Danıştay danistay 2021/10109 E. 2025/3141 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2021/10109
2025/3141
23 Haziran 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/10109
Karar No : 2025/3141
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı
2- ... Genel Komutanlığı
VEKİLLERİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : ... İl Jandarma Komutanlığı emrinde astsubay olarak görev yapan davacı, 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu'nun 20. maddesinin 1. fıkrasının b bendi uyarınca "Silahlı Kuvvetlerden ayırma" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin ... günlü, ... karar sayılı Jandarma Genel Komutanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararı ile bu kararı onaylayan İçişleri Bakanlığının ... günlü, ... sayılı işleminin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının, 2008 yılında göreve başladığı, 2013 yılı sicil belgesinde temsil kabiliyeti olmadığı, müstakil görev yapamayacağı, şahsi çıkarlarına düşkün olduğu, dürüstlüğü ve güvenilirliğinin takip ve kontrolünün gerektiği hususunda kanaat bildirildiği, meslek hayatı boyunca 1 kez uyarma cezasıyla cezalandırıldığı, 4 kez yazılı olarak ikaz edildiği, "izin tecavüzü" suçundan ...nci Kor.K.'lığı Askeri Mahkemesi tarafından 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, yine aynı suçtan aynı Mahkeme tarafından ... tarihinde 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararların kesinleştiği, dava konusu işlemin incelenmesinde ise "üstünün bir şeyini çalmak" suçundan ...'nci Kor.K.'lığı Askeri Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda ... günlü, (E:...,K:... sayılı) kararla suçunun sabit olduğu gerekçesiyle 6 ay 7 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 28/10/2014 tarihinde kesinleşmesi üzerine "görevine, sosyal ve aile yaşantısına zarar verecek derecede menfaatine, içkiye, kumara düşkün olmak veya Türk Silahlı Kuvvetlerinin itibarını sarsacak şekilde yüz kızartıcı, utanç verici veya toplumun genel ahlak yapısına aykırı fiillerde bulunmak." olarak tanımlanan ahlaki zayıflık durumunun oluştuğundan bahisle 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu'nun 20. maddesinin 1. fıkrasının b bendi uyarınca "Silahlı Kuvvetlerden ayırma" cezası ile cezalandırıldığı, davacının yazılı savunmasının alındığı, sözlü ifadesine de başvurulduğu, dava konusu işleme esas olan üste karşı yapılan hırsızlık fiilinin askeri mahkemenin kesinleşen kararında da anlaşılacağı üzere sabit olduğu, eylemin açıkça Türk Silahlı Kuvvetlerinin itibarını sarsacak, yüz kızartıcı fiillerden olduğu, davacı hakkında verilen karar hükmün açıklanamasının geriye bırakılması olmasına karşılık bunun öncesinde fiilin sabit olması sebebiyle ceza tayin edildiği, davacının eyleminin sübuta erdiği, maddi gerçeklik ve hukuka uygun olduğu, yetki, usul ve esas açısından da tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; istinaf başvurusuna konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata aykırı olarak tesis edildiği, yazılı savunmaya ilişkin tebligatın usulüne uygun yapılmadığı, işleme esas fiil tarihinin 03-16/12/2012 olduğu, idarenin bu fiili davacının açığa alındığı 10/04/2013 tarihinde öğrendiği, buna karşın dava konusu işlemin 07/05/2015 tarihinde tesis edildiği, 6413 sayılı Kanun'a göre zaman aşımı oluştuğu, fiil tarihinde "Silahlı Kuvvetlerden ayırma" cezası verilmesini gerektiren yasal düzenleme bulunmadığı, sonuç olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının hukuki sonuç doğurmayacağı, işleme esas alınmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüş, ek dilekçeler ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin mahkeme kararları yönünden 5 yıllık denetim süresinin dolması nedeniyle kamu davalarının düşürülmesine ilişkin kararlar sunulmuştur.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
08/03/2018 günlü, 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesi ile bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 6413 sayılı Kanun hükümlerine göre verilmiş olan disiplin cezalarının bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunacağı kuralı getirilmiştir. 7068 sayılı Kanun'da, işleme esas Türk Silahlı Kuvvetlerinin itibarını sarsacak şekilde yüz kızartıcı, utanç verici veya toplumun genel ahlak yapısına aykırı fiill olarak kabul edilen hırsızlık fiiline ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiş; anılan Kanun'un 9. maddesinde, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiiller ile ilgili olarak 657 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. 7068 sayılı Kanun'un atıfta bulunduğu 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-g maddesinde, "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiili, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren tutum ve davranışlar arasında sayılmış; Anayasa'nın milletvekili seçilme yeterliğini düzenleyen 76. maddesinin 2. fıkrasında "zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas" gibi suçların yüz kızartıcı olduğuna ilişkin belirleme yapılmıştır. İdare hukuku alanında, kural olarak idari işlemlerin yargısal denetimi tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılmaktadır. İdari işlem niteliğindeki disiplin cezasının da tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yargısal denetiminin yapılması gerekmekte ise de, lehe olan normun uygulanması ilkesinin disiplin cezaları yönünden de geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir. Dolayısıyla fiilin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklı ise disiplin cezası ile cezalandırılacak olan kişilerin lehine olan mevzuat hükmü dikkate alınmalıdır.
Bu kapsamda, davacıya isnat edilen fiilin, 657 sayılı Kanun'un "Devlet memurluğundan çıkarma" cezasını gerektiren fiil ve hallerin sayıldığı 125. maddesinin 1. fıkrasının E bendinin (g) alt bendinde yer verilen "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiili kapsamında olduğu, bu nedenle dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu'nda "Devlet memurluğundan çıkarma" cezasından daha hafif bir yaptırım olan "Silahlı Kuvvetlerden ayırma" cezasını gerektirmesi nedeniyle sonraki düzenlemenin davacı açısından lehe bir hüküm getirmediği anlaşıldığından davacının eyleminin, dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Dosya kapsamı ve davacı hakkındaki Ceza Mahkemesi kararının değerlendirilmesinde davacının hırsızlık suçunu işlediği açık olduğundan ve işlemde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmadığında davanın reddi yönündeki mahkeme kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.
Öte yandan; 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu'nun "Zamanaşımı" başlıklı 39. maddesinin 3. fıkrasında, "Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezasını gerektirecek durumun oluştuğunun disiplin amirleri tarafından tespit edilmesinden itibaren bir yıl ve her hâlde disiplin cezasını gerektiren fiil ve hâllerin işlendiği tarihten itibaren 20 nci maddenin birinci fıkrasının (h) bendindeki disiplinsizlikler için yirmi yıl, diğer bentlerde yer alan disiplinsizlikler için beş yıl geçtikten sonra aynı sebeple yüksek disiplin kurulu tarafından ceza verilemez." hükmü; 4. fıkrasında, "Fiilin disiplin cezasını gerektirdiği savcılık, mahkeme, disiplin kurulu tarafından anlaşılırsa, yukarıdaki fıkralarda belirtilen zamanaşımı süreleri, bu konu ile ilgili karar veya hükmün kesinleşerek evrakın yetkili makama iade edildiği tarihten itibaren başlar." hükmü yer almaktadır. Davacı tarafından, fiilin işlenildiğinin idare tarafından öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıl içinde ceza verilmediği, ceza verme yetkisinin zaman aşımına uğradığı ileri sürülmekte ise de davacının "üstünün bir şeyini çalmak" suçundan hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Askeri Mahkeme kararının ... tarihinde verildiği ve ... tarihinde kesinleştiği dikkate alındığında, kesinleşme tarihinden itibaren 1 yıllık süre içinde tesis edilen işlemde zaman aşımı oluşmadığı ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın yukarıda yer verilen açıklama ile birlikte ONANMASINA,
3\. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına,
4\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 23/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.