Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/416
2025/3257
22 Ekim 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2025/416
Karar No:2025/3257
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediyesi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Çanakçı Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararıyla onaylanan Çanakçı Belediyesi Telekomünikasyon Alt Yapı Tesislerinin Kurulması, Mevcut Tesislerin Kullandırılması ve Düzenlenmesi ile Geçiş Hakkına İlişkin Yönetmeliğin ve eki Telekomünikasyon Haberleşme ve Geçiş Hakkı Ücret Tarifesinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince, Dairemizin 13/12/2023 tarih ve E:2021/168 K:2023/5718 sayılı kısmen onama, kısmen gerekçeli onama, kısmen bozma kararının, bozmaya ilişkin kısmına uyularak verilen kararda; uyuşmazlık konusu Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde "altyapı katılım bedeli", işletmecinin altyapı tesisini kuran belediye veya işletmeciye ve tarifeye göre kuruma ödeyeceği bedel; (d) bendinde ise "güzergâh bakım bedeli", işletmecinin altyapı tesisini kuran işletmeciye ve tarifeye göre kuruma ödeyeceği bedel olarak tanımlandığı, 9. maddesinde, Yönetmelik ekindeki Tarife'de yer alan altyapı katılım, güzergâh bakım ve geçiş hakkı bedelinin ödenmesi karşılığında tesislerin kullanım hakkının işletmeciye verileceğinin düzenlendiği, 15. maddesinde ise, ortak kullanılacak telekomünikasyon altyapılarının diğer işletmecilerce kullanımı ile ilgili çalışmalarda altyapı katılım ve bakım bedellerinin maliyet esaslı olarak belirlendiği, bu bedellerin her yıl tespit edileceği kurala bağlandığı, son olarak 19. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, altyapı katılım ve güzergâh bakım bedellerinin, dayanak yönetmeliklerde belirtilen ilkeler uyarınca etkin ve sürdürülebilir rekabet ortamının sağlanması amacıyla, ülke kaynaklarının verimli kullanılması duyarlılığıyla, teknik açıdan mümkün, ekonomik açıdan orantılı ve makul olarak belirleneceği;
5809 sayılı Kanun'un "Geçiş hakkının kapsamı" başlıklı 22. maddesinde, geçiş hakkının, elektronik haberleşme hizmeti vermek amacıyla, her türlü elektronik haberleşme alt yapısını ve bunların destekleyici ekipmanlarını, kamu ve/veya özel mülkiyete konu taşınmazların altından, üstünden, üzerinden geçirme ve bu altyapıyı kurmak, değiştirmek, sökmek, kontrol, bakım ve onarımlarını sağlamak ve benzeri amaçlarla söz konusu mülkiyet alanlarını bu Kanun hükümleri çerçevesinde kullanma hakkını kapsadığı;
Dava konusu Yönetmeliğe dayanak olarak alınan, 03/02/2010 tarih ve 27482 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Elektronik Haberleşme Hizmetlerinin Yürütülmesinde Geçiş Hakkına Dair Yönetmelik'in "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde "geçiş hakkı", işletmecilere elektronik haberleşme hizmeti sunmak için gerekli şebeke ve altyapıyı kurmak, kaldırmak, bakım ve onarım yapmak ve benzeri amaçlar ile kamu ve özel mülkiyet alanlarının altından, üstünden, üzerinden geçmeleri için tanınan haklar, (e) bendinde "geçiş hakkı bedeli" ise, işletmecinin, geçiş hakkı karşılığında geçiş hakkı sağlayıcısına ödeyeceği bedel olarak tanımlandığı, "Geçiş hakkı bedeline dair ilkeler" başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasında ise, geçiş hakkı sağlayıcısının talep edebileceği geçiş hakkı bedelinin taraflar arasında, bu Yönetmelikte yer alan ilkeler çerçevesinde ve hakkın kötüye kullanımına yol açmayacak şekilde serbestçe belirleneceğinin, belirlenecek bedelin fahiş ve ekonomik açıdan orantısız olmaması gerektiğinin kurala bağlandığı;
Bu itibarla, dava konusu Yönetmeliğe dayanak düzenlemelerde "geçiş hakkı" kavramına elektronik haberleşme hizmeti sunmak için gerekli şebeke ve altyapıyı kurmanın, kaldırmanın, bakım ve onarımın dahil edildiği, dolayısıyla geçiş hakkı ücreti yanında belirlenen altyapı katılım ve güzergâh bakım bedellerinin de bu kapsamda değerlendirilmesinin gerektiği, geçiş hakkı sağlanan yerlerin altyapı niteliğinde bir yatırıma bağlı olarak ortaya çıktığının açık olduğu, altyapı katılım bedeli ile bu yerleri sonradan kullanmaya başlayanların mezkûr yatırıma katkı sunmuş olacağı, ayrıca geçiş hakkı sağlanan yerlerin bulunduğu güzergâhların bakımına dair bedelin de kullanıcıları tarafından karşılanmasının makul olduğu anlaşıldığından, dava konusu yönetmeliğin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının "c" ve "d" bentleri, "Geçiş hakkı ücreti" başlıklı 9. maddesi ve "Altyapı katılım ve bakımı ile outdoor (yer üstü) uygulamaları" başlıklı 15. maddesi ile "Ücret Tarifesi" başlıklı 19. maddesinin birinci fıkrasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemlerin bozma kararına konu kısımları hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, 01/11/2011 tarihinde yürürlüğe giren 655 sayılı Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 13. maddesi ile, sabit ve mobil haberleşme altyapısı veya şebekelerinde kullanılan her türlü kablo ve benzeri gerecin taşınmazlardan geçirilmesiyle ilgili geçiş hakkına ilişkin usul ve esaslar ile bunların taşınmazlardan geçirilmesi için uygulanacak ücret tarifelerini belirlemek ve denetleme görevinin Haberleşme Genel Müdürlüğü'ne verildiği, bu nedenle yetkili olmayan belediye tarafından konuyla ilgili düzenleme yapmasının hukuka aykırı olduğu, davalı idarenin tek taraflı olarak geçiş hakkı ücreti belirleyemeyeceği, geçiş hakkı sözleşmelerinin serbestçe yapılabileceğini açıkça belirten Sabit ve Mobil Haberleşme Altyapısı veya Şebekelerinde Kullanılan Her Türlü Kablo ve Benzeri Gerecin Taşınmazlardan Geçirilmesine İlişkin Yönetmeliğe aykırı olarak geçiş hakkı sağlayıcıları tarafından re'sen hareket edilemeyeceği, belediyelerin salt gelir getirici işlem olarak gördükleri işlemler tesis ettikleri, Yönetmelik uyarınca saha dolapları ve menholler için baz istasyonları ve radyolink istasyonlarının ücretlendirilemeyeceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 24. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde, kararlarda yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiğinin belirtileceği; 31. maddesinde, yargılama giderleri hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmış; anılan madde ile atıfta bulunulan Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama giderlerinin kapsamı" başlıklı 323. maddesinde, karar ve ilam harçları, posta giderleri, keşif ve bilirkişi ücretleri, vekille takip edilen davalarda yasa gereği takdir olunacak vekâlet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmış; 326. maddesinin birinci fıkrasında, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği; 330. maddesinde, vekil ile takip edilen davalarda mahkemece kanuna göre takdir olunacak vekâlet ücretinin taraf lehine hükmedileceği; 332. maddesinde ise, yargılama giderlerine mahkemece re'sen hükmedileceği kural altına alınmıştır.
2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasında, "Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar. b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar." kuralı yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
1\. Temyize konu kararın esas yönünden incelenmesi:
İdare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2\. Temyize konu kararın vekalet ücretine ilişkin kısmı yönünden incelenmesi:
2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, Danıştayın, temyize konu kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayabileceği kuşkusuzdur.
Dosyanın incelenmesinden, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla dava konusu işlemlerin kısmen iptaline, davanın kısmen reddine, dava kısmen ret-kısmen iptal ile sonuçlandığından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 2.075,00-TL vekalet ücretinin taraflarca karşılıklı olarak birbirlerine verilmesine karar verildiği; taraflarca temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 13/12/2023 tarih ve E:2021/168 K:2023/5718 sayılı kararıyla, davacının temyiz isteminin reddine, davalı idarenin temyiz isteminin kısmen reddi, kısmen kabulü ile İdare Mahkemesi kararının iptale ilişkin bir kısmının bozulması üzerine bozma kararına uyularak davanın reddine karar verildiği, önceki aşamada davanın kısmen reddine bir kısmının da iptaline ilişkin kısımla birlikte taraflar lehine hükmedilen vekalet ücretinin kesinleştiği gözetilmeksizin temyize konu kararda Mahkemece davalı lehine yeniden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 36.000,00-TL vekalet ücretine hükmedildiği anlaşılmaktadır.
Netice olarak dava kısmen iptal kısmen ret ile sonuçlanmış olup önceki aşamada ret hükmü ile iptal hükmünün bir kısmının onanması sonucu bu hükümler dolayısıyla tarafların leh ve aleyhine hükmedilen vekalet ücretlerinin kesinleştiği, bu itibarla, İdare Mahkemesince, davalı lehine yeniden vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken, mükerrer vekalet ücreti ödenmesine sebep olacak şekilde davalı lehine ikinci defa vekalet ücretine hükmedilmesinde usul hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır.
Ancak, bu eksikliğin giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, temyize konu İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan, "7-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 36.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine," ibaresi çıkarılmak suretiyle düzeltilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davacının temyiz isteminin reddine,
2\. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının hüküm fıkrasında yer alan, 7-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 36.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine," ibaresi çıkarılmak suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3\. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4\. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5\. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
6\. 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 22/10/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.