Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/371
2025/2466
30 Haziran 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/371
Karar No : 2025/2466
DAVACI : ... Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... Kurumu
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU: Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin lisansının iptal edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararı ile bu kararın dayanağı olan Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 17. maddesinin ikinci fıkrasının iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nda, dağıtıcıların asgari satış yapmalarına ilişkin bir yükümlülüğe yer verilmemesine, hatta bu konuda dağıtıcılara yüzde onluk bir esneklik payı sağlanmasına rağmen, EPDK tarafından yapılan Yönetmelik değişikliği ile dağıtıcılara asgari 60.000 ton beyaz ürün satış yapma yükümlülüğü getirildiği ve bu yükümlülüğe uymayanlara da idari yaptırım uygulanacağı hükme bağlandığı, ayrıca Kanun'da, EPDK'nın, dağıtıcılara, asgari satış yükümlüğü getirebileceğine ilişkin herhangi bir yetki kuralının da bulunmadığı, gerek 5015 sayılı Kanun'da gerekse Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 17. maddesinin ikinci fıkrasında, yıllık 60.000 ton beyaz ürünün satılamaması durumunda lisansın iptal edileceğine dair bir düzenlemenin bulunmadığı, dava konusu Yönetmelik düzenlemesinde, belirtilen şartın yerine getirilmemesi halinde, gerekli idari yaptırımın uygulanacağının belirtildiği, Danıştay Onüçüncü Dairesinin 21/06/2016 tarih, E:2012/192, K:2016/2733 sayılı kararında da, Kanun'da dağıtım projeksiyonu açısından asgari yıllık beyaz ürün miktarı belirlendiği ve dağıtıcıların lisans alabilmek için bu dağıtım kapasitesine sahip olmasını arandığı, dağıtım projeksiyonu açısından yapılan bu belirlemeye karşılık beyaz ürün satışı için herhangi bir asgari miktar koşulu getirilmediği, zira dağıtıcıların asgari yıllık 60.000 ton beyaz ürün dağıtım kapasitesine sahip olması zorunluluğu mutlaka bu kapasite kadar satışın da yapılması gerektiği sonucunu doğurmayacağı, aksi bir yorumun, piyasa faaliyeti için Kanun'da yer almayan bir engelin idari düzenleme ile getirilmesine yol açacağı hususları vurgulandığı, dolayısıyla ihlal edilen mevzuat kuralı olarak 5015 sayılı Kanun'un 9. maddesinin ikinci fıkrasının belirtildiği, bu düzenlemede yer alan şartın, lisans başvurularına ilişkin olduğu, söz konusu maddede yer alan kurala aykırı hareket edildiğinden bahisle lisansın iptaline karar verilemeyeceği, Yönetmelik kuralının kanuni dayanağının bulunmadığı, dava konusu düzenlemeyle yıllık asgari 60.000 ton beyaz ürün satışı yapma zorunluluğu getirilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI :31/12/2015 tarihi ve öncesinde lisans alan dağıtıcı lisansı sahiplerine ait EBİS bildirim sisteminde yer alan 2018 yılı satış verileri ile otomasyon verilerinin incelendiği, yıllık 60.000 ton beyaz ürün (benzin ve motorin) satışı yapamayan dağıtıcı lisansı sahiplerinden yazılı açıklama talep edildiği, yıllık 60.000 ton beyaz ürün (benzin ve motorin) satışı yapamayan dağıtıcı lisansı sahiplerinden alınan yazılı açıklamaların değerlendirildiği, bu kapsamda... tarih ve ... numaralı dağıtıcı lisansı sahibi davacının EBİS bildirim sistemi aracılığıyla yapmış olduğu bildirime göre piyasaya 2018 yılında 4.359 ton beyaz ürün, otomasyon sistemine göre 4.378 ton beyaz ürün teslim ettiği, bu kapsamda ilgili lisans sahibinin gerek EBİS verilerine gerek otomasyon verilerine göre 2018 yılında 60.000 ton beyaz ürünü (benzin ve motorin) piyasaya teslim yükümlülüğünü yerine getirmediğinin tespit edildiği, 2018 yılında, 2017 yılı satış bilgileri kullanılarak yapılacak değerlendirmeye 31/12/2015 tarihinden önce lisans almış dağıtıcıların da dahil edildiği, yıllık 60.000 ton beyaz ürün satış hedefini gerçekleştiremeyen dağıtıcıların, 5015 sayılı Kanun'un gereğince piyasa faaliyetlerinin istikrarlı bir şekilde sürdürülmesine ve piyasaların sağlıklı ve düzenli işlemesi hedeflerine engel oluşturduğu, petrolün rekabet ortamı içinde kullanıcılara sunulması kapsamında katkı sağlamadığı, düzenlemenin yasal dayanağının bulunduğu, 5015 sayılı Kanun'un 7. maddesinin üçüncü fıkrasında, dağıtıcıların her yıl yıllık projeksiyonlarını Kurum'a vermekle yükümlü oldukları, Kanun'un 9. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca da lisans başvurularında 60.000 ton beyaz ürün projeksiyonunun Kurum'a sunulması gerektiği dikkate alındığında, kanun koyucu tarafından, dağıtıcı şirketlerin yıllık 60.000 ton beyaz ürün satış yapabilme kapasitesine sahip olması gerektiğinin amaçlandığı, 2017 yılında, 99 dağıtıcı lisansı sahibi şirketin faaliyet gösterdiği, dağıtıcı şirket sayısının fazlalığının bir noktadan sonra rekabetin güçlendirilmesine katkısının olmadığı, yaklaşık 50.000 ton satış gerçekleştirmiş, ancak 60.000 tona ulaşamamış dört dağıtıcı lisansı sahibi şirketin lisanslarının doğrudan iptal edilmediği, 2018 dönemi için bu şirketlerin satışlarının izlenmesine karar verildiği, dolayısıyla 60.000 ton hedefine makul seviyede yaklaşmış, ancak teknik ve ticari sebeplerle bu hedefe ulaşamamış şirketlerin açıklamaları dikkate alınarak faaliyetlerini sürdürmelerine izin verildiği, düşük pazar payına sahip dağıtıcıların pazara giriş ve çıkış kolaylığı sebebiyle hukuka aykırı davranışlarda bulunabilecekleri, bu kapsamda, 5015 sayılı Kanun ile idarelerine verilen yetkiler çerçevesinde faaliyetlerin yürütülmesine ilişkin olarak ilgililerin tasarrufunda olması gereken asgari varlıklara ve asgari niteliklere yönelik düzenleme yapıldığı, dağıtım şirketlerine geçiş süresi tanındığı, lisans iptaline ve dayanak alınan Yönetmelik maddesine karşı açılan benzer davalarda Danıştay Onüçüncü Dairesinin E:2018/3669 ve E:2018/3646 sayılı esaslarına kayden açılan davalarda davanın reddine karar verildiği, bu emsallerin söz konusu davada da esas alınması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesine göre Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davalarda, temyiz incelemesi sonucu bozulan kararlar üzerine, Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurullarının kararlarına uyulması zorunlu olduğundan davacı şirketin lisansının iptal edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu işlemi yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI...'İN DÜŞÜNCESİ : Dava, dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin lisansının iptal edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararı ile bu kararın dayanağı olan Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 17. maddesinin ikinci fıkrasının iptali istemiyle açılmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden; Danıştay Onüçüncü Dairesinin 15/05/2024 tarih ve E:2020/1540, K:2024/2224 sayılı kararı ile Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin dava konusu 17. maddesinin ikinci fıkrası yönünden davanın reddine, davacının dağıtıcı lisansının iptaline ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının iptaline karar verildiği, davalı idarenin temyiz talebi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 05/11/2024 tarihli, E:2024/2390, K:2024/2629 sayılı kararı ile; davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne karar verilerek, dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin, 2018 yılı içinde 60.000 ton beyaz ürün (benzin ve motorin) satışı yapmadığının tespit edilmesi üzerine davacı şirket hakkında soruşturma açıldığı, davacı şirketten alınan savunmada ileri sürülen hususların mevzuata aykırı fiili haklı gösterecek gerekçeler olmadığı kanaatine varılarak davacı şirketin 60.000 ton beyaz ürün satışı gerçekleştirmemesinin 5015 sayılı Kanun'un 9. maddesinin ikinci fıkrası ile Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 7. maddesinin yedinci fıkrasının (c) bendine ve 17. maddesinin ikinci fıkrasına aykırılık teşkil ettiğinden bahisle 5015 sayılı Kanun'un 20. maddesinin birinci fıkrası uyarınca davacı şirketin ...tarih ve ... sayılı dağıtıcı lisansının iptaline yönelik ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının alındığı, dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan Yönetmelik düzenlemesine göre "yıllık asgari 60.000 ton beyaz ürün satışı" yükümlülüğünün ilgililerin lehine olacak şekilde "lisans alınmasını takip eden ikinci takvim yılında asgari 20.000 ton, üçüncü takvim yılında asgari 30.000 ton, dördüncü takvim yılında asgari 40.000 ton, beşinci takvim yılından itibaren ise yıllık asgari 60.000 ton beyaz ürün" olarak değiştirildiği, davacı şirketin ... tarih ve ... sayılı dağıtıcı lisansının ... tarih ve ... sayılı davalı idare işlemiyle iptal edilmesi karşısında Yönetmeliğin Geçici 28. maddesi kapsamında anılan maddenin yürürlüğe girdiği 08/06/2021 tarihi itibarıyla geçerli bir lisansın varlığından söz etme imkanı bulunmadığından, davacının iptal edilen lisansı Yönetmeliğin Geçici 28. maddesi gereği 08/06/2021 tarihi itibarıyla "yeni alınmış lisans" kapsamında değerlendirilemeyeceği, bu doğrultuda, Yönetmeliğin 17. maddesinin ikinci fıkrasının lehe olan hali uygulanırken, davacının lisansının 2016 tarihinde alındığı ve lisansın alınmasını takip eden 2. yıla (2018) ilişkin yükümlülüğün yerine getirilmemesi nedeniyle iptal edildiğinin kabulü gerektiği, davacı şirket hakkında açılan soruşturma sonucunda, davacı şirketçe EBİS bildirim sistemi aracılığıyla yapmış olduğu bildirime göre piyasaya 2018 yılında "4.359" ton, otomasyon sistemine göre "4.378" ton beyaz ürün teslim edildiği tespit edildiğinden, Yönetmeliğin 17. maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklikle getirilen ve davacının lehine olduğu anlaşılan "lisans alınmasını takip eden ikinci takvim yılında asgari 20.000 ton, üçüncü takvim yılında asgari 30.000 ton, dördüncü takvim yılında asgari 40.000 ton, beşinci takvim yılından itibaren ise yıllık asgari 60.000 ton beyaz ürün (benzin ve motorin) satışını gerçekleştirmesi zorunluluğu"na da aykırı olacak şekilde satış yapıldığının görüldüğü, ayrıca davacının yaptığı beyaz ürün satışının, anılan maddenin devamında yer alan "Asgari satış yükümlüğünün %10 veya daha az sapma ile yerine getirilememesi durumunda ise lisans sona erdirilmeksizin izlemeye alınır ve bir sonraki takvim yılındaki asgari satış yükümlülüğünün yerine getirilmemesi durumunda ilgilinin lisansı sona erdirilir, yerine getirilmesi durumunda ise izleme kaldırılır." düzenlemesinin de uygulanmasına imkan tanımayacak şekilde kademeli satış yükümlülüğünün altında olduğu, bu nedenle, davacı şirketçe, 2018 yılına ilişkin asgari 60.000 ton beyaz ürün satış yükümlülüğünün yerine getirilmediği ve bu yükümlülüğün yerine getirilmemesine ilişkin hukuken kabul edilebilir bir gerekçe de sunulamadığı açık olup, 08/06/2021 tarih ve 31505 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 17. maddesinin ikinci fıkrasında yapılan ve davacı şirketin lehine olduğu anlaşılan değişiklikler davacı şirkete uygulandığında dahi gerekli satış koşulunun karşılanmadığı anlaşıldığından davacı şirketin dağıtıcı lisansının iptaline ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, Daire kararının temyize konu iptale ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle Daire kararının bozulduğu anlaşılmaktadır.
2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 38. maddesinde, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun, idari dava dairelerince ilk derece mahkemesi olarak verilen kararları temyizen inceleyeceği, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 46. maddesinin birinci fıkrasında da, Danıştay Dava Dairelerinin nihai kararlarının Danıştayda temyiz edilebileceği, 49. maddesinin dördüncü fıkrasında ise; Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümlerinin kıyasen uygulanacağı öngörülmüştür.
2577 sayılı Yasanın 49. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan düzenleme ile; Danıştay Dava Dairelerine, ilk derecede bakılan davalarla ilgili Dava Daireleri Kurulunun bozma kararlarına karşı eski kararlarında ısrar edebilme yetkisi tanınmadığı açıktır.
Açıklanan nedenlerle, dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin lisansının iptal edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istemine ilişkin davanın reddi gerektiği düşünülmüştür.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Dairemizin 15/05/2024 tarih ve E:2020/1540, K:2024/2224 sayılı kısmen davanın reddi, kısmen dava konusu işlemin iptaline ilişkin kararının iptale yönelik kısmının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 05/11/2024 tarih ve E:2024/2390, K:2024/2629 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozulan kısımla sınırlı olarak gereği yeniden görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin, 2018 yılı içinde 60.000 ton beyaz ürün (benzin ve motorin) satışı yapmadığının tespit edilmesi üzerine davacı şirket hakkında soruşturma açılmış, davacı şirketten alınan savunmada ileri sürülen hususların mevzuata aykırı fiili haklı gösterecek gerekçeler olmadığı kanaatine varılarak davacı şirketin 60.000 ton beyaz ürün satışı gerçekleştirmemesinin 5015 sayılı Kanun'un 9. maddesinin ikinci fıkrası ile Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 7. maddesinin yedinci fıkrasının (c) bendine ve 17. maddesinin ikinci fıkrasına aykırılık teşkil ettiğinden bahisle 5015 sayılı Kanun'un 20. maddesinin birinci fıkrası uyarınca davacı şirketin ... tarih ve ... sayılı dağıtıcı lisansının iptaline yönelik ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı alınmıştır.
Bakılan dava, ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı ile bu kararın dayanağı Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 17. maddesinin ikinci fıkrasının iptali istemiyle açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Dairemizin 15/05/2024 tarih ve E:2020/1540, K:2024/2224 sayılı kararıyla, dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin lisansının iptal edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararının iptaline, Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 17. maddesinin ikinci fıkrası yönünden ise davanın reddine karar verildiği, kararın iptale ilişkin kısmının davalı idare tarafından temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 05/11/2024 tarih ve E:2024/2390, K:2024/2629 sayılı kararıyla,
"Temyize konu edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden, dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin, 2018 yılı içinde 60.000 ton beyaz ürün (benzin ve motorin) satışı yapmadığının tespit edilmesi üzerine davacı şirket hakkında soruşturma açıldığı, davacı şirketten alınan savunmada ileri sürülen hususların mevzuata aykırı fiili haklı gösterecek gerekçeler olmadığı kanaatine varılarak davacı şirketin 60.000 ton beyaz ürün satışı gerçekleştirmemesinin 5015 sayılı Kanun'un 9. maddesinin ikinci fıkrası ile Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 7. maddesinin yedinci fıkrasının (c) bendine ve 17. maddesinin ikinci fıkrasına aykırılık teşkil ettiğinden bahisle 5015 sayılı Kanun'un 20. maddesinin birinci fıkrası uyarınca davacı şirketin ... tarih ve ... sayılı dağıtıcı lisansının iptaline yönelik ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının alındığı anlaşılmaktadır.
Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 17. maddesinin ikinci fıkrasında yapılan düzenleme ile, yıllık asgari 60.000 ton beyaz ürün satışını gerçekleştiremediği tespit edilen dağıtıcılar hakkında Kanun'un ilgili maddeleri gereğince idari yaptırım uygulanacağı kurala bağlandığından, bu şartın yerine getirilmemesi nedeniyle davacı şirketin dağıtıcı lisansının iptaline ilişkin işlemin cezai nitelik taşıdığı ve idari yaptırım niteliğinde bir işlem olduğu konusunda tereddüt bulunmamaktadır.
30/04/2021 tarih ve 31470 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7138 sayılı Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 6. maddesi ile 5015 sayılı Kanun'un 3. maddesine eklenen onüçüncü fıkrada, "Kurum, lisans sahipleri için bayilik teşkilatı oluşturma ve asgari satış miktarı sağlama şartları da dahil olmak üzere teknoloji, kalite, güvenlik, hizmet ve teşebbüsün sürdürülebilirliğine ilişkin olarak teknik, ekonomik kriterler ve özel şartlar belirleyebilir. Belirlenen kriter ve şartları sağlayamayanların lisansı sona erdirilir. Bu fıkrada yer alan hususlara ilişkin düzenlemeler Kurum'ca çıkarılan yönetmelikle yapılır." kuralı yer almıştır.
Anılan Kanun değişikliği gerekçesinde ise, "Yapılan düzenleme ile 5015 sayılı Kanunla halihazırda Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'na verilmiş olan lisans sahiplerinin faaliyetlerine ilişkin özel şart, teknik ve ekonomik kriter, bayilik teşkilatı, depolama kapasitesi gibi hususları belirleme yetkisine yönelik uygulamaların netleştirilmesi amaçlanmaktadır. Böylece bayilik teşkilatı oluşturma, asgari satış miktarı ve benzeri hususlara ilişkin yükümlülüklerin serbest piyasa ekonomisi temelinde makul seviyelerde tutularak, kademeli bir şekilde belirlenebilmesi mümkün olabilecektir. İlave olarak, piyasada katma değer üreten ve yatırım yapan lisans sahiplerine, yükümlülüklerini yerine getirmeleri hususunda esnek yapıların oluşturulabilmesi olanaklı hale gelecektir. Bu hükümlerle 5015 sayılı Kanun'un amaç maddesinde belirtilen güvenli ve istikrarlı piyasa yapısı güçlendirilirken rekabet ortamının korunması hedeflenmektedir." açıklamalarına yer verilmiştir.
Söz konusu Kanun değişikliği sonrasında, 08/06/2021 tarih ve 31505 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 4. maddesiyle Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 17. maddesinin ikinci fıkrası değiştirilerek, "Dağıtıcı lisansı sahiplerinin, lisans alınmasını takip eden ikinci takvim yılında asgari 20.000 ton, üçüncü takvim yılında asgari 30.000 ton, dördüncü takvim yılında asgari 40.000 ton, beşinci takvim yılından itibaren ise yıllık asgari 60.000 ton beyaz ürün (benzin ve motorin) satışını gerçekleştirmesi zorunludur. Asgari satış yükümlüğünü yerine getirmeyen dağıtıcı lisansı sahibinin lisansı sona erdirilir. Asgari satış yükümlüğünün %10 veya daha az sapma ile yerine getirilememesi durumunda ise lisans sona erdirilmeksizin izlemeye alınır ve bir sonraki takvim yılındaki asgarî satış yükümlülüğünün yerine getirilmemesi durumunda ilgilinin lisansı sona erdirilir, yerine getirilmesi durumunda ise izleme kaldırılır. Asgari satış yükümlülüğünün değerlendirilmesinde, dağıtıcıların kendi aralarında yaptıkları akaryakıt ticaretine ve ilgili ve diğer mevzuat kapsamında yapılan akaryakıt ihracatına ilişkin miktarlar dikkate alınmaz." kuralına yer verilmiş, ayrıca, anılan Yönetmelik değişikliği kapsamında, Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'ne, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte dağıtıcı lisansı bulunan kişiler bu Yönetmeliğin 17. maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması açısından bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla yeni lisans almış olarak değerlendirilir.” şeklinde Geçici 28. madde eklenmiştir.
Söz konusu değişiklikle, dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan Yönetmelik düzenlemesine göre "yıllık asgari 60.000 ton beyaz ürün satışı" yükümlülüğünün ilgililerin lehine olacak şekilde "lisans alınmasını takip eden ikinci takvim yılında asgari 20.000 ton, üçüncü takvim yılında asgari 30.000 ton, dördüncü takvim yılında asgari 40.000 ton, beşinci takvim yılından itibaren ise yıllık asgari 60.000 ton beyaz ürün" olarak değiştirildiği görülmektedir.
İdari işlemin yargısal denetimi açısından, işlemin tesis edildiği tarihteki hukuki duruma göre değerlendirme yapılması kural olmakla beraber, idari yaptırımlar alanında, ihlalin gerçekleştiği tarihten sonra yürürlüğe giren kanun, fiili ihlal konusu olmaktan çıkarıyorsa veya o fiil için öngörülen yaptırımı azaltıyorsa, ilgili kuralların geçmişe etkili biçimde uygulanması, yargısal denetimin de bu çerçevede yapılması gerekmektedir.
Bu bağlamda, öncelikle, 08/06/2021 tarih ve 31505 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile getirilen "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte dağıtıcı lisansı bulunan kişiler bu Yönetmeliğin 17. maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması açısından bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla yeni lisans almış olarak değerlendirilir.” şeklindeki Geçici 28. maddenin davacı şirkete uygulanabilir olup olmadığı açıklığa kavuşturulmalıdır. Davacı şirketin... tarih ve... sayılı dağıtıcı lisansının ... tarih ve ... sayılı davalı idare işlemiyle iptal edilmesi karşısında Yönetmeliğin Geçici 28. maddesi kapsamında anılan maddenin yürürlüğe girdiği 08/06/2021 tarihi itibarıyla geçerli bir lisansın varlığından söz etme imkanı bulunmamaktadır. Dolayısıyla davacının iptal edilen lisansı Yönetmeliğin Geçici 28. maddesi gereği 08/06/2021 tarihi itibarıyla "yeni alınmış lisans" kapsamında değerlendirilemez.
Bu doğrultuda, Yönetmeliğin 17. maddesinin ikinci fıkrasının lehe olan hali uygulanırken, davacının lisansının 2016 tarihinde alındığı ve lisansın alınmasını takip eden 2. yıla (2018) ilişkin yükümlülüğün yerine getirilmemesi nedeniyle iptal edildiği göz önünde bulundurulmalıdır.
Bu bağlamda, davacı şirket hakkında açılan soruşturma sonucunda, davacı şirketçe EBİS bildirim sistemi aracılığıyla yapmış olduğu bildirime göre piyasaya 2018 yılında "4.359" ton, otomasyon sistemine göre "4.378" ton beyaz ürün teslim edildiği tespit edildiğinden, Yönetmeliğin 17. maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklikle getirilen ve davacının lehine olduğu anlaşılan "lisans alınmasını takip eden ikinci takvim yılında asgari 20.000 ton, üçüncü takvim yılında asgari 30.000 ton, dördüncü takvim yılında asgari 40.000 ton, beşinci takvim yılından itibaren ise yıllık asgari 60.000 ton beyaz ürün (benzin ve motorin) satışını gerçekleştirmesi zorunluluğu"na da aykırı olacak şekilde satış yapıldığı görülmektedir.
Ayrıca davacının yaptığı beyaz ürün satışının, anılan maddenin devamında yer alan "Asgari satış yükümlüğünün %10 veya daha az sapma ile yerine getirilememesi durumunda ise lisans sona erdirilmeksizin izlemeye alınır ve bir sonraki takvim yılındaki asgari satış yükümlülüğünün yerine getirilmemesi durumunda ilgilinin lisansı sona erdirilir, yerine getirilmesi durumunda ise izleme kaldırılır." düzenlemesinin de uygulanmasına imkan tanımayacak şekilde kademeli satış yükümlülüğünün altında olduğu anlaşılmaktadır.
Bu nedenle, davacı şirketçe, 2018 yılına ilişkin asgari 60.000 ton beyaz ürün satış yükümlülüğünün yerine getirilmediği ve bu yükümlülüğün yerine getirilmemesine ilişkin hukuken kabul edilebilir bir gerekçe de sunulamadığı açık olup, 08/06/2021 tarih ve 31505 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 17. maddesinin ikinci fıkrasında yapılan ve davacı şirketin lehine olduğu anlaşılan değişiklikler davacı şirkete uygulandığında dahi gerekli satış koşulunun karşılanmadığı anlaşıldığından davacı şirketin dağıtıcı lisansının iptaline ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.
Bu itibarla, Daire kararının temyize konu iptale ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır." gerekçesiyle Dairemiz kararının iptale ilişkin kısmının bozulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 46. maddesinin birinci fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının Danıştayda temyiz edilebileceği; 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 38. maddesinde, İdari Dava Daireleri Kurulunun, idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararları temyizen inceleyeceği; 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin dördüncü fıkrası ile ve 50. maddesinde, Danıştay dava dairelerine ısrar imkanı tanınmayıp, Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurulları kararlarına uyulmasının zorunlu olduğu kurala bağlanmıştır.
Aktarılan kanun hükümlerine göre, Danıştay dava dairelerince ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurullarınca bozulması halinde Danıştay dava dairelerine ısrar imkanı tanınmadığından, bozma kararına uyularak İdari Dava Daireleri Kurulu kararında belirtilen gerekçelerle, dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin lisansının iptal edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu işlemi yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin lisansının iptal edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararı yönünden de DAVANIN REDDİNE,
2\. Dava ret ile sonuçlandığından aşağıda ayrıntısı gösterilen davacı tarafından yapılan toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3\. Davalı idare tarafından yapılan toplam ...-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4\. Dairemizin 15/05/2024 tarih ve E:2020/1540, K:2024/2224 sayılı kararında davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedildiğinden, yeniden vekalet ücretine hükmedilmemesine,
5\. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine,
6\. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 30/06/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.