SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2025/740

Karar No

2025/2179

Karar Tarihi

29 Mayıs 2025

Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2025/740 E. , 2025/2179 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2025/740
Karar No:2025/2179

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) ...
VEKİLİ : Av. ...

2- (DAVALI) ... Fonu
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Mülkiyeti davacıya ait İzmir ili, Balçova ilçesi, ... Mahallesi, ... kuyu mevkii, ... ada, ... numaralı parselde kayıtlı bulunan 3.023,50 m² yüzölçümlü bahçeli dubleks kargir ev ve bekçi evinin de aralarında bulunduğu bazı taşınmazların satışına ilişkin 12/02/2025 tarihinde gerçekleştirilen ihalenin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen kararda; davacı tarafından, davaya konu işlemin (açık artırma suretiyle yapılacak satış işleminin/İhalenin) iptali istemiyle ... İdare Mahkemesi nezdinde açılan ... esas sayılı dava ile işbu davanın tarafları ve konusu itibarıyla aynı ve derdest olması karşısında, derdestlik nedeniyle davanın esasının incelenmesine imkan bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmiş, bu karara karşı 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesi uyarınca 15 (on beş) gün içerisinde Danıştay'a temyiz yoluna başvurulacağı belirtilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davanın konusunun 12/02/2025 tarihinde açık artırma yoluyla yapılan ihalenin iptali olduğu, aleni yapılması gereken ihalenin tamamen gizli yapıldığı, ihale süresi olarak sadece 2 dakika öngörüldüğü, kendilerine ve diğer gayrimenkul maliklerine satışa dair herhangi bir karar tebliğ edilmediği, Mahkemece derdest olarak nitelendirilen ... İdare Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında iptali istenen işlemin gayrimenkullerin 12/02/2025 tarihinde satışa çıkarılacağına dair satış işleminin iptali talebi olduğu, tesis edilen işlemin kamu yararına aykırılık teşkil ettiği, ödemeye çağrı mektubu ve ödeme emri gönderilmeden takibe devam edildiği, mülkiyet hakkına müdahale edildiği, davaların konularının farklı olması sebebiyle derdestlikten söz edilemeyeceği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, uyuşmazlığın adli yargıda görülmesi gerektiği, davacının maliki olduğu taşınmaz dışındaki 2 gayrimenkul ihalesinin iptalini talep etmesinde hukuki menfaatinin bulunmadığı, Mahkeme kararında belirtilen dava ile işbu davanın konusu ayrı olduğundan derdestlik kararında hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI: Davalı idare tarafından, ihalenin ticari ve iktisadi bütünlük kapsamında değil 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre gerçekleştirildiği, tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
Davacı tarafından, idarenin tüm işlemlerine karşı ayrı ayrı dava açılabileceği, derdestlik durumunun mevcut olmadığı, davalı idarece tek taraflı olarak aldığı karar neticesinde gerçekleştirilen ihale işleminin denetiminde idari yargının görevli olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
USUL YÖNÜNDEN:
MADDİ OLAY :
Etibank A.Ş.'nin temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi 27/10/2000 tarihinde Fona devredilmiştir. Banka hakim ortakları arasında yer alan davacı ile dava dışı gerçek ve tüzel kişiler hakkında (... Grubu) 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 14 ve 17. maddeleri çerçevesinde gecikme zammı hariç olmak üzere 452.672.000,00-TL tutarındaki amme alacağının tahsili amacıyla 16/08/2001 tarihinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkkında Kanun uyarınca takip işlemleri başlatılmıştır.
İlerleyen süreçte, amme alacağının tahsili amacıyla ... Grubu ile Fon arasında birçok protokol imzalanmış olmakla birlikte son olarak 28/11/2008 tarihinde protokol imzalanmış, anılan protokolde 31/10/2008 tarihi itibarıyla Grubun ödemeye esas nakit borcu toplam 966.186.287 USD olarak hesaplanmış, ... Grubu tarafından protokolün ihlal edilmesi üzerine Fon Kurulu'nun 02/05/2024 tarih ve 2024/184 sayılı kararıyla, 28/11/2008 tarihli Protokole temerrüt hükümlerinin uygulanmasına ve daha önce başlatılan takiplere kaldığı yerden devam edilmesine karar verilmiştir.
... tarih ve ... sayılı Fon Kurulu kararıyla, Fon lehine haciz şerhi işlenmiş olan ihale konusu gayrimenkullerin 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca satışına karar verilmiş, 10/01/2025 tarihli Satış Komisyonu kararıyla, ihalenin 12/02/2025 tarihinde yapılması karara bağlanmış, bu çerçevede 12/02/2025 tarihinde ihale gerçekleştirilmiştir.
Bunun üzerine anılan ihalenin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Kapsam ve nitelik" başlıklı 1. maddesinin birinci fıkrasında, "Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri ve vergi mahkemelerinin görevine giren uyuşmazlıkların çözümü, bu Kanunda gösterilen usullere tabidir."; "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Dilekçeler, Danıştayda daire başkanının görevlendireceği bir tetkik hakimi, idare ve vergi mahkemelerinde ise mahkeme başkanı veya görevlendireceği bir üye tarafından:
a) Görev ve yetki,
(...) yönlerinden sırasıyla incelenir."; "İlk inceleme üzerine verilecek kararlar" başlıklı 15. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, "3/a bendine göre adli yargının görevli olduğu konularda açılan davaların reddine (...) karar verilir."; "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesinde, "1. İvedi yargılama usulü aşağıda sayılan işlemlerden doğan uyuşmazlıklar hakkında uygulanır: a) İhaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemleri. (...)
g) Verilen nihai kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir."; "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin sekizinci fıkrasında, "İvedi yargılama usulüne tabi olan davalarda istinaf yoluna başvurulamaz." kurallarına yer verilmiştir.
5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun "Fon alacaklarının takip ve tahsiline ilişkin yetki ve usûller" başlıklı 132. maddesinde, "Fonun, bu Kanunun 130'uncu maddesinde sayılan gelirleri ile 108'inci ve 135'inci maddesindeki alacaklarının takip ve tahsilinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uygulanır.
(...)
Fon, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulamasında anılan Kanunun Maliye Bakanlığı tahsil dairesi ve diğer makam, merci ve komisyonlara verdiği yetkileri kullanır. (...)" kuralı yer almıştır.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un "İhalenin neticesi fesih ve tescil" başlıklı 99. maddesinde, "Satış komisyonu tarafından gayrimenkul kendisine ihale edilen alıcı o gayrimenkulün mülkiyetini iktisap etmiş olur. İhalenin feshi gayrimenkulün bulunduğu yerin icra tetkik merciinden şikayet yoluyla istenebilir. İhalenin ilgililere tebliği tarihi şikayet için muayyen olan 7 günlük müddete başlangıç sayılır. Tetkik merciinin vereceği karar 10 gün içinde temyiz olunabilir. Temyiz talebini Temyiz İcra ve İflas Dairesi tetkik eder. İhale edilen malın değeri 50.000,00 Türk Lirasını aştığı takdirde murafaa istenebilir. İhalenin feshi veya kaydın tashihi hakkında başkaca mahkemeye veya idari kaza mercilerine müracaat olunamaz. Tescil için tapu dairesine yapılacak tebligat şikayet için muayyen müddetin geçmesinden ve eğer şikayet edilmişse şikayetin intacından sonra yapılır" kuralı bulunmaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdari yargı mercilerinde yargısal denetimi yapılarak çözümlenecek uyuşmazlıklarda, öncelikle davaya konu işlemin idari bir işlem olup olmadığı hususunun, başka bir anlatımla idare hukuku kurallarına göre tesis edilen, kamu gücüne dayanarak diğer tarafın rızasını aramaya gerek olmaksızın hukuki durumda tek yanlı irade açıklamasıyla değişiklik meydana getiren bir işlem olup olmadığının ortaya konulması gerekmektedir. İdari makamlar tarafından tesis edilmiş olsa bile, özel hukuk hükümlerine tabi olan işlem ve sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümünde adli yargı mercileri görevlidir.
Aktarılan kurallardan, 2577 sayılı Kanun'un 1. maddesinin birinci fıkrası uyarınca idari yargının görevine giren uyuşmazlıkların çözümü bu Kanun'da gösterilen usullere tabi olduğu, dava dilekçelerinin görev ve yetki yönünden inceleneceği, davanın adli yargının görevinde olduğunun anlaşılması halinde davanın reddine karar verileceği, anılan Kanun'un 20/A maddesinde yer verilen ivedi yargılama usulü öncelikle ve süratle sonuçlandırılması önem taşıyan bazı idari dava türleri için öngörülen özel bir yargılama usulü olduğu, ivedi yargılama usulüne tabi olan uyuşmazlıklarla ilgili olarak ilk derece mahkemelerince verilen kararlara karşı doğrudan temyiz kanun yoluna başvurulabileceği, 5411 sayılı Kanun'un 132. maddesi uyarınca, Fonun gelirleri ile alacaklarının takip ve tahsilinde 6183 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı, anılan kanun kapsamında Fonun tahsil dairesi ve diğer makam, merci ve komisyonlara verdiği yetkileri kullanacağı anlaşılmaktadır.
Öte yandan, 6183 sayılı Kanun'un 99. maddesi uyarınca borcu karşılamak üzere haczedilen taşınmazların satışına ve elde edilecek satış bedeliyle borcun karşılanmasına karar verilen hallerde, sadece ihalenin feshi (ihalenin iptali) talebiyle sınırlı olmak üzere açılacak davaların mülkiyetle ilişkisi de göz önünde bulundurularak adli yargı yerlerinde (icra tetkik merciince) çözümleneceği açıktır.
Dosyanın incelenmesinden, ... A.Ş.'nin yönetim ve denetiminin Fona devredildiği, Fon tarafından Banka hakim ortakları olan ... grubundan Fon alacağının tahsili amacıyla 6183 sayılı Kanun uyarınca takip başlatıldığı, bu çerçevede Bilgin grubuna ait gayrimenkuller üzerine Fon lehine haciz şerhi uygulandığı, Fon ile Bilgin grubu arasında protokol imzalandığı, söz konusu protokolün Bilgin grubu tarafından ihlal edilmesi üzerine protokole temerrüt hükümlerinin uygulandığı ve protokolle birlikte duran takiplerin devamı karar verildiği, devamında haciz şerhi işlenen taşınmazların 6183 sayılı Kanun'a göre satışına karar verildiği, uyuşmazlık konusu taşınmazların 12/02/2025 tarihinde ihalesinin gerçekleştirilmesi üzerine anılan ihalenin iptali istemiyle dava açılmıştır.
Bu itibarla, 6183 sayılı Kanun'un 99. maddesi göz önünde bulundurulduğunda, anılan Kanun'a göre gerçekleştirilen gayrimenkul satış ihalesinin feshi/iptali istemiyle açılan işbu davada adli yargının görevli olduğu anlaşıldığından, davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, derdestlik nedeniyle davanın incelenmeksizin reddine ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararında usul kurallarına uygunluk bulunmamaktadır.
Öte yandan, çözümü adli yargının görevinde olan, 2577 sayılı Kanun ve bu Kanunda düzenlenen usullerin uygulanmasına ve öncelikle sonuçlandırılması özel önem taşıyan uyuşmazlık olarak nitelendirilmesine imkan bulunmayan ve bu anlamda ivedi yargılama usulü kapsamında yer almayan dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak, genel yargılama usulü yerine ivedi yargılama usulü uygulanarak karar verilmesinde de usul kurallarına uygunluk bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Tarafların temyiz istemlerinin kabulüne;
2\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesi uyarınca davanın incelenmeksizin reddine ilişkin ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi halinde davacıya iadesine,
4\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 29/05/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.


(X) KARŞI OY :
Dosyanın incelenmesinden, İdare Mahkemesince derdestlik nedeniyle davanın incelenmeksizin reddine karar verilerek anılan karara karşı 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesi uyarınca (15) gün içerisinde Danıştay nezdinde temyiz yoluna başvurulabileceğinin belirtildiği; taraflarca Danıştay ilgili Daire Başkanlığına gönderilmek üzere kararın bozulması talebiyle temyiz başvuru dilekçesi verilmesi üzerine dosyanın Danıştaya gönderildiği anlaşılmaktadır.
Öncelikle, davanın konusu ihale işlemi olmakla birlikte uyuşmazlığın çözümünün adli yargının görev alanına girdiğinin tespiti halinde ivedi yargılama usulünün uygulanıp uygulanmayacağının dolayısıyla temyiz incelemesi yapılıp yapılamayacağının belirlenmesi gerekmektedir.
Usul hukukunun konusunu, bir uyuşmazlıkla ilgili olarak mahkemelere başvurulduğunda mahkemenin bu uyuşmazlığı nasıl çözümleyeceği, ne tür bir yöntem uygulayacağı hususları oluşturmakta olup, davanın açılma anıyla birlikte usul hukukunun da uygulanmaya başlaması gerekmektedir.
Bu nedenle açılmış olan bir davada öncelikle hangi yargılama usulünün uygulanacağının belirlenmesi ve belirlenen usul kuralları uygulanmak suretiyle diğer yargılama işlemlerinin yürütülmesi gerekmektedir.
2577 sayılı Kanun'un "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda söz konusu yargılama usulünün uygulanacağı düzenlenmiştir.
Kanun'un 20/A maddesiyle özel bir yargılama usulü getirilmesinin amacı da ihale işlemleri gibi ivedilikle sonuçlandırılması önem arz eden bazı davaların öncelikle ve süratle sonuçlandırılmasını sağlamaktır.
Kanun'un 20/A maddesinde ivedi yargılama usulünün kapsamı belirlenirken tamamen davanın konusu dikkate alınmış olup, yargı yoluna ilişkin herhangi bir husus içermemekte, konusu ihale işlemi olan bir davada hangi yargı yoluna tabi olup olmadığına bakılmaksızın ivedi yargılama usulünün uygulanması gerekmektedir.
Ayrıca, göreve ilişkin hususların kamu düzenine ilişkin olması, davanın her aşamasında taraflarca görevsizlik itirazında bulunabileceği veya mahkeme tarafından re'sen gözetilmesi gerektiği ve yargı mercilerince bir takım işlemler gerçekleştirildikten sonra da görevsizlik kararı verilebildiği, göreve ilişkin kararın istinaf veya temyiz aşamasında değişebileceği hususları dikkate alındığında, konusu ihale işlemi olan bir davada ivedi usulün uygulanmaması kanunun amacına da aykırılık oluşturur.
Bu itibarla, dava konusu uyuşmazlık ihale işlemi olduğundan ivedi yargılama usulünün uygulanması suretiyle temyizen incelenen kararın bozulması ve uyuşmazlıkta adli yargı mercileri görevli olduğundan davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerektiği görüşüyle karara katılmıyorum.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim