Danıştay danistay 2021/16010 E. 2025/4074 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2021/16010
2025/4074
1 Ekim 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/16010
Karar No : 2025/4074
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... adına...Sendikası
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü emrinde teknisyen yardımcısı olarak görev yapan davacının, “Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal etmek, özel hayata ilişkin görüntü ya da sesleri ifşa etmek” fiilini işlediğinden bahisle 7068 sayılı Kanun'un 8/6-z maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile tecziye edilmesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü,... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti : ...İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı hakkında yürütülen adli ve idari soruşturmalar kapsamında davacıya ait cep telefonu, sim kart ve hard disk üzerinde yapılan incelemede, N.K.'ye ait çay ocağında çekilmiş fotoğrafların, N.K'nin ev ortamında çekilmiş mini etekli fotoğraflarının ve sadece belden aşağısı gözüken ve kime ait olduğu belli olmayan pornografik fotoğrafların tespit edildiği, davacı tarafından kullanıldığı tespit edilen "N.K." ve "S.K." isimli facebook hesaplarından N.K.'ye ait bazı fotoğrafların yayınlandığının belirlendiği, davacının 03/03/2017 tarihinde vermiş olduğu ifadesinde; N.K.'nin bilgisi dahilinde "N.K." isimli facebook hesabını açtığını ve N.K.'ye ait başı açık ve yatar vaziyette olduğu bazı fotoğrafları bu hesaptan yayınladığını, "S.K." isimli hesabın da "N.K." ile aynı hesap olduğunu, sadece adını değiştirdiğini beyan ettiği, disiplin soruşturması kapsamında ifadeleri alınan H.P., H.Ş. ve H.A. isimli personelin de davacının N.K.'ye ait başı açık, mini etekli ve kanepeye uzanır şekildeki bazı fotoğrafları cep telefonundan kendilerine gösterdiğini beyan ettikleri,...Asliye Ceza Mahkemesinin ...günlü, E:..., K:...sayılı kararıyla davacının "özel hayata ilişkin görüntü ve sesleri ifşa etmek" suçundan “1 yıl 8 ay hapis” cezasına, "hakaret" suçundan “1.500,00-TL adli para cezasına”, "tehdit" suçundan “5 ay hapis” cezasına mahkum edilerek tüm bu mahkumiyetler bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın itiraz edilmeden kesinleştiği, ceza mahkemesi kararı, dava dosyasında mevcut olan soruşturma raporu, olaya ilişkin verilen ifadeler ile davacının savunması birlikte değerlendirildiğinde, davacının N.K.'nin özel hayatına ilişkin bazı fotoğrafları facebook hesabından paylaşmak ve işyerinde çalıştığı arkadaşlarına cep telefonundan göstermek suretiyle "Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal etmek, kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri ifşa etmek" fiilini işlediğinin sabit olduğu, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan davacı tarafından, ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı, davacının sendika üyesi olması nedeniyle disiplin kurulunda sendika temsilcisi bulundurulması gerekirken bulundurulmadığı ileri sürülmüş ise de 7068 sayılı Kanun’un 29/2. maddesi uyarınca disiplin cezası verme konusunda mevzuatla yetkili kılınan disiplin amiri veya disiplin kurulunca takdir edilen cezanın verildiği tarihin iki yıllık zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dikkate alınması gerektiği, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu tarafından kararın verildiği 11/01/2019 tarihi itibarıyla ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğramadığı, 7068 sayılı Kanun’un 26/7. maddesinde yer alan "Disiplin kurullarında, kanuna uygun olarak bir sendikaya üye olan personelin soruşturma dosyasının görüşülmesi sırasında, personelin talebi halinde yetkili sendika temsilcisi de disiplin kuruluna üye olarak katılır." hükmü uyarınca, Mahkemenin 18/02/2020 tarihli ara kararı ile taraflardan sorulması üzerine dosyaya sunulan cevaplardan, davacının soruşturma dosyasının görüşülmesi sırasında üyesi bulunduğu sendika temsilcisinin, disiplin kurulunda bulunması yönünde herhangi bir talebinin olmadığının görüldüğü, disiplin kurulunun mevzuata uygun teşekkül ettiği anlaşıldığından, bu iddialara itibar edilmediği gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince verilen temyize konu kararla; istinaf başvurusuna konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; son savunması alınırken isnat edilen eylemin tarihinin ve önerilen disiplin cezasının tarafına bildirilmediği, isnat edilen fiilleri işlediğine yönelik hakkında yeterli delil bulunmadığı, 27/10/2017 tarihli “depresif bozukluk” tanılı sağlık kurulu sağlık raporu ve kullandığı ilaçlar ile ruh sağlığı ve tedavi süreci dikkate alınmaksızın verilen kararın hakkaniyetsiz olduğu, meslekten çıkarma cezasının orantılı olmadığı, ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü emrinde teknisyen yardımcısı olarak görev yapan davacı hakkında, aynı yerde temizlik şirketi bünyesinde çalışan N.K. tarafından cinsel taciz, hakaret, tehdit, kişilerin huzur ve sükunu bozma, yalan beyan, iftira ve özel hayatın gizliliğini ihlal etme suçlarından dolayı Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması üzerine başlatılan disiplin soruşturması sonucunda düzenlenen ...günlü, ...sayılı soruşturma raporunda; davacının Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 4/1. maddesinde belirtilen "Görev sırasında veya dışında yasaklanan tutum ve davranışlarda bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle "kınama", aynı Tüzük'ün 5/A-7 maddesinde belirtilen "İş sahiplerine veya halka karşı onur kırıcı söz söylemek veya davranışta bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle "üç günlüğe kadar aylık kesme" ve 7068 sayılı Kanun'un 8/6-z maddesinde belirtilen "Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal etmek, kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri ifşa etmek" fiilini işlediğinden bahisle de "meslekten çıkarma" cezası ile cezalandırılmasının teklif edildiği, Kayseri Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun... günlü, ... sayılı kararıyla davacının "Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal etmek, kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri ifşa etmek" fiilini işlediğinden bahisle meslekten çıkarma cezasıyla tecziye edilmesine ve dosyanın Yüksek Disiplin Kuruluna tevdiine, diğer fiilleri yönünden ise disiplin cezası verilmesine yer olmadığına karar verildiği, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararıyla da İl Polis Disiplin Kurulunca verilen meslekten çıkarma kararının uygun bulunması üzerine anılan kararın iptali istemiyle temyizen bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT :
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Sendika kurma hakkı" 51. maddesinde; "Çalışanlar ve işverenler, üyelerinin çalışma ilişkilerinde, ekonomik ve sosyal hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek için önceden izin almaksızın sendikalar ve üst kuruluşlar kurma, bunlara serbestçe üye olma ve üyelikten serbestçe çekilme haklarına sahiptir... Sendika kurma hakkı ancak, millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâk ile başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebepleriyle ve kanunla sınırlanabilir..." hükmüne yer verilmiştir.
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'nun "Sendika üyesi olamayacaklar" başlıklı 15. maddesinde yer alan; "Bu Kanuna göre kurulan sendikalara;(...) (j) (...) ve emniyet teşkilâtında çalışan diğer hizmet sınıflarına dahil personel (...) üye olamazlar ve sendika kuramazlar." hükmünün Anayasa Mahkemesinin 29/01/2013 günlü, E:2013/130, K:2014/18 sayılı kararı ile iptaline karar verilmiştir. Böylece emniyet teşkilâtında çalışan diğer hizmet sınıflarına dahil personelin sendika üyesi olması ve sendikal haklardan yararlanmasının önü açılmıştır.
7068 sayılı Kanun'un 26/7. maddesinde, "Disiplin kurullarında, kanuna uygun olarak bir sendikaya üye olan personelin soruşturma dosyasının görüşülmesi sırasında, personelin talebi halinde yetkili sendika temsilcisi de disiplin kuruluna üye olarak katılır." hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Sendika hakkı; yalnızca sendika kurma veya sendikaya üye olma özgürlüğü şeklinde tezahür eden örgütlenme hakkını değil, aynı zamanda sendika aracılığıyla temsil edilme hakkını da kapsadığından, sendika üyeleri bakımından idare ile ilgili doğacak ihtilaflarda, ortak hak ve menfaatlerin izlenmesinde veya hukukî yardım gerekliliğinin ortaya çıkması durumunda her düzeyde ve derecedeki yönetim ve yargı organları önünde temsil edilme imkanı doğmaktadır.
7068 sayılı Kanun'un yukarıda belirtilen 26/7. maddesinde, disiplin soruşturması altındaki kamu görevlisine uygulanacak yaptırımın belirleneceği disiplin kuruluna, ilgili kamu görevlisinin talepte bulunması halinde yetkili sendika temsilcisinin de katılacağı düzenlemesine yer verildiği, böylelikle savunma hakkının etkin şekilde kullanılabilmesi yönünde özel bir güvencenin oluşturulduğu anlaşılmaktadır.
Anılan Kanun maddesinde yetkili sendika temsilcisinin disiplin kuruluna üye olarak katılımı, ilgili personelin talepte bulunması şartına bağlanmakla birlikte, idarenin disiplin sürecinde personele tanınmış usulî güvenceleri hatırlatmak ve bu hakların kullanılmasına fiilen olanak sağlamakla yükümlü olduğu, kamu görevlisinin sendika temsilcisinin disiplin kuruluna katılmasını isteme hakkının, ancak bu haktan haberdar olması hâlinde anlam kazanabileceği, aksi halde hakkın kullanılmaması yönünde bir irade beyanından söz edilemeyeceği açıktır.
Somut olayda; idare tarafından, davacıya talepte bulunması halinde üyesi olduğu sendika temsilcisini disiplin kurulunda hazır bulundurma hakkına sahip olduğuna yönelik herhangi bir hatırlatma yahut bildirim yapılmadan, sendika temsilcisi yer almaksızın toplanan disiplin kurulu kararı uyarınca tesis edilen dava konusu meslekten çıkarma işleminde şekil yönünden hukuka uyarlık, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolunda verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında da hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 01/10/2025 tarihinde essata oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dava; Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü emrinde teknisyen yardımcısı olarak görev yapan davacının, 7068 sayılı Kanun'un 8/6-z maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına yönelik işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Dosyada yer alan bilgi ve belgelere göre davacıya isnat edilen fiil sübuta ermekle birlikte; mevzuatta öngörülen zamanaşımı süresi içinde disiplin cezası verilip verilmediği hususunun ayrıca incelenmesi gerekmektedir.
7068 sayılı Kanun'un; "Emniyet teşkilatı disiplin kurullarınca verilen kararların kesinleşmesi" başlıklı 18. maddesinde; "(1) Disiplin kurullarınca verilen kararlardan; a) İl polis disiplin kurulunun polis memurları hakkında verdiği meslekten çıkarma cezası dışındaki kararları valinin onayıyla; meslekten çıkarma cezası kararları valinin önerisi, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun görüşü ve Bakanın onayıyla, kesinleşir. ... " hükmüne yer verilmiştir.
Alıntılanan yasal düzenlemeye göre disiplin cezasına ilişkin işlemlerin, aynı idare içerisinde yer alan farklı idari birimlerin irade açıklamalarının ortaya konulması suretiyle birden çok aşamayı içeren işlem niteliğinde olduğu, meslekten çıkarma işlemlerinde işlemin son aşamasını teşkil eden Bakan onayı öncesindeki ara işlemlerin, işlemin gerçekleşmesinin zorunlu unsurunu oluşturmakla birlikte tek başına hukuksal sonuç doğurucu niteliklerinin bulunmadığı, Bakan onayı işlemi ile işlemin kesin ve yürütülebilir işlem niteliğini kazandığı görülmektedir.
Diğer yandan, aynı Kanun'un "Zamanaşımı" başlıklı 29. maddesinde; "(1) Bu Kanunda sayılan fiilleri işleyenler hakkında bu fiillerin işlendiğinin disiplin amiri tarafından öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kısa ve uzun süreli durdurma cezalarında bir ay içinde, b) Meslekten çıkarma cezası ve Devlet memurluğundan çıkarma cezasında altı ay içinde, disiplin soruşturmasına başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.
(2) Disiplin cezasını gerektiren fiillerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar. (3) Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği, zincirleme suçlarda ise son suçun işlendiği tarihten itibaren işlemeye başlar." düzenlemesine yer verilmiştir.
Uyuşmazlıkta; disiplin cezasına konu eylemin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yıllık süre geçtikten sonra verilen Bakan onayı ile dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca, Bakan onayı ile kesin ve yürütülebilir nitelik kazanan disiplin işlemi, zamanaşımı yönünden de ancak bu onay tarihi itibarıyla sonuç doğurabilecektir.
Aksi kabulün; kesin ve yürütülebilir niteliği olmayan idari işlemlerin ilgililer hakkında sonuç doğurmasına ve Kanun'da düzenlenen zamanaşımı süresinin öngörülemez şekilde belirsizleştirilmesine neden olacağı açıktır.
Bu durumda; davacıya isnat olunan fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıllık zamanaşımı süresi geçirildikten sonra tesis edilen işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığından, temyiz isteminin kabulü ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.