SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2023/5937 E. 2025/3353 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2023/5937

Karar No

2025/3353

Karar Tarihi

3 Temmuz 2025

Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2023/5937 E. , 2025/3353 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/5937
Karar No : 2025/3353

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; davacının Samsun Emniyet Müdürlüğünde görev yaptığı dönemdeki fiilleri nedeniyle hakkında yürütülen disiplin soruşturması neticesinde, "Yetkisini veya nüfuzunu kendisi veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla kötüye kullanmak" suçunu işlediğinin değerlendirilmesine ve iddia olunan suçun işleniş tarihi itibarıyla 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 29/2 maddesi uyarınca disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğradığından "dosyanın işlemden kaldırılmasına" ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
... İdare Mahkemesince davanın reddi yolunda verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı karara karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusu, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla reddedilmiş; davacının temyiz talebinde bulunması üzerine anılan karar, Danıştay İkinci Dairesinin 12/01/2022 günlü, E:2021/2910, K:2022/42 sayılı kararıyla bozulmuş, ... Bölge İdare Mahkemesi ... Dava Dairesine gönderilen dosyada anılan mahkemece bozmaya uyularak verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararla ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden bir karar verilmek üzere dosya mahkemesine gönderilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararla; uyuşmazlıkta, davacıya yüklenen fiilin; davacının Samsun İl Emniyet Müdürlüğü ... ve ... görevlerini yürüttüğü dönemde, Samsun İl Emniyet Müdürlüğü' Silah Ruhsat Şube Müdürlüğü görevini yürüten eski emniyet amiri R.T.B. ile ilişkili olduğu iddia edilen S.T. isimli şahsın, mülga 4422 sayılı Kanun'un 2/6. maddesi uyarınca (3 aylık süreyle ve devamında 3'er aylık iki kez uzatma kararı ile) en fazla 9 ay telefon dinlemesi tedbiri uygulanabilecek iken, iki adet 3'er aylık uzatma kararından sonra iki kez daha uzatma kararı alınarak toplam 13 ay dinlenmesi olayı kapsamında, yetkili Cumhuriyet Başsavcılığından (kişi hakkında telefon dinleme tedbirinin uygulanacağı mevzuatta belirlenen azami süreyi aşarak) talepte bulunulmasına dair 23/08/2004 tarihli talep yazısında parafının bulunması hususu olduğu, bu hususa ilişkin olarak disiplin soruşturması kapsamında davacının verdiği ifadesinde, "söz konusu dönemde hatırladığı kadarıyla şube müdürünün izinli olması nedeniyle şube müdür vekili olarak talep yazılarını parafladığını, telefon dinlemesi için yazılan talep yazılarında aynı konudaki önceki Mahkeme kararlarının belirtilmesinin yasal zorunluluk olmadığından anılan talep yazısında yer verilmediğini, S.T. isimli şahsın organize suç örgütü içerisinde yer aldığının açık olduğunu ve talep yazısının 4422 sayılı Kanuna uygun olduğunu" beyan ettiği, buna göre; davacının da parafladığını beyan ettiği talep yazıları ile toplam 9 ay uygulanabilecek telefon dinleme tedbirinin S.T. isimli kişi için toplam 13 ay olarak uygulanmış olduğunun anlaşılması karşısında, davacıya yüklenen fiilin sabit olduğu, diğer taraftan; telefon dinleme tedbiri uygulanmasına ilişkin önceki mahkeme kararlarının talep yazısında belirtilmemesi suretiyle tedbir uygulanacak 9 aylık azami sürenin dikkate alınmasını engelleyecek şekilde yapılmış olmasının, söz konusu fiilin, kişinin zararını hedef alacak şekilde yapıldığını açıkça ortaya koyduğu; davacıya yüklenen fiilin, 7068 sayılı Kanun'un 8/6-(ç) maddesinde yer alan "Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla ya da kin ve dostluk gibi nedenlerle kötüye kullanmak" fiili kapsamında kaldığı, davacının fiilinin nitelendirilmesi ile ilgili kanun maddesinin tatbikinde hata bulunmadığı, davacının üzerine atılı fiillerin sübut bulduğunun anlaşılmasına karşın söz konusu fiilin 23/08/2004 tarihine ilişkin olması ve dosyanın işlemden kaldırılmasına dair karar tarihi itibarıyla 2 yıllık disiplin cezası verme zamanaşımının sona ermiş olduğu anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen temyize konu kararla; uyuşmazlıkta, dinleme taleplerine ilişkin mahkeme kararları, davacının ifadesi ve dava dosyasında yer alan tüm bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, davacının da parafladığını beyan ettiği S.T. hakkındaki söz konusu talep yazısında, telefon dinleme tedbiri uygulanmasına ilişkin önceki (07/07/2004 tarihli) mahkeme kararına yer verilmemesi eylemi ile "yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla ya da kin ve dostluk gibi nedenlerle kötüye kullanmak" fiili kapsamında değerlendirilebilecek herhangi bir fiili bulunmadığı gibi, davacının parafladığı yazının tarihi itibarıyla dinlemeye ilişkin mahkeme kararına dayanak teşkil eden dinleme taleplerinin 4422 sayılı Kanun'a ve bu Kanun'daki sürelere uygun olduğu anlaşıldığından, davacıya isnad edilen fiilin sübuta ermediği sonucuna varılmış olup, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığından davanın reddi yönünde verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle davacının istinaf isteminin kabulüne, istinafa konu mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; mevzuat uyarınca disiplin kurullarının disiplin suçu işleyen personele disiplin cezası vermekle görevli olduğu, bir disiplin suçunun işlendiği tespitini yapan idarenin, gerçekten o suçun işlenip işlenmediği, kim tarafından, ne zaman, ne şekilde işlendiği, zamanaşımına uğrayıp uğramadığını kontrol ve analiz etmek zorunda olduğu, dava konusu olayda da disiplin kurulunun yapmış olduğu işlemin bundan ibaret olduğu, davacının eylemi, eylemin işlendiği tarih incelenerek davacının işlediği disiplin suçuna karşılık idarenin disiplin cezası verme yetkisinin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 127'nci maddesine göre zaman aşımına uğradığına karar verilerek dosyanın bu yönüyle işlemden kaldırıldığı, dava konusu işlemin, davacı hakkında herhangi bir hüküm ve sonuç doğurmayan nitelikte olduğu, söz konusu kararda davacı hakkında disiplin cezası uygulanmadığı, ortada davacının hak ve menfaatini etkileyen idari davaya konu olabilecek bir işlem bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin, gereği görüşüldü:
Başkan Ercan Ahi'nin; "2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. ... 6) Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmüne; aynı Kanun'un, 6545 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle değiştirilen "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde de, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir: ... c) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları ... " düzenlemesine yer verilmiş olup; dava konusu işlemin, fiilin sübuta erip ermediği konusunda bir değerlendirme yapılmaksızın sadece isnat edilen eylemler için zamanaşımı süresinin dolduğu saptanarak tesis edilmesi ve zamanaşımına uğrayan fiile disiplin cezası dışında ayrıca bir idari yaptırım (örneğin, 3201 sayılı Kanun'un Geçici 28. maddesi gereğince başka kuruma atanma gibi) öngörülmemesi karşısında, uyuşmazlığın, yukarıda anılan Kanun'un 46/c maddesinde ifade edilen "belli bir meslekten çıkarılma sonucunu doğuran işlem" olarak değerlendirilemeyeceği; anılan ifadeden meslek grupları için ilgili hukuki metinlerinde ayrıca düzenlenmiş olan "meslekten ihraç" veya "mesleki faaliyetini durdurma" cezalarının anlaşılması gerektiği, bu nedenle kararın temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlardan olduğu sonucuna varılmakla, temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmadığı ve davacının temyiz isteminin incelenmeksizin reddedilmesi gerektiği" yolundaki ayrışık oyuna karşılık, dava konusu uyuşmazlığın, 2577 sayılı Kanun'un 46/c maddesi kapsamında, temyize tabi olduğuna oyçokluğuyla karar verilerek işin esasına geçildi:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY:
Dava dosyasının incelenmesinden; Samsun İl Emniyet Müdürlüğünde görevli iken "meslekten çıkarma" cezasıyla tecziye edilerek 26/10/2015 tarihinde ilişiği kesilen emniyet amiri R.T.B. tarafından verilen 05/02/2014, 18/07/2014 ve 17/09/2014 tarihli şikayet dilekçelerinde, "2004 ve 2005 yıllarında şube müdürü olarak görev yaptığı dönemde Samsun İstihbarat Şube Müdürlüğünde görevli bir kısım personel tarafından, hiç bir ilgisi olmadığı halde terör örgütü mensubu olarak gösterildiği, adının terör örgütü arasına karıştırılarak üçer ay süreyle hakkında iki kez dinleme kararı alındığı, mahkemeye sunulan bilgi notu içeriğinin sahte olduğu, dinleme sonucu elde edilen ses tapelerine ekleme ve montaj yapıldığı, şahsına komplo kurulduğu, müfettişlerce bu konuda derinlemesine bir araştırma yapılmadığı" iddiaları üzerine başlatılan disiplin soruşturması sonucunda hazırlanan 06/12/2016 günlü disiplin soruşturma raporunda; davacı hakkında, disiplin soruşturmasına konu eylemiyle "Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" suçu sübuta erdiğinden Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/7 maddesi gereğince meslekten çıkarma cezasıyla tecziyesi gerekmekte ise de, suçun işleniş tarihi itibarıyla öngörülen disiplin cezasının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 127. maddesi gereğince iki yıllık zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılması gerektiği" yönünde kanaatte bulunulduğu, İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunca, iddia olunan suçların işleniş tarihi itibarıyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 127. maddesi gereğince idarenin ceza verme yetkisine ilişkin zamanaşımı süresi dolduğundan dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi üzerine, temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT :
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Zamanaşımı" başlıklı 127. maddesinde; "Bu Kanunun 125 inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren;
a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına,
b) Memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına, başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.
Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar." kuralına yer verilmiştir.
Mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/7. maddesinde; "Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" fiili, meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
08/03/2018 günlü, 30354 sayılı (Mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8/(6) maddesinin (ç) bendinde; "Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla ya da kin ve dostluk gibi nedenlerle kötüye kullanmak" meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında düzenlenmiş; "Zamanaşımı" başlıklı 29. maddesinde ise; "(1) Bu Kanunda sayılan fiilleri işleyenler hakkında bu fiillerin işlendiğinin disiplin amiri tarafından öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kısa ve uzun süreli durdurma cezalarında bir ay içinde, b) Meslekten çıkarma cezası ve Devlet memurluğundan çıkarma cezasında altı ay içinde, disiplin soruşturmasına başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar. (2) Disiplin cezasını gerektiren fiillerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar. (3) Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği, zincirleme suçlarda ise son suçun işlendiği tarihten itibaren işlemeye başlar.(4) (İptal fıkra: Anayasa Mahkemesinin 9/3/2023 Tarihli ve E: 2023/5, K: 2023/45 Sayılı Kararı ile.) (Yeniden Düzenleme:21/11/2024-7533/40 md.) Fiilin hatalı olarak vasıflandırıldığı veya düzeltilebilir bir şekil noksanlığı bulunduğu gerekçeleriyle disiplin cezasının mahkeme tarafından iptal edilmesi durumunda, kararın kesinleştiği tarihteki yetkili disiplin kurulu veya disiplin amiri, kararın tebliğinden itibaren altı ay içinde ceza verme yetki ve sorumluluğu kapsamında yeniden değerlendirme yapar." hükümlerine yer verilmiştir.
04/04/2015 günlü, 29316 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6638 sayılı sayılı Kanun'un 33. maddesiyle 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'na eklenen Geçici 28. maddenin birinci fıkrasında; "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki son beş yıl içinde disiplin kurullarınca meslekten veya Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla tecziye edilmesi gerektiği halde 657 sayılı Kanunun 127 nci maddesine göre ceza verme yetkisi zamanaşımına uğradığı için cezalandırılamayan Emniyet Teşkilatı mensupları, bir ay içinde kamu kurum ve kuruluşlarına nakledilmek üzere İçişleri Bakanlığı tarafından Devlet Personel Başkanlığına bildirilir." düzenlemesi yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi için kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup; memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi, kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması yönünden objektif ve kamusal öneme sahiptirler.
Bu nedenle disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar pozitif olarak mevzuatta belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konuyla ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmaktadır.
İlgililer bakımından güvence niteliği taşıyan zamanaşımı süreleri, kamu düzenine ilişkin olmaları nedeniyle disiplin soruşturmasını açmaya yetkili amirlerce uyulması zorunlu olan süreler olduğundan, bu süreler geçirildikten sonra yapılan disiplin soruşturması esas alınarak verilen disiplin cezaları hukuka aykırı olacaktır.
Kural olarak, zamanaşımına uğrayan bir fiille ilgili yapılan soruşturmada ilk önce fiilin belirlenmesi ve akabinde zamanaşımına uğrayıp uğramadığının değerlendirilmesi; zamanaşımı tespit edilmesi halinde ise, fiilin sübuta erip ermediği tartışılmadan zamanaşımına uğradığı saptanarak dosyanın işlemden kaldırılması gerekmektedir. Ancak zamanaşımına uğrayan fiile disiplin cezası dışında ayrıca bir idari yaptırım (örneğin, 3201 sayılı Kanun'un Geçici 28. maddesi gereğince başka kuruma atanma gibi) öngörülmüş ise, bu halde fiilin sübuta erip ermediği değerlendirilmesi yapıldıktan sonra zamanaşımı nedeniyle işlemden kaldırma kararı verilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta, davacının da aralarında bulunduğu bazı emniyet personeli hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonucunda hazırlanan disiplin raporunda, polis müfettişince, "davacıya isnat edilen eylem yönünden "Yetkisini ve nüfuzunu kendisine vaya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" suçunun sübuta erdiğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/7 maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla tecziye edilmesi gerekmekte ise de, suçun işleniş tarihi itibarıyla öngörülen disiplin cezasının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 127. maddesi gereğince iki yıllık zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılması gerektiği" yönünde kanaatte bulunulmuş; Yüksek Disiplin Kurulunca ise, fiilinin sübuta erip ermediği konusunda bir değerlendirme yapılmaksızın, sadece isnat edilen eylemler için zamanaşımı süresinin dolduğunun tespitiyle sınırlı inceleme yapılarak dosyanın ilgili bölümlerinin işlemden kaldırılmasına karar verildiği görülmektedir.
Bu durumda; davacının zamanaşımına uğrayan eylemine yönelik ayrıca bir idari yaptırım öngörülmediği ve davacının durumunun 3201 sayılı Kanun'un Geçici 28. maddesi kapsamında da olmadığı dikkate alındığında, Yüksek Disiplin Kurulunca, davacının disiplin cezasını gerektirecek fiilinin sübuta erip ermediği konusunda bir değerlendirme yapılmaksızın, sadece isnat edilen eylem için zamanaşımı süresinin dolduğunun saptanması, salt bu saptamayla yetinilmesi, hukuki sonuç doğurabilecek başkaca bir karar alınmaması ve dosyanın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılması şeklinde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüyle dava konusu işlemin iptaline dair Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 03/07/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.


(X) KARŞI OY :
Bozma kararına uyularak verilen kararın temyiz incelemesinin; davacıya isnat edilen eylemin gerçekleşip gerçekleşmediği yönünden incelenerek yapılması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyoruz.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim