Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/542
2025/1522
14 Nisan 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2025/542
Karar No:2025/1522
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediyesi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ...İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul ili, Esenyurt ilçesi, ... (...-...) Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu uyarınca satışına ilişkin Esenyurt Belediyesi Encümeninin ... tarih ve...sayılı kararı ile ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen kararda; uyuşmazlık konusu ihalede davacının "istekli" sıfatını haiz olmadığı ve söz konusu taşınmazda bir hissesin de bulunmadığının görüldüğü, bu itibarla dava konusu taşınmazın satışına ilişkin ihaleye davacının istekli olarak katılmaması nedeniyle davalı idarece gerçekleştirilen işlemlerden kaynaklanan ihlal edilmiş hukuken korunabilir bir hakkının bulunduğundan söz edilemeyeceği, bu kapsamda işbu davayı açmakta hukuki menfaati bulunmadığı anlaşıldığından, davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davaya konu taşınmazın uzun yıllardır kendisi tarafından kullanıldığı, taşınmaz üzerine yapı inşa edildiği ve bu yapıda yaşamını sürdürdüğü, dava açma ehliyetinin bulunduğu, dava konusu taşınmaza ilişkin tarafınca açılmış davaların olduğu, bu davalarda verilecek kararların işbu dava dosyasında verilecek karara etkisinin olduğu, Mahkeme tarafından yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan karar verildiği, dava konusu Esenyurt Belediyesi Encümeni kararlarının iptal edilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
MADDİ OLAY :
Davacı tarafından, kendisine ait olduğu iddia edilen taşınmazın, Esenyurt Belediyesi Encümeninin ... tarih ve ...sayılı kararı ile 2886 sayılı Kanun kapsamında satışına kararı verilmesi ve sonrasında bu taşınmazın satışının yapılmasına ilişkin Esenyurt Belediyesi Encümeninin ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, iptal davaları, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır.
5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 13. maddesinin birinci fıkrasında, "Herkes ikamet ettiği beldenin hemşehrisidir. Hemşehrilerin, belediye karar ve hizmetlerine katılma, belediye faaliyetleri hakkında bilgilenme ve belediye idaresinin yardımlarından yararlanma hakları vardır. (...)" kuralına yer verilmiş; 15. maddesinin 1-h bendinde, "mahalli müşterek nitelikteki hizmetlerin yerine getirilmesi amacıyla belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde taşınmaz almak, kamulaştırmak, satmak, kiralamak veya kiraya vermek, trampa etmek, tahsis etmek, bunlar üzerinde sınırlı ayni hak tesis etmek" belediyenin yetki ve imtiyazları arasında sayılmıştır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun "Mülkiyet hakkının içeriği" başlıklı 683. maddesinde, "Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir.
Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir; "Zilyetlik kavramı ve türleri" başlıklı 973. maddesinde, "Bir şey üzerinde fiili hâkimiyeti bulunan kimse onun zilyedidir.
Taşınmaz üzerindeki irtifak haklarında ve taşınmaz yüklerinde hakkın fiilen kullanılması zilyetlik sayılır." kurallarına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinde yer alan ve iptal davasının subjektif ehliyet koşulu olan "menfaat ihlali" kavramı doktrin ve içtihatlarda dava konusu işlemle davacı arasında kurulan kişisel, meşru, güncel bir menfaat ilişkisi olarak tanımlanmaktadır. Sözü edilen menfaat ilişkisinin varlığı ve sınırları her olayda yargı yerince ihtilafın niteliğine göre belirlenmektedir.
Yargısal denetim amacıyla her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunması koşuluna ihtiyaç vardır.
İptal davası açılabilmesi için gerekli olan menfaat ilişkisi kişisel, meşru, güncel bir menfaatin bulunması halinde gerçekleşecektir. Başka bir anlatımla, iptal davasına konu olan işlemin davacının menfaatini ihlal ettiğinden söz edilebilmesi için, davacıyı etkilemesi, yani davacının kişisel menfaatini ihlal etmesi, işlem ile davacı arasında ciddi ve makul bir ilişkinin bulunması gerekmektedir.
“Meşru menfaat” ilgisinden kasıt, kişi ile işlem arasında hukuken kabul edilebilir, başka bir anlatımla, dinlenilebilir, korunmaya değer bir ilginin varlığı iken; “kişisel menfaat” ilgisiyle, işlemin, kişinin hukukunu etkilemesi, kişi bakımından hukuk aleminde sonuç doğurması kastedilmektedir.
Kamu ihalelerine ilişkin icrai işlemlerin yalnızca ihaleye katılanların ya da katılabilecek olanların değil, üçüncü kişilerin de menfaatini etkileyebileceği, bu şekilde menfaati etkilenen kişilerin de dava açma ehliyeti olduğunun kabulü gerektiği, dava açma ehliyetinin yalnızca ihale sürecine katılan kişilerle sınırlanmasının Anayasa'nın 36. maddesinde belirtilen "Hak Arama Hürriyeti" ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin "Adil Yargılanma hakkı" başlıklı 6. maddesine ve "Etkili başvuru hakkı" başlıklı 13. maddesine aykırılık teşkil edeceği kuşkusuzdur.
Davacı tarafından, uyuşmazlığa konu taşınmazda uzun yıllar ikamet ettiği, hak sahibi olduğu, taşınmazın bilgisi haricinde davalı idarece gerçekleştirilen ihale ile dava dışı İ.T. isimli şahsa satışının yapıldığı iddiası ile bu satış işlemine ilişkin Belediye Encümen kararlarının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
Her ne kadar Mahkemece, davacının ihalede "istekli" sıfatını haiz olmadığı ve söz konusu taşınmazda bir hissesin bulunmadığından bahisle davalı idarece gerçekleştirilen işlemlerden kaynaklanan ihlal edilmiş hukuken korunabilir bir hakkının bulunmadığından bahisle dava açmakta hukuki menfaatinin bulunmadığı gerekçesi ile davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiş ise de, kamu ihalelerine ilişkin icrai işlemlerin yalnızca ihaleye katılanların menfaatini etkileyeceğinden bahisle dava açma ehliyetinin sadece ihale sürecine katılan kişilerle sınırlanamayacağı ve üçüncü kişilerin de menfaatini etkileyebileceğinden bu şekilde menfaati etkilenen kişilerin de dava açma ehliyeti olduğunun kabulü gerektiği, ayrıca davacının mülkiyet ve zilyetlik iddiasının da olduğu dikkate alındığında davacının meşru, güncel ve makul menfaat ilgisinin ve dava açma ehliyetinin bulunduğunun kabulü gerekmekte olup, dava konusu işlemler hakkında diğer usul hükümleri yönünden de yapılacak hukuka uygunluk incelemesi sonucunda bir karar verilmesi gerekmektedir.
Diğer taraftan, davacı tarafından verilen temyiz dilekçesinde ve ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:...sayılı ara kararına istinaden Esenyurt Tapu Müdürlüğünce dosyaya sunulan tapu kaydından ihaleye konu satışı yapılan taşınmazın "... ada, ... parsel" olarak belirtildiği, ancak dava dilekçesinde iptali istenen dava konusu Belediye Encümen kararlarında ise söz konusu taşınmazın "..., ..., ... pafta, ... ada, ... parsel" olarak belirtildiği görülmüştür.
Bu kapsamda, UYAP/TAKBİS üzerinden yapılan parsel sorgulamasında, Esenyurt ilçesi, ... Mahallesinde arsa niteliğinde olan "... ada, ... parsel" ile "... ada,...parsel" taşınmazların farklı yerler olduğu anlaşıldığından, uyuşmazlığın çözümü için, Mahkemece yapılacak ara karar ile ihale konusu taşınmazın parselasyon kökünün tespiti ile hangi taşınmazın dava konusu edildiği hususunun netleştirilmesi de gerekmektedir.
Bu durumda, davacının iddiaları dikkate alındığında dava konusu ihale işlemleri ile davacı arasında kişisel, güncel, meşru ve makul bir ilginin bulunduğu anlaşıldığından, davanın ehliyet yönünden reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında usul hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davacının temyiz isteminin kabulüne;
2\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesi uyarınca ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi halinde davacıya iadesine,
4\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5\. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 14/04/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.