Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/8
2025/598
5 Şubat 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2025/8
Karar No:2025/598
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Ticaret ve Sanayi A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: LPG dağıtıcı lisansı ile faaliyet gösteren davacı tarafından dolum anlaşmasının olmadığı firmalara ait tüplerin doldurulduğunun tespit edildiğinden bahisle 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 16. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca 380.715,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... kararda; 04/08/2014 tarihinde ihbar üzerine durdurulan ... plakalı araç kasasında çeşitli ebat ve markalarda LPG tüplerinin bulunduğunun tespit edildiği, araç sürücüsü Ü.T.'nin Tokat ili, Erbaa ilçesi, ... Köyü'nde bakkaliye işiyle uğraştığını, bu iş yerinde tüp de sattığını, söz konusu tüpleri davacı şirkete ait tüp dolum tesisinden doldurduğunu beyan ettiği, bunun üzerine davacı şirkete ait dolum tesisinde yapılan denetimde, davacı şirket yetkilisi ve görevlilerince kendi tescilli markaları ve amblemini taşıyan LPG tüpleri dışında başka firmalara ait tüplerin doldurulmadığı ve başka herhangi bir firmayla da dolum anlaşmasının olmadığının beyan edildiği, başka firmalara ait tüplerin doldurulduğuna ilişkin tüp, aparat gibi somut herhangi bir tespit de bulunmadığından sırf sürücü beyanına dayalı olarak tesis edilen dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, Dairemizin 28/11/2023 tarih ve E:2018/441, K:2023/5116 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; LPG dağıtıcı lisansı sahiplerinin, dolum tesislerinde sadece kendi tescilli markası ve amblemini taşıyan LPG tüplerinin dolumunu yapmak ve dolum anlaşması olan firmaların tüplerini anlaşma şartları uyarınca doldurmakla yükümlü olduğu, olayda, ihbar üzerine durdurulan aracın kasasında çeşitli markalarda tüp ele geçirildiği, araç sürücüsünün babasıyla birlikte bakkaliye işiyle uğraştığını, tüp de sattığını, tüpleri ... isimli tüp dolum tesisinden doldurdurduğunu, dolum işlemleri için ... isimli iş yerinin görevlisi olan ... ve ... isimli şahıslarla ... - ... numaralı telefonlar üzerinden iletişime geçtiğini beyan ettiği, tüp sayım ve dolum fişinin araç sürücüsünün babası adına düzenlendiği, araçta ele geçirilen LPG tüplerinin boyut ve sayılarıyla birebir örtüşen nitelikte olduğu, davacı şirketin Kurum kayıtlarındaki telefon numarasının araç sürücüsünün davacı şirketle iletişim kurduğunu beyan ettiği telefon numarası ile aynı olduğu, davacının başka firmalara ait tüplerin doldurulup doldurulmadığının tespiti amacıyla yapılan denetimde düzenlenen tutanağın, sadece şirket yetkililerinin beyanlarına dayandığı, söz konusu tutanakta somut bir tespite yer vermediği, davacıya isnat edilen fiilin somut bilgi ve belgelerle sabit olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık, işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, somut herhangi bir tespit bulunmamasına rağmen sırf sürücü beyanına dayalı tesis edilen idari para cezasının hukuka aykırı olduğu, kesinleşmeyen idari para cezası ile ilgili zamanaşımının dolmuş olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Polis memurlarınca düzenlenen 05/08/2014 tarihli tutanakta, ihbar üzerine durdurulan ... plakalı araçta çeşitli markalarda tüp ve tüp sayım ve dolum fişi ele geçirildiği, araç sürücüsü tarafından ise tüplerin ... isimli tüp dolum tesisinden doldurulduğunun beyan edildiği tespitlerine yer verilmesi üzerine başlatılan soruşturma neticesinde düzenlenen soruşturma raporunda, davacı şirketin dolum anlaşması olmadan başka firmalara ait LPG tüplerini doldurduğu sonucuna varılmış, söz konusu fiilin 5307 sayılı Kanun'un 5. maddesinin dokuzuncu fıkrasının (c) bendinin 2 numaralı alt bendi ile Sıvılaştırılmış Petrol Gazları Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 20. maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendine aykırı olduğundan bahisle davacı şirkete anılan Kanun'un 16. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca 380.715,00-TL idari para cezası verilmesine karar verilmiş, bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un "Üretim ve dağıtım" başlıklı 5. maddesinin dokuzuncu fıkrasının (c) bendinin 2 numaralı alt bendinde, "dağıtıcıların, dolum tesislerinde sadece kendi tescilli markası ve amblemini taşıyan LPG tüplerinin dolumunu yapmak, dolum anlaşması olan firmaların tüplerini anlaşma şartları uyarınca doldurmak ile yükümlü oldukları", "İdari para cezaları" başlıklı 16. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendinin dava konusu işleme ilişkin fiil tarihinde yürürlükte olan halinde ise, Kanun'un 5. maddesinin ihlali halinde sorumlulara ikiyüzellibin Türk Lirası idari para cezası verileceği kurala bağlanmıştır.
7164 sayılı Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 35. maddesi ile 5307 sayılı Kanun'un 16. maddesi yeniden düzenlenmiş ve maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi ile, 5307 sayılı Kanun'Un 16. maddesi yeniden düzenlenmiş ve maddenin birinci fıkrasının (b) bendi ile aynı bendin (3) numaralı alt bendinde, dokuzuncu fıkrasının (c) bendinin (4), (5) ve (6) numaralı alt bentleri hariç 5. ve 6. maddesinin ihlali halinde solumlulara ikiyüzellibin Türk Lirasından az olmamak ve ikimilyonyediyüzellibin Türk Lirasını geçmemek üzere fiilin işlendiği tarihten bir önceki yılda ilgili lisansa konu LPG piyasası faaliyetine ilişkin net satış hasılatının binde onikisi oranında idari para cezası uygulanacağı kurala bağlanmıştır.
7164 sayılı Kanun'un 37. maddesi ile 5307 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 8. maddesinin ikinci fıkrasında, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Kurul kararına bağlanmış, ancak tahsilatı tamamlanmamış olan idari para cezaları, işlenen fiil için bu Kanunla birlikte daha düşük bir idari para cezası uygulanmasının öngörülmesi halinde, ilgili vergi dairesince 16. maddenin ilgili bentlerinde belirlenmiş olan asgari maktu hadden tahsil edilir. Kısmen veya tamamen tahsil edilen idari para cezaları iade edilmez." kuralına yer verilmiştir.
5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 2. maddesinde, "Kabahat" deyiminin, Kanun'un karşılığında idari yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlık anlamına geldiği; 3. maddesinde, bu Kanun'un, idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde, diğer genel hükümlerinin, idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı; "Zaman Bakımından Uygulama" başlıklı 5. maddesinde, 26/09/2004 tarih ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümlerinin kabahatler bakımından da uygulanacağı, kabahatler karşılığında öngörülen idari yaptırımlara ilişkin kararların yerine getirilmesi bakımından ise derhal uygulama kuralının geçerli olduğu; bu maddenin atıf yaptığı 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesinin ikinci fıkrasında da, suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanunun uygulanacağı ve infaz olunacağı kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Kanun koyucu tarafından, Kurul tarafından karara bağlanmış, ancak tahsilatı tamamlanmamış idari para cezalarının, işlenen fiil için 5307 sayılı Kanun'un 7164 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik 16. maddesinde daha düşük bir idari para cezası uygulanması öngörülmüş ise asgari maktu hadden tahsil edilmesi vergi dairesine bir görev olarak verilmiştir. İlgili vergi dairesinin kanunen üstlendiği bu görevi yerine getirmesi açısından önemli olan husus, idari para cezasının keşinleşmesi değil, tahsilatının tamamlanmamış olmasıdır. Dolayısıyla söz konusu düzenleme, tamamen tahsilat aşamasına özgü bir kural niteliğindedir. İdari para cezasının iptali istemiyle dava açılsın veya açılmasın, bu kuralın tahsilatı tamamlanmamış idari para cezalarına uygulanması vergi dairesi açısından bir zorunluluktur.
İlgili vergi dairesi, dava açılıp açılmadığına bakılmaksızın tahsilatı tamamlanmamış idari para cezasının miktarında lehe bir değişiklik varsa bunu tespit etmekle ve uygulamakla yükümlü bulunduğundan, tahsilat aşamasına özgü olan anılan kuralın, idari para cezasının iptali istemiyle açılan davalarda dikkate alınmasına gerek bulunmamaktadır.
Bu itibarla, idari para cezasına konu olan fiilin sübuta ermiş olması ve idari para cezasının miktarında lehe olan değişikliğin tahsilat aşamasında vergi dairesince dikkate alınacak olması sebebiyle dava konusu işlemin iptali yolundaki karara karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararın kaldırılmasına ve davanın reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davacının temyiz isteminin reddine,
2\. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü ile Mahkeme kararın kaldırılması ve davanın reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA,
3\. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4\. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5\. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 05/02/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.