Danıştay danistay 2023/6897 E. 2025/2948 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2023/6897
2025/2948
13 Haziran 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/6897
Karar No : 2025/2948
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı
2- ... Müdürlüğü
VEKİLLERİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava Konusu İstem : Dava; Konya İl Emniyet Müdürlüğü'nde bilgisayar işletmeni olarak görev yapan davacının, Adıyaman İl Emniyet Müdürlüğü ... İlçe Emniyet Amirliğinde polis memuru olarak görev yaptığı dönemde, "Görev sırasında yardım isteyen güvenlik görevlilerine haklı bir neden yokken yardımdan kaçınmak veya bildiği veya gördüğü bir suçun izlenmesi ve suçlunun yakalanması için gerekli girişimde bulunmamak" fiilini işlediğinden bahisle, 7068 sayılı Kanun'un 8/6-(ı) maddesi uyarınca “Meslekten Çıkarma” cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü,... karar sayılı işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı mali haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti :... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının 26/07/2019 günü saat 23:54'te polis memuru T.U. ile birlikte çocuğuna ilaç almak için eczaneye gittiği, davacının teçhizat kemeri ve silahı yanında olmadan eczaneye giriş yaptığı, bu durumun görüntü kayıtları ve ifadesinden de anlaşılacağı üzere sabit olduğu, saat 00:00:02 sıralarında eczaneden davacı ve polis memuru T.U.'nun çıkmaya başladığı, eczanede çalışan S.A.'nın da arkalarından çıktığı, 00:00:22'de muhtemelen silahlı saldırının başladığı, 00:00:23'te üç şahsın da eczaneye doğru yöneldiği, aynı saniyede T.U.'nun muhtemelen aldığı isabetten dolayı yaralanarak yere düştüğü, davacının önce eczaneye daha sonra da eczanenin sağ tarafına koşarak 00:00:27'de gözden kaybolduğu, yaralı polis memuru T.U.'nun 00:00:42'de tabancasının mekanizmasını kurarak en az iki farklı yöne on beş el ateş ettiği, 00:00:56'da saldırının sona erdiği, 00:02:58'de Z.A.S. isimli şahsın gelerek yaralı polis memurunu kendine getirmeye çalışıp yardım çağırdığı, 00:04:56'da hastane tarafından 1 doktor ve beraberinde hastane görevlilerinin geldiği, yaralı polis memurunun hastaneye götürülme süresinin yaklaşık 4 dakikaya tekabül ettiği, tüm bu zaman akışı sırasında ve sonrasında davacının saldırıdan kaçarak sığındığı yer olan restoranda beklediği ve yaralı arkadaşının yanına yardım amacıyla gitmediği, olay yerine çok yakın olan ekip otosunun içerisinde bulunan otomatik tüfeğe ulaşmak için çaba göstermeyerek, saldırıya karşılık vermeye çalışmadığı, saldırıya karşılık gelmediği için ilk isabet sonrası yere düşen polis memuruna yönelik terör örgütü mensuplarınca bir dakikaya yakın sürede hedef gözetilerek ateş açıldığı, yaralı polisin hastanede iken şehit düştüğü, her ne kadar davacı tarafından Sincik ilçesinde daha önce hiçbir terör saldırısının gerçekleşmediği, saldırının öngörülemez olduğu, olay anında ani şok yaşadığı iddia edilmişse de, toplumun huzuru ve emniyetini sağlamak gibi özel ve önemli bir görevi haiz olan emniyet mensuplarının suç ve suçluların önlenmesinde zaafiyete mahal verecek tutum ve davranışlardan imtina etmeleri ve saldırı anında saldırıyı def edecek her türlü çabayı göstermeleri, yaralanan çalışma arkadaşlarının ve sivil şahısların sağlık durumlarını ivedilikle gözetmeleri ve yardım etmeleri gerektiği, netice itibariyle ''Görev sırasında yardım isteyen güvenlik görevlilerine haklı bir neden yokken yardımdan kaçınmak veya bildiği ya da gördüğü bir suçun izlenmesi ve suçlunun yakalanması için gerekli girişimde bulunmamak'' fiilinin sübuta erdiği anlaşıldığından davacının meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına dair işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; istinaf başvurusuna konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından; disiplin soruşturmasının usulüne uygun olarak yapılmadığı, davacının teçhizatının yanında olmadığı, bu sebeple saldırıya karşılık veremediği, meydana gelen silahlı saldırı olayında davacının da zarar gören konumunda olduğu, Adıyaman-Sincik ilçesinde daha önce hiçbir terör saldırısının gerçekleşmediği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
26/07/2019 tarihinde Adıyaman ... İlçe Emniyet Amirliğinde meydana gelen polis memuru T.U.'nun şehit olduğu silahlı saldırı olayında, "belinde silahı olmayan polis memuru davacının olay sonrasında şehit polis memuru T.U.'ya yardım ve şüphelilere müdahale konusunda fiili bir harekette bulunmadığı" iddiası kapsamında davacı hakkında yapılan disiplin soruşturması sonucunda düzenlenen soruşturma raporunda, davacının ''Görev sırasında yardım isteyen güvenlik görevlilerine haklı bir neden yokken yardımdan kaçınmak veya bildiği ya da gördüğü bir suçun izlenmesi ve suçlunun yakalanması için gerekli girişimde bulunmamak'' fiilini işlediğinden bahisle 7068 sayılı Kanun'un 8/6-ı maddesi uyarınca ''meslekten çıkarma'' cezası ile cezalandırılmasının teklif edildiği, anılan teklife istinaden davacının 7068 sayılı Kanun'un 8/6-ı maddesi uyarınca ''meslekten çıkarma'' cezası ile cezalandırılmasına ilişkin tesis edilen işlemin iptali istemiyle temyizen bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT :
08/03/2018 tarih ve 30354 Mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8. maddesinin 6. fıkrasının (ı) bendinde, "Görev sırasında yardım isteyen güvenlik görevlilerine haklı bir neden yokken yardımdan kaçınmak veya bildiği veya gördüğü bir suçun izlenmesi ve suçlunun yakalanması için gerekli girişimde bulunmamak" fiili, meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Disiplin cezaları, kamu görevlilerinin mevzuata, çalışma düzenine, hizmetin gereklerine aykırı fiillerine karşı düzenlenen idari yaptırımlardır. Kamu hizmetlerinden sürekli uzaklaştırılabilmek gibi ağır sonuçlara neden olabilen disiplin cezaları, ağırlığı ve önemi sebebiyle Anayasa'nın 38. maddesindeki suç ve cezalara ilişkin kurallara tabi tutulmuştur.
"Kanunsuz suç ve ceza olmaz" ilkesi uyarınca, ceza yaptırımına bağlanan her bir fiilin tanımının yapılması ve kanunun ne tür fiilleri suç sayarak yasakladığının hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirtilmesi gerekmektedir. Sözü edilen suç tanımlaması yapıldıktan sonra, suçun karşılığı olan cezanın ve suç sayılan fiili gerçekleştiren kamu görevlisinin hangi disiplin kuralını ihlal ettiğinin açık bir şekilde ortaya konulması da zorunludur. Söz konusu fiil, mevzuatta öngörülen tanıma uymuyorsa verilen disiplin cezası hukuka aykırı olacaktır.
Dava konusu uyuşmazlıkta; davacının eyleminin 7068 sayılı Kanun'un 8/6-(ı) maddesinde yer alan "Görev sırasında yardım isteyen güvenlik görevlilerine haklı bir neden yokken yardımdan kaçınmak veya bildiği veya gördüğü bir suçun izlenmesi ve suçlunun yakalanması için gerekli girişimde bulunmamak" şeklindeki suç tanımına uymadığı, bu fiil yönünden disiplin hukukunda yer alan "tipiklik" şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından, anılan madde kapsamına girmeyen fiilinden dolayı dava konusu işlemin tesis edilmesinde hukuka uygunluk görülmemiştir.
Diğer yandan, davalı idarece, emniyet hizmetlerinin niteliği dikkate alınarak söz konusu disiplin soruşturması kapsamında davacının fiiline uyan başka bir disiplin cezasının verilebileceği de açıktır.
Bu itibarla davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 13/06/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
...İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K... sayılı davanın reddi yolundaki kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı hukuka ve usule uygun bulunduğundan, davacının temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.