Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/7
2025/306
20 Ocak 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2025/7
Karar No:2025/306
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Araştırma Mühendislik Eğitim Danışmanlık ve Periyodik
Kontrol Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Karayolları ... Bölge Müdürlüğünce 16/02/2024 tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen ... ihale kayıt numaralı "Karayolları ... Bölge Müdürlüğü ve Bağlı İşyerleri ile Kamu Özel Sektör Ortaklığı Bölge Müdürlüğü ve Bağlı İşyerlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Kısmi Süreli Hizmet Alım İşi" ihalesi üzerinde bırakılan ve sözleşme imzalayan davacı tarafından, söz konusu sözleşmenin tasfiye edilmesine yönelik Karayolları ... Bölge Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen kararda; davalı idarece ilk olarak 04/12/2023 tarihinde gerçekleştirilen ... ihale kayıt numaralı 'Karayolları ... Bölge Müdürlüğü ve Bağlı İşyerleri İle Kamu Özel Sektör Ortaklığı Bölge Müdürlüğü ve Bağlı İşyerlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Kısmi Süreli Hizmet Alımı İşi" ihalesinde ekonomik açıdan en avantajlı teklifin davacı tarafından verildiği, ... tarih ve ... nolu ihale komisyonu kararı ile geçerli iş deneyim belgesi bulunmadığı için davacının teklifinin değerlendirme dışı bırakıldığı, devamında rekabetin sağlanması, kamu kaynaklarının etkili ve verimli kullanılması ilkeleri uyarınca tüm tekliflerin değerlendirme dışı bırakılarak ihalenin iptaline karar verildiği, bunun üzerine ihalede ekonomik açıdan en avantajlı ikinci teklif sahibi tarafından ihalenin kendi şirketleri üzerinde bırakılması gerektiğinden bahisle ihalenin iptali kararına yönelik yapılan itirazen şikayet başvurusunun 10/01/2024 tarih ve 2024/UH.I-88 sayılı Kamu İhale Kurulu kararı ile reddedildiği, anılan işlemin iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., ... sayılı kararıyla söz konusu Kurul kararının iptaline karar verildiği, Mahkeme kararı üzerine alınan ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı ile daha önce verilen 10/01/2024 tarih ve 2024/UH.I-88 sayılı Kurul kararının iptaline ve anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda idarenin ihalenin iptali kararının iptaline karar verildiği, bu süreçte davalı idarece 16/02/2024 tarihinde tekrar ihaleye çıkıldığı, davacı şirket üzerinde bırakılan ... ihale kayıt numaralı bu ihaleye ilişkin 22/02/3024 tarihinde sözleşme imzalandığı, bu aşamada ... tarih ve ... sayılı ihale komisyonu kararı ile ... ihale kayıt numaralı ilk ihalenin tekrar iptaline karar verildiği, bu karara karşı itirazen şikayet yoluna gidilmesi üzerine 18/04/2024 tarih ve 2024/UH.I-596 sayılı Kurul kararı ile idarenin iptal kararının iptaline karar verildiği, karar doğrultusunda ... ihale kayıt numaralı ihale sürecinin devam ettirilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı ihale komisyonu kararı alınarak ihalede ekonomik açıdan en avantajlı ikinci teklif sahibi ile ihale sürecine devam edilmesine karar verildiği, söz konusu komisyon kararı üzerine davacı şirket uhdesinde kalan ve sözleşme yapılarak işe başlanılan ... ihale kayıt numaralı ihalenin ise tasfiye işlemlerinin başlatılmasına karar verilerek dava konusu işlemin tesis edildiği;
Bu itibarla, ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., ... sayılı kararın davacı tarafından temyizi üzerine Danıştay Onüçüncü Dairesinin 26/04/2024 tarih ve E:2024/989, K:2024/1824 sayılı kararıyla bozulduğu, bozma kararı üzerine ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı ile daha önce verilen ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının iptaline ve ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının hukuken geçerliliğini koruduğuna karar verildiği, söz konusu kararlar doğrultusunda ... tarih ve ... sayılı Olur ile davalı idare tarafından ... ihale kayıt numaralı ihalenin devamına ve işin devam ettirilmesine karar verildiği, gelinen aşamada davacı şirket üzerinde bırakılıp, sözleşme imzalanıp, işe başlatıldıktan sonra tasfiyesine karar verilen ... ihale kayıt numaralı ihaleye yönelik olarak Danıştay bozma kararı sonrasında tasfiye şartları ortadan kalktığından bahisle davacı ile sürecin devam ettirilmesine ve işin devamına karar verildiği anlaşıldığından, konusu kalmayan davada karar verilmesine yer olmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davanın açılmasına yol açtığından bahisle yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Kamu İhale Kurumunun verdiği kararlar doğrultusunda işlem tesis edildiği, kararın aleyhe hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 24. maddesinin (f) bendinde, kararlarda yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiğinin belirtileceği; 31. maddesinde, yargılama giderleri hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmış; anılan madde ile atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama giderlerinin kapsamı" başlıklı 323. maddesinin (ğ) bendinde, "vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücreti" yargılama giderleri arasında sayılmış; 326. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği; 331. maddesinin (1) numaralı fıkrasında ise, davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, hakimin, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği; 332. maddesinde ise, yargılama giderlerine mahkemece re'sen hükmedileceği belirtilmiştir.
2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasında, "Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar. b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar." kuralı yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Davalı idare tarafından, İdare Mahkemesi kararının yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Bu itibarla, yargılama giderleri ve vekalet ücretleri kavramlarına değinmek gerekir.
Yargılama giderleri genel olarak, yargılama faaliyetinin başlaması, devamı ve sonuçlanması için ödenmesi lazım gelen harç, masraf ve ücretlerin tamamını ifade etmektedir. Kural olarak yargılama giderlerinin, yargılama sonunda aleyhine hüküm kurulan taraftan alınmasına karar verilir. Yargılama giderlerine tarafların talepte bulunmalarına gerek olmaksızın mahkemece re'sen hükmedilir.
Vekalet ücreti, vekille takip edilecek davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücreti ve avukatlık sözleşmesinden kaynaklanan vekalet ücreti olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. İdari Yargılama Usulü Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yargılama giderlerine ilişkin kuralları incelendiğinde, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücretinin yargılama gideri olarak kabul edildiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, yargılama giderleri arasında sayılan vekalet ücretinin hangi tarafa yükletildiğinin kararda gösterilmesi gerekmektedir. Takdir olunacak vekalet ücreti tutarı ise, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre belirlenmektedir.
Görüldüğü üzere yargılama giderleri; harçlar, yargılama sırasında yapılan masraflar ve vekalet ücretinden oluşmaktadır.
Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 294. maddesinde yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilen nihai kararın "hüküm" olduğu, 297. maddesinde ise yargılama giderlerinin hükmün kapsamı içerisinde yer aldığı ifade edilmiştir. Bu sebeple, yargılama sonunda verilen nihai kararda (hüküm) yargılama giderlerinin hangi tarafa yükletildiğinin belirtilmesi gerekmektedir.
Davanın konusuz kalması, işin esası incelenerek yargılama sonunda verilecek hüküm ve davaya son veren taraf işlemleri dışında yargılamayı sona erdiren durumlardan biridir. Davanın açılmasından sonra, davanın konusunun veya davacının dava açmaktaki hukuki yararının ortadan kalkması durumunda dava konusuz kalır. Dava konusuz kaldığında esas hakkında yargılama yapılmasına ve hüküm kurulmasına gerek kalmaz. Öte yandan, davanın konusuz kalması halinde nasıl bir karar verileceğine ilişkin usul kanunlarımızda herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Ancak, davanın konusuz kalması durumunda davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmadığından, mahkemece konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmelidir.
Her ne kadar, davanın konusuz kalması durumunda esas hakkında yargılamaya devam edilerek karar verilmesine gerek kalmamakta ise de, yargılama giderleri hakkında bir karar verilmesi gerekmektedir. Zira, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri" başlıklı 331. maddesinin 1. fıkrasında, "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." kuralı yer almaktadır. Davanın açıldığı tarihteki haklılık durumunun nihai olarak ortaya konulabilmesi ise, yargılama giderleri bakımından yargılamaya devam edilmesini gerekli kılmaktadır. Bu itibarla, davanın konusuz kalması durumunda mahkemece yargılama giderleri bakımından yargılamaya devam edilerek, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumunun tespit edilmesi ve bu tespite göre yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekmektedir.
Bu noktada, hüküm aşamasında ortaya çıkan "haklılık durumu" ile davanın açıldığı tarihteki "haklılık durumu" kavramları arasındaki farka değinmek gerekmektedir. Bir davada, hüküm verilebilir aşamaya gelininceye kadar çeşitli yargısal faaliyetlerde bulunularak tarafların haklılık durumu araştırılmakta, yargılama sonunda verilen hükümle birlikte tarafların haklılık durumu nihai olarak ortaya çıkmaktadır. Esasen, bakılmakta olan bir davada tarafların haklılık durumunun nihai olarak tespit edilebilmesi için öncelikle dosyanın tekemmül etmesi, gerektiğinde de keşif, bilirkişi, ara karar veya duruşma gibi çeşitli yargısal faaliyetlerde bulunulması gerekmektedir. Davanın konusuz kalması durumunda yargılama giderleri bakımından davaya devam edilerek, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumunun tespit edilmesi gerekmekte ise de; bu aşamada yapılacak haklılık durumu tespitinin, davanın esası hakkında hüküm verecek düzeyde bir araştırma yapmayı zorunlu kılmayan, davanın konusuz kaldığı andaki mevcut duruma göre yapılan bir haklılık değerlendirmesini ifade ettiğinin kabulü gerekir. Aksi halde, konusu kalmadığından bahisle davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan davalarda, sadece yargılama giderlerinin hangi tarafa yükletilmesi gerektiğine karar verilebilmesi amacıyla, adeta davanın esası hakkında bir karar veriyormuşçasına yargılama faaliyetinde bulunulması zorunluluğu doğar ki, bu durum ne usul ekonomisi ne de yargılama faaliyetinin amacıyla bağdaşır.
Öte yandan, tarafların haklılık durumunun nihai olarak tespiti esasen yargılama sonunda verilen hüküm ile birlikte mümkün olduğundan, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumunun tespiti çoğu zaman pek mümkün olamamaktadır. Her ne kadar, davanın konusuz kalması durumunda ideal olan yargılama giderleri bakımından yargılamaya devam edilerek davanın açıldığı tarihteki haklılık durumunun tespit edilmesi ise de, haklılık durumu tespitinin nihai olarak ortaya konulabilmesi için uzun bir yargılama faaliyetine ihtiyaç duyulduğundan, davanın konusuz kaldığı andaki mevcut duruma göre davanın açıldığı tarihteki haklılık durumunun tespit edilememesi halinde, herhangi bir haklılık değerlendirmesi yapılamadığından bahisle yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesi seçeneği usul ekonomisi ve yargılama faaliyetinin amacına daha uygun düşmektedir. Zira, dosya tekemmül etmeden veya yeterli araştırma yapılmadan bir haklılık değerlendirmesi yapılması ve buna bağlı olarak hükmedilecek yargılama giderleri, taraflar açısından hukuka aykırı sonuçların doğmasına sebep olabilecektir.
Uygulamada bazı mahkemeler tarafından, konusu kalmayan davalarda haklılık durumu değerlendirmesi yapılamadığından bahisle yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına karar verilmekle birlikte, toplam yargılama gideri taraflara eşit olarak paylaştırılmaktadır. Oysa, yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasında aslolan, tarafların kendi yaptıkları masraf ve giderlere katlanmasıdır.
Uyuşmazlıkta, uhdesinde bırakılan ihaleye ilişkin sözleşme imzalayan davacı tarafından, sözleşmenin tasfiye edilmesine yönelik işlemin iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., ... sayılı kararın Danıştay Onüçüncü Dairesinin 26/04/2024 tarih ve E:2024/989, K:2024/1824 sayılı kararı ile bozulduğu, bozma kararı üzerine ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı ile daha önce verilen ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının iptaline ve ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının hukuken geçerliliğini koruduğuna karar verildiği, söz konusu karar doğrultusunda davalı idare tarafından tasfiye şartları ortadan kalktığından bahisle davacı ile sürecin devam ettirilmesine ve işin devamına karar verildiği, dolayısıyla davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından, Mahkemece konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verildiği ve davalı idare aleyhine yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedildiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, konusu kalmadığından bahisle davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan davada, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumu tespiti yapılamadığından yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, davalı idare aleyhine yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmesinde usul kurallarına uygunluk bulunmamaktadır.
Ancak, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyize konu İdare Mahkemesi kararının yargılama giderlerine ilişkin kısmının, yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesi suretiyle düzeltilerek onanması gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının hüküm fıkrasında yer alan "Davanın açılmasına sebebiyet vermesinden ötürü aşağıda dökümü yapılan 1.028,50-TL yargılama giderinin ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 18.000,00-TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine" ibaresinin, "yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına ve vekalet ücretine hükmedilmemesine" şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2\. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
3\. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
4\. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5\. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 20/01/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
(X) KARŞI OY:
Dava, Karayolları ... Bölge Müdürlüğünce 16/02/2024 tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen "Karayolları ... Bölge Müdürlüğü ve Bağlı İşyerleri ile Kamu Özel Sektör Ortaklığı Bölge Müdürlüğü ve Bağlı İşyerlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Kısmi Süreli Hizmet Alım İşi" ihalesi üzerinde bırakılan ve sözleşme imzalayan davacı tarafından, söz konusu sözleşmenin tasfiye edilmesine yönelik Karayolları ... Bölge Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; ihalede ekonomik açıdan en avantajlı ikinci teklif sahibi olarak belirlenen dava dışı şirket tarafından ihalenin iptaline karar verilmesine ilişkin ihale komisyon kararına yapılan itirazen şikayet başvurusunun reddine karşı açılan davada ... İdare Mahkemesince verilen kararın temyizi üzerine Danıştay Onüçüncü Dairesinin 26/04/2024 tarih ve E:2024/989, K:2024/1824 sayılı kararıyla anılan mahkeme kararının bozulmasına ve davanın reddine karar verildiği, söz konusu bozma kararı üzerine 18/07/2024 tarih ve 2024/MK-74 sayılı Kamu İhale Kurulu kararı ile daha önce verilen 13/03/2024 tarih ve 2024/MK-26 sayılı Kurul kararının iptaline ve 10/01/2024 tarih ve 2024/UH.I-88 sayılı Kurul kararının hukuken geçerliliğini koruduğuna karar verildiği, anılan Kurul kararı doğrultusunda davalı idarece tasfiye şartları ortadan kalktığı gerekçesi ile davacı ile sürecin devam ettirilmesine ve işin devamına karar verildiği, bu itibarla konusu kalmayan işbu davada karar verilmesine yer olmadığından bahisle yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davanın açılmasına sebebiyet veren davalı idare üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Temyize konu Mahkeme kararının yargılama giderleri ile vekalet ücretine ilişkin kısmı yönünden davalı idarece temyiz isteminde bulunulmaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılanma Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde; düzenleyici veya bireysel bir işlem nedeniyle menfaati ihlal edilenler tarafından iptal davası açılabileceği belirtilerek, kişilere, dava açma yolu ile iddialarını yargı yerinde ileri sürme hakkı özel olarak düzenlenmiştir.
Öte yandan, 2577 sayılı Kanun'un "Kararlarda bulunacak hususlar" başlıklı 24. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinde; kararlarda, yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiğinin belirtileceği hüküm altına alınmış, aynı Kanun'un 31. maddesinin yargılama giderleri konusunda yollamada bulunduğu 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun yerine yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinde; vekalet ücretine yargılama giderleri arasında yer verilmiş ve 326. maddesinde; Kanun'da yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkemenin, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştıracağı belirtildikten sonra, 331. maddesinde; davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, hakimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği düzenlemesine yer verilmiş; böylece, kural olarak, yargılama giderlerinin davada haksız çıkan tarafa yükletilmesi esası benimsenmiştir.
Hukukumuzda, iptal davası açıldıktan sonra, yargılama faaliyeti devam ederken, idarece işlemin yürürlükten kaldırılması, hukuk aleminde geçerliliğinin kalmaması ve artık işin esasının incelenmesinde yarar görülmeyen hallerde davanın konusuz kaldığından söz edilmektedir.
Davanın konusuz kaldığı durumlarda, yargı yerince dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilebileceği tabii olmakla birlikte, yargılama faaliyeti esnasında yapılan yargılama giderlerinin hangi tarafa yükletileceğinin de kararda ayrıca belirlenmesi gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; sözleşme imzalanıp, işe başladıktan sonra sözleşmenin tasfiye edilmesine dair işlemin iptaline yönelik olarak, Danıştay bozma kararı sonrasında tasfiye şartları ortadan kalktığından bahisle davacı ile sürecin devam ettirilmesine ve işin devamına karar verildiği, Mahkemece konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği ve davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden bahisle davalı idare aleyhine yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedildiği anlaşılmaktadır.
Bu noktada, 6100 sayılı Kanun'un yukarıda metnine yer verilen 331. maddesine bakıldığında, davanın konusuz kalması halinde, hakime, davanın açıldığı zamandaki haklılık durumunu değerlendirerek yargılama giderlerine hükmetme konusunda takdir hakkı tanındığı görülmektedir.
Somut olaya bakıldığında, davacı tarafından dava konusu işlemin hukuka aykırılığı iddiasında bulunulduğu, ancak sonrasında birtakım nedenlerle davalı idare tarafından dava konusu işlemin iptal edilmek suretiyle davanın konusuz bırakıldığı, bu haliyle davanın açılmasına davalı idarenin sebebiyet verdiği görülmektedir.
Yukarıda aktarılan hususlar birlikte değerlendirildiğinde; tasfiye şartlarının ortadan kalktığı gerekçesi ile davacı ile sürecin devam ettirilmesine ve işin devamına kararı verildiğinden bahisle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararıyla davanın sonuçlandığı, Anayasa'nın 36. maddesinde öngörülen hak arama hürriyeti kapsamında dava açan davacının, davada haksız çıkan taraf olarak kabul edilemeyeceği, dolayısıyla davalı idarenin davanın açılmasına sebebiyet verdiği görüldüğünden, davalı idare aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, temyiz başvurusuna konu kararın yargılama gideri ile vekalet ücretine ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği oyuyla, düzelterek onama yolundaki Daire kararına katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.