Danıştay danistay 2021/16344 E. 2025/3946 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2021/16344
2025/3946
25 Eylül 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/16344
Karar No : 2025/3946
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Davacı tarafından; İstanbul ili, ... İlçe Emniyet Müdürlüğü ... Ekipler Amirliğinde komiser olarak görev yapmakta iken hakkında başlatılan disiplin soruşturması sonucunda "gizli tutulması zorunlu olan ve görev ile ilgili bulunan bilgi ve belgeleri görevli veya yetkili olmayan kişilere açıklamak" fiilini işlediğinden bahisle 7068 sayılı Kanun'un 8/6-e maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezası ile tecziyesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; dava dosyasına sunulan bilgi ve belgeler ile disiplin soruşturması sonucunda hazırlanan raporun birlikte değerlendirilmesi sonucunda; davacının, organize suç örgütü lideri olmak suçundan aranan şahısla ilgili bilgileri görevli ve yetkili olmayan kişiler ile paylaşmak fiilini işlediğinin, soruşturma kapsamında alınan ifadeler ve dosya kapsamındaki diğer bilgi ve belgeler ile sabit olduğu anlaşıldığından, davacının ilgili mevzuat hükmü uyarınca meslekten çıkarma cezası ile tecziyesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen temyize konu kararla; Mahkeme kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; 7068 sayılı Kanun uyarınca meslekten çıkarma cezası kararlarının valinin önerisi, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun görüşü ve Bakanın onayıyla kesin karara bağlandığı, meslekten çıkarma cezasının tecziyesinde işlemin başlama yeri olan Vali önerisinin alınmadığı, işlediği fiil suç oluşturmadığından uygulanan meslekten çıkarma cezasının hukuka aykırı olduğu, yüksek disiplin kurulunun ceza verme yetkisinin olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
İstanbul ili, ... İlçe Emniyet Müdürlüğü ... Amirliğinde komiser olarak görev yapmakta olan davacı hakkında başlatılan disiplin soruşturması sonucunda "gizli tutulması zorunlu olan ve görev ile ilgili bulunan bilgi ve belgeleri görevli veya yetkili olmayan kişilere açıklamak" fiilini işlediğinden bahisle 7068 sayılı Kanun’un 8/6-e maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile tecziye edilmesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
Disiplin cezasına konu eylemin işlendiği tarihte yürürlükte olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/13 maddesinde, "Gizli tutulması zorunlu olan ve görev ile ilgili bulunan bilgi ve belgeleri görevli veya yetkili olmayan kişilere açıklamak" fiili meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmış, aynı düzenlemeye 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8/6-e maddesinde de yer verilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 131. maddesinde; "...memurun ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olmaz" hükmü yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Kamu görevlilerinin disiplin cezasıyla cezalandırılabilmeleri için, disipline aykırı eylem veya işlemlerin sübut bulup bulmadığının usulüne uygun olarak yapılacak soruşturma ile ortaya konulması, soruşturma aşamasında kamu görevlisinin lehinde ve aleyhinde olan her türlü bilgi ve belgenin toplanması, bilahare disipline aykırı davranış olarak tespit edilen eylemin hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanarak eylemine uygun olan disiplin cezası maddesinin tayini ve uygulanması gerekmektedir.
Ceza mahkemesi kararlarının disiplin cezalarına etkisinin, 657 sayılı Kanun'un yukarıda metnine yer verilen 131. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Kamu görevlisinin disiplin cezasının sebebini oluşturan eylem ve davranışlarının, aynı zamanda ceza kanunu bakımından da suç oluşturması durumunda disiplin yaptırımı ile birlikte ceza yaptırımının da uygulanması söz konusu olabilecektir. Ceza yargılamasında suçun niteliği ve delillerin takdirinde uygulanan ilke ve kurallar ile disiplin hukukunda uygulanan ilke ve kuralların birbirinden farklı olması nedeniyle kamu görevlisinin ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması halleri, kural olarak anılan kamu görevlisine ayrıca disiplin cezası verilmesine engel olmayacaktır.
Öte yandan, ceza yargılaması sonucunda aynı zamanda disiplin cezasının da konusunu oluşturan fiilin kamu görevlisi tarafından işlenip işlenmediği ile ilgili olarak ceza mahkemesinin ulaştığı kanaatin kesin hüküm halini alması durumunda, başka bir yargı merci tarafından maddi olayın oluşu ile ilgili olarak aksi yönde bir yargıya varılamayacağından, fiilin kamu görevlisi tarafından işlenip işlenmediğine ilişkin ceza mahkemesi hükmünün disiplin cezasına ilişkin yargılamada da dikkate alınması gerekmektedir.
Uyuşmazlık konusu olayda, davacı hakkındaki disiplin cezasına konu eyleme ilişkin olarak, davacı ve ... isimli şahıs (sivil kişi) hakkında yapılan ceza yargılamasında; ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararında "... İlçe Emniyet Müdürlüğü ... Büro Amirliğinde komiser olarak görev yapan Şüpheli ...'ın, diğer Şüpheli ...'nin whatsapp isimli program üzerinden ... isimli şahısla ilgili olarak İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlar Mücade Şube Müdürlüğünce bir işlem yapılıp yapılmadığını, operasyon olup olmadığını araştırmasını istemesi, diğer bir ifadeyle azmettirmesi üzerine, 2559 Sayılı Polis Vazife ve Selahiyet Kanununun ve Polis Vazife ve Salahiyet Nizamnamesinin kendisine yükletiği polislik vazifenin gereklerine aykırı hareket ederek ... İl Emniyet Müdürlüğü ... Müdürlüğünde görev yapan Komiser Yardımcısı ...'yı whatsapp programıyla arayıp tanışıklığını kullanarak ... Müdürlüğünce organize suç örgütü yönetici olması iddiasıyla hakkında soruşturma yürütülen ... isimli şahıs hakkında güncel olarak bir işlem yapılıp yapılmayacağı hususunda bilgi almaya çalıştığı, bu şekilde görevini kötüye kullandığı, görevi kötüye kullanma suçunun oluşması için maddi bir zararın doğmasının şart olmadığı, şüphelinin eyleminin kurumun güvenirliliğini zedelemesi itibariyle manevi bir zarar doğurduğu, gerek ... İl Emniyet Müdürlüğünün ... tarihli suç ihbarı yazısı, gerekse bu yazı ekindeki rapor ve ... tarihli ön inceleme raporunda soruşturma ile ilgili gizli, bir kişinin yakalanmasına veya tutuklanmasına engel olacak, kurtulmasına yardımcı olacak bilgi verildiğine ilişkin tespit olmaması sebebiyle şüphelinin eyleminin 5237 S. TCK m. 285'de tanımlanan "gizliliği ihlal," m. 283'de tanımlanan "suçuyu kayırma" kapsamında değil görevi kötüye kullanma kapsamında değerlendirildiği, ancak suç vasıflandırması hususunda nihai takdirin mahkemesine ait olduğu anlaşıldığı belirtilip, sanıkların üzerine atılı suçtan Asliye Ceza Mahkemesi nezdinde yargılamasının yapılarak TCK'nın Şüpheli ...'nin, Şüpheli ...'ı görevini kötüye kullanma eylemine azmettirmesi eylemine uyan 5237 S. TCK m. 38/1, m. 257/1, m. 53 uyarınca yargılamasının yapılarak cezalandırılmasına, Şüpheli ... 'ın görevini kötüye kullanması eylemine uyan 5237 S. TCK m. 37/1, m. 257/1 ve m. 53 maddeleri gereğince cezalandırılması istemi ile kamu davası açıldığı ve bu dosyanın mahkememize tevzii olduğu anlaşılmıştır." gerekçesiyle iddianamenin hazırlandığının belirtildiği, anılan Mahkemece davacı ve .. hakkında "görevi kötüye kullanma" suçunu işlediklerinin sabit olduğundan bahisle 5 ay hapis cezasına ve anılan ceza hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, davacı tarafından karara itiraz edilmemesi üzerine kararın davacıyla ilgili kısmının kesinleştiği, ... tarafından kararın istinaf edilmesi üzerine ise, ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararında yer alan "Tüm dosya kapsamından sanığın ... Amirliğinde görevli komiser yardımcısı ...'yı ... günü, saat 23:45 sıralarında whatsap uygulaması üzerinden arayarak ...’ye yönelik yapılacak olan operasyon hakkında bilgi almaya çalıştığı sabit ise de; ...'nın sanığa operasyonla ilgili bilgisinin olmadığını belirttiği, bu şekilde sanığın operasyona ilişkin olarak ...'dan herhangi bir bilgi almadığı, bu nedenle sanığın aldığı bilgi sayesinde operasyon öncesinde ... ve ... ile birlikte bulundukları adresten ayrıldıkları hususunun dosya kapsamında sabit olmadığı, sanığın eylemi ile meydana gelen netice arasında nedensellik bağının kurulamadığı bu haliyle sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, mahkumiyetine yeter somut delil bulunmadığı" gerekçesiyle ...'nin beraatine kesin olarak karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile yukarıda yer verilen ceza yargılamasına ilişkin mahkeme kararları birlikte değerlendirildiğinde, davacıya isnat edilen "gizli tutulması zorunlu olan ve görev ile ilgili bulunan bilgi ve belgeleri görevli veya yetkili olmayan kişilere açıklamak" fiilinin sübut bulduğuna ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği sonucuna varılmakla dava konusu işlemde hukuka uyarlık; davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 25/09/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.