SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2021/9302 E. 2025/2449 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2021/9302

Karar No

2025/2449

Karar Tarihi

14 Mayıs 2025

Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/9302 E. , 2025/2449 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/9302
Karar No : 2025/2449


DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...

DAVALILAR : 1- ...
2- ... Bakanlığı
VEKİLLERİ : I. Hukuk Müşaviri Yrd. ...
3- .. Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...

DAVANIN KONUSU : Emniyet Genel Müdürlüğü Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığında 1. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapmakta iken emekliye ayrılan davacı tarafından, "hizmet dışında resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" suçunu işlediğinden bahisle işlem tarihinde yürürlükte bulunan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/B-5. maddesi uyarınca 6 ay kısa süreli durdurma cezası ile tecziye edilmesi gerekmekte ise de, öğrenim durumu itibarıyla yükselebileceği kadronun son kademesinde olması nedeniyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/5. maddesi gereğince brüt aylığının 1/4 oranında kesilmesine ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının, bu kararın dayanağı olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/B-5 maddesinin ve Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümleri uyarınca verilmiş cezaların hukuken geçerli olduğunu belirten ... günlü, ... sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Genelgesinin iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : Polis Bakım ve Yardım Sandığı'nın hukuki statüsü ortaya konmadan yapılacak değerlendirmenin hukuki temelden yoksun olacağı, 27/01/2015 günlü tevdi raporunda da Sandık yetkililerinin işlemiş oldukları suçlar nedeniyle genel hükümlere tabi olacağı, 4483 sayılı Kanun'un uygulanmayacağı belirtilerek iddiaların disiplin hukukunun konusu olamayacağı; söz konusu soruşturmadan son savunma ile haberi olduğundan dolayı adil yargılanma hakkının ihlal edildiği; idari soruşturma konusu olan iddiaların bir ay içerisinde soruşturmaya başlanılmaması sebebiyle 657 sayılı Kanunun 127/1. maddesi uyarınca zamanaşımına uğradığından işlemden kaldırılması gerektiği; bir alt derece cezanın uygulanmadığı, soruşturmanın Anayasanın temel ilkelerine aykırı olarak yürütüldüğü, soruşturma konusu olay ile ceza verilen madde arasında uyum olmadığı, disiplin kurulunun hatalı olarak toplandığı, müsteşarın başkanlığında toplanılması gerekirken müsteşar yardımcısı başkanlığında toplanıldığı; 3201 sayılı Kanun'un 83. maddesinin birinci cümlesinin Anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiği, Tüzüğün 6/B-5. maddesinin anayasal ilkelere aykırı olduğu, 02/02/2016 günlü, EGM Genelge No:2016/7, Bakanlık Genelge No:2016/3 sayılı genelgenin Anayasaya aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

DAVALILARIN SAVUNMASI : Davalı idareler tarafından; davacı hakkında Yönetim Kurulu başkanı olduğu dönemde Polis Bakım ve Yardım Sandığına ait ... A.Ş. ile Yeminli Mali Müşavir M.H.E. arasında imzalanan denetim sözleşmesi nedeniyle şirketin dört aylık toplam 10.603,04-TL zarara uğratıldığı iddiaları üzerine soruşturma başlatıldığı; davacı hakkında, davranışıyla “Hizmet dışında resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak” suçunu işlediği sübuta erdiğinden, eylemine uyan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 6/B-5 inci maddesi gereğince “6 ay kısa süreli durdurma” cezası ile tecziyesine, suçun niteliği işleniş biçimi ve mesleğin özelliği dikkate alındığında hakkında aynı Tüzüğün 15 inci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, öğrenim durumu itibariyle yükselebileceği kadronun son kademesinde bulunduğundan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/5 inci maddesi gereğince “brüt aylığının 1/4 oranında kesilmesine” karar verilmiş olduğu ve dava konusu işlemin ve dayanağı düzenlemelerin hukuka uygun olduğu yolunda savunma yapılmıştır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Davacının; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/B-5. maddesinin iptali istemine ilişkin olarak karar verilmesine yer olmadığına, "meslekten çıkarma" cezasıyla tecziyesine dair Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... günlü, K:... sayılı işleminin iptaline, İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünün 02/02/2016 günlü, 1746 sayılı Genelgesi'nin (EGM Genelge No:2016/7, Bakanlık Genelge No:2016/3) iptali isteminin ise reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmüştür.

DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava ... vekili Av. ... tarafından; müvekkilinin, 6 ay kısa süreli durdurma cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de, yükselebileceği kadro derecesinin son kademesinde bulunduğundan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/5. maddesi uyarınca ''brüt aylığının 1/4 oranında kesilmesi'' cezası ile tecziyesine dair İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu'nun 30.12.2015 tarih ve 2015/302 sayılı kararı ile bu işlemin dayanağı Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 6/B-5 maddesinde yer alan "Hizmet Dışında Resmi Sıfatının Gerektirdiği Saygınlığı ve Güven Duygusunu Sarsıcı Eylem ve Davranışta Bulunmak" ibaresinin ve Emniyet Genel Müdürlüğü'nün 2.2.2016 tarih ve 2016/7 No'lu Genelgesinin iptali istemiyle açılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, iptali istenen Tüzüğün ve Genelgenin içerdiği düzenlemelerde hukuka, hizmet gereklerine, üst normlara aykırılık ve iptali gerektirecek bir husus bulunmadığı gibi Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün dayanağını teşkil eden Emniyet Teşkilatı Kanununun 83. maddesi Anayasa Mahkemesince iptal edilirken, doğacak hukuksal boşluğun kamu yararını ihlal edecek nitelikte görüldüğü ve iptal hükmünün yürürlüğe girmesinin ertelendiği ayrıca tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davacıya anılan Tüzük maddeleri uyarınca verilen disiplin cezalarının iptali isteminin de reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği düşünüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Emniyet Genel Müdürlüğü Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı emrinde 1. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapmakta iken emekliye ayrılan davacının, görev yaptığı dönemde, POLSAN’a (Polis Bakım ve Yardım Sandığı) ait ... A.Ş. ile bir yeminli mali müşavir arasında 31/01/2104 tarihinde yıllık 36.000,00-TL karşılığında yeminli mali müşavirlik denetim ve tasdik sözleşmesinin, imzalanma tarihinden önce 08/01/2014 tarihinde başka bir yeminli mali müşavir tarafından aynı hizmet için verilen yıllık KDV hariç 13.460,00-TL tutarındaki teklif mektubunun yönetim kurulu tarafından değerlendirilmeye alınmadan 36.000,00-TL karşılığında sözleşme imzalanmak suretiyle (sözleşmenin 30/04/2014 tarihinde feshedilmesi nedeniyle) Şirketin dört aylık toplam 10.603,04-TL tutarında zarara uğratıldığından bahisle hakkında yürütülen soruşturma sonucunda "hizmet dışında resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" suçunu işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/B-5. maddesi uyarınca 6 ay kısa süreli durdurma cezası ile tecziye edilmesi gerekmekte ise de, öğrenim durumu itibarıyla yükselebileceği kadronun son kademesinde olması nedeniyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/5. maddesi gereğince brüt aylığının 1/4 oranında kesilmesine karar verilmiştir.
Bunun üzerine davacı tarafından, İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun 30/12/2015 günlü, 2015/302 sayılı kararı ile bu işlemin dayanağı olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/B-5. maddesinin ve Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümleri uyarınca verilmiş cezaların hukuken geçerli olduğunu belirten 02/02/2016 günlü, 1746 sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Genelgesinin iptali istemiyle bakılan işbu dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Anayasa Mahkemesinin Kararları" başlıklı 153. maddesinde, "Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir. İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz.
Anayasa Mahkemesi bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez.
Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazete'de yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.
İptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda, Türkiye Büyük Millet Meclisi, iptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğu dolduracak kanun (…) teklifini öncelikle görüşüp karara bağlar.
İptal kararları geriye yürümez.
Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazete'de hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar." hükmüne yer verilmiştir.
6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Kanunu'nun 66. maddesinin 3. fıkrasında da, yukarıda anılan düzenleme doğrultusunda, Anayasa Mahkemesinin gerekli gördüğü hâllerde, Resmi Gazete'de yayımlandığı günden başlayarak iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi, bir yılı geçmemek üzere ayrıca kararlaştırabileceği belirtilmiştir.
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinde, "Gerek inzibat komisyonları tarafından ve gerek salahiyet dairesinde re'sen verilecek inzibat cezalarını icap ettiren fiil ve hareketlerin ne olduğu ve cezaların derece ve miktarı, polis mesleğinin haiz olduğu hususiyet ve ehemmiyet gözetilerek tanzim edilecek nizamnamede tayin olunur. Memuriyetten ihraç cezası müstesnadır." kuralı yer almıştır.
Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/B-5. maddesinde yer alan, "Hizmet dışında resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiili, "6 ay kısa süreli durdurma" cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
08/03/2018 günlü, 30354 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un "Yürürlükten Kaldırılan Hükümler" başlıklı 37. maddesinde, "(1) 4/6/1937 tarihli ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanununun 82 nci maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları, 83 üncü, ek 4 üncü, ek 5 inci, ek 6 ncı, ek 7 nci, ek 8 inci ve ek 9 uncu maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır. ...";
"Geçiş Hükümleri" başlıklı Geçici 1. maddesinde ise, "(1) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur.
(2) (Değişik:18/10/2018-7148/45 md.) 2/1/2017 tarihli ve 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği 23/1/2017 tarihinde devam etmekte olan disiplin soruşturmaları ile ilgili olarak;
a) Bu Kanunun usule, yetkili disiplin amiri ve yetkili disiplin kurullarına ilişkin hükümleri derhal uygulanır.
b) Bu Kanun yürürlüğe girmeden önce personelin tabi olduğu disiplin mevzuatının ceza hükümleri ile bu Kanunun ceza hükümlerinin farklı olması halinde personelin lehine olan hükümler uygulanır.
(3) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından verilmiş ve infaz edilmiş disiplin cezalarına bağlı olarak yapılmış idari işlemler aynen muhafaza olunur. ..." hükümlerine yer verilmiştir.
Anılan Kanun'un 8/4-b-6 maddesinde de, "Hizmet dışında resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak", Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nde olduğu gibi "6 ay kısa süreli durdurma" cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun; "Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller" başlıklı 125. maddesinde, "... Öğrenim durumları nedeniyle yükselebilecekleri kadroların son kademelerinde bulunan Devlet memurlarının, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının verilmesini gerektiren hallerde, brüt aylıklarının ¼’ü – ½’si kesilir ve tekerrüründe görevlerine son verilir. ..." hükmü; "Zamanaşımı" başlıklı 127. maddesinde ise, "Bu Kanunun 125 inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren;
a)Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına,
b) Memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına,
başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar." hükmü yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
I - Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 6/B-5. maddesinin iptali isteminin incelenmesi:
Anayasa Mahkemesinin 29/01/2016 günlü, 29608 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin, "...disiplin cezalarını gerektiren fiil ve hareketlerin, düzenlenecek tüzükte belirlenmesini öngören itiraz konusu kural, yaptırım konusu eylemleri yasal düzeyde belirlememekte ve bireylerin hangi somut fiil ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkan tanımamaktadır. Bu yönüyle kural, Anayasa'nın 38. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen 'suçta kanunilik' ilkesine ve Anayasa'nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında hükme bağlanan 'kanuni düzenleme' ilkesine aykırılık oluşturmaktadır." gerekçesiyle iptaline ve aynı kararda; iptal kararının, kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak 1 yıl sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir.
3201 sayılı Kanun'un 83. maddesinin birinci cümlesinin iptaline ilişkin yukarıda yer verilen Anayasa Mahkemesi kararından sonra, Anayasa'nın 121. maddesi ile 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulunca 02/01/2017 tarihinde kararlaştırılan ve 23/01/2017 günlü, 29957 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 37. maddesiyle, söz konusu 83. madde yürürlükten kaldırılmış, yine bu Kanun Hükmünde Kararname ile Emniyet Genel Müdürlüğü personelinin de aralarında bulunduğu genel kolluk görevlilerinin tabi olacağı disiplin hükümleri düzenlenmiştir.
08/03/2018 günlü, 30354 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ile de, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeline ilişkin disiplinsizlik halleri ve cezaları, disiplin amirleri ve kurulları, disiplin soruşturma usulü ile diğer ilgili hususlar düzenlenmiştir.
23/03/1979 günlü, 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe giren Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin 23/01/2017 günlü, 29957 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 37. maddesiyle yürürlükten kaldırıldığı ve 7068 sayılı Kanun ile de, Emniyet Genel Müdürlüğü personeline ilişkin disiplinsizlik halleri ve cezaları, disiplin amirleri ve kurulları, disiplin soruşturma usulü ile diğer ilgili hususların düzenlendiği görüldüğünden, halihazırda uygulama kabiliyeti kalmayan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/B-5. maddesinin iptali istemine yönelik olarak davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır.
Bu itibarla, davacının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/B-5. maddesinin iptali istemi hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır.
Ancak, dava konusu bireysel işlemin, tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre irdeleneceği; bireysel işlemin tüm hukuki sonuçları ile birlikte ortadan kaldırılmadığı sürece, anılan işlemin dayanağı olan düzenleyici işlemin sonradan yürürlükten kaldırılmasının, söz konusu bireysel işlemle ilgili olarak açılan davanın sonuçlanmasına engel oluşturmayacağı da açıktır.
II - 02/02/2016 günlü, 1746 sayılı İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü Genelgesi'nin iptali isteminin incelenmesi:
Anayasa Mahkemesinin yukarıda anılan ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin iptalini öngören kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak bir yıl süre ile yürürlüğe girmesinin ertelenmiş olmasıyla amaçlananlardan biri Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin iptal edilmesi nedeniyle doğacak hukuksal boşluğu doldurmak üzere yasama organına bir yıl süre verilmesi, bir diğeri de iptal kararı nedeniyle ortaya çıkacak olan hukuksal boşluğun kamu düzenini ihlal edici nitelikte görülmesi nedeniyle Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin bir yıl süreyle yürürlükte kalmasının sağlanmasıdır.
Anayasa Mahkemesi kararının yalnızca iptal hükmü dikkate alınıp, bir yıl ertelenmesine ilişkin kısmının dikkate alınmaması hukuken kabul edilemez. Bu durumun, ülke iç güvenliğinden sorumlu olan ve denetimi ve disiplini de yaptığı vazife kadar önemli olan emniyet teşkilatının disiplin mevzuatı olmadan hareket etmesine ve kamu hizmetinin aksamasına sebep olacağı açıktır.
Dolayısıyla kamu yararını olumsuz yönde etkileyecek hukuksal bir boşluğun doğmamasını teminen getirilen bu sürenin yalnızca yasama organına yönelik olduğunun kabulü, iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihin ayrıca belirlenmesine ilişkin Anayasa Mahkemesi kararına ve Anayasa'nın 153. maddesinin son fıkrasında yer alan Anayasa Mahkemesi kararlarının yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlayacağı kuralına aykırılık teşkil edecektir.
Aksi yöndeki düşüncenin kabulü halinde, Anayasa'nın 153. maddesi hükümleri ihlal edilecek ve hukuki boşluğa sebebiyet verilecektir. Bu durum ise, Anayasa Mahkemesinin anılan kararının, Resmi Gazete'de yayımlandığı tarih ile kararın yürürlüğe gireceği tarih arasında idarece disipline aykırı eylemlere karşı hiçbir disiplin cezası verilememesi ve daha önce verilip de henüz yargılama süreci devam eden tüm disiplin cezalarının da iptali sonucunu doğuracak, böylece, azımsanmayacak bir süreçte işlenen ve disiplin cezasını gerektiren tüm fiilerin yaptırımsız kalması sonucunu doğuracaktır.
Bu itibarla, Anayasa Mahkemesinin anılan kararı uyarınca kanun koyucu tarafından yeni bir düzenleme yapılıncaya veya kararın yürürlüğe gireceği tarihe kadar Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin yürürlükte olduğu hususu dikkate alındığında, bu süreçte emniyet teşkilatı personelinin disiplin işlemlerinde Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün uygulanmasına devam edilecektir.
Diğer taraftan, 3201 sayılı Kanun'un 83. maddesinin birinci cümlesinin iptaline ilişkin yukarıda yer verilen Anayasa Mahkemesi kararından sonra, Anayasa'nın 121. maddesi ile 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulunca 02/01/2017 tarihinde kararlaştırılan ve 23/01/2017 günlü, 29957 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 37. maddesi ile söz konusu 83. madde yürürlükten kaldırılmış, yine bu Kanun Hükmünde Kararname ile Emniyet Genel Müdürlüğü personelinin de aralarında bulunduğu genel kolluk görevlilerinin tabi olacağı disiplin hükümleri düzenlenmiştir.
682 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/03/1979 günlü, 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezalarının, bu Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uyarınca verilmiş addolunacağı ve bu Kanun Hükmünde Kararname'nin yürürlüğe girdiği tarihten önce disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından verilmiş ve infaz edilmiş disiplin cezalarına bağlı olarak yapılmış idari işlemlerin aynen muhafaza olunacağı hükmüne yer verilmiştir.
08/03/2018 günlü, 30354 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ile de Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeline ilişkin disiplinsizlik halleri ve cezaları, disiplin amirleri ve kurulları, disiplin soruşturma usulü ile diğer ilgili hususlar düzenlenmiş, Kanun'un Geçici 1. maddesinde; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/03/1979 günlü, 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezalarının bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunacağı; bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından verilmiş ve infaz edilmiş disiplin cezalarına bağlı olarak yapılmış idari işlemlerin aynen muhafaza olunacağı kurala bağlanmıştır.
Yukarıda aktarılan hukuki süreç ve açıklamalar dikkate alındığında, davacı hakkında uygulanan disiplin cezasının da dayanağı olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün yasal dayanağı ile ilgili herhangi bir duraksama bulunmadığı, bu Tüzük hükümleri uyarınca tesis edilen disiplin cezalarının, gerek 682 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gerekse bu Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair 7068 sayılı Kanun uyarınca tesis edilmiş kabul edileceğinin kurala bağlandığı görülmektedir.
Emniyet Genel Müdürlüğünün 02/02/2016 günlü, 56064-12012/1746 - EGM Genelge No:2016/7 - Bakanlık Genelge No:2016/3 sayılı dava konusu Genelgesi ile Anayasa Mahkemesinin 29/01/2016 günlü, 29608 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin, Anayasa'nın 38. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen "suçta kanunilik" ilkesine ve Anayasa'nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında hükme bağlanan "kanuni düzenleme" ilkesine aykırılık oluşturduğu gerekçesiyle iptaline karar verildiği, aynı kararda iptal kararının, kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmesi uygun görülerek kanun koyucuya bir yıl içerisinde yeni bir düzenleme yapma imkanı verildiği, kanun koyucu tarafından yeni bir düzenleme yapılıncaya veya iptal kararının yürürlüğe gireceği 29 Ocak 2017 tarihine kadar Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre yapılan veya yapılacak olan işlemler ile uygulanan cezaların hukuka uygun olacağı belirtilmiş ve idari yargıda derdest olan disiplin cezaları dahil, bugüne kadar Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümleri çerçevesinde verilen tüm disiplin cezalarının hukuken geçerli olduğunun, Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararının bu cezaları kapsamadığının, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının bir yıl sonra yürürlüğe gireceğinin, dolayısıyla Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerinin yeni bir kanuni düzenleme yapılıncaya veya iptal kararının yürürlüğe gireceği 29 Ocak 2017 tarihine kadar geçerli ve yürürlükte bulunacağının, bu süre içinde işlenmiş veya işlenecek eylem, tutum ve davranışlara veya Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerinin tatbik edileceğinin tüm emniyet teşkilatı personeline tebliğ edilmesi gerektiği bildirilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı iptal kararının bir yıl sonra yürürlüğe gireceğinin aynı kararda belirtilmesi üzerine, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerinin, iptal kararı uyarınca kanun koyucu tarafından yeni bir düzenleme yapılıncaya veya iptal kararın yürürlüğe girmesi için öngörülen bir yıllık sürenin dolacağı tarihe kadar emniyet teşkilatı personeli hakkında uygulanmaya devam edileceği ve iptal kararı öncesinde anılan Tüzük uyarınca verilen disiplin cezalarının da Kanun Hükmünde Kararname ve Kanun hükümleri ile geçerliliğinin devam ettirildiği açık olduğundan, bu sürece yönelik emniyet teşkilatı personelinin bilgilendirilmesi amacıyla hazırlanan ve yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri ile açıklamalara aykırı bir hususun da yer almadığı dava konusu Genelge'de hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
III - Dava Konusu Bireysel İşlemin İncelenmesi :
Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi, kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler. Bu nedenle, disiplin cezası verilebilmesi için öncelikle isnat edilen kusurlu halin veya fiilin tespiti gerekmektedir. Kusurlu halin veya fiilin tespitinden kasıt ise, disiplin cezasına konu edilen fiil veya halin zamanı, yeri, şekli gibi tüm unsurlarının ortaya konulması, böylelikle fiilin kim tarafından, ne zaman, nerede ve ne şekilde işlendiğinin net ve açık bir şekilde belirlenmesidir.
Öte yandan, yukarıda metnine yer verilen hükümle düzenlenen ve ilgililer bakımından güvence niteliği taşıyan zamanaşımı süreleri, kamu düzenine ilişkin olmaları nedeniyle disiplin soruşturmasını/kovuşturmasını açmaya yetkili amirlerce uyulması zorunlu olan süreler olduğundan, bu süreler geçirildikten sonra yapılan soruşturma esas alınarak verilen disiplin cezaları hukuka aykırı olacaktır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükmü değerlendirildiğinde, fiilin işlenildiğinin öğrenilmesinden itibaren bir ay içerisinde disiplin soruşturmasına başlanılmadığı takdirde disiplin cezasının verilemeyeceği açık olup, uyuşmazlık disiplin cezasına konu fiilin öğrenilmesinden itibaren bir ay içinde disiplin soruşturmasına başlanılıp başlanılmadığına ilişkin bulunmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; iddia ve ihbar edilen usulsüz işlemlerin soruşturulması için 11/06/2014 tarihinde Bakan onayının alındığı, onay sonucunda 20/06/2014 tarihinde müfettiş görevlendirilmesinin yapıldığı, bu görevlendirme sonucunda üç farklı olay için üç ayrı tevdi raporu düzenlendiği, somut uyuşmazlığa ilişkin 27/01/2015 tarihli tevdi raporunun bilgi için İçişleri Bakanlığına gönderildiği, söz konusu tevdi raporunda fiil ve failden açıkça bahsedildiği; dolayısıyla, bahsi geçen tevdi raporunun İçişleri Bakanlığına gönderildiği tarih itibariyle idarece fiil ve failden haberdar olunduğunun kabulü gerektiği, kaldı ki; yine soruşturma sürecinde müfettişlerce 26/07/2015 tarihli yazıyla, haklarında tevdi raporları düzenlenmiş olan emniyet personelleri hakkında yeni bir disiplin onay isteminde bulunulması üzerine, 28/09/2015 tarihli bakan onayının alındığı da dikkate alındığında, bahsi geçen soruşturma sürecinde, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 127. maddesinde düzenlenmiş olan 1 aylık disiplin soruşturma zaman aşımı süresi dolduktan sonra alınan olura istinaden başlatılan soruşturma sonucunda tesis edilen dava konusu bireysel işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Diğer taraftan; dava konusu bireysel işlemin hukuki denetimi yapılırken, bireysel işlemin dayanağı olan ve yürürlükten kalkan veya uygulanma kabiliyeti bulunmayan düzenleyici işlemin hukuki incelemesi yapılarak, bu düzenlemenin hukuka ve mevzuata aykırı olmadığı yönünde tespitlerde bulunulması halinde, yürürlükten kalkmasına veya uygulanma kabiliyetinin bulunmamasına bağlı olarak hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilen düzenleyici işlem nedeniyle davalı idarenin, davada haksız çıkan taraf olarak kabulüyle yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasına olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Nitekim, benzer bir konudaki Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 06/04/2016 günlü, E:2015/234, K:2016/1432 sayılı kararı da bu yöndedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/B-5. maddesinin iptali istemine ilişkin olarak KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2\. 02/02/2016 günlü, 1746 sayılı İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü Genelgesi'nin iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,
3\. İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının (davacı yönünden) İPTALİNE,
4\. Aşağıda dökümü yapılan ...-TL yargılama giderinin yarısı olan ...-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, diğer yarısı olan ...-TL'nin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, posta giderinden artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5\. Davacının adli yardım isteminin kabul edilmesi sebebiyle tahsil edilemeyen ...-TL posta giderinin davacıdan tahsili için müzekkere yazılmasına,
6\. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen ...-TL vekalet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, ...-TL vekalet ücretinin de davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
7\. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 14/05/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.


(X) KARŞI OY :
Anayasa Mahkemesinin 29/01/2016 günlü, 29608 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin, "..... kural, Anayasa'nın 38. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen 'suçta kanunilik' ilkesine ve Anayasa'nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında hükme bağlanan 'kanuni düzenleme' ilkesine aykırılık oluşturmaktadır." gerekçesiyle iptaline ve aynı kararda; iptal kararının, kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiş, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü yasal dayanaktan yoksun kalmış;
Dava konusu, Emniyet Genel Müdürlüğünün 02/02/2016 günlü, 1746 sayılı Genelgesi ile ise; 29 Ocak 2017 tarihine kadar Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre yapılan veya yapılacak olan işlemler ile uygulanan cezaların hukuka uygun olacağı belirtilmiş ve idari yargıda derdest olan disiplin cezaları dahil, bugüne kadar Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümleri çerçevesinde verilen tüm disiplin cezalarının hukuken geçerli olduğunun, Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararının bu cezaları kapsamadığının, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının bir yıl sonra yürürlüğe gireceğinin, dolayısıyla Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerinin yeni bir kanuni düzenleme yapılıncaya veya iptal kararının yürürlüğe gireceği 29 Ocak 2017 tarihine kadar geçerli ve yürürlükte bulunacağının, bu süre içinde işlenmiş veya işlenecek eylem, tutum ve davranışlara veya Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerinin tatbik edileceğinin tüm emniyet teşkilatı personeline tebliğ edilmesi gerektiği bildirilmiştir.
Uyuşmazlık Genelge yönünden incelendiğinde;
Anayasa' nın 7. maddesinde, "Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez.", 153. maddesinde ise "Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir. İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz.. iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez... İptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda, Türkiye Büyük Millet Meclisi, iptal kararının ortaya çıkardığı hukukî boşluğu dolduracak kanun teklifini öncelikle görüşüp karara bağlar. İptal kararları geriye yürümez. Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar." hükmüne yer verilmiş;
Anayasa'nın 153. maddesine ilişkin gerekçesinde; "1961 Anayasasındaki gibi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği kuralı aynen korunmuştur. Bunun bir istisnası 161 inci maddede mevcuttur. Ona göre iptal kararı, yerel mahkemede görülmekte olan davaya etki yapabilecek ve iptal edilen hükme dayanılarak daha sonra bir hak iddiasında bulunulamayacaktır." açıklaması yapılmıştır.
Anayasa, gereken hallerde Anayasa Mahkemesinin, iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabileceğini; iptal kararının ortaya çıkardığı hukukî boşluğu dolduracak kanun teklifini öncelikle görüşüp karara bağlanması gerektiği kurala bağlamış olup, idareye bu konuda görev de vermemiştir.
Öte yandan; Anayasa Mahkemesinin iptal kararının hukuki boşluk doğurması halinden, idarece genel işleyişi içinde yapılan, sonuç doğurmaya hazırlayıcı işlemlerin etkilenmeyeceği, iptal edilmiş yasal düzenlemeye dayalı işlemlerin yargısal denetiminin ise yargı yerlerince yapılacağı açıktır.
Nitekim;
Anayasa Mahkemesinin E:2015/85 esas sayılı iptal kararından sonra, 23/01/2017 günlü, 29957 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Emniyet Genel Müdürlüğü personelinin de aralarında bulunduğu genel kolluk görevlilerinin tabi olacağı disiplin hükümleri düzenlenmiş;
682 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/03/1979 günlü, 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezalarının, bu Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uyarınca verilmiş addolunacağı ve bu Kanun Hükmünde Kararname'nin yürürlüğe girdiği tarihten önce disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından verilmiş ve infaz edilmiş disiplin cezalarına bağlı olarak yapılmış idari işlemlerin aynen muhafaza olunacağı kurala bağlanmış;
Bu Kanun Hükmünde Kararname’nin, kanunlaştırılmasına ilişkin 7068 sayılı Kanun'un "Geçiş hükümleri" başlıklı Geçici 1. maddesinde ise, "(1) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur. (2) (Değişik:18/10/2018-7148/45 md.) 2/1/2017 tarihli ve 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği 23/1/2017 tarihinde devam etmekte olan disiplin soruşturmaları ile ilgili olarak; a) Bu Kanunun usule, yetkili disiplin amiri ve yetkili disiplin kurullarına ilişkin hükümleri derhal uygulanır.
b) Bu Kanun yürürlüğe girmeden önce personelin tabi olduğu disiplin mevzuatının ceza hükümleri ile bu Kanunun ceza hükümlerinin farklı olması halinde personelin lehine olan hükümler uygulanır..." hükümlerine yer verilmiştir.
İptal kararının doğurduğu hukuki boşluk yasa koyucu tarafından düzenlenmiş, 682 sayılı KHK ve 7068 sayılı Kanun'da yapılan düzenlemelerle, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü esas alınarak verilmiş disiplin cezalarının, bu mevzuat uyarınca verilmiş sayılacağı, bir başka anlatımla Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerinin tatbik edilemeyeceği kurala bağlanmış yapılmış, kamu düzeni dikkate alınarak daha önceki mevzuat uyarınca verilmiş olan disiplin cezaları yönünden, istisnasız olarak 682 sayılı KHK / 7068 ayılı Kanun'un tüm hükümleri, geriye yürür etki doğuracak şekilde yürürlüğe konulmuştur.
Bu durumda, dava konusu Genelge'nin içeriğinin, Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra ortaya çıkan hukukî boşluğu düzenlemeye ilişkin olduğu, yasa koyucunun görev alanına ilişkin bulunduğu, mevzuata ve hukuka açıkça aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Uyuşmazlığın disiplin cezasına ilişkin kısmı incelendiğinde;
Davacı hakkında Tüzük uyarınca ceza verildiği, uyuşmazlık incelenirken 7068 sayılı Kanun'un yürürlükte olduğu, önceki mevzuat esas alınarak verilmiş disiplin cezalarının, 7068 sayılı Kanun hükümleri uyarınca verilmiş sayılacağından, söz konusu disiplin cezasının iptali istemiyle açılan davanın , 7068 sayılı Kanun hükümleri uyarınca çözüleceği açıktır.
3201 sayılı Kanun’da ve Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nde ceza verme yetkisinde zaman aşımına ilişkin düzenleme yer almadığından, 657 sayılı Kanun hükümleri uygulanmış ise de; 7068 sayılı Kanun'un 14. maddesinde, “Maiyetinden birinin disiplinsizlik teşkil eden bir fiilini veya mesleğe aykırı tutum ve davranışını herhangi bir şekilde öğrenen disiplin amirleri, olayın araştırılmasının gerektiğine kanaat getirirse bizzat ya da yazılı olarak görevlendireceği soruşturmacılar vasıtasıyla disiplin soruşturması yapar.” hükmü yer almış; 29. maddesinde de;
1) Bu Kanunda sayılan fiilleri işleyenler hakkında bu fiillerin işlendiğinin disiplin amiri tarafından öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kısa ve uzun süreli durdurma cezalarında bir ay içinde, b) Meslekten çıkarma cezası ve Devlet memurluğundan çıkarma cezasında altı ay İçinde, disiplin soruşturmasına başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zaman aşımına uğrar.
(2) Disiplin cezasını gerektiren fiillerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.
(3) Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği, zincirleme suçlarda ise son suçun işlendiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
(4) (İptal fıkra: Anayasa Mahkemesinin 9/3/2023 Tarihli ve E: 2023/5, K: 2023/45 Sayılı Kararı ile.) (Yeniden Düzenleme:21/11/2024-7533/40 md.) Fiilin hatalı olarak vasıflandırıldığı veya düzeltilebilir bir şekil noksanlığı bulunduğu gerekçeleriyle disiplin cezasının mahkeme tarafından iptal edilmesi durumunda, kararın kesinleştiği tarihteki yetkili disiplin kurulu veya disiplin amiri, kararın tebliğinden itibaren altı ay içinde ceza verme yetki ve sorumluluğu kapsamında yeniden değerlendirme yapar." düzenlemeleri yapılmıştır.
Bu durumda, davadaki zaman aşımı incelemesinin, 7068 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılması gerekmektedir.
Öte yanan, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün dayanağı olan kanun maddesinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, davacının Tüzük maddesinin iptali istemi yönünden davada haksız çıkan taraf olmadığı ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağı açık olduğundan, yargılama giderlerinin hesaplanmasının bu duruma göre yapılması gereklidir.
Açılanan nedenler ile dava konusu Genelgenin iptaline karar verilmesi gerektiği ve bireysel işlemin hukuki denetiminde 657 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması ve yargılama giderlerinin hesaplama gerekçesi yönünden Daire kararına katılmıyorum.


(XX) KARŞI OY :
Dava konusu edilen Tüzük maddesinin dava devam ederken başka bir düzenleme ile değiştirilmesi veya yürürlükten kaldırılmasının, eldeki davanın esasının görüşülmesine engel olmayacağı görüşünde olduğumdan, Dairece düzenleyici işleme yönelik olarak verilen karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karara katılmıyorum.


(XXX) KARŞI OY :
Dosyanın incelenmesinden; iddia ve ihbar edilen usulsüz işlemlerin soruşturulması için 11/06/2014 tarihinde Bakan onayının alındığı, onay sonucunda 20/06/2014 tarihinde müfettiş görevlendirilmesinin yapıldığı, bu görevlendirme sonucunda üç farklı olay için fiil ve failin açıkça gösterildiği üç ayrı tevdi raporu düzenlenmiş ise de; bu raporların disiplin amirinin bilgisine hangi tarihte girdiği dosya kapsamından anlaşılamadığından; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 127. maddesinde düzenlenen 1 aylık disiplin soruşturma zaman aşımı süresinin başlaması için zorunlu olan öğrenme tarihinin öncelikle tespit edilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden, dava konusu işlemin disiplin soruşturma zaman aşımı oluştuğu gerekçesiyle iptaline ilişkin Daire kararına katılmıyorum.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim