Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/744
2025/1747
28 Nisan 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2025/744
Karar No:2025/1747
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Teşkilatı A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İnşaat A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: PTT A.Ş. tarafından ... tarihinde gerçekleştirilen ... ihale kayıt numaralı "2024-2027 Dönemi Ayrım-Dağıtım Hizmetlerinin 7 Bölgede Yürütülmesi Hizmet Alımı" ihalesinin 1. Bölge (İstanbul Avrupa Yakası) kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen kararda; davacı şirketin PTT alımlarına katılmaktan yasaklı olduğundan bahisle dava konusu ihaleye davet edilmediği; yasaklılık kararına yönelik olarak açılan davada Mahkemelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar verildiği; yine davacının dava konusu ihaleye davet edilme ve doküman satılması talebinin zımnen reddine yönelik açılan davada da Mahkemelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar verildiği;
Davalı idarenin, ihalede açıklık ve rekabetin sağlanması ilkelerine göre ihaleyi gerçekleştirme zorunluluğu bulunduğu, yeterli rekabetin sağlanamaması halinde ihalenin ana amacının gerçekleşemeyeceği ve ihaleden beklenen faydanın sağlanamayacağı, eşit muamele ilkesine aykırı olarak gerçekleştirildiği yargı kararıyla saptanmış olan, davacının ihaleye davet edilme ve doküman satılması talebinin kabul edilmemesi işlemi nedeniyle rekabetin engellenmesine/kıstlanmasına sebebiyet verildiği, bu haliyle dava konusu işin hukuka aykırı olarak ihale edildiği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasından verilen yürütmenin durdurulması kararının, temyize konu kararın iptal gerekçesi yapılmasının hukuka aykırı olduğu, aynı ihtilafa yönelik olarak ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasından 19/11/2024 tarihinde yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar verildiği, davacının haklı gerekçelerle ihaleye davet edilmemiş olmasının ihalenin iptali için bir sebep olmadığı, davacının performansının yapılan değerlendirme üzerine ihaleye katılım için yeterli görülmediğinin bilgi ve belgelerle birlikte ortaya konulduğu, ihalenin iptaline dair karar gerekçesinde, gerçekleştirilen ihalenin hukuka aykırı olduğuna dair herhangi bir tespitin yer almadığı, zira söz konusu ihalede rekabet ortamını engelleyen, katılımı kısıtlayan, kamu ihalelerine hakim olan ilkelere mugayir bir husus bulunmadığı, davaya konu ihalenin, işin büyüklüğü, niteliği ve önemi dikkate alınarak PTT A.Ş. Mal ve Hizmet Alımı Prosedürü'nün “Duyuru” başlıklı 6.10.4. (ç) alt bendinde yer alan, “Ana faaliyetlerin ifası ile ilgili alımlar.” hükmüne istinaden davet usulü ile yapıldığı, ihaleye katılma talebinde bulunan diğer muhtelif firmaların da ihaleye katılma talepleri olmasına rağmen ihale süreci dikkate alınarak benzer durumda olan veya alelade düzenlenmiş dilekçelerin dikkate alınmadığı, mevzuat gereği 3 muteber firma davet edilerek ihalelerin sonuçlandırılma imkanı olmasına rağmen 18 firma davet edilerek gerekli rekabet ortamının sağlandığı, PTT A.Ş. bünyesinde 2022-2024 döneminde ayrım dağıtım hizmet alımı kapsamında çalışılan firmalar yeni dönem ihalesine davet edilmişse de davacının Prosedür kapsamında yapılan tedarikçi değerlendirmesi sonucunda, önceki hizmet döneminde gerçekleşen ihmal ve kusurlu eylemleri sebebiyle, hizmet alımlarına ilişkin ihalelere 6 ay süreyle katılmaktan men edildiği için tedarikçi listelerinden çıkarıldığı ve bu sebeple ihaleye davet edilmediği, dolayısıyla, davacının ihalelere davet edilmemesinde objektif kriterlere göre hareket edildiği, bu durumun söz konusu ihaleyi, katılımcı sayısını yahut rekabet ve eşitlik ortamını bozucu bir neticeye yol açmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, davalı idarenin savunma dilekçesi ile mahkemeyi yanıltma çabasında olduğu, davalı tarafa karşı açılan tüm davalarda davalı idare aleyhine kararlar verildiği, şirketlerinin davalı idare ile yıllardır süregelen iş birliği kapsamında başarılı hizmetler sunduğu ve bu hizmetlerin idarenin memnuniyetine konu olduğu, şirketlerinin yaklaşık on (10) yıldır davalı idareye aralıksız hizmet verdiği, özellikle 5. Bölge Ayrım ve Dağıtım Hizmeti Sözleşmesi kapsamında, 2022 yılından itibaren ifa edilen hizmetlerin kalitesi nedeniyle idarenin, 31/07/2024 tarihinde sona ermesi gereken sözleşmeyi Ağustos ve Eylül aylarını kapsayacak şekilde uzattığı, hizmette aksaklıklar yaşansaydı bu uzatma kararlarının alınmayacağı, davalı idarenin kendilerine yönelik hukuka aykırı bir süreç yürüttüğünün açıkça tespit edildiği, idarenin, rekabeti ve şeffaflığı sağlamak yerine, belirli bir firmayı haksız bir şekilde dışlama amacıyla hareket ettiği ve kamu hizmetinin etkinliğini zedelediği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin ve üyeler ... ile ...'ın 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu'nun 21. maddesinin Anayasa'ya aykırılığı nedeniyle Anayasa Mahkemesine başvurulması gerektiği yolundaki (X) oylarına karşılık, değinilen düzenlemenin Anayasa'ya aykırı olmadığına oyçokluğuyla karar verilerek, gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
MADDİ OLAY :
PTT A.Ş. Satınalma Daire Başkanlığınca ... ihale kayıt numaralı "2024-2027 Dönemi Ayrım-Dağıtım Hizmetlerinin 7 Bölgede Yürütülmesi Hizmet Alımı 1. Bölge (İstanbul Avrupa Yakası)" ihalesi 09/09/2024 tarihinde Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi Mal ve Hizmet Alımı Prosedürü'nün 6.10.4. maddesinin (ç) bendine istinaden davet usulü ile gerçekleştirilmiştir.
İhale konusu işle ilgili önceki dönemde yapılan "5. Bölge İzmir (İzmir, Aydın, Denizli, Muğla, Manisa ve Uşak illerini kapsayan) Ayrım ve Dağıtım Hizmeti" ihalesi üzerinde kalan davacı şirketin sözleşmesi, hizmetin sözleşmede öngörülen süresi olan 31/07/2024 tarihinde sona erecek olmasına karşın davalı idarece 2024 yılının Ağustos ve Eylül aylarını kapsayacak şekilde uzatılmıştır.
Davacı şirket tarafından önce 13/08/2024 tarihli dilekçeyle ihaleye davet edilme ve 20/08/2024 tarihli dilekçeyle doküman satılması talebi davalı idareye iletilmiş, 28/08/2024 tarihinde yapılan başvuruyla söz konusu talepler yinelenmiş, yapılan başvurulara idarece cevap verilmemiş, ancak 29/08/2024 tarihinde tebliğ edilen E-... sayılı işlemle davacı şirketin 6 ay süreyle davalı idarenin alımlarından men edildiği bildirilmiş, bilahare davacı şirket tarafından dava konusu ihalenin 05/09/2024 tarihinde yapılacağının öğrenilmesine binaen ihaleye davet edilme, doküman satılması ve men işleminin geri alınması talebiyle 02/09/2024 tarihli dilekçe ile yeniden başvuru yapılmış, söz konusu başvuru da zımnen reddedilmiştir.
Bunun üzerine davacı şirket tarafından anılan ihalenin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
Öte yandan, davacı tarafından, ... tarihinde tebliğ edilen E-... sayılı yazı ile PTT A.Ş. alımlarına 6 (altı) ay süre ile katılmaktan men edilmesine dair işlemin iptali istemiyle ... İdare Mahkemesinde açılan davada Mahkemenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
15/07/2018 tarih ve 30479 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 385. maddesinin birinci fıkrasında “Kuruluş ve tescile ilişkin hükümleri hariç olmak üzere 6102 sayılı Kanun ve özel hukuk hükümlerine tabi Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi unvanı altında bir anonim şirket kurulmuştur.” kuralı yer almaktadır.
6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu'nun 21. maddesinin altıncı fıkrasında, "Yapım ihaleleri hariç 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu, 5/1/1961 tarihli ve 237 sayılı Taşıt Kanunu, 10/2/1954 tarihli ve 6245 sayılı Harcırah Kanunu ile 9/11/1983 tarihli ve 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu hükümleri PTT ve iştirakleri hakkında uygulanmaz." kuralına yer verilmiştir.
6475 sayılı Kanun'un 21. maddesine ve PTT A.Ş. Esas Sözleşmesine dayanılarak hazırlanan ve PTT A.Ş. Yönetim Kurulunun 09/11/2018 tarih ve 281 sayılı kararı ile onaylanarak 07/12/2018 tarihinde ... adresinde yayımlanmak suretiyle yürürlüğe konulan Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi Mal ve Hizmet Alımı Prosedürü'nün dava konusu ihale tarihi itibariyle yürürlükte olan 29/05/2024 revizyon tarih ve 7 revizyon nolu halinin "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu prosedürün amacı; yapım ihaleleri hariç olmak üzere Posta ve Telgraf Teşkilatı A.Ş. tarafından her türlü mal ve hizmetin; doğru kaynaktan, doğru zamanda, doğru miktarda ve uygun kalitede olmak koşulu ile iç ve dış piyasadan temin şekli ve şartlarına ait esasları belirlemek, uyulması gerekli prensipleri tespit etmek ve satın alma sürecinin aksatılmadan yürütülmesini sağlamaktır."; "Temel İlkeler" başlıklı 6.1. maddesinde, "PTT, bu prosedüre uygun olarak yapacağı alımlarda aşağıda yer alan temel ilkelere bağlı kalır. PTT'nin bu prosedüre uygun olarak yapacağı alımlarda aşağıdaki kural ve ilkeler geçerlidir: a) İhtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanması ile rekabetin, saydamlığın, eşit muamelenin, güvenilirliğin, gizliliğin, kamuoyu denetiminin ve kaynakların verimli kullanılmasının sağlanması,..."; "Duyuru" başlıklı 6.10. maddesinde, "6.10.1. Duyurunun şekli (ilan/davet) ve süresi yapılacak alımın tutarı ve özelliğine göre belirlenir ve Onay Belgesinde yer alır. ... 6.10.4. Duyuruların ilan yolu ile yapılması esas olmakla birlikte PTT Genel Müdürlüğünce veya Başmüdürlüklere verilecek yetki çerçevesinde yapılacak alımlardan aşağıda belirtilenler, davet yolu ile de yapılabilir. a) PTT İştirakleri ile kamu kurum ve kuruluşları ile bunların sahip oldukları iştirak ve işletmeleri, üniversiteler ve öğretim görevlilerinden yapılacak alımlar, b) Doğrudan temin ile yapılacak alımlar, c) PTT'nin tedarikçi havuzunda yer alması uygun görülenlerden yapılacak alımlar, ç) PTT'nin ana faaliyetlerinin ifası ile ilgili alımlar, ... 6.10.5. Davet usulünde, en az üç muteber firmanın ihaleye davet edilmesi esastır. Piyasa şartları gereği üç firmanın davet edilmesinin mümkün olmadığı hallerde bir veya iki firma davet edilerek de ihale sonuçlandırılabilir. 6.10.6. Başmüdürlüklerin, PTT İştirakleri, kamu kurum ve kuruluşları ile bunların sahip oldukları iştirak ve işletmelerinden yapacakları alımları ile doğrudan temin dışındaki alımlarında davet usulünü kullanabilmeleri için Genel Müdürlükten ayrıca yetki ve izin alması zorunludur. Bu yetki münferit olarak alınabileceği gibi Satınalma Daire Başkanlığınca alım konusu işe ve/veya parasal miktarına göre hazırlanacak “İstisna Listesi” ile de verilebilir. 6.10.7. İlan/Davette hata bulunması ve/veya ihale dokümanında değişiklik yapılması gerektiğinde ihale tarihinden üç gün öncesine kadar düzeltme ilanı/daveti aynı duyuru şekli ile yapılarak ihale gerçekleştirilebilir."; "Tedarikçiler" başlıklı 6.24. maddesinde, "6.24.1. PTT'nin ihtiyacı olan mal ve hizmetlerin güvenilir tedarikçilerden istenilen niteliklerde sürekli olarak temin edilmesi için tedarikçi firmaların alış öncesi ve sonrası performansları değerlendirilir ve Satınalma Daire Başkanlığınca belirlenen plan ve program dahilinde onaylı tedarikçi listeleri ve firma kataloğu oluşturulur. ... 6.24.5. PTT'nin çok uzun süreler çalıştığı ve çalışma ilkelerini iyi bildiği, tedarikçi seçimi sonucu seçtiği ve piyasada çok uzun yıllar çalıştığı bilinen firmalar onaylı tedarikçi listesine kaydedilir. 6.24.6. Yapılan değerlendirmeler sonucunda 70 puandan fazla alan tedarikçiler ile çalışılabilirken, 50-70 arasında puan alan tedarikçiler 6 ay süre ile 50 puanın altında kalan veya Genel Müdürün Onayı ile belirlenen tedarikçiler 1 yıldan az olamak üzere 2 yıla kadar, ... 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 17. maddesi ile 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun 25. maddesinde sayılan yasak fiil ve davranışta bulundukları tespit edilenler hakkında fiil ve davranışın özelliğine göre 1 yıldan az olmamak üzere 2 yıla kadar, Onaylı tedarikçi listesinden ve firma kataloğundan çıkarılarak liste ve katalog güncellenir. Söz konusu firmalar PTT alımlarına istekli olarak katılamaz." kuralları yer almaktadır.
Mal ve Hizmet Alımlarına Ait Tip İdari Şartname'nin "İhaleye Katılamayacak Olanlar" başlıklı 3. maddesinde, "3.1. Aşağıda sayılanlar doğrudan veya dolaylı veya alt yüklenici olarak, kendileri veya başkaları adına hiçbir şekilde ihalelere katılamazlar: a) 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ve diğer kanunlardaki hükümler gereğince geçici veya sürekli olarak PTT’ce veya mahkeme kararıyla kamu ihalelerine katılmaktan yasaklanmış olanlar ... g) PTT’nin gerçekleştirdiği ihalelere katılmaktan yasaklanan istekliler, ... 3.2. Bu yasaklara rağmen ihaleye katılan istekliler ihale dışı bırakılarak geçici teminatları gelir kaydedilir. Ayrıca, bu durumun tekliflerin değerlendirmesi aşamasında tespit edilememesi nedeniyle bunlardan biri üzerine ihale yapılmışsa, sözleşmesi feshedilerek kesin teminatı gelir kaydedilir. ..." kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Aktarılan mevzuat hükümlerinden, 15/07/2018 tarih ve 30479 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 385. maddesinin birinci fıkrasına dayanarak kurulan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile özel hukuk hükümlerine tabi olarak ticari faaliyetini sürdüren PTT A.Ş.'nin 6475 sayılı Kanun'un 21. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca yapım ihaleleri hariç 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu hükümlerine tabi olmadığı, mal ve hizmet alımlarında PTT A.Ş. Yönetim Kurulu'nun 09/11/2018 tarih ve 281 sayılı kararı ile onaylanarak 07/12/2018 tarihinde yürürlüğe konulan “Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi Mal ve Hizmet Alımı Prosedürü” (Prosedür) hükümlerinin uygulanacağı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, Prosedür hükümleri gereği mal ve hizmet alımlarında "Duyuru" usulünün uygulanması ve ilan yapılması kural olmakla birlikte Prosedür'ün 6.10.4. maddesi uyarıca PTT Genel Müdürlüğünce veya Başmüdürlüklere verilecek yetki çerçevesinde yapılacak alımlardan maddede sayılanların "davet" yolu ile de yapılabileceği öngörülmüş olup dava konusu "2024-2027 Dönemi Ayrım-Dağıtım Hizmetlerinin 7 Bölgede Yürütülmesi Hizmet Alımı" işi Prosedür'ün 6.10.4. maddesinin (ç) bendinde sayılan "PTT'nin ana faaliyetlerinin ifası ile ilgili alımlar" kapsamında görülerek ... tarih ve ... sayılı Olur ile davet yolu ile 29/08/2024 tarihinde ihale edilmesi uygun görülmüştür. Bu kapsamda aynı olur ile davet edilecek firma listesi de onaylanarak 29/08/2024 tarihinde davet yazıları mail ve posta yoluyla belirlenen firmalara gönderilmiş, ancak yaklaşık maliyetin güncellenmesi ihtiyacına binaen 28/08/2024 tarihinde ihalenin iptaline karar verilmişse de bilahare ... tarih ve ... sayılı Olur ile ihalenin 05/09/2024 tarihinde yapılmasına karar verilerek ihale süreci daha önce davet edilen firmalarla devam ettirilmiş ve 09/09/2024 tarihinde ihale gerçekleştirilmiştir.
Prosedür'ün 6.10.5. maddesi gereğince davet usulünde, en az üç muteber firmanın ihaleye davet edilmesi esas olmakla birlikte piyasa şartları gereği üç firmanın davet edilmesinin mümkün olmadığı hallerde bir veya iki firma davet edilerek de ihalenin sonuçlandırılabileceği öngörülmüş olup davet edilecek firmaların tedarikçi listesinde bulunması zorunluluğu da aranmamıştır.
Bu kapsamda, davet usulü ile gerçekleştirilen uyuşmazlık konusu ihaleye, Prosedür'ün 6.10.4.ç bendine göre belirlenen ve 7'si tedarikçi listesinde de bulunan toplam 18 firma davet edilmiş, davet edilen 18 firmadan 4'ü doküman satın alarak ihaleye teklif vermiş, 3 geçerli teklif sonucunda yaklaşık maliyeti 4.556.959.365,25-TL olan ihale 11/09/2024 tarihli ihale komisyonu kararı ile 4.429.637.843,00-TL bedelle ... Hizmetleri A.Ş.-... Hizmetler San. ve Tic. A.Ş. ortak girişimi üzerinde bırakılmıştır.
Olayda, daha önce yapılan "5. Bölge İzmir (İzmir, Aydın, Denizli, Muğla, Manisa ve Uşak illerini kapsayan) Ayrım ve Dağıtım Hizmeti" ihalesi üzerinde kalan davacı şirketin sözleşmesi, hizmetin sözleşmede öngörülen süresi olan 31/07/2024 tarihinde sona erecek olmasına karşın davalı idarece 2024 yılının Ağustos ve Eylül aylarını kapsayacak şekilde uzatılmış, davacı şirket tarafından önce 13/08/2024 tarihli dilekçeyle ihaleye davet edilme ve 20/08/2024 tarihli dilekçeyle de doküman satılması talebi davalı idareye iletilmiş, 28/08/2024 tarihinde yapılan başvuruyla söz konusu talepler yinelenmiş, yapılan başvurulara idarece cevap verilmemiş, ancak E-... sayılı işlemle davacı şirketin 6 ay süreyle davalı idarenin alımlarından men edildiği bildirilmiş, bilahare davacı şirket tarafından dava konusu ihalenin 05/09/2024 tarihinde yapılacağının öğrenilmesine binaen ihaleye davet edilme, doküman satılması ve men işleminin geri alınması talebiyle 02/09/2024 tarihli dilekçe ile yeniden talepte bulunulmuş, söz konusu talebin davalı tarafından cevap verilmemek suretiyle reddedilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır.
Bu durumda, davalının tabi olduğu mevzuat uyarınca ana faaliyetlerinin ifası ile ilgili alımlar kapsamında olan posta ayrım-dağıtım hizmetlerinin yürütülmesi işine ilişkin ihaleye en az üç muteber firmanın davet edilmesinin yeterli olduğu, idarece Prosedür çerçevesinde belirlenen 18 firma davet edilmek suretiyle ihalenin gerçekleştirildiği, ihaleye davet edilecek firmaların belirlenmesi dahil ihale sürecinin yürütülmesinin belirli kurallara bağlı olduğu, ihaleye katılma talebiyle yapılan her başvurunun, ihale sürecinin geldiği aşama dikkate alınmaksızın değerlendirmeye alınmasının kamu hizmetinin aksamadan yürütülmesi gerekliliği karşısında mümkün olamayacağı hususları da dikkate alındığında, dava konusu ihalede hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davalının temyiz isteminin kabulüne;
2\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. DAVANIN REDDİNE,
4\. Ayrıntısı aşağıda gösterilen ...-TL ilk derece yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5\. ...-TL temyiz yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
6\. Posta giderleri avansından artan tutar ile istemi halinde kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının davalıya iadesine,
8\. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
9\. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 28/04/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu'nun 21. maddesinin altıncı fıkrasında yer verilen "Yapım ihaleleri hariç 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu, ... hükümleri PTT ve iştirakleri hakkında uygulanmaz." şeklindeki kural ile davalı PTT A.Ş. yapım ihaleleri hariç 4734 sayılı Kanun kapsamı dışında tutulmuş olup, işbu dava konusu ihale de bu kapsamda ihale hukukuna ilişkin genel kanun niteliğinde olan 4734 sayılı Kanun yerine PTT A.Ş. tarafından tabi olduğu özel hükümler çerçevesinde hazırlanan ikincil mevzuat çerçevesinde gerçekleştirilmiştir.
Anayasa’nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik bir hukuk devleti olduğu belirtilmiş olup, demokratik hukuk devletinde kamu kaynakları ve bu kaynakların kullanılmasına ilişkin yetki esas itibarıyla egemenliğin sahibi olan millete ait olduğundan, idare, kurum ya da kuruluşların kamu kaynaklarını elde ederken ve kullanırken tabi olacağı hükümlerin hesap verme yükümlülüğüne uygun şekilde düzenlenmesi gerekir.
Kanun koyucu, demokratik hukuk devlet ilkesinin bir gereği olarak denetime açık ve şeffaf bir mali düzen kurmak amacıyla birtakım kanuni düzenlemeler yapmıştır. Bu kanuni düzenlemelerin başında kamu kaynaklarının elde edilmesine ve kullanılmasına ilişkin düzenlemeler içeren 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu gelmektedir.
Kamu idarelerinin elde ettikleri kaynakları harcama yöntemlerinin başında mal veya hizmet alımları ile yapım işleri gelmektedir. Kanun koyucu bu nitelikteki işlerin kamu kaynaklarının verimli bir şekilde kullanılmasının sağlanması adına bir düzen içinde yürütülmesini önemli görmüş, bu işler için yapılacak ihalelerde uygulanacak esas ve usulleri 4734 sayılı Kanun ile belirlemiştir.
Mal ve hizmet alımı ile yapım işlerine ilişkin ihalelerle ilgili olarak Kanun’da saydamlık, rekabet, eşit muamele, güvenirlik, gizlilik ve kamuoyu denetimi ilkeleri esas alınmıştır. Kamu kurum ve kuruluşlarının yapacakları ihalelerin anılan ilkelere uygun bir şekilde yapılması hukuk devleti ilkesinin bir unsuru olan kamu yararını gerçekleştirmek açısından zorunluluk teşkil etmektedir.
Ayrıca Anayasa’nın 10. maddesinde güvence altına alınan eşitlik ilkesi teşebbüslerin devlete mal ve hizmet satımında veya devletin yapım işlerinde fırsat eşitliği içinde yarışabilmesini zorunlu kılmaktadır. Kuşkusuz nesnel ve meşru sebeplerin bulunması hâlinde teşebbüsler arasında durumun gerektirdiği ölçüde farklılıkların oluşturulması, bu bağlamda kamuya mal ve hizmet satımında veya kamunun yapım işinde objektif şartlara dayanan birtakım ölçütlerin belirlenmesi mümkündür. Ancak belirlenecek şartların teşebbüsler arasında fırsat eşitliğini ortadan kaldıracak mahiyette olmaması gerekir.
Bu itibarla saydamlık, hesap verilebilirlik ve fırsat eşitliği ilkelerinin Anayasa’nın 2. ve 10. maddelerinden kaynaklanan, kamunun mal ve hizmet alımlarında veya yapım işlerinde dikkate alınması gereken anayasal ilkeler olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Dolayısıyla kamu kaynağı kullanan kamu kurumlarının mal ve hizmet alımlarının veya yapım işlerinin saydamlık, hesap verilebilirlik ve fırsat eşitliği ilkelerine dayalı olarak gerçekleştirilmesi anayasal bir zorunluluktur.
Hukuk devletinin temel ilkelerinden olan belirlilik ilkesi yalnızca yasal belirliliği değil daha geniş anlamda hukuki belirliliği de ifade etmektedir. Hukuki belirlilik ilkesinde asıl olan, bir hukuk normunun uygulanmasıyla ortaya çıkacak sonuçların o hukuk düzeninde öngörülebilir olmasıdır. Yasal düzenlemeye dayanılarak erişilebilir, bilinebilir ve öngörülebilir olması koşuluyla yargısal içtihatlar ile de hukuki belirlilik sağlanabilir. Asıl olan, muhtemel muhataplarının mevcut şartlar altında belirli bir işlemin ne tür sonuçlar doğurabileceğini öngörmelerini mümkün kılacak bir normun varlığıdır.
Belirlilik ilkesi; düzenlenen konudan yalnız kavram, ad ve kurum olarak söz edilmesini değil bunların kanun metninde kurallaştırılmasını gerekli kılar. Kurallaştırma ise düzenlenen alanda temel ilkelerin konulmasını ve çerçevenin çizilmiş olmasını ifade eder. Buna karşılık söz konusu düzenlemelerin tamamının aynı kanunda yapılması zorunlu olmayıp incelenen kanun dışındaki kanunlar ya da başka kanunlarla yapılmış olması da belirlilik ilkesi açısından yeterlidir.
Kamu harcamalarında 5018 sayılı Kanun’un, kamu ihalelerinde ise 4734 sayılı Kanun’un uygulanmasını zorunlu kılan bir Anayasa hükmü bulunmadığından kanun koyucunun kamu harcamaları ve kamu ihaleleri yönünden farklı düzenlemeler öngörmesinde ve farklı usuller benimsemesinde anayasal açıdan bir engel yoktur. Bununla birlikte kanun koyucunun öngöreceği düzenlemelerin ve belirleyeceği usullerin saydamlık, hesap verilebilirlik ve fırsat eşitliği ilkelerini temin etmesi anayasal bir zorunluluktur.
Ne var ki, 6475 sayılı Kanun'nun 21. maddesinin altıncı fıkrasında 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve özel hukuk hükümlerine tabi olarak ticari faaliyetlerini sürdüren PTT A.Ş.'nin yapım ihaleleri hariç 4734 sayılı Kanun’a tabi olmayacağı hükme bağlanmış olmakla birlikte, buna ilişkin herhangi başka bir usul de düzenlenmemiştir. Şirketin mal ve hizmet alımları ile yapım işlerini hangi usul ve esaslar çerçevesinde gerçekleştireceği, mal ve hizmet alımları ile yapım işlerinde hangi kanuni hükümlere bağlı olacağı belirli değildir. Bu itibarla kuralla istisna getirilen alana ilişkin mal ve hizmet alımı ile yapım işlerinde saydamlık, hesap verilebilirlik, fırsat eşitliği ve öngörülebilirlik ilkelerinin güvenceye bağlandığı söylenemez.
Açıklanan nedenlerle 6475 sayılı Kanun'nun 21. maddesinin altıncı fıkrasının Anayasa’nın 2. maddesine aykırı olduğu değerlendirilmiştir.
Ayrıca, her ne kadar davalı PTT A.Ş. tarafından mal ve hizmet alımlarında Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi Esas Sözleşmesi'nin “Yönetim Kurulu” başlıklı 16. maddesinin (i) bendi gereğince PTT A.Ş. Yönetim Kurulunun 09/11/2018 tarih ve 281 sayılı Kararı ile onaylanarak yürürlüğe konulan “Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi Mal ve Hizmet Alımı Prosedürü” (Prosedür) hükümlerinin uygulandığı belirtilse de söz konusu ikincil düzenlemenin sadece PTT A.Ş. tarafından kullanılmakta entegre yönetim sistemi olan ... adresinde yayımlanarak yürürlüğe konulmuş ve sadece bu sistemi kullanma/görme yetkisine sahip olanlarca görülebilmekte olup dolayısıyla bu düzenleme kapsamında gerçekleştirilecek mal ve hizmet alım ihalelerine katılmak isteyen olası isteklilerin tabi olacakları kuralları bilme imkanı da bulunmamaktadır. Nitekim söz konusu Prosedür ancak Dairemizce yapılan ara kararı ile temin edilebilmiştir. Bu durumun hukuki belirsizlik yarattığı da şüphesizdir.
Anayasa Mahkemesinin benzer hukuki düzenlemelerinin iptaline yönelik kararları da mevcuttur. (16/02/2023 tarih ve E.2021/27, K.2023/26 sayılı, 05/11/2024 tarih ve E.2021/78, K.2024/181 sayılı kararlar)
Açıklanan nedenlerle, bir davaya bakmakta olan mahkemenin, o davada uygulanacak bir kanun hükmünü Anayasa'ya aykırı görürse ilgili kanun hükmünün iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurabileceğini düzenleyen Anayasa'nın 152. ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 40. maddesinin birinci fıkrası gereğince, 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu'nun 21. maddesinin altıncı fıkrasının Anayasa'nın 2. ve 10. maddelerine aykırı olduğu kanısına ulaşılması nedeniyle bu kuralın iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmasına karar verilmesi gerektiği oyuyla, aksi yöndeki çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.
(XX) KARŞI OY :
Temyizen incelenen dava, Posta ve Telgraf Teşkilatı A.Ş. Satınalma Daire Başkanlığınca 05/09/2024 tarihinde gerçekleştirilen ihalesinin ... ihale kayıt numaralı "2024-2027 Dönemi Ayrım-Dağıtım Hizmetlerinin 7 Bölgede Yürütülmesi Hizmet Alımı 1. Bölge (İstanbul Avrupa Yakası)" ihalesinin iptali istemine ilişkin olduğundan, öncelikle dava konusu ihalenin dayanağı düzenlemenin niteliğinin ve usulüne uygun olarak yürürlüğe konulup konulmadığının belirlenmesi gerekmektedir.
Bu tespit yapılırken de, öncelikle düzenlemeyi yapan idarenin kamu tüzel kişisi olup olmadığının, devamında ise düzenlemenin niteliği gereği Resmi Gazete'de yayımlanması gerekip gerekmediğinin tartışılması gerekmektedir.
Davalı Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi, 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce Genel Müdürlük statüsünde kamu hizmeti yürütmüş olup, 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye ekli listenin “B-Kamu İktisadi Kuruluşları (KİK)” bölümünde yer almıştır.
Kanun'un yürürlüğe girmesi ile birlikte, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve özel hukuk hükümlerine tabi anonim şirket (m. 21/1) olarak yeniden yapılandırılan kurumun sermayesinin tamamı, Hazine Müsteşarlığına aittir. (m.21/2). (05/02/2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Bakanlar Kurulu Kararı ile sermayesi Varlık Fonuna devredilmiştir.)
Kanun'un 31/3. maddesi ile 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye ekli listenin “B-Kamu İktisadi Kuruluşları (KİK)” bölümünde yer alan “Türkiye Cumhuriyeti Posta İşletmesi Genel Müdürlüğü (P.İ.)” ibaresi listeden çıkarılmış ise de, yeni kurulan Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi aynı Kanun'un 22/2. maddesi uyarınca, 3346 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri ile Fonların Türkiye Büyük Millet Meclisince Denetlenmesinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun hükümlerine tabi tutulmaya devam edilmiştir.
6475 sayılı Kanun'un 19/1. maddesi ile Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketine idari para cezası uygulama, milli güvenlik ve kamu düzeninin sağlanması gibi konularla ilgili olarak gerekli tedbirleri alma gibi birtakım yetkiler verilmiş, yönetim kurulu üyelerinin Bakanın teklifi ile atanacağı (m.25/1) ve bu kimselerin 657 sayılı Kanun'da memurlar için aranan atama şartlarını taşımaları gerektiği (m.25/2), genel müdür ile yönetim kurulu üyelerinin yargılanmalarının ilgili Bakanın iznine bağlı olduğu ve bu konuda 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanacağı (m.25/6) belirtilmiştir.
Kanun'un 21/7. maddesi uyarınca kamu kurum ve kuruluşlarına personel alınmasına dair ilgili mevzuat hükümlerinin PTT ve iştirakleri tarafından istihdam edilecek personel hakkında uygulanmayacağı, 27/1. maddesi uyarınca da PTT personelinin, 657 sayılı Kanun ve diğer Kanunların sözleşmeli personel hakkındaki hükümlerine tabi olmaksızın idari hizmet sözleşmesi ile istihdam edileceği düzenlenmiştir.
Kanun'un 27/2. maddesi uyarınca sözleşmeli personelin unvan ve sayılarının Genel Kurul kararıyla belirleneceği, personelin işe alınması, atanması, görevlendirilmesi ile eğitim, terfi, görevde yükselme, unvan değişikliği, disiplin, izin, görevden alma, sözleşmenin yenilenip yenilenmemesi veya sona erdirilmesine ilişkin hususların Genel Kurul kararı ile yürürlüğe konulan yönetmelik ile düzenleneceği ifade edilmiştir.
Kanun'un Geçici 5/1. maddesi uyarınca ise bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihte mülga TC. Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğünde çalışan; a) 657 sayılı Kanun'a tabi memurların, b) 22/01/1990 tarih ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin eki (I) sayılı cetvele tabi kadrolu personelin, c) 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin eki (II) sayılı cetvele tabi sözleşmeli personelin, ç) İş sözleşmesi ile görev yapan işçilerin mevcut statüleri ile PTT’de istihdamlarına devam olunacağı düzenlenmiştir.
15/07/2018 tarih ve 30479 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile yapılan düzenleme sonrasında ise davalı Kurumun, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve özel hukuk hükümlerine tabi anonim şirket statüsü korunmuş (m.385/1) ve sermayesinin tamamının Hazineye ait olduğu yinelenmiştir. (m.385/2)
Kararname'nin 391/1. maddesi ile personel rejimi yönünden PTT personelinin, 27/06/1989 tarih ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek 26. ve Ek 27. maddelerine göre istihdam edileceği öngörülmüştür.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi her ne kadar Türk Ticaret Kanunu ve özel hukuk hükümlerine tabi olarak faaliyet göstermekte ise de; gerek sermayesinin tamamının Hazineye ait olması ve teşkilat yapısının özelliği, gerek bünyesinde halen (anonim şirket olmadan önce istihdam etmeye başladığı) 657 sayılı Kanun'a tabi memur ve 399 sayılı KHK'ya tabi kadrolu ve sözleşmeli personel çalıştırmaya devam etmesi, gerekse personel rejimi ile ilgili konularda 375 sayılı KHK'nın kamu kurum ve kuruluşlarının idari hizmet sözleşmeli personel çalıştırması ile ilgili bölümlerine atıf yapılmış olması hususları göz önüne alındığında; davalı kurumun halen kamu tüzelkişiliği sıfatını koruduğu açıktır.
Nitekim, Anayasa Mahkemesinin 04/12/2014 tarih ve E:2013/84, K:2014/183 sayılı kararında, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinin, kamu kurumu niteliği ağır basan bir anonim şirket olduğu, ifade edilmiştir.
Bu bağlamda, dava konusu ihalenin dayanağı olan ve 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu'nun 21. maddesi ve PTT A.Ş. Esas Sözleşmesine dayanılarak hazırlanan "PTT AŞ Mal ve Hizmet Alma Prosedürü"nün de ülke çapında faaliyette bulunan PTT'nin, yapım ihaleleri hariç olmak üzere her türlü mal ve hizmetin temin şekli ve şartlarına ait esasları belirlemek amacıyla, PTT A.Ş. tarafından kullanılan entegre yönetim sistemi olan ... adresinde yayımlanarak yürürlüğe konulduğu, ancak ihalelere ilişkin genel hükümleri düzenleyen niteliği haiz bulunduğu halde sadece değinilen sistemi kullanma/görme yetkisine sahip olanlarca görülebildiği, dolayısıyla bu düzenleme kapsamında gerekleştirilecek ihalelere katılmak isteyen olası isteklilerin tabi olacakları kuralları bilme imkanının da bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Buraya kadar yapılan açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu ihalenin dayanağı Prosedürün, 3011 sayılı Resmi Gazete'de Yayımlanacak Olan Yönetmelikler Hakkında Kanun'un 1/c maddesi uyarınca, Resmi Gazete'de yayımlanması gereken yönetmelikler kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, ihalelere yönelik düzenlemenin yönetmelik şeklinde hazırlanması ve Resmi Gazete'de yayımlanması gerekirken, bu usule uyulmaksızın davalı idarenin kendi intranet sitesinde ilan edilerek uygulamaya konulan Prosedür hukuka aykırı bulunduğundan, bu düzenleme esas alınarak yapılan ihale bu nedenle de hukuka aykırı bulunmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, yukarıda belirtilen gerekçenin de eklenmesi suretiyle onanması gerektiği oyuyla, Daire kararına katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.