Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/509
2025/1128
10 Mart 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2025/509
Karar No:2025/1128
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kaymakamlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: .... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ... ili, ... ilçesi,... Anadolu Lisesi kantininin 05/09/2024 tarihinde 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 51. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca pazarlık usulüyle 1 yıl süreyle kiraya verilmesine ilişkin ihalenin ve anılan ihaleye ait şartnamenin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen kararda; ihtilafın, ihaleye teklif veren diğer istekli tarafından sunulan, adına kayıtlı okul kantin işletmesi olmadığına ve ihaleden yasaklama kararı bulunmadığına dair belgenin ilgili odadan alınmadığı, dolayısıyla söz konusu isteklinin bu haliyle ihaleye katılmaya hak kazanmadığı halde ihaleye katıldığı ve ihale bedelinin artmasına neden olduğu noktasında toplandığı;
Bu durumda, ... il merkezinde kantincilik faaliyetinde bulunan esnafların bir araya gelerek kurmuş oldukları ihtisas odası bulunmakta iken söz konusu isteklinin kaydı dahi bulunmayan ... Esnaf ve Sanatkarlar Odasından almış olduğu adına kayıtlı okul kantin işletmesi olmadığına ve ihaleden yasaklama kararı bulunmadığına dair belge ile ihaleye katıldığı anlaşıldığından, dava konusu ihalede ve söz konusu belgelerin ilgili esnaf odasından alınabileceğine ilişkin düzenlemenin yer aldığı ihale şartnamesinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, usul yönünden, davanın süresinde olmadığı; esas yönünden, ...tarih ve E... sayılı Ticaret Bakanlığı Esnaf, Sanatkarlar ve Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü yazısında, 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanunu'nun 6. ve Geçici 8. maddeleri ile Esnaf ve Sanatkarlar Sicili Yönetmeliği'nin 27. maddesi uyarınca esnaf ve sanatkarların faaliyet gösterdikleri il ve ilçelerde öncelikle meslekleriyle ilgili ihtisas odasına, bulunmaması halinde karma odaya, karma odanın da bulunmaması halinde meslekleriyle ilgili en yakın ihtisas odasına kaydolmaları gerektiği, büyükşehir statüsündeki illere bağlı ilçelerdeki odaların çalışma bölgesinde faaliyet gösteren yeni üyenin kaydının, şahsi tercihini beyan eden dilekçeye uygun olarak ilçedeki odalara ya da büyükşehir il merkezinde kurulu bulunan ilgili odaya yapılacağı, bu doğrultuda "ilgili odadan" kantinci esnafın iş yerinin bulunduğu yerdeki meslek ve sanat ile ilgili ihtisas odasının, yoksa kayıtlı bulunduğu karma odanın, o da yoksa kayıtlı bulunduğu meslek ve sanatı ile ilgili en yakın odanın anlaşılması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, usul yönünden, davanın süresinde açıldığı, dava konusu işlemin 05/09/2024 tarihinde gerçekleştiği, 18/09/2024 tarihinde idareye başvurulduğu, anılan başvuru ile dava açma süresinin durduğu, bu başvuruya herhangi bir cevap verilmediğinden 11/10/2024 tarihinde işbu davanın açıldığı; esas yönünden, ...tarih ve E... sayılı Milli Eğitim Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı yazısında, Milli Eğitim Bakanlığı Okul-Aile Birliği Yönetmeliği'nin 19. maddesinin 1. fıkrası ve 20. maddesinin 5. fıkrasında geçen "esnaf /meslek odası" ifadesinden, kantinciler odası bulunan illerde kantinciler odasının, kantinciler odası bulunmayan illerde ise kantin işleticisinin kayıtlı olduğu meslek/esnaf odalarının anlaşılması gerektiğinin belirtildiği, dava konusu ihaleye teklif veren diğer istekli tarafından sunulan adına kayıtlı okul kantin işletmesi olmadığına ve ihaleden yasaklama kararı bulunmadığına dair belgelerin ise ...'da kantinciler odası bulunduğu halde ... Esnaf ve Sanatkarlar Odasından alındığı, diğer isteklinin usule uygun olmayan belgelerle ihaleye katılarak ihale bedelinin artmasına neden olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
MADDİ OLAY :
... ili, ... ilçesi, ... Anadolu Lisesi kantininin 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 51. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca pazarlık usulüyle 1 yıl süreyle kiraya verilmesine ilişkin ihale 05/09/2024 tarihinde gerçekleştirilmiştir.
İhaleye biri davacı olmak üzere iki istekli katılmış, davacıyla yarışan dava dışı istekli 5. artırımda ihaleden çekilmiş, 05/09/2024 tarihli ihale komisyonu kararı ile 25.999,00-TL teklif fiyatı üzerinden ihale davacının üzerinde bırakılmıştır.
Davacının vekili tarafından ihale komisyonu başkanlığına hitaben yazılan 05/09/2024 tarihli dilekçede, şartname uyarınca istekliler tarafından sunulacak "adına kayıtlı okul kantin işletmesi olmadığına ve ihaleden yasaklama kararı bulunmadığına dair belgelerin", merkezinde kantinciler odası bulunan illerde kantinciler odasından alınması gerektiği, diğer istekli tarafından söz konusu belgelerin sunulamadığı ifade edilmiş; ... Kaymakamlığı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne hitaben yazılan 18/09/2024 tarihli dilekçede de diğer istekli tarafından sunulan adına kayıtlı okul kantin işletmesi olmadığına ve ihaleden yasaklama kararı bulunmadığına dair belgelerin eksik ve hatalı olduğu, bu hususla ilgili ihale esnasında ihale komisyonuna yapılan şikayetin reddedildiği, ihale komisyonunun hatalı değerlendirmesi neticesinde eksik ve hatalı belgelerle ihaleye katılan diğer isteklinin ihale bedelinin artmasına neden olduğu, durumun tekrar değerlendirilerek ihalenin evrak kabul aşamasından tekrarlanması ve usulüne uygun olarak gerçekleştirilmesi talep edilmiştir.
Bunun üzerine,... tarih ve E... sayılı Milli Eğitim Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı yazısı uyarınca Milli Eğitim Bakanlığı Okul-Aile Birliği Yönetmeliği'nde geçen "esnaf /meslek odası" ifadesinden, kantinciler odası bulunan illerde kantinciler odasının, kantinciler odası bulunmayan illerde ise kantin işleticisinin kayıtlı olduğu meslek/esnaf odalarının anlaşılması gerektiği, dava konusu ihaleye teklif veren diğer istekli tarafından sunulan adına kayıtlı okul kantin işletmesi olmadığına ve ihaleden yasaklama kararı bulunmadığına dair belgelerin ise ...'da kantinciler odası bulunduğu halde ... Esnaf ve Sanatkarlar Odasından alındığı, söz konusu isteklinin usule uygun olmayan belgelerle ihaleye katılıp ihale bedelinin artmasına neden olduğu iddialarıyla 11/10/2024 tarihinde bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinde, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay'da ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu; 11. maddesinde, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce idari işlemin kaldırılmasının, geri alınmasının, değiştirilmesinin veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresinde istenebileceği, bu başvurunun işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı kurala bağlanmıştır.
2577 sayılı Kanun'a 6545 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle eklenen "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda ivedi yargılama usulünün uygulanacağı; 2. fıkrasının (a) bendinde, ivedi yargılama usulünde dava açma süresinin otuz gün olduğu; (b) bendinde ise, ivedi yargılama usulünde Kanun'un 11. maddesinin uygulanmayacağı kural altına alınmıştır.
Anılan Kanun'un "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendinde, dava dilekçesinin, süre aşımı yönünden inceleneceği; altıncı fıkrasında, süre aşımı hususunun davanın her safhasında dikkate alınacağı; "İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, süre aşımı bulunan hallerde davanın reddedileceği kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı Kanun'un aktarılan hükümlerinin değerlendirilmesinden, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinden kaynaklanan uyuşmazlıkların ivedi yargılama usulüne tabi olduğu, bu usule tabi olan uyuşmazlıklarda dava açma süresinin otuz gün olduğu ve dava açılmadan önce idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması istemiyle 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında yapılacak bir başvurunun işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmayacağı anlaşılmaktadır.
Anayasa'nın 125. ve 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinde, idari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlayacağı kurala bağlanmak suretiyle dava açma süresinin başlamasında "yazılı bildirim"in esas alınması öngörülmüş olup, hak arama özgürlüğünün kullanılması bakımından, idari işlemlerin idare tarafından ilgililere açık ve anlaşılabilir biçimde bildirilmesi gerekmektedir.
Öte yandan, 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen, dava açma süresinin hesabında bildirim yerine ilanın esas alınarak sürenin ilan tarihini izleyen günden itibaren başlamasına ilişkin kural, ilanı gereken düzenleyici işlemlere karşı açılan idari davalara yöneliktir.
Düzenleyici işlemler dışında kalan bireysel nitelikteki idari işlemlerin iptali istemiyle açılan davalarda ise, dava açma sürelerinin hesabında, işlemin ilgilisine tebliğ edildiği tarihin esas alınması gerekmekle birlikte, özellikle idarenin tesis ettiği işlemin doğrudan tarafı olmayan ve bu nedenle de idarece yazılı bildirim zorunluluğu bulunmayan kişilerin açacakları davalarda, bu kişilerin idari işlemi öğrenme tarihinin belirlenebildiği durumlarda, öğrenme tarihinin esas alınması gerektiği yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.
Bu itibarla, ihale kararı, ilanı gereken düzenleyici işlem olmadığından dava açma süresinin ilanla başlamayacağı ve yazılı bildirim yapılmayan hallerde işlemin bütün unsurlarıyla ilgililer tarafından öğrenildiği tarihten itibaren dava açma süresinin başlayacağı dikkate alındığında, davanın, ilan veya ihale tarihinden itibaren değil, ihaleden haberdar olunduğu ve öğrenme tarihi olarak belirtilen tarihi izleyen günden itibaren süresi içinde açılıp açılmadığının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından işbu davada ileri sürülen iddialarla 05/09/2024 tarihinde (ihale günü) ihale komisyonuna, 18/09/2024 tarihinde ... Kaymakamlığı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne başvurulduğu, akabinde bakılan davanın açıldığı görüldüğünden, davacının 05/09/2024 tarihinde uyuşmazlık konusu ihaleden haberdar olduğu ve dava açma süresinin 05/09/2024 tarihini izleyen günden itibaren başladığının kabulü gerekmektedir.
Bu durumda, 05/09/2024 tarihini izleyen günden itibaren otuz günlük dava açma süresi içinde, ivedi yargılama usulüne tabi olan uyuşmazlıkta 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında idareye yapılan başvurunun işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmayacağı dikkate alındığında, en geç 07/10/2024 tarihinde (05/10/2024 tarihi cumartesi gününe denk geldiğinden) dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 11/10/2024 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, davanın esası incelenerek verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararında usul kurallarına uygunluk bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davalının temyiz isteminin kabulüne;
2\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. DAVANIN SÜRE AŞIMI NEDENİYLE REDDİNE,
4\. Ayrıntısı aşağıda gösterilen ...TL ilk derece yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5....-TL temyiz yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
6\. Davalı idare harçtan muaf olduğundan, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi uyarınca temyiz aşamasında tahsil edilmeyen toplam ...-TL temyiz harcının davacıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydedilmesine, gereği için Mahkemece ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
7\. Posta giderleri avansından artan tutarın davalı idareye iadesine,
8\. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
9\. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 10/03/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Anayasa'nın 40. maddesinin ikinci fıkrası hükmü ile bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde haklarını arayabilmelerine kolaylık ve olanak sağlanması amaçlanmış; idareye işlemlerinde, ilgililerin kaç gün içinde, hangi mercilere başvurabileceklerini bildirme yükümlülüğü getirilmiştir. Anayasa'nın 125. maddesinde de idari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin "yazılı bildirim" tarihinden başlayacağı belirtilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesi ile devamı maddelerinde “genel dava açma süreleri” düzenlenmiş bulunmaktadır. Anılan 7. maddede, özel süre gösterilmeyen hallerde idare mahkemelerinde idari işlemlere karşı dava açma süresinin "altmış gün" olduğu ve bu sürenin yazılı bildirim tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı kurala bağlanmıştır.
Buna karşılık, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na, 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle eklenen 20/A maddesiyle, bir kısım işlemlere karşı açılan davalarda, genel yargılama usulünden farklı olarak, gerek dava gerekse temyiz aşamasında uygulanacak “ivedi yargılama usulü” getirilmiş; ayrıca, ivedi yargılama usulünde dava açma süresinin "otuz gün" olduğu ve bu Kanun'un 11. maddesi hükümlerinin uygulanmayacağı öngörülmüştür. Anılan maddede, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda da ivedi yargılama usulünün uygulanacağı kuralı yer almıştır.
Bu durumda, özel yasalarda, genel dava açma süreleri dışında ayrı dava açma süreleri öngörülmüş olan idari işlemlerin nitelikleri ve tabi oldukları dava açma süreleri idare tarafından ilgililerine bildirim yapılmadığı ve idari işlemin bir şekilde öğrenilmesi üzerine dava açıldığı durumda, bu kişilerin mevzuattan kaynaklanan bu karışıklık nedeniyle kaç gün içinde hangi merciye başvuracaklarını bilmeleri beklenemeyeceğinden, dava açma süresi hesaplanırken öğrenme tarihinin başlangıç alınması ve aynı şekilde özel dava açma süresinin değil açık, anlaşılabilir ve ulaşılabilir olan genel dava açma süresinin işletilmesi gerekir.
Nitekim, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 19/06/2022 tarih ve 31871 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 15/03/2022 tarih ve E:2021/2, K:2022/1 sayılı kararında, " (...) idarî işlemlerde dava açma süresinin belirtilmediği hallerde özel ve genel dava açma süresinin işletilmesi veya işletilmemesi konusunda Danıştay dava daireleri ile kurullarının kararları arasında var olan içtihat aykırılığının, içtihatların birleştirilmesi yoluyla bağlayıcı bir çözüme kavuşturulması ve içtihadın, “özel dava açma süresine tâbi bir idarî işlemde, dava açma süresinin gösterilmemiş olması durumunda, vergi mahkemelerinde 30, Danıştay ve idare mahkemelerinde 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği; aynı şekilde genel dava açma süresine tâbi bir idarî işlemde dava açma süresi gösterilmemiş olsa da, 30 ve 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği” yönünde birleştirilmesi sonucuna ulaşılmıştır. (...) 2- Yazılı olarak bildirilen özel veya genel dava açma süresine tabi idari işlemlerde dava açma süresinin belirtilmediği hallerde genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği doğrultusunda içtihadın birleştirilmesine (...)" karar verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından işbu davada ileri sürülen iddialarla 05/09/2024 tarihinde (ihale günü) ihale komisyonuna, 18/09/2024 tarihinde ... Kaymakamlığı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne başvurulduğu, akabinde bakılan davanın açıldığı görülmektedir.
Bu itibarla, uyuşmazlığın ivedi yargılama usulüne tabi olduğu ve dava açma süresinin otuz gün olduğu yolunda ihalenin hiçbir aşamasında kendisine bilgilendirme yapılmayan davacının, ihalenin iptali istemiyle hangi tarihten itibaren ve kaç gün içerisinde dava açması gerektiği hususunda tereddüt yaşadığı ve yanılgıya düştüğü, mevzuattan kaynaklanan bu karışıklığın davacının özel süresi içerisinde dava açmasını zorlaştırdığı anlaşıldığından, mahkemeye erişim hakkının ihlal edilmemesi açısından uyuşmazlıkta özel yargılama süresinin değil genel yargılama süresinin uygulanması gerekmektedir.
Bu durumda, davacının ihale tarihi tarihi olan 05/09/2024 tarihinde ihale sonucundan haberdar olduğu dikkate alındığında, öğrenme tarihinden (05/09/2024) itibaren altmış günlük genel dava açma süresi içerisinde (11/10/2024) açılan davanın süresinde açıldığının kabulü gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, temyize konu Mahkeme kararının esastan incelenmesi gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.