Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/620
2025/2062
22 Mayıs 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2025/620
Karar No:2025/2062
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Deftardarlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, bir dönem kanuni temsilcisi olduğu ...Petrolcülük A.Ş. (...) adına Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunca (Kurul) 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesi uyarınca verilen idari para cezalarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarihli, 4.593,649-TL tutarlı ve ... ana takip dosya numaralı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; vadesinde ödenmeyen tüzel kişilere ait kamu alacağından, söz konusu borcun doğduğu veya ödenmesi gerektiği tarihlerdeki kanuni temsilcilerin, kanuni temsilcilikten kaynaklı ödevlerini usulüne uygun şekilde yerine getirmemelerinden dolayı şahsi malvarlıklarıyla asıl borçlu tüzel kişilerle birlikte sorumlu oldukları, dava konusu ödeme emri içeriği amme alacaklarına yönelik olarak asıl borçlu şirkete usulüne uygun olarak idari para cezalarının ve sonrasında da ödeme emirlerinin tebliğ edildiği, yine amme alacağının tahsili amacıyla asıl borçlu nezdinde mal varlığı araştırması yapılarak amme alacağını karşılayacak menkul ve gayrimenkule rastlanılmadığı, dolayısıyla amme alacağının asıl borçludan tahsil edilemeyeceğinin ortaya konulduğu, davacının, dava konusu ödeme emri içeriği amme alacaklarının doğduğu 10/04/2015 ile 26/06/2018 ve 25/07/2019 ile 10/03/2023 tarihleri arasında asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisi olduğu, söz konusu kamu alacaklarının şirket tarafından davacının kanuni temsilciliği sona erdikten sonra 7440 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılmasının, kanuni temsilcilikten kaynaklı ödevlerini usulüne uygun şekilde yerine getirmeyerek borcun doğumuna ve vadesinde ödenmemesine neden olan kanuni temsilcilerin sorumluluğunu kaldırmadığı, dolayısıyla davacının kanuni temsilci olarak sorumlu olduğu dönemlere ilişkin asıl borçludan tahsil edilememiş amme alacaklarının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenmiş dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi.... İdari Dava Dairesince; dava konusu ödeme emri içeriği amme alacaklarına yönelik olarak asıl borçlu şirkete usulüne uygun olarak idari para cezalarının ve sonrasında da ödeme emirlerinin tebliğ edildiği, yine amme alacağının tahsili amacıyla asıl borçlu nezdinde mal varlığı araştırması yapılarak amme alacağını karşılayacak menkul ve gayrimenkule rastlanılmadığı, dolayısıyla amme alacağının asıl borçludan tahsil edilemeyeceğinin ortaya konulduğu görülmekle birlikte, davacının 10/04/2015 tarihinden itibaren ...'in yönetim kurulu başkanlığına seçildiği, ... tarih ve ... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yer alan ilana göre 26/06/2018 tarihinden itibaren yönetim kurulu üyeliğinin sona erdiği, ödeme emrine konu Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından tesis edilen idari para cezalarının;
... tarih ve... sayılı Kurul kararıyla verilen 883.405,00-TL idari para cezasının 18/03/2014 tarihinde yapılan tespite dayandığı,
... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla verilen 883.405,00-TL idari para cezasının 05/03/2014 tarihinde yapılan tespite dayandığı,
... tarih ve... sayılı Kurul kararıyla verilen 883.405,00-TL idari para cezasının 18/06/2014 tarihinde yapılan tespite dayandığı,
...tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla verilen 972.717,00-TL idari para cezasının 28/07/2015 tarihinde yapılan tespite dayandığı,
... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla verilen 972.717,00.TL idari para cezasının 21/10/2015 tarihinde yapılan tespite dayandığı, dolayısıyla ödeme emrine konu idari para cezalarından, Kurulun ... tarih ve ... sayılı, ...tarih ve ... sayılı ve... tarih ve ... sayılı kararlarıyla verilen idari para cezalarının dayanağı eylemlerin tespit tarihlerinde davacının şirketin kanuni temsilcisi olmadığı, bu alacaklar bakımından sorumluluğu olmamasına rağmen sorumluluğu bulunduğu tarihlerde tespit edilen eylemlerden dolayı tesis edilen idari para cezası alacakları ile birlikte aynı ödeme emriyle davacıdan istenmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Diğer taraftan, davalı idarece, davacının kanuni temsilci olduğu tarihlerde tespit edilen eylemlerden dolayı tesis edilen idari para cezalarının tahsili amacıyla yeniden ödeme emri düzenlenmek suretiyle istenebileceğinin de açık olduğu belirtilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, ödeme emrine konu idari para cezalarının tahsili amacıyla... adına düzenlenerek elektronik ortamda tebliğ edilen ödeme emirlerine karşı dava açılmadığı, anılan şirketin uyuşmazlığa konu kamu alacaklarıyla ilgili olarak 7440 sayılı Kanun kapsamında 03/07/2023 tarihli dilekçe ile yapılandırma talebinde bulunduğu, taksitlerin süresinde ödenmemesi üzerine yapılandırmanın iptal edildiği, şirket adına kayıtlı kasko değeri 305.000,00-TL olan bir otomobil olduğu, 2021, 2022 ve 2023 yıllarında haciz şerhi konulan araç üzerinde 1. sırada ihtiyati tedbir kararı bulunduğu, alacağın asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşıldığı, borcun zamanaşımına uğramadığı, ek beyan dilekçesinde, ...'e ait Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ilanlarına bakıldığında, ... tarih ve ... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde, davacının ...'in kanuni temsilcisi olarak bir başka kişiyle birlikte münferiden temsile yetkili olmak üzere yönetim kurulu başkanı seçildiği, ... tarih ve ... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yine yönetim kurulu başkanı olarak seçildiği,... tarih ve ... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ise davacının görevine son verildiğine dair ilanların yer aldığı, buna göre, idari para cezalarının dayandığı fiillerin işlendiği tarihlerde kanuni temsilci olan davacının uyuşmazlığa konu borçtan sorumlu olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
MADDİ OLAY :
Dağıtıcı lisansı kapsamında faaliyet gösteren...'e, bayilerinin otomasyon sisteminin sağlıklı çalışmasına ilişkin bir kısım yükümlülüklerini yerine getirmediğinden bahisle, 18/03/2014 tarihinde yapılan tespite dayanılarak... tarih ve... sayılı Kurul kararıyla, 05/03/2014 tarihinde yapılan tespite dayanılarak... tarih ve... sayılı Kurul kararıyla, 18/06/2014 tarihinde yapılan tespite dayanılarak... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla, 28/07/2015 tarihinde yapılan tespite dayanılarak ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla ve 21/10/2015 tarihinde yapılan tespite dayanılarak ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla idari para cezaları verilmiş, anılan Kurul kararlarının iptali istemiyle açılan davalarda İdare Mahkemelerince davanın reddi yönünde verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurularının reddine ilişkin kararlar sırasıyla Dairemizin 15/06/2021 tarih ve E:2019/2323, K:2021/2239 sayılı, 23/06/2021 tarih ve E:2020/850, K:2021/2435 sayılı, 15/06/2021 tarih ve E:2019/4153, K:2021/2238 sayılı, 30/03/2022 tarih ve E:2019/4172, K:2022/1296 sayılı ve 31/03/2022 tarih ve E:2020/328, K:2022/1354 sayılı kararlarıyla onanarak kesinleşmiştir.
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunca, söz konusu idari para cezalarının 6183 sayılı Kanun hükümleri gereğince tahsil edilmesinin davalı idareden istenilmesi üzerine, ... adına... tarih ve ...,...... ve... takip numaralı ödeme emirleri ile ... tarih ve ... takip numaralı ve... tarih ve ... takip numaralı ödeme emirleri düzenlenerek, elektronik ortamda 16/08/2021, 23/05/2022 ve 09/07/2022 tarihlerinde tebliğ edilmiştir.
Belirtilen ödeme emirlerine konu kamu alacağının süresinde ödenmemesi üzerine yapılan mal varlığı araştırması sonucunda, şirket adına kayıtlı olduğu tespit edilen ve kasko değeri 305.000,00-TL olan taşıt üzerinde 1. sırada ihtiyati tedbir kararı bulunduğu, başkaca mal varlığına rastlanılmadığı, asıl borçlu şirket tarafından uyuşmazlığa konu idari para cezalarına ilişkin 7440 sayılı Kanun kapsamında başvurulan yapılandırmanın, şartlarının ihlal edilmesi nedeniyle iptal edilmesi üzerine şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan söz konusu borcun 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesi uyarınca davacıdan tahsiline yönelik olarak düzenlenen ... tarih ve ... ana takip dosya numaralı ödeme emrinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un mükerrer 35. maddesinin birinci fıkrasında, "Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilir.
", 54. maddesinin birinci fıkrasında, "Ödeme müddeti içinde ödenmeyen amme alacağı tahsil dairesince cebren tahsil olunur. (...)"; 55. maddesinin birinci fıkrasında, "Amme alacağını vadesinde ödemiyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumu bir 'ödeme emri' ile tebliğ olunur."; 58. maddesinin birinci fıkrasında, "Kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahıs, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz komisyonu nezdinde itirazda bulunabilir. (...)" kuralları yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesinde öngörülen sorumluluk hali kusursuz sorumluluktur. Yani mükerrer 35. madde kapsamında sorumlu tutulacak olan kanuni temsilci kusursuzluğunu ispatlayarak sorumluluktan kurtulamayacaktır. Kamu alacağının doğduğu ya da ödenmesi gerektiği zamanda kanuni temsilci olarak görev yapması, kanuni temsilcinin amme alacağından sorumlu tutulması için yeterlidir. Ancak bu madde kapsamında kanuni temsilcinin sorumluluğuna gidilebilmesi için öncelikle asıl borçluya başvurulacak ve borcun asıl borçludan tahsil edilememiş ya da tahsil edilemeyeceğinin anlaşılmış olması gerekecektir. Dolayısıyla henüz asıl borçlu şirket hakkında ödeme emri ile takip yapılmadan, kanuni temsilcinin sorumluluğuna evleviyet kuralı gereği gidilemeyecektir.
Kanuni temsilci, kamu alacağının doğmasına yol açan işlem veya fiilin nihai sorumluluğunu taşıyan kişi olup, sahip olduğu imkan ve gücü kullanarak, alacağı doğuran işlem veya fiilin ortaya çıkmasını önleyebilecek veya doğan kamu alacağının ödenmesini temin edebilecek en etkin konumdaki kişidir. Bu nedenle, ticari şirketleri yöneten, şirketi temsilen iş ve işlemler yapan kanuni temsilcilerin, şirketten tahsil imkanı bulunamayan kamu alacaklarından müteselsil sorumluluk esasına göre sorumlu tutulmaları gerekmektedir.
Anayasa Mahkemesi 19/03/2015 tarih ve E:2014/144, K:2015/29 sayılı kararı ile 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesine 5766 sayılı Kanun'la eklenen 5. ve 6. fıkraları iptal etmiş olup Anayasa Mahkemesinin bu iptal kararı itiraz yoluyla yapılan başvuruya konu olayla ilişkilendirilerek değerlendirilmelidir. Sözü edilen olayda kanuni temsilcilik görevinde bulunan şahsın şirketi temsil ettiği dönemde vergi ve diğer mali ödev ve sorumluluklarını tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiği, ancak kanuni temsilcilik görevinden ayrıldıktan sonra vergi borçlarından sorumlu tutulduğu görülmektedir.
Anayasa Mahkemesi ise, " ... amme alacağının doğduğu veya ödenmesi gerektiği zamanlarda kanunî temsilcilerin farklı kişiler olabileceği gerçeği göz önüne alındığında, kural ile getirilen düzenleme vergi ve diğer mâlî ödev ve sorumluluklarını zamanında ve eksiksiz olarak yerine getiren kanunî temsilcilerin, sonradan kendilerinin görevde olmadığı ve müdahale şanslarının bulunmadığı bir dönemde gerçekleşen bir eylemden müteselsilen sorumlu tutulmaları sonucunu doğurmaktadır. Adalet ve hakkaniyet ilkeleri karşısında, bireyin bu şekilde belirsiz ve güvencesiz bir biçimde kendi kusurundan kaynaklanmayan bir nedenle, başkalarının eylem veya ihmali sonucu oluşacak sorumluluğa ortak olması adalet ve hakkaniyetle bağdaşmaz. Dolayısıyla, itiraz konusu kural hukuk devleti ilkesine aykırıdır." gerekçesiyle 5. fıkrayı iptal etmiştir. Ancak, anılan kararda kamu alacağının doğuşuna kendi kusuruyla sebebiyet veren kanuni temsilcinin sorumluluğuna ilişkin bir değerlendirme yapılmamıştır. Dolayısıyla Anayasa Mahkemesi, kanuni temsilcilerin kendi kusurundan kaynaklanmayan bir nedenle başkalarının eylem veya ihmali sonucu oluşacak sorumluluğa ortak olmasının adalet ve hakkaniyetle bağdaşmayacağını vurgulamıştır.
Anayasa Mahkemesinin mükerrer 35. maddenin 5. fıkrasını iptal etmiş olması, zarara kendi kusuruyla sebep olan fiil tarihindeki kanuni temsilcilerin sorumluluğunu ortadan kaldırmamaktadır. Zararı doğuran olayın gerçekleştiği tarihte görev yapan kanuni temsilci, kamu alacağının doğmasına yol açan işlem veya fiilin sorumluluğunu taşıyan kişi olup, sahip olduğu imkan ve gücü kullanarak, alacağı doğuran işlem veya fiilin ortaya çıkmasını önleyebilecek en etkin konumdaki kişi olduğundan, kamu alacağından sorumlu tutulması gerekmektedir.
Bu itibarla, kamu alacağının doğmasına sebep olan fiil tarihindeki kanuni temsilci amme alacağının ödenmesinden sorumludur.
Dosyanın incelenmesinden, dava konusu ödeme emrinin dayanağı idari para cezalarına ilişkin Kurul kararlarının, ...'in 18/03/2014, 05/03/2014, 18/06/2014, 28/07/2015 ve 21/10/2015 tarihlerinde tespit edilen fiilleri nedeniyle tesis edildiği anlaşılmaktadır.
... Oil A.Ş.'ye ait Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ilanlarına bakıldığında, ... tarih ve ... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde, 17/05/2013 tarihli Genel Kurul kararıyla, davacının 3 yıl süreyle görev yapmak üzere yönetim kurulu başkanlığına seçilerek şirketi her konuda münferiden temsil ve ilzama yetkili kılındığına;... tarih ve ... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yine şirketi her konuda temsil ve ilzama yetkili yönetim kurulu başkanı seçildiğine;... tarih ve ... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ise davacının yönetim kurulu başkanı olarak temsil yetkisinin sona erdiğine dair ilanların yer aldığı,...tarih ve ... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yer alan ilana göre davacının 07/04/2015 tarihli Genel Kurul kararıyla münferiden temsil ve ilzama yetkili yönetim kurulu başkanı seçildiği,... tarih ve ... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yer alan ilana göre 26/06/2018 tarihinden itibaren davacının yönetim kurulu başkanlığının ve temsil yetkisinin sona erdiği, ... tarih ve ... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yer alan ilana göre davacının münferiden temsile yetkili yönetim kurulu üyesi olarak seçildiğinin 25/07/2019 tarihinde tescil edildiği, ... tarih ve ... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yer alan ilana göre bu tarihten itibaren kanuni temsilciğinin sona erdiği görülmektedir.
Buna göre, davacının 23/05/2013 ila 14/08/2014, 16/04/2015 ila 26/06/2018 ve 25/07/2019 ila 10/03/2023 tarihleri arasında şirketin kanuni temsilcisi olduğu hususu dikkate alındığında; kamu alacağının doğmasına sebep olan fiillerin işlendiği ve hatta idari para cezalarının tahsil edilebilir aşamaya geldiği dönemlerde kanuni temsilci olan davacının, şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan söz konusu kamu alacaklarının ödenmesinden 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesi uyarınca sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, dava konusu işlemde hukuka aykırılık, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davalının temyiz isteminin kabulüne;
2\. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 22/05/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.