SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2025/250

Karar No

2025/1233

Karar Tarihi

17 Mart 2025

Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2025/250 E. , 2025/1233 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2025/250
Karar No:2025/1233

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...

2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ... Dış Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Mülkiyeti Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanlığı'na ait Niğde ili, Bor ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde bulunan taşınmazın 21-22-23/12/2022 tarihlerinde açık artırma ile satışına ilişkin ihalenin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince, Dairemizin 29/02/2024 tarih ve E:2023/1901, K:2024/1035 sayılı ihale kararının hukuka uygun olup olmadığı noktasında irdeleme yapılarak yeniden karar verilmesi yönündeki bozma kararına uyularak verilen kararda; davacının, yatırım yeri tahsisli yatırım teşvik belgesi verilmesi başvurusu üzerine Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından davacı adına yatırım teşvik belgesi düzenlendiği, yatırım teşvik belgesinin her talep edene verilmediği, belirli türdeki yatırımlar yönünden yapılan başvurular üzerine 2012/3305 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 7. maddesinin birinci fıkrası uyarınca verildiği, özelleştirilmiş bir değerlendirme süreci sonunda ilgili idare tarafından oluşturulmuş ve Resmi Gazete'de yayımlanmak suretiyle alenileştirilmiş bir belgeye dayanan beklentinin meşru bir beklenti olduğu; yatırım teşvik belgesinden doğan taşınmazın tahsisine yönelik meşru beklentinin, davacının hak ve menfaatlerini ilgilendirdiği gibi, teşvik belgesinin 2012/3305 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı doğrultusunda "tasarrufların katma değeri yüksek yatırımlara yönlendirilmesi, üretim ve istihdamın artırılması, uluslararası rekabet gücünü artıracak ve araştırma- geliştirme içeriği yüksek bölgesel yatırımlar ile stratejik yatırımların özendirilmesi, uluslararası doğrudan yatırımların artırılması, bölgesel gelişmişlik farklılıklarının azaltılması, kümelenme ve çevre korumaya yönelik yatırımlar ile araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin desteklenmesi" amaçlarına matuf olarak düzenlendiği gözetildiğinde, anılan politikanın gerçekleştirilmesi ile sağlanacak kamu menfaatini de ilgilendirdiği, diğer yandan davalı idare tarafından anılan taşınmazın satışı ile başka yönden hedeflenen kamu menfaati ile de ilişkili bulunduğu, birbiriyle çatışma içinde bulunan bu menfaatlere yönelik değerlendirmenin hukuki sınırlar içinde idarelerce yapılması gerektiği, olayda davalı idare tarafından, yatırım teşvik belgesinden doğan tüm bu hak ve menfaatlere yönelik olarak hiçbir değerlendirme yapılmadığı;
Bu itibarla, her ne kadar doğrudan bir hak doğurmasa da Anayasa'nın 35. maddesi kapsamında meşru bir beklenti doğuran yatırım teşvik belgesi sahiplerinin meşru beklentilerinin, söz konusu yerin yatırım yeri olarak değerlendirilmesinden doğacak kamu menfaati ve idarece tesis edilen işlemle hedeflenen kamu menfaati arasında adil bir denge olup olmadığı yönünde idaresince değerlendirme yapılması gereğini gözetmeyen bir devir ve akabinde satış yöntemi hukuka bağlı idareler tarafından benimsenemeyeceğinden dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, usul yönünden, davacının satış ihalesine iştirak etmediği, dava açmakta hukuki yararının dolayısıyla dava açma ehliyetinin bulunmadığı; esas yönünden, dava konusu ihalede satış işlemi gerçekleşmediğinden iptal kararının uygulanmasına olanak bulunmadığı, bakılan davada herhangi bir yürütmeyi durdurma kararı bulunmadığından yeniden ihale gerçekleştirildiği ve taşınmazın satıldığı, söz konusu ikinci satışın da dava konusu edilmediği, davacı adına herhangi bir ön izin veya irtifak hakkı sözleşmesinin bulunmadığı, idarenin irtifak hakkı tesisi ihalesi yapma zorunluluğunun bulunmadığı, ihalenin mevzuata uygun gerçekleştirildiği;
Müdahil tarafından, İdare Mahkemesince karar verilmesine yer olmadığı yönünde verilen karara karşı süresinde temyiz isteminde bulunulmadığından bu kararın kesinleştiği, dava konusu işlemin hukuki etkisi olmayan bir işlem olduğu, mevcut olmayan bir idari işlemin ileride tekrar tesis edilmesini önlemek amacıyla hukuka uygunluk denetimi yapılmasının "ön denetim", "yargısal emir" niteliğinde ve Anayasa'ya aykırı olduğu, yatırım teşvik belgesinin yatırım yeri tahsisine ilişkin doğrudan hak oluşturmayacağı ve bunun belge üzerinde belirtildiği, davacı tarafından idarelere yapılan yatırım yeri tahsis başvurusunun reddedildiği ve dava konusu edilmediği, bu kararlara karşı yargı yoluna başvurulmadığı, bu durumda davacının meşru beklentisi olduğundan söz edilemeyeceği, üzerinde irtifak hakkı bulunmayan bir taşınmazın idarece satışının önlenmesinin idarenin ve taşınmazı satın alan kendilerinin mülkiyet hakkına ölçüsüz bir sınırlama olacağı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları geçerli bulunmamıştır.

ESAS YÖNÜNDEN:
MADDİ OLAY :
Davacı tarafından, 23/08/2022 tarihli başvuru ve ekinde yer alan proje tanıtımı ile mülkiyeti Hazineye ait Niğde ili, Bor ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ..., ..., ..., ... parsel sayılı taşınmazlarda sera yatırımı yapılmak üzere yatırım yeri tahsisi talebinde bulunulmuş, akabinde davacı adına ... tarih ve ... sayılı yatırım teşvik belgesi düzenlenmiş, 09/10/2022 tarih ve 31978 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.
Davacı tarafından, 31/08/2022 tarihli dilekçe ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğüne başvurularak mülkiyeti Hazineye ait Niğde ili, Bor ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ..., ..., ..., ... parsel sayılı taşınmazlarda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca verilen yatırım teşvik belgesine istinaden sera yapılmak üzere irtifak hakkı talebinde bulunulmuş, irtifak hakkı tesisine ilişkin talep söz konusu taşınmazların Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliğine kiralandığı gerekçesiyle Bor Kaymakamlığı Milli Emlak Şefliğinin ... tarih ve ... sayılı yazısı ile reddedilmiştir.
Söz konusu taşınmazlar 30/11/2022 tarihinde üzerinde BOTAŞ lehine daimi irtifak hakkı dışında irtifak hakkı bulunmaksızın Toplu Konut İdaresi Başkanlığına devredilmiş, akabinde Toplu Konut İdaresi Başkanlığı Satış, Devir, İntikal, Kiraya Verme, Trampa, Sınırlı Ayni Hak Tesisi ve Arsa Satışı Karşılığı Gelir Paylaşımı İhale Yönetmeliği'nin 25. maddesi uyarınca, taşınmazların 21-22-23/12/2022 tarihlerinde açık arttırma usulü ile satışının yapılmasına karar verilmiştir.
Bunun üzerine, davacı tarafından, Niğde ili, Bor ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parsel sayılı taşınmazın 21-22-23/12/2022 tarihlerinde açık arttırma usulü ile satışına ilişkin ihalenin, taşınmaza yönelik kendisi adına yatırım teşvik belgesi bulunduğundan bahisle iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
4706 sayılı "Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un" Ek 3. maddesinde, "13/6/2006 tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 32/A maddesi kapsamındaki yatırımlarla ilgili olarak talep edilen taşınmazın bulunduğu ilçenin mülki sınırları içindeki organize sanayi veya endüstri bölgelerinde bu yatırımlar için tahsis edilebilecek boş parsel bulunmaması, gerçekleştirilecek yatırımın toplam tutarının, talep edilen taşınmazların maliki idarelerce takdir edilecek rayiç değerinin tarım, hayvancılık ve eğitim yatırımları için bir, turizm yatırımları için iki, diğer yatırımlar için üç katından az olmaması kaydıyla; Hazineye, özel bütçeli idarelere, il özel idarelerine veya belediyelere ait arazi veya arsaların üzerinde kırkdokuz yıl süreli bağımsız ve sürekli nitelikli irtifak hakkı tesis edilebilir. 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununa tabi alanlar hariç olmak üzere, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunması nedeniyle irtifak hakkı tesis edilemeyen taşınmazlar üzerinde ise aynı şartlarla kırkdokuz yıl süreli kullanma izni verilebilir. ..." kuralına yer verilmiştir.
19/06/2012 tarih ve 28328 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 2012/3305 Sayılı Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Karar
ın "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "(Değişik:RG-7/8/2019-30855) Bu Kararın amacı; kalkınma planları ve yıllık programlarda öngörülen hedefler doğrultusunda tasarrufların katma değeri yüksek yatırımlara yönlendirilmesine, üretim ve istihdamın artırılmasına, uluslararası rekabet gücünü artıracak ve araştırma- geliştirme içeriği yüksek bölgesel yatırımlar ile stratejik yatırımların özendirilmesine, uluslararası doğrudan yatırımların artırılmasına, bölgesel gelişmişlik farklılıklarının azaltılmasına, kümelenme ve çevre korumaya yönelik yatırımlar ile araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin desteklenmesine ilişkin usul ve esasları belirlemektir."; "Teşvik belgesi düzenlenmesi" başlıklı 7. maddesinde, "(1) Yatırımların bu Karar kapsamındaki destek unsurlarından yararlanabilmesi için, makroekonomik programlar ve arz-talep dengesi dikkate alınarak yapılacak sektörel, malî ve teknik değerlendirmeler çerçevesinde projenin uygun görülmesi ve teşvik belgesi düzenlenmesi gerekir. (2) Teşvik belgesi düzenlenmesine ilişkin müracaat tarihinden önce gerçekleştirilmiş bulunan yatırım harcamaları teşvik belgesi kapsamına alınmaz. ..."; "Yatırım yeri tahsisi" başlıklı 16. maddesinde, "(1) (Değişik: RG-28/2/2019-30700) (Değişik: RG-7/8/2019-30855) Bakanlıkça teşvik belgesi düzenlenmiş stratejik yatırımlar ve bölgesel desteklerden yararlanacak yatırımlar için, 29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Kanunun ek 3 üncü maddesi çerçevesinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca belirlenen usul ve esaslara göre yatırım yeri tahsis edilebilir. ..." kuralları yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Mevzuat düzenlemelerinden, yatırım teşvik belgesinin, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından 2012/3305 sayılı Bakanlar Kurulu kararına istinaden, kalkınma planları ve yıllık programlarda öngörülen hedefler doğrultusunda tasarrufların katma değeri yüksek yatırımlara yönlendirilmesi, üretim ve istihdamın artırılması, uluslararası rekabet gücünü artıracak ve araştırma- geliştirme içeriği yüksek bölgesel yatırımlar ile stratejik yatırımların özendirilmesi, uluslararası doğrudan yatırımların artırılması, bölgesel gelişmişlik farklılıklarının azaltılması, kümelenme ve çevre korumaya yönelik yatırımlar ile araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin desteklenmesi amacıyla verilebileceği; Bakanlıkça teşvik belgesi düzenlenmiş yatırımlar için yatırım yeri tahsisinin ise, 4706 sayılı Kanun uyarınca Hazineye, özel bütçeli idarelere, il özel idarelerine veya belediyelere ait arazi veya arsalar üzerinde kırkdokuz yıl süreli bağımsız ve sürekli nitelikli irtifak hakkı tesisi suretiyle Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yapılabileceği anlaşılmaktadır.
Davacı adına düzenlenen yatırım teşvik belgesinin yayımlandığı 09/10/2022 tarih ve 31978 sayılı Resmî Gazete ilanında, yatırım teşvik belgesinin konusunun, tarım-sebze, bahçe ve kültür bitkileri ile fidanlık ürünlerinin yetiştirilmesi olarak belirtildiği ve öngörülen destek unsurları arasında yatırım yeri tahsisinin de yer aldığı; yatırım teşvik belgesinde yatırım ile ilgili bilgiler kısmının 4. maddesinde, "Yeri: Niğde, Bor, 5. Bölge"; özel şartlar kısmının 6. maddesinde ise, "Teşvik Belgesinin düzenlenmiş olması, yatırım yeri tahsisine ilişkin doğrudan bir hak oluşturmaz." ibaresine yer verildiği görülmektedir.
Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Karar'ın 16. maddesine bakıldığında, teşvik kapsamında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca yer tahsisi yapılabileceğinin düzenlendiği, bu hususu açıklığa kavuşturmak için İdare Mahkemesince 23/10/2024 tarihli ara kararıyla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına davacı şirkete anılan taşınmaz yönünden yer tahsis işlemi yapılıp yapılmadığının sorulduğu, gelen cevabi yazıda davacı şirket adına tahsis işlemi yapılmadığının belirtildiği; yine aynı tarihli ara kararıyla davacının yatırım yeri tahsisi talebinde bulunup bulunmadığının sorulduğu, Bor Kaymakamlığı Milli Emlak Şefliğince verilen ara karar cevabı ve ekindeki bilgi ve belgelerden, davacı tarafından, 31/08/2022 tarihli dilekçe ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğüne başvurularak, dava konusu taşınmazın da aralarında bulunduğu, mülkiyeti Hazineye ait Niğde ili, Bor ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ..., ..., ..., ... parsel sayılı taşınmazlarda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca verilen yatırım teşvik belgesine istinaden sera yapılmak üzere irtifak hakkı talebinde bulunulduğu, irtifak hakkı tesisine ilişkin talebin söz konusu taşınmazların Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliğine kiralandığı gerekçesiyle Bor Kaymakamlığı Milli Emlak Şefliğinin ... tarih ve ... sayılı yazısı ile reddedildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, yatırım teşvik belgesi düzenlenmiş olmasının tek başına yer tahsisi sonucu doğurmadığı, yer tahsisine ilişkin işlemlerin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği bakanlığınca ayrıca yapılacağı, davacıya ait yatırım teşvik belgesi yatırım yeri tahsisli olsa da, belgede yatırım yerinin Niğde ili, Bor ilçesi, 5. Bölge olarak belirtildiği, taşınmaz ada ve parsel bilgilerine yer verilmediği, ayrıca belgenin yatırım yeri tahsisine ilişkin doğrudan bir hak oluşturmayacağının belgede açıkça belirtildiği, dava konusu taşınmazın da aralarında bulunduğu dört taşınmaz hakkında davacı tarafından yapılan yer tahsis talebinin reddedildiği hususları bir arada değerlendirildiğinde, davacının söz konusu taşınmazlara yönelik haklı bir beklentisinin olamayacağı, davalı idarenin mülkiyetinde bulunan bir taşınmazı ilgili mevzuatı kapsamında satışa çıkarabileceği ve bu kapsamda ihale düzenleyebileceği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, dava konusu işlemde hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davalının ve davalı yanında müdahilin temyiz isteminin kabulüne;
2\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3.DAVANIN REDDİNE,
4\. Ayrıntısı aşağıda gösterilen ...-TL ilk derece yargılama giderinin ve ... TL temyiz yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5\. Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi halinde davalı idareye iadesine,
6\. ...-TL temyiz yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
7\. Müdahil tarafından yapılan toplam ...-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak müdahile verilmesine,
8\. Posta giderleri avansından artan tutarların taraflara ve davalı yanında müdahile iadesine,
9\. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
10\. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 17/03/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.


(X) KARŞI OY :
Davacı tarafından, 23/08/2022 tarihli başvuru ve ekinde yer alan proje tanıtımı ile mülkiyeti Hazineye ait Niğde ili, Bor ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ..., ..., ..., ... parsel sayılı taşınmazlarda sera yatırımı yapılmak üzere yatırım yeri tahsisi talebinde bulunulmuş, akabinde davacı adına 25/08/2022 tarih ve 540330 sayılı yatırım teşvik belgesi düzenlenmiş, 09/10/2022 tarih ve 31978 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.
Söz konusu taşınmazlar 30/11/2022 tarihinde Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'na devredilmiş, akabinde "Toplu Konut İdaresi Başkanlığı Satış, Devir, İntikal, Kiraya Verme, Trampa, Sınırlı Ayni Hak Tesisi ve Arsa Satışı Karşılığı Gelir Paylaşımı İhale Yönetmeliği"nin 25. maddesi uyarınca, taşınmazların 21-22-23/12/2022 tarihlerinde açık arttırma usulü ile satışının yapılmasına karar verilmiştir.
Bunun üzerine, davacı tarafından, Niğde ili, Bor ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parsel sayılı taşınmazın 21-22-23/12/2022 tarihlerinde açık arttırma usulü ile satışına ilişkin ihalenin, taşınmaza yönelik kendisi adına yatırım teşvik belgesi bulunduğundan bahisle iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
15/06/2012 tarih ve 2012/3305 sayılı Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Karar'ın 16. maddesinde, Bakanlıkça teşvik belgesi düzenlenmiş stratejik yatırımlar ve bölgesel desteklerden yararlanacak yatırımlar için 29/06/2021 tarih ve 4706 sayılı Kanun'un Ek 3. maddesi çerçevesinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nca belirlenen usul ve esaslara göre yatırım yeri tahsis edilebileceği kurala bağlanmıştır.
Taşınmaz hakkında davacı şirkete yer tahsisi yapılıp yapılmadığının tespiti amacıyla Mahkemece Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na ara kararı yapılmış, gelen cevapta yer tahsis işleminin yapılmadığı bildirilmiştir.
Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan hukuk devleti ilkesinin unsurlarından biri hukuki belirlilik ilkesidir. Bu ilke, hukuk düzeniyle ilişki içindeki kişilere Devlet gücü tarafından yapılacak uygulamaları önceden görme imkânı sunacak düzeyde açık, anlaşılır, erişilebilir, devamlı ve geleceğe yönelik yasal düzenlemelerin yürürlükte olduğu bir hukuk sistemini hedefleyen, kamusal gücün kullanımını hukuk kurallarına bağlayarak öngörülebilirliği sağlamaya hizmet eden bir ilkedir. Bu ilke gereğince bireylerin kendilerine uygulanacak kuralların içeriğini ve bu kuralların kapsamını önceden bilmesi gerekmektedir. Bu durum, hukuk devletinin bir diğer unsuru olan hukuki güvenlik ilkesiyle de yakından ilgilidir. Hukuki güvenlik, kişilerin kamu otoriteleriyle ilişkilerinde bugün ve geleceğe dönük olarak güven duygusu içinde olmaları demektir. Hukuki güvenlik ilkesi gereğince, her birey, yasadan, belirli bir kesinlik içinde, hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını, bunların idareye hangi müdahale yetkisini verdiğini bilmelidir. Kişi, ancak bu durumda kendisine düşen yükümlülükleri öngörebilir ve buna göre davranışlarını belirler. Hukuki güvenlik ilkesinin amaçlarından biri de hukuk normlarının öngörülebilir olmasıdır. Hukuk güvenliği, normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde Devlete güven duyabilmesini, Devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar.
Davacının Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'ndan aldığı 25/08/2022 tarihli yatırım teşvik belgesine konu Hazine'ye ait taşınmazın 30/11/2022 tarihinde TOKİ'ye devri akabinde satışa çıkarılması, bu suretle yatırım teşvik belgesinin geçerliliğini kaybetmesi uyuşmazlığın esasını oluşturmaktadır.
Bu kapsamda, uyuşmazlığa yönelik idarenin savunması, maddi ve hukuki olgular birlikte değerlendirildiğinde, Hazine'ye ait taşınmaz üzerinde yatırım yapabilmesi amacıyla davacıya yatırım teşvik belgesi düzenleyen ve bu hususu Resmi Gazete'de ilan ederek alenileştiren Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nca, bu belge doğrultusunda yer tahsisi yapmakla yetkili kılınan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na bilgi verilmediği, taşınmazın tapu kaydına da bu yönde herhangi bir şerhin düşülmediği, dolayısıyla kurumlar arasında koordinasyonun sağlanamadığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, yatırım teşvik belgesi kapsamındaki yatırım projesini hayata geçirebilmek için başvuruda bulunan ve gerekli incelemeler yapıldıktan sonra kendisine Bakanlıkça yatırım teşvik belgesi düzenlenen davacının kamu yararı açısından haklı bir sebep gösterilmeksizin yatırım teşvik belgesinin geçersiz kılınması sonucunu doğuran davaya konu işlemin tesis edilmesi sürecinde benimsenen yöntemin hukuki belirlilik, öngörülebilirlik ve hukuki güvenlik ilkeleriyle uyumlu olmadığı göz önünde bulundurulduğunda, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararının belirtilen gerekçenin de eklenmesi suretiyle onanması gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim