Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/46
2025/2000
15 Mayıs 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2025/46
Karar No:2025/2000
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Endüstrisi A.Ş. (...)
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ... İl Emniyet Müdürlüğünce 30/09/2024 tarihinde gerçekleştirileceği ilan edilen, envanterinde bulunup etkin olmayan 79 adet muhtelif marka ve cins taşıt ile 2603 kalem malzemenin 16.912.350,00-TL muhammen bedel üzerinden mübadelesine yönelik ihalenin iptal edilerek ihaleye konu unsurların davacı şirkete devrinin sağlanmasına yönelik olarak 12/09/2024 tarihinde ... Valiliğine ve ... İl Emniyet Müdürlüğüne yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlem ile 30/09/2024 tarihinde gerçekleştirilen ihalenin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen kararda; kamu kurum ve kuruluşlarına ait her çeşit maden hurdaları ile bunların hurda halindeki halitalarının ve kullanılmayacak bir hale gelmiş bulunan müteharrik araçlarının MKE'ye satılması gerektiğinden, ihalenin iptal edilerek söz konusu hurda malzemelerin satış suretiyle devredilmesi talebiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemde ve 30/09/2024 tarihli ihale işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, İdare Mahkemesi kararında usul hükümlerine uygunluk bulunmadığı, ihaleye konu malzemelerin hurda niteliğinde olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, davalı idarenin devir zorunluluğu bulunan kurumlar arasında yer aldığı, ihaleye konu ürünler HEK (hizmette kullanılabilme vasfını kaybeden veya arızalı hale geldiklerinde onarımları ekonomik olarak mahzurlu olan taşıt, silah, mühimmat, makine ve teçhizat ile mal ve malzeme) olarak ifade edilse de, hurda niteliğinde olduğu, MKE'ye devir yerine piyasaya satış amacıyla yapılan mübadele ihalesinin kamu yararına uygun olmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
MADDİ OLAY :
... İl Emniyet Müdürlüğünce envanterinde bulunup etkin olmayan 79 adet muhtelif marka ve cins taşıt ile 2603 kalem malzemenin 16.912.350,00-TL muhammen bedel üzerinden mübadelesine yönelik ihale 09/09/2024 tarihinde ilan edilmiştir.
Davacı tarafından 12/09/2024 tarihinde ihalenin iptal edilerek ihaleye konu unsurların şirketlerine devrinin sağlanması istemiyle davalı idareye başvuruda bulunulmuştur.
30/09/2024 tarihinde gerçekleştirilen mübadele ihalesinde teklif veren istekli bulunmaması nedeniyle ihalenin iptaline karar verilmiştir.
Bunun üzerine, 12/09/2024 tarihinde yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlem ile 30/09/2024 tarihinde gerçekleştirilen ihalenin iptali istemiyle 31/10/2024 tarihinde bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın "Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü" başlıklı 11. maddesinde, Anayasa hükümlerinin, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kuralları olduğu; "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde, herkesin, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu; 125. maddesinin üçüncü fıkrasında ise, idari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin, yazılı bildirim tarihinden başlayacağı kurala bağlanmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinde, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu; 11. maddesinde, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce idari işlemin kaldırılmasının, geri alınmasının, değiştirilmesinin veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresinde istenebileceği, bu başvurunun işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı kuralına yer verilmiştir.
2577 sayılı Kanun'un "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda ivedi yargılama usulünün uygulanacağı; ikinci fıkrasının (a) bendinde, ivedi yargılama usulünde dava açma süresinin otuz gün olduğu; (b) bendinde ise, ivedi yargılama usulünde Kanun'un 11. maddesinin uygulanmayacağı kuralı yer almıştır.
Anılan Kanun'un "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendinde, dava dilekçesinin, süre aşımı yönünden inceleneceği; altıncı fıkrasında, süre aşımı hususunun davanın her safhasında dikkate alınacağı; "İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, süre aşımı bulunan hallerde davanın reddedileceği kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Mahkemeye başvuruyu aşırı derecede zorlaştıran ya da imkansız hale getiren uygulamalar mahkemeye erişim hakkını ihlal edebilir. Bununla birlikte, dava açma ya da kanun yollarına başvuru için belli sürelerin öngörülmesi, bu süreler dava açmayı imkansız kılacak ölçüde kısa olmadıkça hukuki belirlilik ilkesinin bir gereğidir ve mahkemeye erişim hakkına aykırılık oluşturmaz (Anayasa Mahkemesi (AYM) Kararı, Remzi Durmaz Başvurusu, B.No: 2013/1718, 02/10/2013, §27).
Süre sınırı getiren kuralların iyi adalet yönetiminin güvence altına alınması amacına dayandığına işaret eden Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), bu kuralların veya bunların uygulanmasının ilgililerin başvuru yollarını kullanmalarını engelleyecek mahiyette olmaması gerektiğini değerlendirmektedir. AİHM, bu bağlamda her bir olayın somut başvuru yolunun özellikleri ışığında ve Sözleşme'nin 6. maddesinin birinci fıkrasının amaç ve hedefleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizmektedir (AİHM kararı, Eşim/Türkiye, B.No: 59601/09, Karar tarihi: 17/9/2013, §20-21). Mahkemeye erişim hakkının yasal birtakım şartlara tabi tutulması kabul edilebilir olsa da, mahkemelerin, usul kurallarını, uyuşmazlığın esasında mündemiç hakkı ihlal edecek kadar katı veya bu kuralları ortadan kaldıracak kadar da geniş yorumlamaktan kaçınmaları gerekir (AİHM Kararı, Walchli/Fransa, B.No. 35787/03, § 29). AİHM, kuralların belirliliği ve iyi adalet yönetimini sağlama amacına hizmet etme işlevlerini yitirmesi halinde ve ilgililerin davalarının esasının yetkili mahkeme tarafından karara bağlanmasını önleyecek birtakım engeller oluşturma fonksiyonu görmesi durumunda mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşmaktadır (Eşim/Türkiye, §26).
2577 sayılı Kanun'un aktarılan hükümlerinin değerlendirilmesinden, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinden kaynaklanan uyuşmazlıkların ivedi yargılama usulüne tabi olduğu, bu usule tabi olan uyuşmazlıklarda dava açma süresinin otuz gün olduğu ve dava açılmadan önce idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması istemiyle 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında yapılacak bir başvurunun işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmayacağı anlaşılmaktadır.
Anayasa'nın 125. ve 2577 sayılı Kanun'un 7. maddelerinde, idari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlayacağı kurala bağlanmak suretiyle dava açma süresinin başlamasında "yazılı bildirim"in esas alınması öngörülmüş olup, hak arama özgürlüğünün kullanılması bakımından, idari işlemlerin idare tarafından ilgililere açık ve anlaşılabilir biçimde bildirilmesi gerekmektedir.
Öte yandan, 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, dava açma süresinin hesabında bildirim yerine ilanın esas alınarak sürenin ilan tarihini izleyen günden itibaren başlaması, ilanı gereken düzenleyici işlemlere karşı açılan davalara yöneliktir.
Düzenleyici işlemler dışında kalan bireysel nitelikteki idari işlemlerin iptali istemiyle açılan davalarda ise, dava açma sürelerinin hesabında, işlemin ilgilisine tebliğ edildiği tarihin esas alınması gerekmekle birlikte, özellikle idarenin tesis ettiği işlemin doğrudan tarafı olmayan ve bu nedenle idarece yazılı bildirim zorunluluğu bulunmayan kişilerin açacakları davalarda, bu kişilerin idari işlemi öğrenme tarihinin belirlenebildiği durumlarda, öğrenme tarihinin esas alınması gerektiği yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. Bu itibarla, ihale kararı, ilanı gereken düzenleyici işlem olmadığından dava açma süresinin ilanla başlamayacağı ve yazılı bildirim yapılmayan hallerde işlemin bütün unsurlarıyla ilgililer tarafından öğrenildiği tarihten itibaren dava açma süresinin başlayacağı dikkate alındığında, davanın, ilan veya ihale tarihinden itibaren değil, ihaleden haberdar olunduğu ve öğrenme tarihi olarak belirtilen tarihi izleyen günden itibaren süresi içinde açılıp açılmadığının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, ... İl Emniyet Müdürlüğünce envanterinde bulunup etkin olmayan 79 adet muhtelif marka ve cins taşıt ile 2603 kalem malzemenin 16.912.350,00-TL muhammen bedel üzerinden mübadelesine yönelik ihalenin 09/09/2024 tarihinde ilan edildiği, davacı tarafından 12/09/2024 tarihinde ihalenin iptal edilerek ihaleye konu unsurların şirketlerine devrinin sağlanması istemiyle davalı idareye başvuruda bulunulduğu, bakılan davanın konusunu oluşturan ve davacı şirkete yazılı bildirimi yapılmayan ihale işleminin bütün unsurlarıyla en geç 12/09/2024 tarihinde işbu davanın davacısı tarafından öğrenildiği, bu nedenle, dava açma süresinin en geç 12/09/2024 tarihini izleyen günden itibaren başladığı, bakılan davanın ise 31/10/2024 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı şirket tarafından 12/09/2024 tarihinde yapılan başvuruda dava konusu ihalenin iptali talep edilmiş ise de, ivedi yargılama usulüne tabi uyuşmazlıklarda işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması istemiyle üst makama veya işlemi yapmış olan makama yapılan 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamındaki başvuruların işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmayacağına yönelik 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi göz önünde bulundurulduğunda, davacı tarafından davalı idareye yapılan başvurunun dava konusu işlemin öğrenilme tarihi olan 12/09/2024 tarihinde işlemeye başlayan dava açma süresini durduran veya davacıya yeniden dava açma hakkı kazandıran bir yönü olmadığı da açıktır.
Bu itibarla, 09/09/2024 tarihinde ilanı yapılan ihalenin iptali istemiyle anılan ihalenin bütün unsurlarıyla öğrenildiği 12/09/2024 tarihini izleyen günden itibaren otuz gün içerisinde dava açılması gerektiği halde, dava açma süresi geçirildikten sonra 31/10/2024 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, esası incelenerek verilen dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu İdare Mahkemesi kararında usul kurallarına uygunluk bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davalının temyiz isteminin kabulüne;
2\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. DAVANIN SÜRE AŞIMI NEDENİYLE REDDİNE,
4\. Ayrıntısı aşağıda gösterilen ...-TL ilk derece yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5\. Toplam ...-TL temyiz yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- Davalı idare harçtan muaf olduğundan, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi uyarınca temyiz aşamasında tahsil edilmeyen toplam...TL harcın davacıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydedilmesine, gereği için Mahkemece ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
7\. Posta giderleri avansından artan tutarın taraflara iadesine,
8\. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,
9\. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 15/05/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.