Danıştay danistay 2021/10197 E. 2025/2838 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2021/10197
2025/2838
11 Haziran 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/10197
Karar No : 2025/2838
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı
2- ...Genel Müdürlüğü
VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:...sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Polis memuru olarak görev yapan davacı, Hakkari ili, Şemdinli İlçe Emniyet Müdürlüğü emrinde görev yaptığı dönemde işlediği fiiller nedeniyle hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonucunda "yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla ya da kin ve dostluk gibi nedenlerle kötüye kullanmak" fiilini işlediğinden bahisle, 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 8/6-(ç) maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin ...günlü,... sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararının, ... plakalı araçla ilgili ... no'lu olaya ilişkin kısmının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ...İdare Mahkemesinin... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; dava dosyası ve soruşturma dosyası birlikte değerlendirildiğinde, davacının ifadesinde ve savunmalarında, "vatandaşların araç muayanelerini yaptırmak için muayene istasyonuna gittiklerinde, sistemdeki hatalı kayıtlar nedeniyle araçlarını muayeneden geçiremediklerini, muayene istasyonundaki görevlilerce verilen eksikliği bildirir not kağıdı ile birlikte trafik tescil büro amirliğine gelen vatandaşların mağduriyetinin giderilmesi amacıyla bu işlemleri gerçekleştirdiğini, yapılan işlemlerin daha önce yapılmış olan hatalı kayıtların gerçeğe uygun olarak düzeltilmesinden ibaret olduğunu" beyan ettiği, soruşturma kapsamında ifadesine başvurulan araç sahiplerinin de "araç muayenesinde sorun çıkması üzerine, muayene görevlilerinin ilçe trafik müdürlüğünde düzeltme yapılması gerektiğini söyledikleri" yönünde benzer beyanlarının bulunduğu, davacı tarafından yapılan işlemler arasında azami yüklü ağırlığın "0" olarak görünmesi nedeniyle yapılan düzeltme işlemi (... nolu olay), azami yüklü ağırlıkla net ağırlığın aynı yazılması nedeniyle yapılan düzeltme (... nolu olay) gibi işlemlerin bulunduğu, disiplin soruşturmasına bakıldığında, davacı tarafından yapılan değişikliklerin gerçeğe uygun olup olmadığının belirlenmesi amacıyla araç sahiplerinin ifadelerine başvurulması dışında herhangi bir araştırma yapılmadığı, yapılan değişikliklerin gerçeğe uygun olarak mı yoksa yetkinin kötüye kullanılarak kendisine veya başkasına çıkar sağlamak amacıyla gerçeğe aykırı şekilde mi yapıldığının somut olarak ortaya konulamadığı, bununla birlikte ... plakalı araç sahibinin ifadesinde ödeme yaptığı kişinin sarı saçlı olduğunu beyan ettiği, duruşmaya katılan davacının ise sarı saçlı olmadığının görüldüğü, bir takım araç sahiplerinin işlem nedeniyle görevli polis memuruna 80,00-TL para verdiklerini (85 numaralı olayda 100 TL verip 20 TL para üstü aldığını) beyan ettikleri görülmekle birlikte, bu ödemenin hangi amaçla (düzeltme işlemi sonrası yeni ruhsat düzenlenmesi, vs) yapıldığının da belli olmadığı, böylelikle davacıya isnat edilen suçu işlediğinin, her türlü şüpheden uzak, kesin, somut delillerle ortaya konulamadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, tazminat isteminin kabulü ile davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve anılan Kanun'a dayanılarak çıkarılan Karayolları Trafik Yönetmeliği hükümlerine göre; araçlarda yapılacak her türlü değişiklik işleminin değişikliği gerektirir, usulüne uygun hazırlanmış belge olmadan tescil kayıtlarına işlenemeyeceği; uyuşmazlık konusu olayda ise ...plakalı araçla ilgili olarak değişikliği gerektirir usulüne uygun hazırlanmış herhangi bir belge olmadan aracın azami yüklü ağırlığının 2250 kg iken 3500 olarak, vites kutusu tipi>>0 olarak POL-NET4 araç tescil sistemi üzerinden davacı tarafından değiştirildiği, bu durumda isnat edilen fiili işlediği anlaşılan davacının, meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararın kaldırılmasına, davanın reddine hükmedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu, isnat edilen fiilin her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delillerle ispat edilemediği, görev esnasında POLNET sisteminden POLNET-4 sistemine geçilmiş olması nedeniyle vatandaşların müracaatlarının büyük çoğunluğunun eski proje olan POLNET projesindeki hatalar ve eksikliklerden kaynaklandığı, tamamen vatandaşların mağduriyetini giderme maksadıyla ve mevzuata uygun olarak hareket ettiği, işlem aşamasında müracaat edenlerin dilekçelerini aldığı, ancak bunların daha sonra bulunamadığı, dilekçelerin kurumda kaybedilmiş olmasının aleyhine sonuç doğuramayacağı, herhangi bir çıkar sağlama durumunun söz konusu olmadığı, ... Asliye Ceza Mahkemesinde "görevi kötüye kullanma" suçundan yargılamasının devam ettiği, ceza yargılamasında rüşvet iddiası olmamasından da anlaşılacağı üzere ortada maddi bir menfaat sağlama durumunun olmadığı, trafik branşlı olmadığı, trafik branşına ilişkin herhangi bir kurs almadığı, görev yaptığı dönemde terör operasyonlarına katıldığı, öte yandan eylemin Türk Ceza Kanunu'na göre "bilişim sistemindeki verileri değiştirmek" olduğu, Mahkemece yanlış nitelendirildiği, isnat edilen fiille ceza uygulanan maddenin örtüşmediği, tek amacının vatandaşa yardım etmek olduğu, alt ceza uygulanmamasının hukuka aykırı olduğu, soruşturmanın yetersiz olduğu, tüm delillerin toplanmadığı, İdarece eşitlik ve orantılılık ilkelerinin ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Davacının, disiplin cezasına esas fiilleri nedeniyle hakkında açılan ceza davasında yargılamanın devam ettiği görülmekle, anılan ceza yargılamasında verilecek karar sonucu beklenilerek yeniden karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden, davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
a- Bölge İdare Mahkemesi kararının esası yönünden incelenmesi;
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Her ne kadar Bölge İdare Mahkemesince, 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname dikkate alınarak karar verilmiş ise de, uyuşmazlık hakkında kararın verildiği tarihte yürürlükte olan 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8/6-(ç) maddesinde de aynı hükme yer verildiği görülmektedir.
b- Bölge İdare Mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden incelenmesi ;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
Anılan Kanun maddesinin gerekçesinde ise; temyiz incelemesinde sadece maddi hatalarda değil, aynı zamanda yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen eksiklik ya da yanlışlıklarda da düzelterek onama kararı verilmesinin sağlandığı, uygulamada, vekâlet ücretine, yargılama giderlerine ya da faize hükmedilmesinin unutulması ya da bunların yanlış hesaplanması gibi, kararın asli olmayan unsurlarında görülen bir kısım eksiklik ya da yanlışlıklar nedeniyle bozma kararları verildiği, bunun mahkeme tarafından tekrar karara bağlandığı ve yine bu kararlara karşı yeniden kanun yollarına başvurulabilmesi nedeniyle hem zaman hem de emek kaybına neden olunduğunun görüldüğü, bu suretle esasa etkili olmayan konularda Danıştayın kesin karar vermesi sağlanarak uyuşmazlığın hızla sonuçlandırılmasının amaçlandığı hususlarına yer verilmiştir.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun "Avukatlık Ücreti" başlıklı 164. maddesinde; avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği, 168. maddesinin son fıkrasında; avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı belirtilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davacının 22 kez meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin ... günlü, ...sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açtığı davada; ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla her bir disiplin cezasına karşı ayrı ayrı dava açılması gerektiği gerekçesiyle dilekçe ret kararı verilmesi üzerine davacı tarafından duruşma talepli olarak 22 ayrı dava açıldığı, ... İdare Mahkemesince duruşmaya taraf vekillerinin katılımı sağlanarak dava konusu işlemin iptaline, davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 2.075,00-TL tam ücret ödenmesine hükmedildiği, istinaf yoluna başvurulması üzerine ise ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddine karar verilerek davalı idareler lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 2.075,00-TL tam ücret ödenmesine hükmedildiği görülmektedir.
Mevzuatta yer almayan ancak uygulamada ortaya çıkan seri davalar, ihtiyari dava arkadaşlığının bir türü olarak kabul edilir. Seri dava, aynı ya da benzer sebeplerden doğan ve konuları da birbirine benzeyen, aynı kişi ya da kişilere karşı (veya aynı kişi ya da kişiler tarafından) açılan davalar olarak tanımlanabilir. Uygulamada seri davalar ayrı ayrı açılır, ayrı ayrı görülür ve bu davalar hakkında verilecek kararlar da kural olarak ayrı ayrı verilir.
2019 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "seri davalarda ücret" başlıklı 22. maddesinde; "İhtiyari dava arkadaşlığının bir türü olan seri davalar ister ayrı dava konusu yapılsın ister bir davada birleştirilsin toplamda onbeş dosyaya kadar açılan seri davalarda her bir dosya için ayrı ayrı tam avukatlık ücretine, toplamda altmış dosyaya kadar açılan seri davalarda her bir dosya için ayrı ayrı tam ücretin %60'ı oranında avukatlık ücretine, ..." hükmedileceği kuralına yer verilmekle, seri davaların birbirine olan benzerliği, iddia ve savlarla, çözümünün ortak olması nedeniyle harcanan emeğin her dosya için aynı nitelikte ve ağırlıkta olmadığı varsayımından hareket edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, seri dava niteliğindeki söz konusu davalar için, taraflara ölçüsüz bir yükümlülük getirmeyecek biçimde ve taraf vekillerinin harcadığı emek ve mesai dikkate alınarak vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden, 2019 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Seri davalarda ücret" başlıklı 22. maddesi uyarınca tam ücretin (2.075,00-TL) %60'ı oranında belirlenen 1.245,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine hükmedilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Bu husus, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan, düzeltilmesi mümkün eksiklik olarak görüldüğünden, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararının hüküm fıkrasının vekalet ücretine ilişkin kısmının "... işbu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 22. maddesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 1.245,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine" şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KISMEN REDDİ ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ...günlü, E:..., K:... sayılı kararın esasa ilişkin kısmının ONANMASINA,
2\. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KISMEN KABULÜ ile anılan kararın hüküm fıkrasının vekalet ücretine ilişkin kısmının yukarıda belirtildiği şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3\. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının davacıya iadesine,
4\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 11/06/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Disiplin hukuku; kurumun iç düzenini korumayı amaçlayan ve bunun için kamu görevlilerinin mevzuata, çalışma düzenine, hizmetin gereklerine aykırı fiillerine yönelik olarak uygulanacak yaptırımları ve bu yaptırımların uygulanmasındaki usul ve esasları düzenleyen bir alandır. Mevzuatımızda, kamu hizmetini yürütenlerin; disiplin yaptırımını gerektiren, eylem, işlem ve davranışlarını ve verilecek disiplin cezalarını belirleyen farklı düzenlemeler bulunmakla birlikte; disiplin cezaları için yasal dayanak oluşturan eylem, işlem ve davranışın aynı zamanda cezai suç teşkil ettiği haller yönünden ayrıca düzenleme yapılarak, farklı bir ispat standardı veya oluşumsal unsurların belirtilmediği ve bu sürece ilişkin genel bir usul kanunu bulunmadığından, uygulamada ceza hukuku ilkelerine atıf yapıldığı; idari ve adli makamlarca yapılan değerlendirmelerin farklı sonuçlara ulaşabildiği görülmektedir.
Nitekim, AİHM "... yasaklanan ve disipline aykırı olarak nitelendirilen ve aynı zamanda disiplin cezaları için yasal dayanak oluşturan eylem ve davranışlar, cezai suç teşkil etmektedir. Bununla birlikte, disiplin makamlarının bu gerekçelere dayanabilmesi için cezai bir hükmün gerekip gerekmediği hususunda herhangi bir bulgu mevcut değildir... bu yönde herhangi bir netliğin bulunmadığını dikkate alan AİHM, başvuranın davasında disiplin sorumluluğu ve cezai sorumluluk arasındaki çizgilerin, disiplin soruşturmasının en başından beri bulanık olduğunu" (AİHM- SEVEN / TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. 60392/08)";
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 131. maddesi uyarınca, suçlamalardan beraat etmenin, aynı olaylar nedeniyle disiplin cezasının uygulanmasına engel olamayacağı kuralı yönünden ise;"Danıştay kararında geçen “ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması hallerinin ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamayacağı” ifadesinin, bu hususların hiçbirini aydınlatmadığı... ceza yargılamalarıyla eşzamanlı veya ceza yargılamalarının ardından yürütülen disiplin incelemelerinde üzerine atılı suç bulunan bir kişinin suçu yetkili bir mahkeme tarafından sabit bulununcaya kadar masum sayılma hakkının güvence altına alınması amacıyla izlenecek herhangi bir ilkeden" (AİHM KEMAL COŞKUN/TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no.45028/07)" bahsetmediği görüşündedir.
Anayasa Mahkemesi ise; "adli ve idari makamların kendi görev sınırlarını aşarak kişiyi suçlu ilan etmesi veya bu bağlamda birtakım çıkarımlarda bulunması masumiyet karinesinin ihlaline yol açabileceği, (Galip Şahin, B. No: 2015/6075), idari makamlarca veya mahkemelerce salt bir kimsenin suç isnadı altında olduğunun ifade edilmesi masumiyet karinesini zedelemeyeceği, bu bakımdan kişinin suç isnadı altında olduğunun belirtilmesi ile hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmadığı hâlde onun mahkûm olduğunun kesin bir dille ifade edilmesi veya bu yönde kanaat oluşmasına yol açacak nitelikte açıklamalarda bulunulması arasındaki ayrıma özen gösterilmesi gerektiği,... disiplin suçuna ve ceza yargılamasına konu eylemlerin aynı olduğu hâllerde disiplin soruşturmasıyla ilgili uyuşmazlıklara bakan idari mahkemelerin fiilin sübutuyla ilgili olarak ceza mahkemesinin ulaştığı kanaate saygı göstermesi ve bunu sorgulayacak ifadeler kullanmamasının beklendiği, aksi takdirde kişinin ceza mahkemesinde beraat etmiş olmasının bir anlamı kalmayacağını (Barış Baş, B.No 2016/14253) belirtmektedir.
Yukarıda aktarılan duruma göre, disipline aykırı olarak nitelendirilen ve aynı zamanda disiplin cezaları için yasal dayanak oluşturan eylem, işlem ve davranışların; cezai suç teşkil ettiği durumda, ceza yargılaması kanaatinin esas alınması gerekir.
Öte yandan; Anayasa Mahkemesinin, Başvuru Numarası:2016/14253, 02/07/2020 tarihli kararında belirtildiği üzere,"...Masumiyet karinesi, aynı olay kapsamında bile olsa ceza soruşturmasına konu suçun kurucu unsurunu oluşturmayan fiillerle ilgili olarak idari makamların değerlendirme yapmasını engellememektedir... Bu itibarla disiplin hukukundaki bir haksızlık ile ceza hukuku alanındaki haksızlığın kurucu unsurlarının aynı olduğu hâllerde idarenin kurucu unsurları ceza hukukununkiyle aynı olmayan başka bir haksızlık temelinde disiplin cezası uygulamasına herhangi bir mâni bulunmamaktadır."
Somut uyuşmazlıkta; araçların trafik tescil bilgilerini değiştiren davacıya, eylemleri nedeniyle 22 kez meslekten çıkarma cezası verildiği, bu olaylara ilişkin olarak, davacı hakkında, ''görevi kötüye kullanma" suçundan açılan ceza davasının ... Asliye Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında devam ettiği anlaşılmıştır.
Bu açıklamalar doğrultusunda, davacıya isnat edilen fiilin aynı zamanda Ceza Kanunu bakımından da suç olduğu ve ceza yargılamasının halen devam ettiği gözönüne alındığında; bu ceza yargılaması sonuçlandıktan sonra, disiplin soruşturma raporuyla birlikte yeniden değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığından, davacının temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum.
(XX) KARŞI OY :
Polis memuru olarak görev yapan davacı hakkında, Trafik Tescil Şube Müdürlüğünde görev yaptığı dönemde 104 aracın trafik tescil bilgilerinde usulsüz olarak değişiklikler yaptığı iddiasıyla disiplin soruşturması başlatılmış; dava konusu ... günlü, ... sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararı ile 82 araçla ilgili yapılan işlemler yönünden ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle dosyanın ilgili bölümlerinin işlemden kaldırılmasına, 22 araçla ilgili yapılan işlemler yönünden ise davacının 22 kez ayrı ayrı meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Araçların trafik tescil bilgilerinde yapılan değişiklikler incelendiğinde; araçların azami yüklü ağırlıklarının ve koltuk sayılarının arttırıldığı veya azaltıldığı ancak bazı dosyalarda araçların net ağırlıkları ile azami yüklü ağırlıklarının aynı göründüğü, bazı dosyalarda ise azami yüklü ağırlık bilgilerinin ruhsatta yer almadığı veya "0" olarak göründüğü anlaşılmaktadır. Soruşturma dosyasında araçların uygunluk belgesinin bulunmaması, bu anlamda etkin bir soruşturma yürütülmemesi nedeniyle araçların doğru/gerçek azami yüklü ağırlıklarının ve koltuk sayılarının tespitine imkan bulunmamaktadır. Bir aracın, azami yüklü ağırlığının "0" olamayacağı, net ağırlığı ile azami yüklü ağırlığının aynı olamayacağı veya ruhsatta azami yüklü ağırlık bilgileri de dahil herhangi bir bilginin eksik olamayacağı açıktır. Davacı tarafından ise, öncesinde manuel olarak yapılan ve POLNET sisteminde yer alan hatalı kayıtlar nedeniyle ilgililerin araç muayene işlemlerini yaptıramadıkları için Şubeye başvurdukları, yapılan işlemlerin hatalı bilgilerin düzeltilmesinden ibaret olduğu savunulmaktadır.
Disiplin cezasına esas filleri nedeniyle davacı hakkında ... Asliye Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında görevi kötüye kullanma suçundan açılan davada yargılama devam etmektedir. Anılan dosyada UYAP üzerinden yapılan incelemede, dava dosyasının trafik bilirkişine tevdi edildiği, bilirkişi tarafından düzenlenen 03/01/2024 tarihli raporda; araç bilgilerinin, uygunluk belgesi, teknik belge, tadilat projesi, tadilat muayene belgesi olmadan kesinlikle değiştirilemeyeceği, araç bilgilerinin uygunluk belgesinde yer alan bilgilere göre düzeltilmesinin memurun görevi olduğu, yapılan değişikliklerin Kanuna uygun olup olmadığının aracın uygunluk belgesi görülmek suretiyle anlaşılabileceği, bu anlamda davacı tarafından yapılan işlemlerin doğru ya da yanlış olduğunun tespiti için araç uygunluk belgelerinin kontrol edilmesi gerektiği, yapılan idari tahkikatta araçların uygunluk belgelerine bakılmadığı gibi tahkikat dosyasında bu belgelerle ilgili herhangi bir bilgi de bulunmadığı; onaylı uygunluk belgeleri, tadilat projeleri, muayene bilgileri gibi verilerin dosya kapsamına alınması sonrasında aydınlatıcı rapor düzenlenebileceği belirtilmiştir.
Tescil kayıtlarında değişiklik yapılabilmesi için gereken araç uygunluk belgesi vb. belgeler aranmaksızın davacı tarafından yapılan işlemlerin usulsüz olduğu açık olmakla birlikte, yapılan işlemlerin maddi hataların düzeltilmesinden ibaret olduğunun tespiti halinde davacının "yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkasına çıkar sağlamak amacıyla kötüye kullandığından" bahsedilemeyecek, isnat edilen fiilin niteliği değişecektir.
Belirtilen eksiklikler ise devam eden ceza yargılamasında yapılacak bilirkişi incelemesi ve verilecek karar ile açıklığa kavuşacağından, ceza yargılaması sonuçlandıktan sonra, disiplin soruşturma raporuyla birlikte dosya ve işlem/plaka özelinde yeniden değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Davacıya isnat edilen suçu işlediğinin, her türlü şüpheden uzak, kesin, somut delillerle ortaya konulabilmesi, etkin bir yargılama yapılabilmesi için davacının temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.