Danıştay danistay 2021/8089 E. 2025/3961 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2021/8089
2025/3961
25 Eylül 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/8089
Karar No : 2025/3961
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı
VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. ...
2- ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; ... İl Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacı tarafından, "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-g maddesi gereğince devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının nüfuzunu kötüye kullanarak ...'yi zorlamak suretiyle ..,'yı silahla tehdit etmeye azmettirmesi ve ...'nın telefonuna tehdit mesajı gönderttirerek tehdit etmesi eylemlerinin bir bütün olarak değerlendirildiğinde, kişilerin can güvenliğini temini ile sorumlu olan davacının, kendisine kanunlarla verilen görev ve sorumlulukların aksine memuriyetini kötüye kullanarak Devlet memurlarının bağlı olmakla mükellef olduğu yasal mevzuat, ilke ve etik kuralları ile bağdaşmayan, memuriyet sıfatının gerektirdiği itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlar sergilemesi nedeniyle dava konusu işlemin tesis edildiği; dosya kapsamı ve alınan ifadeler ve sübuta erdiği anlaşılan fiiller sonucu "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" suçunun unsurları bakımından oluştuğu, tehdit ve azmettirme suretiyle kişilerin can ve mal güvenliğini tehlikeye sokacak şekilde ceza yargılamasına konu fiillerin vuku bulduğu, söz konusu fiillerin memurluk sıfatıyla bağdaşmayacak derecede ağır ve yasada belirlenen ceza yönüyle işleme dayanak fiilleri kapsadığı, idari yargılamaya konu işlem bakımından davacı hakkında isnat edilen fiillerin sübuta erdiği anlaşıldığından tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, davacının fiillerine ilişkin tesis edilen işlemde ölçülülük ilkesine aykırı davranıldığına yönelik somut bilgi bulunmadığı, alt ceza verilmesinin idarenin takdir yetkisinde olduğu kaldı ki davacının geçmiş cezaları dikkate alındığında bu yöndeki iddialarına itibar edilmeyeceği gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; istinaf başvurusuna konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; ceza yargılamasının henüz daha sonuçlanmadığı, usulüne uygun olarak disiplin soruşturması yapılmadığı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu, ceza davasının sonucunun beklenilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz istemin reddi gerektiği ileri sürülmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesinin esasında kayıtlı iken, Danıştay Başkanlık Kurulunun, Danıştay dava daireleri arasındaki iş bölümünün belirlenmesine ilişkin 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" başlıklı kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize devredilen dosyada, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği görülerek davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dava dosyasının incelenmesinden; ... İl Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacının, nüfuzunu kötüye kullanarak ...'yi zorlamak suretiyle ..,'yı silahla tehdit etmeye azmettirmesi ve ...'nın telefonuna tehdit mesajı gönderttirerek tehdit etmesi iddiaları üzerine soruşturma başlatıldığı, disiplin soruşturması neticesinde, kişilerin can güvenliğini temini ile sorumlu olan davacının, kendisine kanunlarla verilen görev ve sorumlulukların aksine memuriyetini kötüye kullanarak Devlet memurlarının bağlı olmakla mükellef olduğu yasal mevzuat, ilke ve etik kuralları ile bağdaşmayan, memuriyet sıfatının gerektirdiği itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlar sergilediği değerlendirilerek, "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-g maddesi gereğince İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararıyla devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması üzerine, temyizen incelenen davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
Davacıya isnat edilen eylem tarihinde yürürlükte olan mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 9. maddesinde memurluktan çıkarma cezası için Devlet Memurları Kanunu hükümlerinin uygulanacağı düzenlemesine yer verilmiştir.
Anılan Tüzük'ün dayanağı olan 3201 sayılı Kanun'un 83. maddesinin birinci cümlesinin, Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile iptalinden sonra yürürlüğe giren 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 9. maddesinde; Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiiller ile ilgili olarak 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiş; bu KHK, 31/01/2018 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülerek yasalaşmış ve 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun 08/03/2018 günlü, 30354 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır. Anılan Kanun'da da yukarıda bahsi geçen 9. madde aynı haliyle korunmuştur.
657 sayılı Devlet Mermurları Kanunu'nun 125/E-g maddesinde; memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmanın devlet memurluğundan çıkarılmayı gerektirdiği hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Disiplin cezaları, kamu görevlilerinin mevzuata, çalışma düzenine, hizmetin gereklerine aykırı fiillerine karşı düzenlenen idari yaptırımlardır. Kamu hizmetlerinden sürekli uzaklaştırılabilmek gibi ağır sonuçlara neden olabilen disiplin cezaları, ağırlığı ve önemi sebebiyle Anayasa'nın 38. maddesindeki suç ve cezalara ilişkin kurallara tabi tutulmuştur.
"Kanunsuz suç ve ceza olmaz" ilkesi uyarınca, ceza yaptırımına bağlanan her bir fiilin tanımının yapılması ve kanunun ne tür fiilleri suç sayarak yasakladığının hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirtilmesi gerekmektedir. Sözü edilen suç tanımlaması yapıldıktan sonra, suçun karşılığı olan cezanın ve suç sayılan fiili gerçekleştiren kamu görevlisinin hangi disiplin kuralını ihlal ettiğinin açık bir şekilde ortaya konulması da zorunludur. Söz konusu fiil, mevzuatta öngörülen tanıma uymuyorsa verilen disiplin cezası hukuka aykırı olacaktır.
Kamu görevlilerinin disiplin cezasıyla cezalandırılabilmeleri için; disipline aykırı eylem veya işlemlerinin sübut bulup bulmadığının usulüne uygun olarak yapılacak soruşturma ile ortaya konulması, soruşturma aşamasında kamu görevlisinin lehinde ve aleyhinde olan her türlü bilgi ve belgenin toplanması, bilahare disipline aykırı davranış olarak tespit edilen eylemin hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanarak bu eyleme uygun olan disiplin cezası maddesinin tayini ve uygulanması gerekmektedir.
Dava dosyasına sunulan belgeler ile Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) üzerinden gerçekleştirilen incelemelerde; davacının disiplin cezasına konu fiili nedeniyle yargılandığı davada verilen ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla, davacının ...'yi kişilerde korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etmek suretiyle genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçuna azmettirdiği sabit olduğundan Türk Ceza Kanunu'nun 170/1-c maddesi uyarınca neticeten 10 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı ve bu cezanın kesinleştiği görülmüştür.
Bu durumda; disiplin cezasına konu fiillerin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-g maddesiyle örtüşmeyip, anılan düzenlemedeki suç tanımına uymadığı, olayda disiplin hukukunda yer alan tipiklik şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Öte yandan; davalı idarece, davacının fiiline uyan başka bir disiplin cezasının verilebileceği de açıktır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının davacıya iadesine,
4\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 25/09/2025 tarihinde esasta oybirliğiyle, gerekçede oyçokluğuyla karar verildi.
(X)- KARŞI OY :
Davacıya isnat edilen eylem tarihinde yürürlükte olan mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 9. maddesinde, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiiller ile ilgili olarak 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
23/01/2017 tarih ve 29957 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 682 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 1. maddesinde, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları bu Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uyarınca verilmiş addolunur." kuralına yer verilmiştir.
Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan 682 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin "Devlet memurluğundan çıkarma" başlıklı 9. maddesinde, Devlet memurluğundan çıkarma cezası uygulanacak fiiller ve bu cezayı verme yetkisi ile ilgili olarak 657 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-(g) maddesinde, "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır.
09/05/2014 tarih ve 28995 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 16/01/2014 tarih ve E:2013/110, K:2014/8 sayılı kararında da; 657 sayılı Kanun'un 125/E-(g) maddesinde yer alan kuralın,... fıkrada genel bir belirleme yapılmadığı, disiplin cezası gerektiren hareketlerin, memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak derecede yüz kızartıcı ve utanç verici olması gerektiği düzenlenerek çerçevesinin çizildiği, kaldı ki; kural dayanak alınarak tesis edilen idari işlemlere karşı yargı yolu açık olup belirsiz olduğu ileri sürülen kavramlar ve bu kavramların belirttiği hareketler yargı kararları yoluyla da somutlaştırıldığından, Anayasa'nın 2., 38. ve 128. maddelerine aykırı olmadığına karar verilmiştir.
Yasa ile yüz kızartıcı olan eylemlerin hangileri olduğuna dair genel bir belirleme yapılmamış ise de; bazı kanunlarda yüz kızartıcı suçlara ilişkin düzenlemeler yer almış olup, bu düzenlemelerin; 657 sayılı Kanun'un 125/E-(g) maddesinde yer alan "yüz kızartıcı" kavramının somutlaştırılmasında esas alınıp, belirlilik ve öngörülebilirliğin sağlanacağı sonucuna ulaşılmıştır.
Eylem tarihinden önce yürürlükte bulunan mevzuatta, davacıya isnat edilen ve bir bütün olarak değerlendirilen fiillerin yüz kızartıcı olarak belirlenmediği görülmektedir. Bu durumda; yüz kızartıcı hal ve davranış olarak belirlenmeyen fiiller nedeniyle 657 sayılı Kanun'un 125/E-(g) maddesi kapsamında disiplin cezası verilemeyeceği sonucuna ulaşıldığından temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bu gerekçe ile bozulması gerektiği oyuyla, gerekçe yönünden çoğunluk kararına katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.