SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2023/6230 E. 2025/3138 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2023/6230

Karar No

2025/3138

Karar Tarihi

23 Haziran 2025

Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2023/6230 E. , 2025/3138 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/6230
Karar No : 2025/3138

KARARIN DÜZELTİLMESİNİ
İSTEYEN (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri Yrd. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının onanmasına, davacının manevi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmının bozulmasına ilişkin Danıştay İkinci Dairesinin 05/04/2023 günlü, E:2022/4581, K:2023/1817 sayılı kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; ... İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürü olarak görev yapan davacı tarafından, ... İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürü olarak görev yaptığı dönemde hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonucunda ''Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak'' fiilini işlediğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-g maddesi uyarınca ''Devlet memurluğundan çıkarma'' cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptali ile işlem nedeniyle uğradığı manevi zarara karşılık olmak üzere 5.000,00-TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesinin 06/04/2016 günlü, E:2015/26287, K:2016/2452 sayılı bozma kararına uyulmak suretiyle verilen ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, davacının ... İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürü olarak görev yaptığı dönemde naklen tayin talebinde bulunanlardan, muvafakat karşılığında ve atamalarının gerçekleşmesi halinde aracı vasıtası ile banka promosyonları ve sürekli görev yolluklarını aldığı, muvafakat karşılığında yolluk veya promosyon vermenin şart olduğunu söylediği/aracı kıldığı memura söylettiği iddialarına ilişkin olarak soruşturma kapsamında alınan ifadeler incelendiğinde, davacının eylemlerinin, memurluk sıfatıyla bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareket olarak nitelendirilmesi mümkün olmadığından, 657 sayılı Kanun'un 125/E-g maddesinde yer alan suç kapsamında görülmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı, buna karşılık, davacının soruşturma raporu ile tespit edilen ...'nin atanması ile ilgili eyleminin aynı Kanun'un 125/C-ı maddesi uyarınca aylıktan kesme cezasını gerektiren, "Hizmet içinde devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak" suçunu oluşturduğu sonuç ve kanaatine varıldığı, bu durumda, tesis edilen işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline; davacıya isnat edilen eylemlerin, "Devlet memurluğundan çıkarma" cezasını gerektirecek nitelik ve ağırlıkta olmadığı halde davalı idarece bu yönde değerlendirme yapıldığı, davacının yargı kararı ile hukuka aykırılığı ortaya konulmuş işlem sebebiyle Devlet memurluğundan çıkarılmasına karar verildiği, bu durumun ise davacıda üzüntü ve kedere yol açmasının doğal olduğu ve manevi yönden zarara uğradığı değerlendirilerek, yaşadığı sıkıntı ve üzüntünün kısmen de olsa tatmin edilmesi amacıyla davacının tazmin isteminin kabulüne, 5.000,00-TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Daire Kararının Özeti : Davalı idarenin temyiz başvurusu üzerine, Danıştay İkinci Dairesinin 05/04/2023 günlü, E:2022/4581, K:2023/1817 sayılı kararıyla; Mahkeme kararının, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının, usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin, kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle onanmasına; Mahkeme kararının, davacının manevi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmının, uyuşmazlık konusu olayda, manevi tazminat için gereken şartların oluşmadığı dikkate alınarak davacının manevi tazminat isteminin reddi gerekirken, istemin kabulüne karar verilmesinde hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle bozulmasına hükmedilmiştir.

KARAR DÜZELTME TALEBİNDE
BULUNANIN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, Danıştay İkinci Dairesince verilen kararın onamaya ilişkin kısmının düzeltilmesi istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Davalı idarenin karar düzeltme isteminin kabulü ile dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, davalı idarenin karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay İkinci Dairesinin 05/04/2023 günlü, E:2022/4581, K:2023/1817 sayılı kararının onamaya ilişkin kısmı kaldırılarak uyuşmazlığın esası yeniden incelendi:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dosyanın incelenmesinden; ... İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürü olarak görev yapan davacı tarafından, ... İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürü olarak görev yaptığı dönemde, ... Nüfus Müdürlüğünde Veri Hazırlama Kontrol İşletmeni olarak çalışan ... aracılığıyla, naklen tayin talebinde bulunanlardan, muvafakat verme karşılığında yolluk ya da almış oldukları banka maaş promosyonunu vermelerini istediği ve aldığı yönündeki iddialar üzerine hakkında başlatılan soruşturma kapsamında ifadesi alınan ...'nin; Eskişehir'e naklen atanmak istemesi nedeniyle muvafakat konusunda davacı ile görüşmesinden 15 dakika kadar sonra ...'nin kendisini telefonla aradığını, naklen atanma isteğine muvafakat edilmesi için fedakarlıkta bulunması gerektiğini, yapacağı fedakarlığın yolluğunu il müdürünün kullanımına bırakmak olduğunu, bunun yarısını muvafakat yazısı yazılmadan önce yarısını da tayini çıktıktan sonra vermesini istediğini, bu isteğin kendisi tarafından kabul edildiğini, ancak naklen atanmak isteğiyle dilekçe verdiği Eskişehir Valiliğinden gelecek yazı, davacının görevden ayrıldığı tarihe kadar gelmediğinden para vermek zorunda kalmadığını ifade ettiği, ...'nun ifadesinde; kendisinden muvafakat karşılığı yolluk talebinde bulunulmadığını, ancak yolluğunu verirse tayinin olacağını, davacı ile konuşması gerektiğini söyleyen memur arkadaşlarının olduğunu, kendisinin de gerekirse yolluğumu veririm diye yanıt verdiğini beyan ettiği, O.O.'nun tayini için muvafakat karşılığında yolluğunu verdiğini beyan ettiği yönünde tanık ifadesi bulunduğu, soruşturma kapsamında Muğla'da görev yapıp tayin isteyen birçok kişiden de davacının, bizzat veya aracı vasıtasıyla yolluk veya promosyon talebinde bulunduğu, ancak bu eylemler yönünden ceza zamanaşımı nedeniyle ceza teklif edilemediği, neticede ...'nun atanması ile ilgili husus göz ardı edilecek olsa dahi sadece ...'nin ataması ile ilgili hususların bile, 657 sayılı Kanun'un 125/E-g maddesinde yer alan ''Memurluk sıfatı ile bağdaşmayan nitelik ve derece yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak'' eylemi kapsamında Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektirdiği yönündeki teklifin Yüksek Disiplin Kurulu tarafından kabulü üzerine tesis edilen, davacının, 657 sayılı Kanun'un 125/E-g maddesi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali ile işlem nedeniyle uğradığı manevi zarara karşılık olmak üzere 5.000,00-TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller" başlıklı 125. maddesinin (E) fıkrasında, "Devlet Memurluğundan çıkarma: Bir daha Devlet Memurluğuna atanmamak üzere memurluktan çıkarmaktır." şeklinde tanımlama yapıldıktan sonra maddenin devamında, "Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır: ... g) Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak, ..." hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Kamu görevlilerinin disiplin cezasıyla cezalandırılabilmeleri için; disipline aykırı eylem veya işlemlerinin sübut bulup bulmadığının, usulüne uygun olarak yapılacak soruşturma ile ortaya konulması, soruşturma aşamasında kamu görevlisinin lehinde ve aleyhinde olan her türlü bilgi ve belgenin toplanması, bilahare disipline aykırı davranış olarak tespit edilen eylemin şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanarak bu eyleme uygun olan disiplin cezası maddesinin tayini ve uygulanması gerekmektedir.
Bu bağlamda, yapılan soruşturma sonucunda disiplin cezası verilebilmesi için, suça esas fiilin sübuta erdiğine ilişkin tespitin, hukuken geçerli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delillere dayanması gerektiği; aksi durumda; Anayasa, uluslararası sözleşmeler ve yargı kararları ile güvence altına alınmış bulunan masumiyet karinesinin ihlali sonucunun doğabileceği açıktır.
Nitekim; Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun, Karar Tarihi:02/07/2020, Başvuru Numarası:2016/14253 olan "Barış Baş" başvurusunda verdiği kararın 56. paragrafında; "Ceza muhakemesi hukuku ve disiplin hukuku farklı kural ve ilkelere tabi disiplinlerdir. Disiplin hukuku kurumun iç düzenini korumayı amaçlayan ve bunun için kamu görevlilerinin mevzuata, çalışma düzenine, hizmetin gereklerine aykırı fiillerine yönelik olarak uygulanacak yaptırımları ve bu yaptırımların uygulanmasındaki usul ve esasları düzenleyen bir hukuk alanıdır. Bazı hâllerde ise kamu görevlisinin fiili ceza hukuku kapsamında suç tanımına uymasının yanı sıra disiplin hukuku yönünden de sorumluluk gerektiren bir mahiyet taşıyabilir (benzer yöndeki değerlendirmeler için bkz. Özcan Pektaş, B. No: 2013/6879, 2/12/2015, § 25; Kürşat Eyol, § 30)."; 58. paragrafında ise; "Adli ve idari makamların kendi görev sınırlarını aşarak kişiyi suçlu ilan etmesi veya bu bağlamda birtakım çıkarımlarda bulunması masumiyet karinesinin ihlaline yol açabilir. Masumiyet karinesi kapsamındaki güvencelerin sağlanıp sağlanmadığının tespiti yapılırken ise kararın gerekçesinin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekir (Galip Şahin, § 48; M.I., B. No: 2012/1268, 30/12/2014, § 50). Bu kapsamda karar vericilerin kullandıkları dil kritik önem taşır (Mustafa Kıvrak, B. No: 2013/3175, 20/2/2014, § 36). Kamu makamlarının işlem ya da kararlarında belirttikleri gerekçeler veya kullandıkları dil nedeniyle bireye cezai sorumluluk yüklememeleri, ceza mahkemeleri tarafından suçlu bulunmamış bireyin masumiyeti üzerine gölge düşürülmesine sebebiyet vermemeleri gerekmektedir (Galip Şahin, § 47)." değerlendirmelerine yer verildiği görülmektedir.
Dava dosyasına sunulan belgeler ile Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) üzerinden gerçekleştirilen incelemelerde; davacının, dava konusu işleme dayanak gösterilen ... İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürü olarak görev yaptığı dönemde, ... Nüfus Müdürlüğünde Veri Hazırlama Kontrol İşletmeni olarak çalışan ... aracılığıyla, naklen atama talebinde bulunan ... ve ...'den, naklen atamalarında muvafakat verme karşılığında sürekli yolluklarını ya da banka promosyonlarını vermelerini istemesi ve alması fiiline yönelik yargılandığı ceza davasında; ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla, ''davacı hakkındaki müştekiler ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ya karşı tayin taleplerinde promosyon ve yolluk istediği iddiasıyla icbar suretiyle irtikap suçundan yapılan değerlendirmede; her ne kadar müşteki ... tayin talebinde bulunduğunda sanığın kendisinden promosyon parasını istediğini ancak kendisinin bunu reddettiğini, katılan ... Eskişehir'e tayin olması karşılığında sanıkların yolluk parasını istediğini ancak boş kadro olmaması nedeniyle tayinini olmadığını para da vermediğini, katılan ... tayin olmak için sanıkların kendisinden promosyon ve yolluk parasını istediğini sanıklara 500 TL promosyon ve yolluk parasını verdiğini, mağdur ... tayin talebinde yolluk parasının istendiğini yolluğunu alamadığını söyleyerek para vermediğini, mağdurlar ... ve ...'nun da tayin karşılığı yolluk parası istediklerini beyan etmiş iseler de, beyanlar doğrultusunda katılan ... harici diğerlerinin para vermediklerini belirtmesi, katılan ...'nin de parayı davacıya verdiğine dair herhangi belge sunamaması, paranın verildiğine dair beyanda bulunanların da yine diğer mağdur, müşteki ve katılanlar olması, paranın istendiği yahut verildiği ana ilişkin somut bir görgü tanığının olmaması ve isnatta bulunan kişilerin tayinlerinin çıkmış olması birlikte değerlendirildiğinde, mağdur, müşteki ve katılanların soyut iddiası dışında davacının il nüfus müdürü olması sebebiyle tayin taleplerinde olumlu olumsuz görüş yazma hakkının bulunması sebebiyle isnat edilen icbar suretiyle irtikap suçunu işlediğini gösterir, mahkumiyete yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşıldığından, yüklenen suçun davacı tarafından işlendiğinin sabit olmaması'' gerekçesiyle davacının, ''müşteki ...'ye, katılanlar ... ve ...'ye, mağdurlar ..., ... ve ...'ya karşı icbar suretiyle irtikap'' suçundan CMK 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verildiği; ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla, anılan beraat kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddedildiği ve beraat kararının, 15/01/2025 tarihinde kesinleştiği görülmektedir.
Bu itibarla, davacının üzerine atılı fiili nedeniyle yürütülen ceza yargılamasında beraat ettiği ve anılan kararın kesinleştiği göz önünde bulundurulduğunda, disiplin soruşturması sonucunda davacıya isnat edilen "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak'' fiilinin sübut bulduğuna ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşılmakla dava konusu işlemde hukuka uyarlık; işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında ise sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.

İ KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2\. ... İdare Mahkemesince verilen ve hüküm fıkrası itibarıyla hukuka uygun bulunan ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3\. Temyiz ve karar düzeltme giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına,
4\. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 23/06/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim