Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/1976
2025/2925
2 Ekim 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2025/1976
Karar No:2025/2925
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediyesi
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Mülkiyeti Hazineye ait Balıkesir Büyükşehir Belediyesine tahsisli Balıkesir ili, Ayvalık ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazdaki büfe yeri ve şemsiye/şezlong alanlarının 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca açık teklif usulü ile 3 yıl (3 sezon) süreyle kiralanmasına yönelik olarak gerçekleştirilecek 07/05/2025 tarihli ihalenin ... no.lu büfeye ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen kararda; davalı idare tarafından sunulan ve 22/05/2025 tarihinde Mahkeme kaydına giren dilekçeden, dava konusu ihalenin ... tarih ve ... sayılı kararla iptal edildiğinin bildirildiği görüldüğünden, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı sonucuna varılmıştır.
Davanın yargılama giderlerine ilişkin kısmı yönünden:
Dava konusu ihalenin, dosya teslimi sırasında arbede ve olay çıkması, cebir ve şiddetin bulunması nedeniyle bazı isteklilerin çıkan arbededen dolayı dosyalarını teslim edememesi ve gözaltı işlemi yapılması nedeni ile rekabet ortamı da sağlanamayacağından 2886 sayılı Kanun'un 29. maddesindeki hüküm gereğince iptali yönünde karar alındığı, dolayısıyla davacının işbu davayı açmakta hukuki menfaatinin olduğu, huzurda görülen dava açıldıktan sonra 07/05/2025 tarihinde de ihalenin iptal edildiğinin görüldüğü, ilgili mevzuat hükümleri uyarınca davanın açılmasına davalı idarenin sebebiyet verdiği anlaşıldığından, yargılama giderlerinin davalı idare tarafından davacıya ödenmesi gerektiği;
Vekalet ücreti yönünden:
Dava dilekçesinin 12/05/2025 tarihinde davalı idareye tebliğ edildiği, cevap verme süresi içerisinde ve 22/05/2025 tarihinde verilen savunma dilekçesinde açıkça dava konusu ihalenin iptal edildiği beyanına yer verildiği ve eki belgelerde dava konusu ihalenin iptal edildiğine dair belgenin sunulmuş olduğu, böylelikle birinci savunma süresi içerisinde davanın konusunun kalmadığı anlaşıldığından, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretinin yarısına hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, 1.394,30-TL yargılama giderinin ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 15. maddesinin 1. fıkrası uyarınca belirlenen 9.000,00-TL vekalet ücretinin davalı idare tarafından davacıya verilmesine, davalı idare tarafından yapılan ve vekalet harcından ibaret olan 87,50-TL yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Davalı idare tarafından, işbu karar yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, uyuşmazlık konusu olayda idareleri aleyhine olacak şekilde davacı lehine yargılama gideri ve avukatlık ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, dosya tekemmül etmeden veya yeterli araştırma yapılmadan bir haklılık değerlendirmesi yapılmasının ve buna bağlı olarak hükmedilecek yargılama giderlerinin taraflar açısından hukuka aykırı sonuçların doğmasına sebep olabileceği, kiralama ihalelerinin dosya teslimi sırasında arbede ve olay çıkması, cebir ve şiddetin bulunması nedeniyle bazı isteklilerin çıkan arbededen dolayı dosyalarını teslim edememesi ve gözaltı işlemi yapılması nedenleri ile rekabet ortamının da sağlanamayacağı gözetilerek 2886 sayılı Kanun'un 29. maddesine istinaden iptal edildiği, söz konusu iptal işleminin davacının davasından bağımsız farklı nedenle gerçekleştiği, konusu kalmadığından bahisle davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan davada, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumu tespiti yapılamayacağından yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden bahisle idareleri aleyhine yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmesinde usul kurallarına uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : İdare Mahkemesi kararının yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin kısmının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kararlarda bulunacak hususlar" başlıklı 24. maddesinin (f) bendinde, kararlarda yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiğinin belirtileceği; "Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Vergi Usul Kanununun uygulanacağı haller" başlıklı 31. maddesinde, yargılama giderleri hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmış; anılan madde ile atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama giderlerinin kapsamı" başlıklı 323. maddesinin (ğ) bendinde, "vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücreti" yargılama giderleri arasında sayılmış; "Yargılama giderlerinden sorumluluk" başlıklı 326. maddesinin birinci fıkrasında, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği; "Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri" başlıklı 331. maddesinin birinci fıkrasında, davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, hakimin, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği; "Yargılama giderlerine hükmedilmesi" başlıklı 332. maddesinin birinci fıkrasında, yargılama giderlerine mahkemece re'sen hükmedileceği belirtilmiştir.
2577 sayılı Kanun'un "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasında, "Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar. b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar." kuralı yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Yargılama giderleri genel olarak, yargılama faaliyetinin başlaması, devamı ve sonuçlanması için ödenmesi lazım gelen harç, masraf ve ücretlerin tamamını ifade etmektedir. Kural olarak yargılama giderlerinin, yargılama sonunda aleyhine hüküm kurulan taraftan alınmasına karar verilir. Yargılama giderlerine tarafların talepte bulunmalarına gerek olmaksızın mahkemece re'sen hükmedilir.
Vekalet ücreti, vekille takip edilecek davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücreti ve avukatlık sözleşmesinden kaynaklanan vekalet ücreti olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. İdari Yargılama Usulü Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yargılama giderlerine ilişkin kuralları incelendiğinde, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücretinin yargılama gideri olarak kabul edildiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, yargılama giderleri arasında sayılan vekalet ücretinin hangi tarafa yükletildiğinin kararda gösterilmesi gerekmektedir. Takdir olunacak vekalet ücreti tutarı ise, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre belirlenmektedir.
Görüldüğü üzere yargılama giderleri; harçlar, yargılama sırasında yapılan masraflar ve vekalet ücretinden oluşmaktadır.
Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 294. maddesinde yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilen nihai kararın "hüküm" olduğu, 297. maddesinde ise yargılama giderlerinin hükmün kapsamı içerisinde yer aldığı ifade edilmiştir. Bu sebeple, yargılama sonunda verilen nihai kararda (hüküm) yargılama giderlerinin hangi tarafa yükletildiğinin belirtilmesi gerekmektedir.
Davanın konusuz kalması, işin esası incelenerek yargılama sonunda verilecek hüküm ve davaya son veren taraf işlemleri dışında yargılamayı sona erdiren durumlardan biridir. Davanın açılmasından sonra, davanın konusunun veya davacının dava açmaktaki hukuki yararının ortadan kalkması durumunda dava konusuz kalır. Dava konusuz kaldığında esas hakkında yargılama yapılmasına ve hüküm kurulmasına gerek kalmaz. Öte yandan, davanın konusuz kalması halinde nasıl bir karar verileceğine ilişkin usul kanunlarımızda herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Ancak, davanın konusuz kalması durumunda davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmadığından, mahkemece konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmelidir.
Her ne kadar, davanın konusuz kalması durumunda esas hakkında yargılamaya devam edilerek karar verilmesine gerek kalmamakta ise de, yargılama giderleri hakkında bir karar verilmesi gerekmektedir. Zira, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri" başlıklı 331. maddesinin 1. fıkrasında, "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, hakim, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." kuralı yer almaktadır. Davanın açıldığı tarihteki haklılık durumunun nihai olarak ortaya konulabilmesi ise, yargılama giderleri bakımından yargılamaya devam edilmesini gerekli kılmaktadır. Bu itibarla, davanın konusuz kalması durumunda mahkemece yargılama giderleri bakımından yargılamaya devam edilerek, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumunun tespit edilmesi ve bu tespite göre yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekmektedir.
Bu noktada, hüküm aşamasında ortaya çıkan "haklılık durumu" ile davanın açıldığı tarihteki "haklılık durumu" kavramları arasındaki farka değinmek gerekmektedir. Bir davada, hüküm verilebilir aşamaya gelininceye kadar çeşitli yargısal faaliyetlerde bulunularak tarafların haklılık durumu araştırılmakta, yargılama sonunda verilen hükümle birlikte tarafların haklılık durumu nihai olarak ortaya çıkmaktadır. Esasen, bakılmakta olan bir davada tarafların haklılık durumunun nihai olarak tespit edilebilmesi için öncelikle dosyanın tekemmül etmesi, gerektiğinde de keşif, bilirkişi, ara karar veya duruşma gibi çeşitli yargısal faaliyetlerde bulunulması gerekmektedir. Davanın konusuz kalması durumunda yargılama giderleri bakımından davaya devam edilerek, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumunun tespit edilmesi gerekmekte ise de; bu aşamada yapılacak haklılık durumu tespitinin, davanın esası hakkında hüküm verecek düzeyde bir araştırma yapmayı zorunlu kılmayan, davanın konusuz kaldığı andaki mevcut duruma göre yapılan bir haklılık değerlendirmesini ifade ettiğinin kabulü gerekir. Aksi halde, konusu kalmadığından bahisle davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan davalarda, sadece yargılama giderlerinin hangi tarafa yükletilmesi gerektiğine karar verilebilmesi amacıyla, adeta davanın esası hakkında bir karar veriyormuşçasına yargılama faaliyetinde bulunulması zorunluluğu doğar ki, bu durum ne usul ekonomisi ne de yargılama faaliyetinin amacıyla bağdaşır.
Öte yandan, tarafların haklılık durumunun nihai olarak tespiti esasen yargılama sonunda verilen hüküm ile birlikte mümkün olduğundan, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumunun tespiti çoğu zaman pek mümkün olamamaktadır. Her ne kadar, davanın konusuz kalması durumunda ideal olan yargılama giderleri bakımından yargılamaya devam edilerek davanın açıldığı tarihteki haklılık durumunun tespit edilmesi ise de, haklılık durumu tespitinin nihai olarak ortaya konulabilmesi için uzun bir yargılama faaliyetine ihtiyaç duyulduğundan, davanın konusuz kaldığı andaki mevcut duruma göre davanın açıldığı tarihteki haklılık durumunun tespit edilememesi halinde, herhangi bir haklılık değerlendirmesi yapılamadığından bahisle yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesi seçeneği usul ekonomisi ve yargılama faaliyetinin amacına daha uygun düşmektedir. Zira, dosya tekemmül etmeden veya yeterli araştırma yapılmadan bir haklılık değerlendirmesi yapılması ve buna bağlı olarak hükmedilecek yargılama giderleri, taraflar açısından hukuka aykırı sonuçların doğmasına sebep olabilecektir.
Uygulamada bazı mahkemeler tarafından, konusu kalmayan davalarda haklılık durumu değerlendirmesi yapılamadığından bahisle yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına karar verilmekle birlikte, toplam yargılama gideri taraflara eşit olarak paylaştırılmaktadır. Oysa, yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasında aslolan, tarafların kendi yaptıkları masraf ve giderlere katlanmasıdır.
Davacı tarafından mülkiyeti Hazineye ait Balıkesir Büyükşehir Belediyesine tahsisli Balıkesir ili, Ayvalık ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazdaki büfe yeri ve şemsiye/şezlong alanlarının 2886 sayılı Kanun'un 45. maddesi uyarınca açık teklif usulü ile 3 yıl (3 sezon) süreyle kiralanmasına yönelik olarak gerçekleştirilecek 07/05/2025 tarihli ihalenin ... no.lu büfeye ilişkin kısmının iptali istemiyle açılan davada, davalı idarece dava konusu ihalenin ... tarih ve ... sayılı kararla iptal edildiğinin bildirilmesi nedeniyle konusu kalmayan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği ve davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden bahisle davalı idare aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedildiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, konusu kalmadığından bahisle davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan davada, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumu tespiti yapılamadığından yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına karar verilmesi ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken, davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden bahisle davalı idare aleyhine yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmesinde usul kurallarına uygunluk bulunmamaktadır.
Ancak, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyize konu İdare Mahkemesi kararının yargılama giderlerine ilişkin kısmının, yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesi suretiyle düzeltilerek onanması gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının hüküm fıkrasında yer alan, "1.394,30-TL yargılama giderinin ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 15. maddesinin 1. fıkrası uyarınca belirlenen 9.000,00-TL vekalet ücretinin davanın açılmasına sebebiyet verdiği değerlendirilen davalı idare tarafından davacıya verilmesine" ibaresinin, "yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına, vekalet ücretine hükmedilmemesine" şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2\. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
3\. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
4\. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5\. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 02/10/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyize konu İdare Mahkemesi kararının yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin kısmında 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, davalının temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi kararının anılan kısımlarının aynen onanmasına karar verilmesi gerektiği oyuyla, Dairece verilen düzelterek onama kararına katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.