Danıştay danistay 2021/14636 E. 2025/2682 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2021/14636
2025/2682
22 Mayıs 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/14636
Karar No : 2025/2682
DAVACI : ... adına ... Sendikası
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : Ankara ili, Etimesgut ilçesi ... İlkokulunda öğretmen olarak görev yapan davacının, hakkında düzenlenen soruşturma raporuna dayanılarak, hizmet sınıfı değiştirilmek suretiyle memur olarak atanmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlem ve bu işlemin dayanağı 17/04/2015 tarih ve 29329 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 58. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "...haklarında yapılan denetim ve soruşturma sonucunda yetersizliği nedeniyle öğretmenlik görevini yapamayacağı tespit edilenler..." ibaresinin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Danıştay İkinci Dairesince verilen 17/12/2019 günlü, E:2016/13153, K:2019/7209 sayılı kararla; düzenleyici işlem yönünden, Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 58. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "...haklarında yapılan denetim ve soruşturma sonucunda yetersizliği nedeniyle öğretmenlik görevini yapamayacağı tespit edilenler..." ibaresi yönünden; idarelerin, normlar hiyerarşisine aykırı olmayacak şekilde, hizmette etkinliğin sağlanması için gerekli önlemleri alma, bu kapsamda mevzuat değişikliği yapma hususunda takdir yetkisine sahip olduğu, kamu hizmetlerinin hangi koşullar altında ve nasıl yürütüleceğini önceden saptamak her zaman mümkün olmadığı için, gelişen durumlara ayak uydurmak ve ortaya çıkan ihtiyaçları karşılayabilmek amacıyla düzenleyici işlemler üzerinde gerekli değişiklikleri yapma hususunda da idarelerin takdir yetkisinin bulunduğu, hizmet sınıfı değiştirilmek suretiyle atamaya ilişkin dava konusu düzenlemede, üst hukuk normlarına, hizmet gereklerine ve hukuka aykırılık görülmediği; bireysel işlem yönünden; ... tarih ve ... sayılı soruşturma raporunda; sınıf içerisinde ders saatlerinde davacı öğretmenin sınıfta olmasına rağmen, otoriteyi sağlayamadığı, öğrenciler arasında itiş kakış yaşandığı, bazı öğrencilerin beslenme saati yaparken bazı öğrencilerin balonla oynadığı, birkaç öğrencinin yanlarında bir yetişkin olmadan bahçeye çıkıp dolaştığı, davacının ise bu durumdan haberdar olmadığı şeklinde tespitlerin yapıldığı, bununla birlikte davacı hakkında söz konusu soruşturmanın açılmasına sebep olan veli şikâyetlerinde; "çocuğunun soğuk bir günde, okulda arkadaşları tarafından ıslatılması ve çocuğun okulda bekletilerek eve o şekilde yollanması", "çocuğun okulda dişinin kırılmasına rağmen velilere bu konuda bilgi verilmemesi" gibi pek çok olayın yaşandığı, davacının eğitim öğretiminden sorumlu olduğu çocukların yaşları da dikkate alındığında, bu hususta gösterilecek bir ihmal ya da dikkatsizliğin telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurabileceği, .... davacının öğretmenlik mesleğinin niteliklerine sahip olmadığının anlaşıldığı, hizmet içi eğitimlerle meslekte gelişim sağlanabilir ise de, mesleğin gereği olan ve sayılan bu niteliklerin hizmet içi eğitimlerle ya da zaman içinde kazanılacak bir yönünün bulunmadığı, mesleği icra edenin doğrudan sahip olması gereken özellikler olduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Anılan kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 02/11/2020 günlü, E:2020/703, K:2020/2015 sayılı kararıyla; 17/04/2015 tarih ve 29329 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 58. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "... haklarında yapılan denetim ve soruşturma sonucunda yetersizliği nedeniyle öğretmenlik görevini yapamayacağı tespit edilenler ..." ibaresi yönünden davanın reddine ilişkin kısmı onanmış, davacının, hizmet sınıfı değiştirilmek suretiyle memur olarak atanmasına ilişkin işlem ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemi yönünden davanın reddine ilişkin kısmı bozulmuştur.
DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu Yönetmelik maddesinde yer alan hükmün, Türk Ceza Kanunu'nun "Suçta ve Cezada Kanunilik" ilkesi başlıklı 2. maddesinde ifadesini bulan "İdarenin düzenleyici işlemleriyle suç ve ceza konulamaz." hükmüne aykırı olduğu, hizmet sınıfı değiştirilmek suretiyle Genel İdare Hizmetleri Sınıfı içerisinde memur olarak atanmasına ilişkin 18/07/2016 günlü işlemin hukuka aykırı olduğu, soruşturma raporunun, subjektif, ön yargılı ve eksik tanzim edildiği, kendisi hakkında şikayetçi olan veliler olduğu kadar hakkında olumlu düşünen ve memnun olan velilerin de bulunduğu, ancak bunların bilgisine başvurulmadığı, eksik soruşturma sonucu ve soyut iddalar üzere hakkında işlem tesis edildiği ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI : Davacı hakkında yapılan şikayetler üzerine düzenlenen raporda; ilgili mevzuat hükümleri gereğince, davacının görev ve sorumluluklarını yerine getiremediği, derslerinde yetersiz olduğu, sınıf yönetimine hakim olamadığı, gerekli disiplini sağlayamadığı gibi eğitim-öğretim konusunda öğrencilerine yeterli seviyede rehberlik edemediği hususlarının tespit edildiği, tüm bu değerlendirmeler sonucu davacının öğretmenlik mesleğini yapamayacağı kanaatine varılarak dava konusu işlemin tesis edildiği, dava konusu düzenlemenin de üst hukuk normlarına ve mevzuata uygun olduğu belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca, Danıştay dava dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların İdari Dava Daireleri Kurulunca bozulması halinde ısrar olanağı bulunmadığından, bozma kararı uyarınca davacının, hizmet sınıfı değiştirilmek suretiyle memur olarak atanmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlem ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemi yönünden işlemin iptaline, özlük ve parasal haklarının iadesine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin 1. fıkrasında; Danıştay dava daireleri kararlarına karşı Danıştay'da temyiz yoluna başvurulabileceği, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 38. maddesinde; İdari Dava Daireleri Kurulunca idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların temyizen inceleneceği öngörülmüş olup 2577 sayılı Kanunun 49. maddesinin 4. fıkrasında ise Danıştay dava dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların temyizen bozulması halinde ısrar olanağı tanınmamıştır.
Ankara ili, Etimesgut ilçesi ... İlkokulunda öğretmen olarak görev yapan davacının, hakkında düzenlenen soruşturma raporuna dayanılarak, hizmet sınıfı değiştirilmek suretiyle memur olarak atanmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlem ve bu işlemin dayanağı 17/04/2015 tarih ve 29329 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 58. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "...haklarında yapılan denetim ve soruşturma sonucunda yetersizliği nedeniyle öğretmenlik görevini yapamayacağı tespit edilenler..." ibaresinin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davada Danıştay İkinci Dairesinin 17/12/2019 tarih ve E:2016/13153, K:2019/7209 sayılı kararıyla; davanın reddedildiği; bu kararın, temyizi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 02/11/2020 tarih ve E:2020/703, K:2020/2015 sayılı kararıyla; dava konusu düzenleyici işlem yönünden onanmasına; davacının son görev yaptığı okulda 2015-2016 eğitim öğretim yılının ikinci yarı yılında (Şubat 2016) göreve başladığı, 20/04/2016 günlü olurla hakkında soruşturma başlatıldığı, 02/06/2016 günlü rapor doğrultusunda 18/07/2016 günlü dava konusu işlemin tesis edildiği gözetildiğinde, sadece iki ay önce atandığı okulda görev yapmakta iken hakkında başlatılan soruşturma neticesinde tesis edilen işlemin sonucunun ağırlığı dikkate alındığında, yeni görev yerindeki performansı hakkında sağlıklı bir değerlendirme yapılmasına ve söz konusu işlemin tesis edilmesine imkan sağlayacak kadar yeterli sürenin geçtiğinin kabulünün mümkün olmadığı; işleme dayanak alınan soruşturma raporunun incelenmesinden, davacının mesleğini icradan mahrum bırakılmasına yetecek ağırlıkta tespitlerin yer almadığı, bazı öğrenci velilerinin şikayetleri bulunmakla birlikte doğrudan davacının mesleki yetersizliğini ortaya koyan somut tespitlerin bulunmadığı, davacının mesleki olarak yetersiz kabul edilmesinin nasıl bir değerlendirme ve tespit sonucu elde edildiğinin ortaya konulamadığı; ayrıca, davacı hakkında hazırlanan 16/11/2015 günlü soruşturma raporunda, davacının etkileşimli sınıf yönetimi, öğretim yöntem, teknik ve stratejileri, sınıf içi iletişim ve eğitimde teknoloji kullanımı konusunda açılacak hizmet içi eğitim kurslarına alınması ve bir dönem çalışmasını müteakip yeniden ders denetimi yapılması önerilmesine rağmen, bu yönde bir hizmet içi eğitimin açılmaması nedeniyle davacının söz konusu eğitimlere katılamadığı, bu konuda davacıya atfedilebilir bir kusur bulunmadığı dikkate alındığında, 02/06/2016 günlü rapordaki, davacının bundan sonra katılacağı hizmet içi eğitim faaliyetlerinden beklenen faydayı sağlayamayacağı yolundaki tespite itibar edilemeyeceği; öte yandan, dava konusu işlemin dayanağı 02/06/2016 günlü raporda, disiplin yönünden davacıya kınama cezası verilmesinin önerildiği; kınama cezasını gerektiren bir fiilin, idari yönden bu kadar ağır sonuçlara bağlanmasının da ölçülülük ilkesine aykırı olduğu sonucuna varıldığından, davacı hakkında tesis edilen işlemde bu yönüyle de hukuka uyarlık bulunmadığı; bu itibarla, Daire kararının; davacının, hizmet sınıfı değiştirilmek suretiyle memur olarak atanmasına ilişkin işlem ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemi yönünden davanın reddine ilişkin kısmının bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacının, hizmet sınıfı değiştirilmek suretiyle memur olarak atanmasına ilişkin işlemin iptali, bu nedenle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının ödenmesine hükmedilmesi gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Dairemizin 17/12/2019 günlü E:2016/13153, K:2019/7209 sayılı davanın reddi yolunda verilen kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 02/11/2020 günlü, E:2020/703, K:2020/2015 sayılı kararıyla, davacının hizmet sınıfı değiştirilmek suretiyle memur olarak atanmasına ilişkin işlemin iptali ve bu nedenle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının ödenmesine hükmedilmesi istemine ilişkin kısmı yönünden bozulması üzerine, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine göre Danıştay dava dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların temyizen bozulması halinde ısrar hakkı tanınmadığından, bozma kararına uyularak, bozulan kısım yönünden Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler yeniden incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
... Üniversitesi ... Fakültesi ... Mühendisliği Bölümü mezunu olan ve pedagojik formasyon kursunu tamamlayan davacı, 1998 yılında Millî Eğitim Bakanlığı emrinde sınıf öğretmeni olarak göreve başlamış, muhtelif şehir ve okullarda görev yaptıktan sonra, 18/12/2015 tarihinde atandığı Ankara ili, Etimesgut ilçesi, ... İlkokulunda görev yapmakta iken, hakkındaki şikayet dilekçeleri üzerine başlatılan soruşturma sonucunda, Maarif Müfettişlerince düzenlenen 02/06/2016 tarihli soruşturma raporu ile idari yönden getirilen teklif doğrultusunda 18/07/2016 tarihli işlemle hizmet sınıfı değiştirilmek suretiyle Ankara İl Millî Eğitim Müdürlüğüne memur olarak atanmıştır.
Bunun üzerine incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 71. maddesinin 2. fıkrasında; kurumların, memurlarını meslekleri ile ilgili sınıftan genel idare hizmetleri sınıfına veya genel idare hizmetleri sınıfından meslekleri ile ilgili sınıfa, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle atayabileceği düzenlenmiştir.
17/04/2015 tarih ve 29329 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin "Hizmet Sınıfının Değiştirilmesi" başlıklı 58. maddesinin 1. fıkrasında, "Öğretmenlik görevini devamlı surette yapamayacakları resmî ve özel eğitim ve araştırma hastaneleri veya üniversite hastanelerince düzenlenen sağlık kurulu raporunda belirtilenlerden Sosyal Güvenlik Kurumunca raporu uygun bulunanlar ile haklarında yapılan denetim ve soruşturma sonucunda yetersizliği nedeniyle öğretmenlik görevini yapamayacağı tespit edilenler diğer hizmet sınıflarındaki durumlarına uygun kadrolara atanabilir." hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden; davacının, Ankara ili, Etimesgut ilçesi ... İlkokulunda öğretmen olarak görev yapmakta iken, 02/06/2016 günlü Maarif Müfettişliği soruşturma raporunda, "kendisine verilen sınıfta/şubede eğitim ve öğretim faaliyetlerini programlara göre planlayarak uygulama ve özel bir ihtisas mesleği olan öğretmenlik görevini yerine getirmede yetersizliği olduğundan, Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 58/1 maddesi kapsamında sınıf öğretmenliği görevinin üzerinden alınarak, diğer hizmet sınıflarından durumuna uygun kadroya atamasının yapılması" yönünde kanaat bildirilmesi üzerine dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Davacının son görev yaptığı okulda 2015-2016 eğitim öğretim yılının ikinci yarı yılında (Şubat 2016) göreve başladığı, 20/04/2016 günlü olurla hakkında soruşturma başlatıldığı, 02/06/2016 günlü rapor doğrultusunda 18/07/2016 günlü dava konusu işlemin tesis edildiği gözetildiğinde, sadece iki ay önce atandığı okulda görev yapmakta iken hakkında başlatılan soruşturma neticesinde tesis edilen işlemin sonucunun ağırlığı dikkate alındığında, yeni görev yerindeki performansı hakkında sağlıklı bir değerlendirme yapılmasına ve söz konusu işlemin tesis edilmesine imkan sağlayacak kadar yeterli sürenin geçtiğinin kabulünün mümkün olmadığı sonucuna varılmaktadır.
İşleme dayanak alınan soruşturma raporunun incelenmesinden, davacının mesleğini icradan mahrum bırakılmasına yetecek ağırlıkta tespitlerin yer almadığı, bazı öğrenci velilerinin şikayetleri bulunmakla birlikte doğrudan davacının mesleki yetersizliğini ortaya koyan somut tespitlerin bulunmadığı, davacının mesleki olarak yetersiz kabul edilmesinin nasıl bir değerlendirme ve tespit sonucu elde edildiğinin ortaya konulamadığı anlaşılmaktadır.
Ayrıca, davacı hakkında hazırlanan 16/11/2015 günlü soruşturma raporunda, davacının etkileşimli sınıf yönetimi, öğretim yöntem, teknik ve stratejileri, sınıf içi iletişim ve eğitimde teknoloji kullanımı konusunda açılacak hizmet içi eğitim kurslarına alınması ve bir dönem çalışmasını müteakip yeniden ders denetimi yapılması önerilmesine rağmen, bu yönde bir hizmet içi eğitimin açılmaması nedeniyle davacının söz konusu eğitimlere katılamadığı, bu konuda davacıya atfedilebilir bir kusur bulunmadığı dikkate alındığında, 02/06/2016 günlü rapordaki, davacının bundan sonra katılacağı hizmet içi eğitim faaliyetlerinden beklenen faydayı sağlayamayacağı yolundaki tespite itibar etmek mümkün değildir.
Öte yandan, dava konusu işlemin dayanağı 02/06/2016 günlü raporda, disiplin yönünden davacıya kınama cezası verilmesinin önerildiği; kınama cezasını gerektiren bir fiilin, idari yönden bu kadar ağır sonuçlara bağlanmasının da ölçülülük ilkesine aykırı olduğu sonucuna varıldığından, davacı hakkında tesis edilen işlemde bu yönüyle de hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Bu itibarla, davacının, hizmet sınıfı değiştirilmek suretiyle memur olarak atanmasına ilişkin işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davacının, hizmet sınıfı değiştirilmek suretiyle memur olarak atanmasına ilişkin işlem İPTALİNE;
2\. Dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının davacıya ÖDENMESİNE;
3\. Netice itibariyle dava kısmen iptal-kabul, kısmen ret ile sonuçlandığından, ayrıntısı aşağıda gösterilen ...-TL yargılama giderinin yarısı olan ...-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, diğer yarısı olan ...-TL'nin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
4\. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen ...-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5\. Bakılan davanın kesinleşen kısmı için davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedildiğinden, bu aşamada davalı idare lehine yeniden vekalet ücretine hükmedilmemesine; artan posta ücretinin kararın kesinleşmesinden sonra aidiyetine göre taraflara iadesine,
6\. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 22/05/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.