Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/805
2025/1573
15 Nisan 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2025/805
Karar No:2025/1573
TEMYİZ EDEN (DAVACI) :...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/ç maddesinde belirtilen kaçakçılık suçunun işlendiğinin tespit edildiğinden bahisle davacıya ait akaryakıt istasyonunun 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 20. maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca mühürlenerek piyasa faaliyetinin geçici olarak durdurulmasına ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (Kurum) Denetim Dairesi Başkanlığının ...tarih ve ... sayılı işlemine istinaden tesis edilen...tarih ve ... sayılı mühürleme tutanağının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; bayilik lisansı sahibi davacının ilgili hesap dönemine ait işlemlerinin incelenmesi sonucunda düzenlenen Vergi Suçu Raporu'nda ödeme kaydedici cihaz veya diğer yazılım/donanıma müdahale ettiğinin tespit edildiği, yetkili hakkında 213 sayılı Kanun'un 359/ç maddesinde yazılı suçları işlediğinden bahisle Silvan Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu anlaşıldığından, davalı idarece 5015 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması kapsamında ve bağlı yetki içerisinde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; Dairemizin 03/10/2024 tarih ve E:2024/1051, K:2024/3767 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; 30/04/2021 tarih ve 31470 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7318 sayılı Vergi Usul Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 10. maddesiyle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 20. maddesinin ikinci fıkrasına eklenen (g) bendinin Anayasa'ya aykırı olduğu itirazıyla yapılan başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 28/09/2023 tarih ve E:2023/35, K:2023/163 sayılı kararıyla, "... ve Kurum tarafından her türlü tesiste (rafineri hariç) lisansa tabi tüm faaliyetler kovuşturmaya yer olmadığına dair karar veya mahkeme kararı kesinleşinceye kadar geçici olarak durdurulur..." ve "... ve bu süre içinde söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmez." bölümlerinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edildiği, anılan kararın dokuz ay sonra yürürlüğe girmek üzere 14/11/2023 tarih ve 32369 sayılı Resmi Gazete'de yayımlandığı;
Anayasa Mahkemesinin söz konusu kararı üzerine 28/12/2023 tarih ve 32413 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7491 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 48. maddesiyle 5015 sayılı Kanun'un 20. maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan ve Anayasa'ya aykırı bulunan ibarenin, "...ve Kurum tarafından her türlü tesiste (rafineri hariç) lisansa tabi tüm faaliyetler geçici olarak durdurulur ve bu süre içinde söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmez." şeklinde değiştirildiği ve birinci cümleden sonra gelmek üzere, "Kurum tarafından geçici durdurma işleminin kaldırılıp kaldırılmayacağı bu fıkrada yer verilen suçlarla sınırlı olmak üzere Cumhuriyet başsavcılığı veya mahkemelerden temin edilecek bilgilere göre altı ayda bir değerlendirilir. Ancak kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleşmesi üzerine ya da mahkumiyet dışında bir hüküm veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde kesinleşmesi beklenmeksizin Kuruma yargı merciince bildirilmesiyle veya sair suretlerle Kurumca ıttıla edilmesi durumunda geçici durdurma işlemi Kurum tarafından kaldırılır." cümlelerinin eklendiği;
Somut uyuşmazlığa gelindiğinde, davacı hakkında ödeme kaydedici cihaz veya diğer yazılım/donanıma müdahale fiilini işlediğinden bahisle Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçlamasıyla açılan davada, ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının üzerine atılı suçu işlediği belirtilmekle birlikte, infaz hukukuna ilişkin rejimler gözetilmek suretiyle verilen 1 yıl, 3 ay hapis cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın ise 15/09/2023 tarihinde kesinleştiği;
Bu durumda, 5015 sayılı Kanun'un 20/2(g) maddesinde mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde durumun Kurumca ıttıla edilmesi üzerine mühürleme işleminin derhal kaldırılacağı kural altına alındığından, Silvan Asliye Ceza Mahkemesinin 07/09/2023 tarihli kararı üzerine davalı idarece mühürleme işleminin kaldırılması gerekmekte ise de, idari işlemlerin ve dolayısıyla idari tedbirlerin hukuka uygunluk denetiminin, tesis edildikleri tarihteki hukuki durum esas alınarak gerçekleştirilmesi gerektiği, bir başka ifadeyle, Kanun'un açık hükmü dolayısıyla mühürleme işleminin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı üzerine davalı idarece kaldırılması yasal bir zorunluluk ise de, mühürleme işleminin -etkisini anılan kararın kesinleşmesine kadar sürdüren- geçici nitelikte bir tedbir kararı olduğu dikkate alındığında, idari yargı tarafından yapılacak incelemenin, işlemin tesis edildiği andaki hukuki duruma göre yapılması gerektiği, adli yargı mercince verilen kararda davacının "Vergi Usul Kanununa Muhalefet" suçunu işlediği sabit görüldüğünden, tesis edildiği tarih itibarıyla dava konusu mühürleme işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının herhangi bir mahkumiyet hükmü olmadığı gibi mahkumiyet hükmünün sonuçlarını da doğurmadığı, somut olayda ise kendileri hakkında yapılan yargılama neticesinde verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının aleyhlerine olacak şekilde değerlendirildiği, dava konusu işlemin yasal dayanağının Anayasa Mahkemesince Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edildiği, ceza yargılamasında verilen karar nedeniyle akaryakıt istasyonları üzerindeki mührün kaldırıldığı, dolayısıyla dava konusu işlemin de ortadan kalktığı, dava konusu işleme davalı idarece sebebiyet verilmesi sebebiyle kendileri lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 24. maddesinin (f) bendinde, kararlarda yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiğinin belirtileceği; 31. maddesinde, yargılama giderleri hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmış; anılan madde ile atıfta bulunulan Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama giderlerinin kapsamı" başlıklı 323. maddesinin (ğ) bendinde, "vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücreti" yargılama giderleri arasında sayılmış; 326. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği; 330. maddesinde, vekil ile takip edilen davalarda mahkemece kanuna göre takdir olunacak vekalet ücretinin taraf lehine hükmedileceği; 332. maddesinde ise, yargılama giderlerine mahkemece re'sen hükmedileceği belirtilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 3. fıkrasında,"Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir."; "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir.(...)"; "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasında, "Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar. b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar." kuralına yer verilmiştir.
Temyize konu İdare Mahkemesi kararının verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre, 2023 yılı Mart ayına ilişkin İdare Mahkemeleri nezdinde duruşmasız olarak takip edilen davalar için hükmolunacak vekalet ücreti 5.500,00-TL, duruşmalı olarak takip edilen davalar için ise 11.000,00-TL olarak belirlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge İdare Mahkemesi kararının, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun gerekçeli reddine ilişkin kısmının incelenmesi:
Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının, vekalet ücretine ilişkin kısmı yönünden incelenmesi:
2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, Danıştay'ın, temyize konu kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayabileceği kuşkusuzdur.
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından dava dilekçesinde duruşma talebinde bulunulması üzerine Mahkemece 28/03/2023 tarihinin duruşma günü olarak belirlendiği, bu hususa ilişkin olarak taraflara duruşma davetiyelerinin gönderildiği, akabinde davacı vekili tarafından 21/03/2023 tarihinde UYAP üzerinden gönderilen dilekçe ile duruşma talebinden feragat edilmesine rağmen Mahkemece 28/03/2023 tarihinde duruşma yapıldığı, yapılan duruşmaya davacı vekili iştirak etmeksizin sadece davalı idare vekilinin katıldığı, Mahkemenin davanın reddine ilişkin kararında ise davalı vekili lehine duruşmalı işler için öngörülen vekalet ücretine hükmedildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı idare lehine duruşmasız işler için belirlenen 5.500,00-TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davacı vekilinin duruşma tarihinden önce taleplerinden feragat ettiklerine dair yazılı beyanına rağmen Mahkemece duruşma açılmasında ve duruşmaya iştirak edildiğinden bahisle davalı idare vekili lehine 11.000,00-TL tutarında duruşmalı vekalet ücretine hükmedilmesinde usul kurallarına uygunluk bulunmadığından, bu hususun Bölge İdare Mahkemesince düzeltilmemiş olmasında hukuki isabet görülmemiştir.
Ancak, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının hüküm fıkrasında yer alan "istinaf başvurusunun reddine" ibaresinden sonra gelmek üzere, "2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan '11.000,00-TL vekalet ücretinin' ibaresinin, '5.500,00-TL vekalet ücretinin' şeklinde değiştirilmesi suretiyle" ibaresi eklenerek düzeltilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davacının temyiz isteminin reddine,
2\. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun gerekçeli reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, hüküm fıkrasında yer alan "istinaf başvurusunun reddine" ibaresinden sonra gelmek üzere, "2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan '11.000,00-TL vekalet ücretinin' kısmının, '5.500,00-TL vekalet ücretinin' şeklinde değiştirilmesi suretiyle" ibaresi eklenerek DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3\. Temyiz posta giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4\. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5\. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 15/04/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.