel Müdürlüğü emrinde asaleten daire başkanı kadrosuna, 19/01/2010 tarihinde de Dış Ekonomik İlişkiler Genel Müdürlüğü emrine daire başkanı olarak atanmış, 21/03/2012 tarihi itibarıyla da aynı Genel Müdürlük emrinde genel müdür yardımcısı olarak görev yapmaya başlamıştır.
06/11/2014 günlü, 2014/1154 sayılı müşterek kararname ile başka bir göreve atanmak üzere genel müdür yardımcılığı görevinden alınan davacının, bu işlemin iptali istemiyle açtığı davada, ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş, söz konusu mahkeme kararının uygulanmasını teminen davacı 11/11/2021 tarihinde Dış Ekonomik İlişkiler Genel Müdürlüğünde boş bulunan genel müdür yardımcısı kadrosuna atanmıştır. Akabinde davacı, 03/06/2022 günlü, 2022/252 sayılı Cumhurbaşkanı kararnamesi ile genel müdür yardımcılığı görevinden alınarak 15/06/2022 günlü, 1288255 sayılı Bakanlık Oluru ile Kamu Sermayeli Kuruluş ve İşletmeler Genel Müdürlüğü emrine hazine ve maliye uzmanı olarak atanmasına ve özlük haklarının Hazine ve Maliye Uzmanı kadrosu esas alınarak belirlenmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan davayı açmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Memurların Kurumlarınca Görevlerinin ve Yerlerinin Değiştirilmesi" başlıklı 76. maddesinde; kurumların, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilecekleri öngörülmüştür.
10/07/2018 günlü, 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan; 3 sayılı Üst Kademe Kamu Yöneticileri ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Atama Usûllerine Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 2. maddesinin dava konusu işlem nedeniyle yürürlükte olan halinde; .... "Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine ekli (I) sayılı cetvelde yer alan kadro, pozisyon ve görevlere Cumhurbaşkanı kararıyla, (II) sayılı cetvelde yer alan kadro, pozisyon ve görevlere Cumhurbaşkanı onayı ile atama yapılır." düzenlemesine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anılan düzenleme ile memurların yer ve görev bakımından naklen atanmaları konusunda idarelere takdir yetkisi tanındığı; bu yetkinin ancak kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek kullanılabileceği; belirtilen unsurlara uyulmaksızın kullanıldığının kanıtlanması ya da yargı yerlerince saptanması halinde ise, idari işlemin sebep ve amaç yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalinin gerekeceği yerleşik yargısal içtihatlardandır.
İdare hukukunda benimsenmiş bu prensiple idarenin işlemlerinde keyfiliğin, subjektifliğin önlenmesinin ve bu suretle memurların daha rahat, güvenli bir statüde hizmet vermelerinin amaçlandığı şüphesizdir. Bu bakımdan, atama işlemine dayanak olan gerekçenin de yukarıda anılan hususlar dahilinde değerlendirilmesi; yapılacak değerlendirmede ilgilinin durumu, kamu yararı, hizmet gerekleri gibi kriterlerin dikkate alınması gerekmektedir.
Uyuşmazlık konusu olayda; davalı idareler tarafından, dava konusu işlemin 657 sayılı Kanun'un 76. maddesi ile 3 sayılı Üst Kademe Kamu Yöneticileri ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Atama Usullerine Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 6. maddesinin 4. fıkrası uyarınca Cumhurbaşkanlığına tanınan takdir yetkisi kapsamında tesis edildiği ileri sürülmekte ise de, dosyada mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının Dış Ekonomik İlişkiler Genel Müdürlüğü emrinde 21/03/2012 tarihi itibarıyla genel müdür yardımcısı olarak görev yapmaya başladığı, görevden alındığı 06/11/2014 tarihine kadar bu görevi sürdürdüğü, daha sonra yargı kararının yerine getirilmesi amacıyla aynı kurumda genel müdür yardımcısı olarak 11/11/2021 tarihinde yeniden göreve başladığı ve dava konusu işlem tesis edilinceye kadar bu görevini sürdürdüğü dikkate alındığında, davacının bu süreçte görevinde yetersiz ve başarısız olduğu yönünde bir tespit bulunmadığı, hizmetin gereklerini yerine getirmediği ya da verimli bir biçimde sürdürülmesine engel oluşturduğu yolunda somut bir bilgi ve belge sunulmadığı görüldüğünden, davacının geçmiş hizmetleri de göz önünde bulundurulduğunda, takdir yetkisi gerekçe gösterilmek suretiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi, ... İdari Dava Dairesince verilen... günlü, E:... K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 26/06/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim