Danıştay danistay 2021/3471 E. 2025/3253 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2021/3471
2025/3253
30 Haziran 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/3471
Karar No : 2025/3253
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri Yrd....
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava Konusu İstem : Dava; Artvin İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacı tarafından, Sakarya İl Emniyet Müdürlüğünde görevli olduğu dönemde hakkında başlatılan disiplin soruşturması sonucunda 'kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek' suçunu işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/12. maddesi uyarınca 44 kez meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de, iddia olunan suçların işleniş tarihi itibariyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 127. maddesinde belirtilen ceza verme zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle dosyanın ilgili bölümünün işlemden kaldırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:... K:... sayılı kararıyla; soruşturma raporu ve ekinde yer alan bilgi ve belgeler göz önüne alındığında, ... ... ... ... ... ... ... ... ... ... ve ... numaralı şahısların dinlemesini yapmak üzere düzenlenen iletişime müdahale talep formunda talep/onay eden olarak davacının imzası olduğunun açıkça görüldüğü, iletişim talep formunda gerek telefon numarası, gerekse IMEI numarası üzerinden kişinin kimliği açıkça bilindiği halde kod veya sahte isim kullanıldığı, bu yöntemle dinlenecek kişinin kimliği, konumu, mesleği ve görev unvanının dinleme iznini veren hakimden gizlenmiş olduğu, bu dinleme işlemlerinin de iletişiminin dinlenmesini gerektirecek bilgi ve emareler olmaksızın, dayanaktan yoksun gerekçeler gösterilerek 2559 sayılı Polis Vazife ve Selahiyetleri Kanunu'nun Ek 7 nci maddesinde öngörülen amaçlarla bağdaşmayacak şekilde gerçeğe aykırı belge düzenlemek suretiyle yapıldığının anlaşıldığı, şahısların dinlemelerine ilişkin davacının imzasının bulunduğu ilk kez talep ve/veya uzatma kararlarının 2010, 2011 ve 2012 yıllarına ait olduğu ve dolayısıyla dava konusu işlem tarihi itibariyle Yüksek Disiplin Kurulu'nun ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı, dava konusu işlemde yer alan bu yöndeki ibarenin gerçek durumla örtüştüğü ve dolayısıyla hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine anılan karar, Danıştay Beşinci Dairesinin 03/05/2017 günlü, E:2016/29528, K:2017/12249 sayılı kararıyla; uyuşmazlık konusu olayda, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunca davacı hakkında farklı fiillerden dolayı tesis edilen disiplin cezaları arasında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunmadığı anlaşıldığından, söz konusu disiplin cezalarına ve işlemden kaldırma kararına karşı ayrı ayrı dava açılması gerekirken, tek dilekçe ile dava açılmasında 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesi hükmüne uyarlık görülmediği gerekçesiyle bozulmuştur.
İlk Derece mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen temyize konu kararla; davanın reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.
Davacı tarafından karara karşı temyiz yoluna başvurulması üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 20/05/2019 günlü, E:2018/621, K:2019/2543 sayılı kararıyla; temyize konu kararın ısrara ilişkin kısmının onanmasına, uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmek üzere dosyanın Danıştay Beşinci Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir. Davalı idarenin karara karşı karar düzeltme istemi ise Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 20/02/2020 günlü, E:2019/2901, K:2020/427 sayılı kararı ile reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, sözlü savunma hakkının ihlal edildiği, usulsüz dinlemeler yapıldığı iddiasıyla başlatılan soruşturmanın zamanaşımına uğradığı, soruşturmanın objektif olarak yürütülmediği, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün yasal dayanağının Anayasa Mahkemesince iptal edildiğinden Tüzük hükümlerine göre ceza verilemeyeceği, soruşturmanın eksik ve taraflı olarak yürütüldüğü ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ:...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra davacının adli yardım talebinin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 21/03/2018 günlü, E:2018/621 sayılı kararı ile kabul edildiği görüldüğünden, 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi uyarınca, temyiz başvurusu aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY:
Dava dosyasının incelenmesinden, Sakarya İl Emniyet Müdürlüğünde görevli olduğu dönemde hakkında başlatılan disiplin soruşturması sonucunda 'kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek' suçunu işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/12. maddesi uyarınca 44 kez meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de, iddia olunan suçların işleniş tarihi itibariyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 127.maddesinde belirtilen ceza verme zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle dosyanın ilgili bölümünün işlemden kaldırılmasına karar verilmesi üzerine temyizen bakılmakta olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/12 maddesinde yer alan "Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" fiili, meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 127. maddesinde; "Bu Kanunun 125 inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına, b) Memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar. Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar." hükmü yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi, kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler. Bu nedenle, disiplin cezası verilebilmesi için öncelikle isnat edilen kusurlu halin veya fiilin tespiti gerekmektedir. Kusurlu halin veya fiilin tespitinden kasıt ise, disiplin cezasına konu edilen fiil veya halin zamanı, yeri, şekli gibi tüm unsurlarının ortaya konulması, böylelikle fiilin kim tarafından, ne zaman, nerede ve ne şekilde işlendiğinin net ve açık bir şekilde belirlenmesidir.
Öte yandan, yukarıda metnine yer verilen hükümle düzenlenen ve ilgililer bakımından güvence niteliği taşıyan zamanaşımı süreleri, kamu düzenine ilişkin olmaları nedeniyle uyulması zorunlu süreler olduğundan, disiplin cezasını gerektiren fiil tespit edilip, söz konusu fiilin işlenip işlenmediğinin ortaya konulması ve fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıllık zamanaşımı süresinin geçirildiğinin tespit edilmesi durumunda zamanaşımı nedeniyle disiplin cezası verilmemesi gerekmektedir.
Diğer taraftan, kural olarak, zamanaşımına uğrayan bir fiille ilgili yapılan soruşturmada ilk önce fiilin belirlenmesi ve akabinde zamanaşımına uğrayıp uğramadığının değerlendirilmesi; zamanaşımı tespit edilmesi halinde ise, fiilin sübuta erip ermediği tartışılmadan zamanaşımına uğradığı saptanarak dosyanın işlemden kaldırılması gerekmektedir. Ancak zamanaşımına uğrayan fiile disiplin cezası dışında ayrıca bir idari yaptırım öngörülmüş ise, bu halde fiilin sübuta erip ermediği değerlendirilmesi yapıldıktan sonra zamanaşımı nedeniyle işlemden kaldırma kararı verilmelidir.
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'na eklenen ve 04/04/2015 tarihinde yürürlüğe giren Geçici 28. madde hükmündeki, 04/04/2015 tarihinden önceki son beş yıl içinde meslekten çıkarma cezasıyla tecziye edilmesi gerektiği hâlde, idarenin ceza verme yetkisi zamanaşımına uğradığı için cezalandırılamayan Emniyet Teşkilatı mensuplarının, bir ay içinde kamu kurum ve kuruluşlarına nakledilmek üzere Devlet Personel Başkanlığına bildirileceği ve bildirim tarihinden itibaren kırk beş gün içinde de atama tekliflerinin yapılacağı yolundaki kuralla, bu hüküm kapsamındaki personel yönünden, zamanaşımına uğrayan fiile yönelik meslekten çıkarma cezası dışında ayrıca bir idari yaptırım öngörüldüğü hususunda tereddüt bulunmamaktadır.
Bu itibarla, yukarıda yer verilen Geçici 28. madde kapsamında olan somut olayın çözüme kavuşturulabilmesi için, davacının meslekten çıkarma cezası ile tecziyesi gerekmekte ise de, idarenin ceza verme yetkisine ilişkin zamanaşımı süresi dolduğundan dosyanın bu bölümünün işlemden kaldırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali istemine yönelik işbu davada, zamanaşımı nedeniyle işlemden kaldırılmış dosya içeriği fiillerin davacı tarafından işlenip işlenmediğinin, işlenmiş ise hangi tarihte işlendiğinin ve bu fiillerin meslekten çıkarma cezasını gerektirip gerektirmediğinin, başka bir ifadeyle öncelikle, fiillerin sübûta erip ermediğinin incelenmesi, isnat edilen fiillerin işlendiğinin tespit edilmesi durumunda, fiillerin işlendiği tarih esas alınarak ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığının ortaya konması, varılacak sonuca göre de dava konusu işlemin hukuka uygunluğunun değerlendirilmesi gerektiği açıktır.
Bu kapsamda, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) üzerinden gerçekleştirilen incelemelerde; davacının, dava konusu işlemlere dayanak gösterilen olaydaki "iletişimin dinlenmesi amacıyla gerçeğe aykırı memur raporlarını düzenlemek" eylemi nedeniyle yargılandığı ceza davasında, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla, "kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği" suçundan da, zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, "haberleşmenin gizliliğini ihlal" suçundan bazı fiilleri sebebiyle 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, bazı fiillerinden dolayı ise 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, ancak kararın istinaf aşamasında olduğu ve henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta; davacıya isnat edilen disiplin suçunun "kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" olduğu, ceza yargılamasına konu suçlardan birisinin de "kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği" olarak belirlendiği, bir başka ifadeyle, disiplin cezasına konu eylem ile ceza yargılamasına konu eylemin örtüştüğü görülmektedir.
Bu itibarla; davacı hakkındaki ceza yargılaması sonucunda verilecek karar kesinleştikten sonra, her bir olay yönünden disiplin cezasına konu fiillerin işlenip işlenmediği konusunda dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile ceza mahkemesi kararının birlikte değerlendirilmesi suretiyle bir karar verilmesi gerektiği kanaatine varıldığından, temyize konu kararda hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2\. ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:......, K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3\. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4\. 2577 sayılı Yasa'nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30/06/2025 tarihinde gerekçede oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY:
Bir kamu görevlisi hakkında disiplin cezası verilebilmesi için öncelikle isnat edilen kusurlu halin veya fiilin tespiti gerekmektedir. Kusurlu halin veya fiilin tespitinden kasıt ise, disiplin cezasına konu edilen fiil veya halin zamanı, yeri, şekli gibi tüm unsurlarının ortaya konulması, böylelikle fiilin kim tarafından, ne zaman, nerede ve ne şekilde işlendiğinin net ve açık bir şekilde belirlenmesidir.
Öte yandan, 657 sayılı Kanun'un 127. maddesinde yer alan hükümle düzenlenen ve ilgililer bakımından güvence niteliği taşıyan zamanaşımı süreleri, kamu düzenine ilişkin olmaları nedeniyle uyulması zorunlu süreler olduğundan, disiplin cezasını gerektiren fiil tespit edilip, söz konusu fiilin işlenip işlenmediğinin ortaya konulması ve fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıllık zamanaşımı süresinin geçirildiğinin tespit edilmesi durumunda zamanaşımı nedeniyle disiplin cezası verilmemesi gerekmektedir.
Nitekim, soruşturma dosyasının, isnat edilen fiilin hiç işlenmediği gerekçesiyle işlemden kaldırılması ile zamanaşımı sebebiyle işlemden kaldırılmasının ilgili kamu görevlisi yönünden hukuki etki ve sonuçlarının birbirinden farklı olacağı kuşkusuzdur. Zira, hukuk âleminde var olmayan ve hiç gerçekleşmemiş bir fiil hakkında ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığından bahsetmek mümkün değildir.
Bu itibarla, söz konusu ilkelerin, bu kapsamdaki tüm işlemlere uygulanması gerekirken, yalnızca zamanaşımına uğrayan fiile, disiplin cezası dışında ayrıca bir idari yaptırım öngörülmüş olması halinde fiilin sübuta erip ermediği tespit edildikten sonra zamanaşımı değerlendirmesi yapılarak işlemden kaldırma kararı verilmesi gerektiği yolundaki çoğunluk kararının gerekçesine bu husus yönünden katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.