SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2025/1992

Karar No

2025/2632

Karar Tarihi

12 Eylül 2025

Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2025/1992 E. , 2025/2632 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/1992
Karar No : 2025/2632

DAVACI : ... Döviz ve Altın Ticareti Sınırlı Yetkili Müessese A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...

DAVALI : ... Bakanlığı

DAVANIN KONUSU :
Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ'in (Tebliğ No:2018-32/45) 29. maddesinin 10., 11., 22. fıkraları ile 30. maddesinin 1. fıkrası ve Finansal Piyasalar ve Kambiyo Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmektedir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
1- Davalı idarece tesis edilen 03/05/2024 tarihli işlemle davacı şirkete verilen yetkili müessese faaliyet izni ve "Yetkili Müessese Faaliyet İzin Belgesi", 2018-32/45 sayılı Tebliğ'in 29. maddesinin 10., 11. ve 22. fıkralarına aykırılık nedeniyle iptal edilmiştir.
2- Davacı tarafından söz konusu işleme karşı açılan davada ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş olup ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla da temyiz kanun yolu açık olmak üzere istinaf başvurusu reddedilmiştir.
3- Davacı tarafından davalı idareye yapılan 08/07/2025 tarihli başvuruyla, 03/05/2024 tarihli işlemdeki ve bu işleme esas inceleme raporundaki hukuka aykırılıkların giderilmesi, 2018-32/45 sayılı Tebliğ'in hukuka aykırılığı Danıştay tarafından tespit edilen düzenlemelerinin uygulanmaması, mevcut düzenlemelerin de hukuka uygun şekilde uygulanması talep edilmiştir.
4- Bu başvuru kapsamında davalı idarece tesis edilen 24/07/2025 tarihli dava konusu işlemle, davacı şirket hakkında tesis edilen yetkili müessese faaliyet izninin iptaline ilişkin işleme karşı açılan davada, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesine kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, bu kapsamda yargılama aşamasında söz konusu işlem hakkında aksi bir karar verilmediği sürece yetkili müessese faaliyet izninin iptaline dair işlemin geçerliliğini sürdürdüğünden davacının talebiyle ilgili Bakanlıkça yapılacak herhangi bir işlemin bulunmadığı belirtilmiştir.
5- Bunun üzerine davacı tarafından söz konusu işlemin 28/07/2025 tarihinde tebliğ edildiği belirtilerek 04/08/2025 tarihinde kayıtlara alınan dilekçe ile bakılan dava açılmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE :
USUL YÖNÜNDEN:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin birinci fıkrasında, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda altmış gün olduğu; dördüncü fıkrasında, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava açma süresinin ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilecekleri kuralına yer verilmiş; "İdari makamların sükutu" başlıklı 10. maddesinde, "İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler.
Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer otuz günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Otuz günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı, isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren dört ayı geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, otuz günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler."; "Üst makamlara başvurma" başlıklı 11. maddesinde ise "İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur.
Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.
İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır." kuralları yer almış; 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendinde, dava dilekçelerinin süre aşımı bulunup bulunmadığı yönünden inceleneceği; 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde de 14. maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendine aykırılık görülmesi halinde davanın reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır.
Aktarılan düzenlemelerden, düzenleyici işlemin ilanından sonra dava açma süresi içerisinde bu işlemin iptali istemiyle dava açılabileceği veya 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında idareye başvuru yapılabileceği gibi dava açma süresinin geçmiş olması halinde, düzenleyici işlemin uygulanmasına ilişkin yeni bir işlem tesis edildiğinde uygulama işleminin veya dayanağı olan düzenleyici işlemin ayrı ayrı veya birlikte yine dava açma süresi içinde dava konusu edilebileceği, Kanun'un 10. maddesi uyarınca, önceden idari bir işlemin mevcut olmadığı durumlarda, idari bir işlem tesis edilmesi istemiyle ilgili idareye başvurulabileceği, Kanun'un 11. maddesi uyarınca, hakkında idari işlem tesis edilenlerin ise dava açmadan önce işlemin "kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması" istemiyle ilgili makamlara başvuruda bulunabileceği anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, davalı idarece tesis edilen 03/05/2024 tarihli işlemle davacı şirkete verilen yetkili müessese faaliyet izni ve "Yetkili Müessese Faaliyet İzin Belgesi"nin 2018-32/45 sayılı Tebliğ'in 29. maddesinin 10., 11. ve 22. fıkralarına aykırılık nedeniyle iptal edildiği; davacı tarafından söz konusu işleme karşı açılan davada İdare Mahkemesince davanın reddi yolunda verilen karara yönelik istinaf başvurusunun reddedildiği; davacı tarafından davalı idareye yapılan 08/07/2025 tarihli başvuruyla, 03/05/2024 tarihli işlemdeki ve bu işleme esas inceleme raporundaki hukuka aykırılıkların giderilmesi, 2018-32/45 sayılı Tebliğ'in hukuka aykırılığı Danıştay tarafından tespit edilen düzenlemelerinin uygulanmaması, mevcut düzenlemelerin de hukuka uygun şekilde uygulanmasının talep edildiği; bu başvuru kapsamında davalı idarece tesis edilen 24/07/2025 tarihli dava konusu işlemle davacı hakkında tesis edilen yetkili müessese faaliyet izninin iptaline yönelik işlemin geçerliliğini sürdürdüğü, bu kapsamda davacının talebiyle ilgili Bakanlıkça yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığının belirtilmesi üzerine davacı tarafından 04/08/2025 tarihinde kayıtlara alınan dilekçe ile bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Öncelikli olarak davacı tarafından, dava dilekçesinin "Dava Konusu" ve "Sonuç ve Talep" kısmında, 2018-32/45 sayılı Tebliğ'in 29. maddesinin 30. fıkrasının iptali istenilmiş ise de Tebliğ'in 29. maddesinin 28 fıkradan oluştuğu, 30. fıkrasının bulunmadığı anlaşılmakla birlikte dava dilekçesinin "Açıklamalar" kısmında yer alan ifadelerden davacının Tebliğ'in diğer dava konusu düzenlemeleriyle 30. maddesinin birinci fıkrasında yer alan düzenlemenin hukuka aykırı olduğundan bahisle iptalini talep ettiği görüldüğünden incelemenin Tebliğ'in 29. maddesinin 10., 11. ve 22. fıkraları ile 30. maddesinin 1. fıkrası yönünden yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Davacı tarafından iptali istenilen 2018-32/45 sayılı Tebliğ'in 30. maddesinin birinci fıkrasında yer alan düzenlemenin 30/01/2018 tarih ve 30317 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğü girdiği; 29. maddesinin 10., 11. ve 22. fıkralarında yer alan düzenlemelerin ise 12/10/2021 tarih ve 31626 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ'de (Tebliğ No:2018-32/45) Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'in (Tebliğ No:2021-32/62) 28. maddesi ile Tebliğ'e eklendiği; bakılan davanın ise söz konusu düzenlemelerin Resmî Gazete'de yayımlandığı 30/01/2018 ve 12/10/2021 tarihlerinden itibaren altmış gün içinde açılmadığı gibi söz konusu düzenleyici işlemlerin uygulanması sonucunda tesis edilen 03/05/2024 tarihli Bakanlık işleminin tebliği sonrasında da açılmadığı, bakılan davanın aktarılan sürecin sonunda 08/07/2025 tarihinde davalı idareye yapılan başvuru sonrasında açıldığı görüldüğünden, davanın süresinde olup olmadığına ilişkin değerlendirmenin bu çerçevede yapılması gerekmektedir.
Olayda, davacı tarafından yetkili müessese faaliyet izni iptal edildikten yaklaşık 16 ay sonra 08/07/2025 tarihinde davalı idareye yapılan başvuru ile söz konusu işleme itiraz edilerek konunun yeniden ele alınmasının talep edildiği, davacının başvurusunun 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında işlem tesis edilmesi niteliğinde olmadığı ve aynı Kanun'un 11. maddesi kapsamında daha önce tesis edilmiş olan işlemin değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması talebiyle yapılan bir başvuru niteliğinde olduğu, bu bakımdan dava açma süresinin hesaplanmasında 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı ve süre hesabının aynı Kanun'un 7. ve 11. maddesi kapsamında yapılması gerektiği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar davacı tarafından 08/07/2025 tarihinde davalı idareye yapılan başvuruda "03/05/2024 tarihli işlem tesis edilirken kanser hastalığı nedeniyle oluşan durumun mücbir sebep kapsamında değerlendirilmediği" belirtilmiş ise de davacının yetkili müessese faaliyet izninin iptal edilmesine ilişkin işleme karşı ... İdare Mahkemesi nezdinde açmış olduğu E:... sayılı davaya ilişkin dava dilekçesi UYAP üzerinden incelendiğinde, dilekçede yer alan açıklama ve beyanlardan davacının 08/07/2025 tarihli başvuru dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaları işbu davada da ileri sürdüğü, bu nedenle 08/07/2025 tarihli dilekçede belirtilen hususların davacı açısından yeni bir hukuki durum teşkil etmediği, bu yönüyle de davacının başvurusunun 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmadığından dava açma süresinin hesaplanmasında aynı Kanun'un 11. maddesinin uygulanması gerektiği kuşkusuzdur.
Bu itibarla, davacı tarafından yeniden değerlendirilmesi istenilen yetkili müessese faaliyet izninin iptaline ilişkin 03/05/2024 tarihli işlemin 07/05/2024 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, davacı tarafından bu işleme karşı dava açma süresi içinde doğrudan dava açılabileceği gibi (nitekim 13/05/2024 tarihinde ... İdare Mahkemesi kaydına giren dava dilekçesi ile anılan işlemin iptali istemiyle dava açmıştır.), 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi uyarınca anılan işlemin geri alınması, iptal edilmesi ya da düzeltilmesi istemiyle idari dava açma süresi olan altmış gün içinde idareye başvuruda bulunup, sonucunda olumsuz yanıt alması ya da isteğinin zımnen reddi üzerine dava açabilecek iken 07/05/2024 tarihinde tebliğ edilen bireysel işleme karşı, yeni bir hukuki duruma sebep olacak bir hususta olmamasına rağmen 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesinde düzenlenen süreyi aşarak 08/07/2025 tarihinde yapılan başvurunun reddi üzerine açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine imkan bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca ilanı gereken düzenleyici işlemlere karşı ilan tarihini izleyen günden itibaren dava açma süresinde dava açılabileceği düzenlenmiştir. Dava konusu düzenleyici işlemler 30/01/2018 ve 12/10/2021 tarihli Resmî Gazetelerde yayımlanarak yürürlüğe girmiş olup anılan düzenleyici işlemlere karşı 04/08/2025 tarihinde açılan davanın süresinde açıldığından söz etmek mümkün değildir.
Diğer taraftan, 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 4. fıkrası uyarınca, ilanı gereken düzenleyici işlemlere karşı dava açma süresi geçtikten sonra dava açılabilmesi, ancak düzenleyici işlemin uygulaması sonucunda bir işlem tesis edilmesi ve bu işlem veya dayanağı olan düzenleyici işleme karşı ayrı ayrı veya birlikte dava açma süresi içinde dava açılması halinde mümkün olduğundan, 03/05/2024 tarihli işlemle uygulanan düzenleyici işlemlere karşı bu işlemin tebliğ tarihi olan 07/05/2024 tarihinden itibaren süresi içerisinde dava açılması veya dava açma süresi içerisinde Kanun'un 11. maddesi kapsamında ilgili makama başvuruda bulunulması gerekirken, anılan Kanun'un 11. maddesinde öngürülen süreler geçirildikten sonra yapılan başvurunun, geçmiş olan dava açma süresini canlandırmasına da hukuken olanak bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-b maddesi uyarınca DAVANIN SÜRE AŞIMI NEDENİYLE REDDİNE,
2\. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3\. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
4\. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 12/09/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim