Danıştay danistay 2021/10018 E. 2025/2890 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2021/10018
2025/2890
11 Haziran 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/10018
Karar No : 2025/2890
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; ... Valiliği ... olarak görev yapan davacı tarafından, ... olarak görevli olduğu dönemde ''İdeolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükün ve çalışma düzenini bozmak'' ve ''Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak'' fiillerini işlediğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-(a) ve (g) maddeleri uyarınca ''Devlet memurluğundan çıkarma'' cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararla; dosya içerisindeki bilgi ve belgelerle, disiplin soruşturma raporu ve eki bilgi belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, soruşturma konusu sosyal medya mesajlarının, "..." kullanıcısına ait ... adlı twitter hesabından gönderildiğinin ve davacıya zimmetle verilmiş bilgisayarında yapılan inceleme sonucunda Konya İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce hazırlanan ... günlü inceleme raporunda; mesajların atılmasından/paylaşılmasından sonra bilgisayarın ... tarihinde formatlanmasına rağmen, bilgisayarın silinen alanlarında yapılan incelemede ... adlı twitter hesabından giriş yapıldığının belirlendiği, adı geçen hesaptan yapılan paylaşım ve mesajlara ait ... İl Emniyet Müdürlüğünde görevli polis memurlarınca 19/06/2014 (sehven 2015 yazılmıştır) tarihinde tutulan tutanak içeriği ile karşılaştırılması ve adı geçen hesabın davacının tanıdığı ve bir kısmı kamu görevlisi olan kişilerce takip edilen bir hesap olması, bu kişilerin hesapları ile davacının hesabından yapılan paylaşımların karşılıklı olarak incelenmesi ve ifade ve bilgisine başvurulan kişilerin beyanlarından, anılan hesaptan yapılan paylaşımların davacı tarafından yapıldığının sabit olduğunun anlaşıldığı, paylaşım içeriklerinin, dönemin başbakanı ve hükümeti ile seçmenleri aleyhine hakaret içeren paylaşım ve mesajlar niteliğinde bulunduğu, çok sayıda kişi ve kamu personeli tarafından paylaşımların görüldüğü ve gazetede haber konusu edilerek kamuoyunun bilgisine sunulduğu, bu mesaj ve paylaşımların, içeriği itibarıyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-(a) ve (g) maddesinde düzenlenen "İdeolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükun ve çalışma düzenini bozmak" ve "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiili kapsamında bulunduğundan, davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemin, hukuka ve mevzuat kurallarına uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı temyize konu kararla; İdare Mahkemesi kararının dayandığı gerekçe usul ve yasaya uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek, davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın, hem 657 sayılı Kanun'a hem de 2577 sayılı Kanun'a aykırı olduğu, ... Sulh Ceza Hakimliğince verilen kararın, Bölge İdare Mahkemesi tarafından dikkate alınmadığı, isnat edilen suç ile ceza arasında illiyet bağı bulunmamakla birlikte bu suçun karşılığının, 657 sayılı Kanun'da tanımlanmadığı ileri sürülerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Davalı idare tarafından; davacının, kendisine ait olan ''...'' adlı twitter hesabından, dönemin Başbakanı R.T.E.'ye yönelik hakaret mesajları attığı, bu suretle ''İdeolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükun ve çalışma düzenini bozmak...'' ve ''Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak'' fiillerini işlediğine ilişkin mülkiye müfettişlerince yapılan disiplin soruşturması sonucunda eylemine uyan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-(a) ve (g) maddeleri uyarınca dava konusu işlemin tesis edildiği, bu nedenle temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının, ... olarak görev yaptığı dönemde, "..." kullanıcısına ait ... adlı twitter hesabından, dönemin Başbakanı R.T.E.'ye yönelik hakaret mesajları attığı iddiasıyla hakkında başlatılan disiplin soruşturması sonucunda, Mülkiye Müfettişleri tarafından düzenlenen ... günlü, ... sayılı disiplin raporunda; ''... tarih ve ... sayılı yazısı ile Karaman Valiliğinden, davacının kullandığı ... seri nolu ... marka dizüstü bilgisayarın, idari soruşturma kapsamında IP kayıtlarının ve diğer delillerin incelenmek üzere Konya İl Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Müdürlüğüne gönderildiğinin, Konya Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün hazırladığı ... tarihli raporda, ... adlı twitter hesabına giriş yapıldığının tespit edildiğinin, ''...'' ... adlı twitter hesabının, ... davacının kendisi tarafından kullanılan Karaman Valiliğine ait olan ... marka ... seri nolu Notebook bilgisayarda kullanıldığının tespit edildiğinin, ... tarih ve ... sayılı yazı ile görevlendirilen polis memurları tarafından hazırlanan 19/06/2014 tarihli tutanakta da ''...'' kullanıcı adına ait ... twitter hesabı dokuman A adlı Word dokümanının 1.sayfasında görülen tweetlerin, ''...'' kullanıcı adına ait ... twitter hesabından olduğunun aşikar olduğunun, ayrıca disiplin soruşturması sırasında alınan ifadelerden, ''...'' isimli twitter hesabı üzerindeki resmin, davacıya ait olduğunun, davacıya ait olduğu anlaşılan ''...'' adlı hesaptan, davacının değişik tarihlerde; ''Yapma recep din kardeşiyiz'', ''Türkiye zenginleşiyor derken Başbakan Türkiye'yi kendi ailesinden ibaret zannetmiş belli ki'', ''ulan biri çıkar kelle der diğeri çıkar bikse ... der oburu çıkar Hindistanda da oluyor der AhKahPe siyaset şehitlerin üzerinden çek elini'' '' ... '' şeklinde tweetler attığının, bu ve benzeri tweetlerle davacı tarafından, dönemin Başbakanı R.T.E.'ye yönelik ağır ve siyasi ifadeler kullanıldığının görüldüğü ve eyleminin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125 inci maddesinin E fikrasının (a) ve (g) hükümlerine göre cezalandırılması gerektiği'' kanaatinin belirtildiği;
Ayrıca, ... günlü, ... ve ... sayılı tevdi raporunda, Karaman Cumhuriyet Başsavcılığının konu hakkında takipsizlik kararı verdiğinin, ancak Konya Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün verdiği ... günlü raporda, davacının kullandığı dizüstü bilgisayarda, ''...'' adlı twitter hesabının kullanıldığının anlaşıldığı ve bu suretle yeni delil elde edildiği anlaşıldığından, dosya ve belgelerin, soruşturma yürütmekle görevli ve yetkili ... Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiğinin belirtildiği, ... günlü, ... ve ... sayılı değerlendirme raporunda da; davacının, anılan twitter hesabından, dönemin Başbakanı R.T.E.'ye yönelik siyasi içerikli ve ağır ifadeler kullanmak suretiyle memuriyet esaslarına yakışmayan tutum ve davranışlar sergilediğinin, mülki idare amirliği görevleri olan Kaymakamlık ve Vali Yardımcılığı görevini yerine getirmesinin mümkün olmadığından, başka bir ilde ... olarak atanmasının uygun olacağı sonucuna varıldığının belirtildiği;
Davacı hakkında iddia edilen suçlama ile ilgili olarak yapılan disiplin soruşturması sonucu düzenlenen disiplin raporu ve ekleri birlikte değerlendirildiğinde; isnat edilen fiille ilgili kendisine ait olan ''...'' adlı twitter hesabından, dönemin Başbakanı R.T.E.'ye yönelik hakaret mesajları attığı, bu nedenle ''İdeolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükün ve çalışma düzenini bozmak'' ve ''Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak'' fiillerini işlediğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-(a), (g) maddeleri uyarınca ''Devlet memurluğundan çıkarma'' cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin 25/08/2015 günlü dava konusu işlemin tesis edildiği ve anılan işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle 15/10/2015 tarihinde temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Öte yandan; uyuşmazlığa konu olayla ilgili olarak ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... günlü, Soruşturma No:..., Karar No:... sayılı kararıyla, '' ... davacının, hakaret suçunu işlediğine dair somut ve yeterli delil elde edilemediği, ayrıca bahse konu paylaşımların, ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı ve hakaret suçunun unsurları oluşmadığından ...'' kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiş ve anılan karara karşı yapılan itiraz, ... Sulh Ceza Hakimliğinin ... günlü, Değişik İş No:... sayılı kararıyla kesin olarak reddedilmiş ise de ... Sulh Ceza Hakimliğinin ... günlü, Değişik İş No:... sayılı kararıyla, '' ... Takipsizlik kararının kesinleşmesinin ardından idari tahkikata devam edildiği, idari tahkikat esnasında davacının mesajları göndermiş olabileceği bilgisayarının istendiği ve incelendiği, davacı ve ait bilgisayarın iletişim sistemini ... tarihinde saat 16:16:26'da formatlandığının, ... adlı twitter hesabına giriş yapıldığının, ''...'' ... hesabının ... davacının kendisi tarafından kullanılan ... marka ... seri nolu notebook bilgisayarında kullanıldığının tespit edildiği, İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliğinin ... tarih ve ... sayılı ve (37/1) ... numaralı tevdi raporu ve bu rapora dayanak teşkil eden Konya İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün ... tarihli raporlarının, 5271 sayılı CMK'nın 172/6. maddesi anlamında davacı aleyhinde yeni delil teşkil ettiği anlaşıldığından'' davacı hakkında kamu davası açılmasına karar verildiği, bunun üzerine, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla, davacı hakkında '' ... davacının diz üstü bilgisayarı üzerinde yapılan kriminal inceleme sonucunda söz konusu hesabın davacıya ait diz üstü bilgisayardan kullanıldığının tespit edildiği, twitter hesabındaki profil fotoğrafının davacıya ait olduğu, davacının, raporu düzenleyenlerin FETÖ üyeliğinden ihraç olmaları nedeniyle raporu kabul etmediği, yapılan araştırmada rapor düzenleyen polis memurlarının FETÖ üyeliğinden ihraç olduklarının anlaşıldığı, bunun üzerine davacının, Karaman Valiliği tarafından kendisine görevi gereği tahsisi edilmiş dizüstü bilgisayar üzerinde inceleme yaptırılarak bilirkişi raporu alındığı, 23-03-2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle ... twitter hesabıyla ilgili kelime araması yapılınca 895 sonucun çıktığının belirtildiği, ayrıca yapılan incelemede TC ... adıyla facebook profil hesabına ait üyelik üzerinden yapılan paylaşımlar ve durum güncelleme mesajlarının yine bilgisayarın silinmiş işletim sistemi tarafından kullanılmayan bölümlerinde yer aldığının tespit edildiği, söz konusu mesajlar ve güncellemeler incelendiğinde ...... isimli twitter hesabı üzerinde paylaşılan mesajlar ile TC ... tarafından paylaşılan mesajlar ile aynı veya benzer olduğunun tespit edildiği ve ilgili mesajların rapor ekine yazıldığı görülmüş olup davacının üzerine atılı kamu görevlisine görevinden dolayı aleni ortamda zincirleme şekilde hakaret suçunu işlediğinden mahkumiyetine karar verilmiştir.'' gerekçesiyle ''kamu görevlisine görevinden dolayı alenen hakaret'' suçundan 1 yıl karşılığı 365 tam gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, şartları oluştuğundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve anılan kararın 05/11/2020 tarihinde kesinleştiği, ancak ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla, davacının, denetim süresi içerisinde ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı dosyasındaki basit yaralama suçunu işlediği anlaşıldığından, Mahkemenin E:..., K:... sayılı hükmünün açıklanmasına, 1 yıl karşılığı 365 tam gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, şartları oluştuğundan 8.860-TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun, ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla, '' ... tüm dosya kapsamına göre davacının üzerine atılı kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçunu işlediğinin sabit olduğu, savunmalarının inandırıcı gerekçelerle reddedildiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Ancak; davacının eylemini birden fazla gerçekleştirmesi nedeniyle TCK'nın 43. maddesi gereğince 1/4 oranında arttırım yapılırken 531 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken, 532 gün adli para cezası ve TCK'nın 62. maddesi gereğince 1/6 indirim yapılarak 443 gün adli para ve sonuç cezanın 8.860 TL olarak hesaplanması nedeniyle fazla ceza tayin edildiği, olayın daha ziyade aydınlanmasının gerekmediği ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen hukuka aykırılığın CMK'nın 280/1-a ve 303/1-a bentleri uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğu anlaşılmakla, hükmün 4,5,6 maddelerinin hükümden çıkarılması, ..., davacının 8.840-TL adli para cezası ile cezalandırılmasına şeklinde ibarelerin hükme eklenmesi, bu şekilde kararın düzeltilmesi ... '' gerekçesiyle düzeltilerek esastan reddine karar verildiği, anılan kararın, Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla bozulduğu anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller" başlıklı 125. maddesinin (E) fıkrasında, "Devlet Memurluğundan çıkarma: Bir daha Devlet Memurluğuna atanmamak üzere memurluktan çıkarmaktır." şeklinde tanımlama yapıldıktan sonra maddenin devamında, "Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır: a) İdeolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükün ve çalışma düzenini bozmak ..., ... g) Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak, ..." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dava konusu işlem, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-(a) ve (g) maddeleri uyarınca tesis edilmiş olup, uyuşmazlık, anılan maddeler çerçevesinde incelendiğinde; her ne kadar, davalı idarece, davacının eyleminin ''İdeolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükün ve çalışma düzenini bozmak'' fiilini oluşturduğundan bahisle 657 sayılı Kanun'un 125/E-(a) maddesi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelere göre, davacının eyleminin, bu fiil çerçevesinde değerlendirilemeyeceği, işlemin bu hukuki dayanağı ve davanın reddine karar veren İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında bu yönüyle hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Davacının eylemi, 657 sayılı Kanun'un 125/E-(g) maddesi kapsamında incelendiğinde ise;
Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi için kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler.
"Kanunsuz suç ve ceza olmaz" ilkesi uyarınca, ceza yaptırımına bağlanan her bir fiilin tanımının yapılması ve yasanın hangi tür fiilleri suç sayarak yasakladığının hiçbir tereddüde mahal bırakmayacak şekilde belirtilmesi gerekmektedir. Sözü edilen suç tanımlaması yapıldıktan sonra, suçun karşılığı olan cezanın ve suç sayılan fiili gerçekleştiren kamu görevlisinin hangi disiplin kuralını ihlal ettiğinin açık bir şekilde ortaya konulması ve tesis edilen işlemde disiplin cezasının yasal dayanağının belirtilmesi zorunludur. Söz konusu fiil, mevzuatta öngörülen tanıma uymuyorsa verilen disiplin cezasının hukuka aykırı olacağı açıktır.
Olayda; davacı hakkında yürütülen disiplin soruşturması ve yukarıda anılan ceza yargılaması süreci birlikte değerlendirildiğinde; davacının uyuşmazlığa konu eyleminin, adli yargılama sürecinde "hakaret" suçu olarak vasıflandırıldığı görülmüş olup, bu eylemin, 657 sayılı Kanun'un 125/E-g maddelerinde yer alan "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiili kapsamında bulunmadığı, anılan fiilin, kanunilik ve tipiklik ilkesi uyarınca Kanun'da belirlenen suç tanımına uymadığı anlaşıldığından, davacının Devlet memurluğundan çıkarılmasına ilişkin işlemde bu yönüyle de hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Bu durumda, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 11/06/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Disiplin hukuku; kurumun iç düzenini korumayı amaçlayan ve bunun için kamu görevlilerinin mevzuata, çalışma düzenine, hizmetin gereklerine aykırı fiillerine yönelik olarak uygulanacak yaptırımları ve bu yaptırımların uygulanmasındaki usul ve esasları düzenleyen bir alandır. Mevzuatımızda, kamu hizmetini yürütenlerin; disiplin yaptırımını gerektiren, eylem, işlem ve davranışlarını ve verilecek disiplin cezalarını belirleyen farklı düzenlemeler bulunmakla birlikte; disiplin cezaları için yasal dayanak oluşturan eylem, işlem ve davranışın aynı zamanda cezai suç teşkil ettiği haller yönünden ayrıca düzenleme yapılarak, farklı bir ispat standardı veya oluşumsal unsurların belirtilmediği ve bu sürece ilişkin genel bir usul kanunu bulunmadığından, uygulamada ceza hukuku ilkelerine atıf yapıldığı; idari ve adli makamlarca yapılan değerlendirmelerin farklı sonuçlara ulaşabildiği görülmektedir.
Nitekim, AİHM "... yasaklanan ve disipline aykırı olarak nitelendirilen ve aynı zamanda disiplin cezaları için yasal dayanak oluşturan eylem ve davranışlar, cezai suç teşkil etmektedir. Bununla birlikte, disiplin makamlarının bu gerekçelere dayanabilmesi için cezai bir hükmün gerekip gerekmediği hususunda herhangi bir bulgu mevcut değildir... bu yönde herhangi bir netliğin bulunmadığını dikkate alan AİHM, başvuranın davasında disiplin sorumluluğu ve cezai sorumluluk arasındaki çizgilerin, disiplin soruşturmasının en başından beri bulanık olduğunu" (AHİM- SEVEN / TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. 60392/08)";
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 131. maddesi uyarınca, suçlamalardan beraat etmenin, aynı olaylar nedeniyle disiplin cezasının uygulanmasına engel olamayacağı kuralı yönünden ise; "Danıştay kararında geçen “ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması hallerinin ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamayacağı” ifadesinin, bu hususların hiçbirini aydınlatmadığı... ceza yargılamalarıyla eşzamanlı veya ceza yargılamalarının ardından yürütülen disiplin incelemelerinde üzerine atılı suç bulunan bir kişinin suçu yetkili bir mahkeme tarafından sabit bulununcaya kadar masum sayılma hakkının güvence altına alınması amacıyla izlenecek herhangi bir ilkeden" (AHİM KEMAL ÇOŞKUN/TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. 45028/07) bahsetmediği görüşündedir.
Anayasa Mahkemesi ise; "adli ve idari makamların kendi görev sınırlarını aşarak kişiyi suçlu ilan etmesi veya bu bağlamda birtakım çıkarımlarda bulunması masumiyet karinesinin ihlaline yol açabileceği, (Galip Şahin, B. No: 2015/6075), idari makamlarca veya mahkemelerce salt bir kimsenin suç isnadı altında olduğunun ifade edilmesi masumiyet karinesini zedelemeyeceği, bu bakımdan kişinin suç isnadı altında olduğunun belirtilmesi ile hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmadığı hâlde onun mahkûm olduğunun kesin bir dille ifade edilmesi veya bu yönde kanaat oluşmasına yol açacak nitelikte açıklamalarda bulunulması arasındaki ayrıma özen gösterilmesi gerektiği,... disiplin suçuna ve ceza yargılamasına konu eylemlerin aynı olduğu hâllerde disiplin soruşturmasıyla ilgili uyuşmazlıklara bakan idari mahkemelerin fiilin sübutuyla ilgili olarak ceza mahkemesinin ulaştığı kanaate saygı göstermesi ve bunu sorgulayacak ifadeler kullanmamasının beklendiği, aksi takdirde kişinin ceza mahkemesinde beraat etmiş olmasının bir anlamı kalmayacağını (Barış Baş, B.No 2016/14253) belirtmektedir.
Yukarıda aktarılan duruma göre, disipline aykırı olarak nitelendirilen ve aynı zamanda disiplin cezaları için yasal dayanak oluşturan eylem, işlem ve davranışların; cezai suç teşkil ettiği durumda, ceza yargılaması kanaatinin esas alınması gerekir.
Öte yandan; Anayasa Mahkemesinin, Başvuru Numarası:2016/14253, 2/7/2020 tarihli kararında belirtildiği üzere,"...Masumiyet karinesi, aynı olay kapsamında bile olsa ceza soruşturmasına konu suçun kurucu unsurunu oluşturmayan fiillerle ilgili olarak idari makamların değerlendirme yapmasını engellememektedir... Bu itibarla disiplin hukukundaki bir haksızlık ile ceza hukuku alanındaki haksızlığın kurucu unsurlarının aynı olduğu hâllerde idarenin kurucu unsurları ceza hukukununkiyle aynı olmayan başka bir haksızlık temelinde disiplin cezası uygulamasına herhangi bir mâni bulunmamaktadır."
Somut uyuşmazlıkta; davacının, isnat edilen eyleme yönelik yargılandığı ceza davasında, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla, davacı hakkında ''kamu görevlisine görevinden dolayı alenen hakaret'' suçundan 1 yıl karşılığı 365 tam gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, şartları oluştuğundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve anılan kararın 05/11/2020 tarihinde kesinleştiği, ancak ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla, davacının, denetim süresi içerisinde ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı dosyasındaki basit yaralama suçunu işlediği anlaşıldığından, Mahkemenin E:..., K:... sayılı hükmünün açıklanmasına, 1 yıl karşılığı 365 tam gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, şartları oluştuğundan 8.860-TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun, ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla düzeltilerek esastan reddine karar verildiği, anılan kararın, Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla bozulduğu anlaşılmıştır.
Bu açıklamalar doğrultusunda, hakaret suçunu "yüz kızartıcı ve utanç verici" olarak belirleyen yasal bir düzenleme bulunmamakta ise de; davacıya isnat edilen fiilin aynı zamanda Ceza Kanunu bakımından da suç olduğu ve ceza yargılamasının halen devam ettiği, adli yargı kararının "hakaret" suçundan mahkumiyet olarak kesinleşmediği; ceza yargılaması sonuçlandıktan sonra, 657 sayılı Kanun'un 125/E-(g) maddesi yönünden disiplin soruşturma raporuyla birlikte yeniden değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığından, temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulması gerektiği oyu ile işlemin hukuki dayanağı olan 657 sayılı Kanun'un 125/E-(g) maddesi yönünden çoğunluk kararına katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.