Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/1560
2025/2487
1 Temmuz 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/1560
Karar No : 2025/2487
DAVACI : ... Odası
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 1) ...
2) ... Başkanlığı
DAVANIN KONUSU : 1) Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca Elektrik Üretim A.Ş. (EÜAŞ)'ye ait olup özelleştirme kapsam ve programında bulunan Çayırhan Termik Santrali ile Santral'in kullanımında bulunan mülkiyeti EÜAŞ ve Maliye Hazinesine ait taşınmazların, EÜAŞ'a ait Çayırhan Linyit İşletmesinin kullanımında bulunan taşınırlar ile mülkiyeti EÜAŞ ve Maliye Hazinesine ait taşınmazların "satış", EÜAŞ adına kayıtlı ... ve ... no.lu ruhsatların ve ruhsatların kapsadığı maden sahalarının "işletme hakkının verilmesi" yöntemiyle bir bütün halinde 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde özelleştirilmesini teminen gerçekleştirilen ihale sonucunda, ihalenin 20.000.000.000,00-TL bedelle en yüksek teklifi veren ... İnşaat Enerji Madencilik A.Ş. üzerinde bırakılmasına, anılan şirketin sözleşme imzalamaktan imtina etmesi veya diğer yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde teminatının idare lehine irat kaydedilmesine ve ihalenin 19.900.000.000,00-TL bedelle en yüksek ikinci teklifi veren ... ve ... Ortak Girişim Grubu üzerinde bırakılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı İhale Komisyonu kararının onaylanmasına dair 21/05/2025 tarih ve 32906 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 20/05/2025 tarih ve 9839 sayılı Cumhurbaşkanı kararının,
2) Özelleştirme Uygulamalarında Değer Tespiti ve İhale Yönetmeliği'nin 8. maddesinin birinci fıkrasındaki "bir defaya mahsus olmak üzere" ibaresi ile aynı maddenin ikinci fıkrasının iptali ile,
3) 4046 sayılı Kanun'un 18. maddesinin birinci fıkrasının (B) ve (C) bentlerinin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu Yönetmelik'in 6. maddesinin değer tespitinin nasıl yapılacağına ilişkin olarak somut bir belirlemenin yapılmadığı, hukuki belirlilik ilkesinin ne 4046 sayılı Kanun'da ne de Yönetmelik'te bulunmadığı, ülkemizin varlıklarının hiçbir değer gözetilmeden anılan maddedeki düzenleme uyarınca hesaplanarak satıldığı, değer tespitinin asli ve sürekli bir görev olup memurlar eliyle yürütülmesi gerektiği, ancak Kanun gereğince değer tespiti için belirli standartta bir mevzuat olmadığından fiiliyatta yerli ve/veya yabancı danışmalarca yapılmakta olduğu, değer tespitinden anlamayan komisyon üyelerinin sadece bu danışmanlarca belirlenen değerin onay makamına dönüştüğü, bunun Anayasa'nın 128. maddesine aykırı olduğu, idarece teklif verme süresinin uzatılabileceğine dair ne 4046 sayılı Kanun ne de 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nde bir kural bulunmadığı, uzatmaya ilişkin ihale ilanının sadece idarenin internet sayfasında duyurulacağının düzenlenmesinin 195 sayılı Basın İlan Kurumu Teşkilatına Dair Kararname'nin 45/A maddesine aykırı olduğu, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nda da farklı şekilde düzenleme bulunduğu, özelleştirilen arazilerin ihale ilanından sadece 10 gün önce 07/09/2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan acele kamulaştırma kararıyla kamulaştırıldığı, acele kamulaştırma sonucu kamu tarafından ne kadar bedel ödeneceğinin bilirkişi raporları ile ortaya çıkacağı, kamulaştırma bedelinin özelleştirme değerine ilişkin hesaba hangi oranda yansıdığının şüpheli olduğu, gerçek kamulaştırma bedeli belirlenmeden ve ödenmeden yapılmış olan değerleme hesabı ve bu bedel üzerinden yapılan özelleştirmenin kamu yararına aykırı olduğu, 3212 sayılı Maden Kanunu'nun 46. maddesinin uygulatılmasının beklenmemesi nedeniyle kamunun zarara uğratıldığı, kamunun söz konusu Santrali işletmesi durumunda 20 yıllık nakit akışların bugünkü değerinin Merkez Bankasınca hesaplanan yıllık %5 enflasyon değeri dikkate alındığında yaklaşık 54 milyar TL olarak hesaplandığı, buna karşın ihalede belirlenen bedel 20 milyar TL olup aradaki fark olan 34 milyar TL'nin kamu zararını ortaya koyduğu, özelleştirilen ek varlıkların rayiç bedellerinin de hesaba katılması halinde kamu zararının daha da artacağı, özelleştirme işleminin kamu yararı ile ekonomide verimlilik ve kamu giderlerinde azalma sağlama amaçlarına uygun olmadığı ileri sürülmüştür.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Dava konusu işlemler ile davacı arasında hukuken korunabilir, somut, güncel ve meşru bir menfaat ilgisinin bulunmaması nedeniyle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dava dilekçesi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
USUL YÖNÜNDEN:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, iptal davaları, idari işlemler hakkında menfaatleri ihlal edilenler tarafından, tam yargı davaları da idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan davalar olarak tanımlanmış; 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendinde, dava dilekçelerinin, diğer ilk inceleme konuları yanında ehliyet yönünden de inceleneceği belirtilmiş; aynı Kanun'un 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, 14. maddenin 3/c, 3/d ve 3/e bentlerinde yazılı hallerde davanın reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır.
İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesinin ön şartlarından birisi olan "dava açma ehliyeti", her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının, istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçütler içinde menfaat alakasının varlığını ifade etmektedir. Aksi durumun kabulü, toplum yararına olduğu düşünülen her konuyu tüm gerçek ve tüzel kişilerin dava konusu yapabilmesi ihtimalini beraberinde getirir ki, bu durumun dava açma ehliyetine ilişkin kanuni düzenlemenin amacına aykırı olacağı açıktır.
Bu nedenle, iptal davası açılabilmesi için idari işlem nedeniyle ilgilinin menfaatinin etkilenmiş olması, etkilenen menfaatin kişisel, güncel ve meşru bir menfaat olması, iptali istenen işlem ile davacı arasında makul ve ciddi bir alakanın bulunması gerekmekte ancak menfaatin kişisel olması, idari işlemin mutlaka davacı hakkında tesis edilmiş olmasını gerektirmemektedir. Sözü edilen menfaat alakasının varlığı ve sınırlarının her olayda yargı yerince uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenmesi gerekmektedir.
Anayasanın kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarını düzenleyen 135. maddesinin birinci fıkrasında, "Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları; belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzelkişilikleridir." kuralı yer almaktadır.
6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliği Kanunu'nun 2. maddesinde, "Mühendislik ve mimarlık mesleği mensuplarının, müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplinini ve ahlakını korumak için gerekli gördüğü bütün teşebbüs ve faaliyetlerde bulunmak" ve "Meslek ve menfaatleriyle ilgili işlerde resmi makamlarla işbirliği yaparak gerekli yardımlarda ve tekliflerde bulunmak, meslekle ilgili bütün mevzuatı, normları, fenni şartnameleri incelemek ve bunlar hakkındaki görüş ve düşünceleri ilgililere bildirmek" Birliğin kuruluş amaçları arasında sayılmış; 19. maddesinde, "Odalar, bu Kanun'un 2. maddesinde belirtilen amaç için Birlik Umumi Heyetince kararlaştırılan işlerden yalnız odalarını ilgilendiren kısımlar ile görevlidirler." kuralı yer almıştır.
6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu'na dayanılarak hazırlanan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Maden Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliği'nin "Odanın amaçları" başlıklı 6. maddesinde, "Odanın başlıca amaçları şunlardır: a) Doğal kaynakların bulunmasında, işletilmesinde, sanayinin gereksinimine uygun olarak hazırlanmasında ve pazarlanmasında, ülke ve kamu yararı doğrultusunda madencilik politikaları üretmek, bu hedefe ulaşmak için gerekli görülen tüm girişim ve etkinliklerde bulunmak, b) Maden mühendisliği mesleğinin gelişmesi, üyelerinin hak ve yetkilerinin sağlanması, meslek onurunun korunması için gerekli çalışmaları yapmak, c) Madencilik alanında her türlü bilimsel ve teknik etkinliklerde bulunarak, bunları üyelerinin ve madencilik sektörünün yararına sunmak, ç) Maden mühendisliği mesleğini ve maden mühendislerini ülke içinde ve dışında temsil etmek, ülke içindeki ve dışındaki meslek kuruluşları ve diğer kuruluşlarla ilişki kurmak ve gerektiğinde etkinliklerde bulunmak, d) Maden mühendisliği öğretim ve eğitiminin ülke gereksinimine göre planlı olarak gelişmesini sağlamak, eğitim standartlarını geliştirmek amacıyla görüş bildirmek ve gerektiğinde ilgili kurum ve kuruluşlarla ortak çalışmalar yapmak, e) Maden mühendisliği hizmetleri ile ilgili her türlü proje ve raporların hazırlanması işinin ve teknik uygulama sorumluluğunun yasal düzenlemelere bağlı olarak Oda tarafından belgelendirilmiş maden mühendisleri tarafından üstlenilmesini, proje ve raporların Oda onayından geçmesini sağlamak, f) Madencilik sektörünün gereksinimi olan her aşamadaki teknik iş gücünün planlanması, personelin yetiştirilmesi ve eğitilmesi konularında çalışmalar yapmak, maden mühendislerinin gelişen teknolojilere ve değişen koşullara uyumunu sağlamak üzere meslek içi eğitim çalışmaları yapmak, belge, sertifika vermek ve bu madde hükümleri doğrultusunda her türlü yayını yapmak, g) Mesleğin uzmanlık konularını ve uzmanlık koşullarını belirlemek, meslekte uzmanlık konusunda gerekli çalışmaları yapmak ve eğitimleri vermek, üyelerin mesleki ve bilimsel çalışmalarına, yaptıkları işlere ve tamamlayıcı öğrenimlerine dayanan uzmanlık dosyaları tutmak ve gerektiğinde kamu kuruluşlarına ve özel kuruluşlara uzmanlar önermek, h) İş güvenliği ve işçi sağlığı ile madencilik ve çevre konularında maden mühendislerinin yetki ve sorumluluklarını belirlemek, ölçüm, test ve kontrollere bağlı olarak hazırlanacak raporların ilgili standartlara uygunluğunu sağlamak, ı) Üyelerinin iş ve sosyal güvenliklerini sağlayıcı etkinlik ve girişimlerde bulunmak, i) Ülke sorunları ve ortak mesleki çalışmaların sürdürülmesinde TMMOB'ye bağlı odalar, sendikalar, diğer meslek ve demokratik kitle örgütleri, ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapmak ve ortak kararlar almak, j) Madencilik sektörü ile ilgili konularda meslekle ilgili bütün mevzuatı, normları, şartnameleri, tip sözleşmeleri ve benzeri bütün evrakı incelemek, gerekli değişiklikleri yapmak, geliştirmek ve uygulamalarını denetlemek, k) Maden mühendisliği hizmetleri ile ilgili asgari ücretleri belirlemek, tip sözleşmeleri oluşturmak ve belirlenen asgari ücretler doğrultusunda faaliyet gösterilmesi için gerekli her türlü tedbiri almak, l) Üyeler arasında dayanışmayı sağlamak ve haksız rekabeti önlemek, m) Madencilik mesleğinde gelenekselleşmiş, ulusal ve uluslararası anlam içeren etkinlikler ve günlerin düzenlenmesi ile ilgili çalışmalarda bulunmak, n) Üyelerin teknik, kültürel ve sosyal gereksinimlerini karşılamak amacıyla merkezde, şubelerde ya da temsilciliklerde eğitim merkezi, lokal, yemekhane, misafirhane gibi sosyal tesisler açmak, kapatmak, kiralamak, işletmek, o) Üyelerinin bilimsel ve teknik etkinliğini artırmak, mesleki, sosyal ve kültürel etkinliklerde bulunmak, araştırma grupları oluşturmak, geziler düzenlemek, kongre, seminer, sempozyum, çalıştay, panel ve benzeri toplantılar yapmak, ö) Maden mühendisliği eğitimini geliştirmek için yarışmalar düzenlemek, burs ve ödüller vermek ve benzeri etkinliklerde bulunmak, p) Maden mühendisliği ile ilgili kitap, gazete, bülten, dergi ve benzeri yayınlar çıkarmak, r) Odanın yukarıda sayılan amaç ve görevleri ile ilgili konularda yürütme ve yasama organlarında yapılacak çalışmalara katılmak, görüş ve önerilerini bildirmek ve açıklamalarda bulunmak." kuralına yer verilmiştir.
Aktarılan mevzuata göre kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının kuruluş kanunlarında gösterilen amaçları doğrultusunda dava açma ehliyeti bulunduğu anlaşılmaktadır. Nitekim, konuyla ilgili yasal düzenlemelerde, bu kuruluşların amaçları dışında faaliyette bulunamayacakları açık bir şekilde yer almıştır.
Davacı Oda tarafından dava dilekçesinde, dava konusu Yönetmelik'in 6. maddesinin değer tespitinin nasıl yapılacağına ilişkin olarak somut bir belirlemenin yapılmadığı, ülkemizin varlıklarının hiçbir değer gözetilmeden anılan maddedeki düzenleme uyarınca hesaplanarak satıldığı, idarece teklif verme süresinin uzatılabileceğine dair ne 4046 sayılı Kanun ne de 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nde bir kural bulunmadığı, uzatmaya ilişkin ihale ilanının sadece idarenin internet sayfasında duyurulacağının düzenlenmesinin 195 sayılı Basın İlan Kurumu Teşkilatına Dair Kararname'nin 45/A maddesine aykırı olduğu, özelleştirilen arazilerin ihale ilanından sadece 10 gün önce 07/09/2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan acele kamulaştırma kararıyla kamulaştırıldığı, kamulaştırma bedelinin özelleştirme değerine ilişkin hesaba hangi oranda yansıdığının şüpheli olduğu, gerçek kamulaştırma bedeli belirlenmeden ve ödenmeden yapılmış olan değerleme hesabı ve bu bedel üzerinden yapılan özelleştirmenin kamu yararına aykırı olduğu, 3212 sayılı Maden Kanunu'nun 46. maddesinin uygulatılmasının beklenmemesi nedeniyle kamunun zarara uğratıldığı, ihalede belirlenen bedeli 20 milyar TL olup kamunun ortalama 34 milyar TL zarara uğratıldığı, özelleştirme işleminin kamu yararı ile ekonomide verimlilik ve kamu giderlerinde azalma sağlama amaçlarına uygun olmadığı ileri sürülerek bakılan dava açılmıştır.
Dava konusu ihale ile Maden Mühendileri Odasının kuruluş amaçları ve görev alanı birlikte değerlendirildiğinde, davacı Odanın, dava konusu işlem ile arasında somut, güncel ve meşru bir menfaat alakasının bulunmadığı, menfaatinin etkilenmediği, dava konusu işlemin Odanın ve maden mühendisliği mesleği mensuplarının ne tür bir menfaatini ihlal ettiği hususunun açık, anlaşılır ve somut bir biçimde ortaya koyulamadığı, Odanın kuruluş amaçlarıyla bir ilgisinin bulunmadığı, dolayısıyla davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, davacı Odanın Çayırhan Termik Santrali ile Santral'in kullanımında bulunan mülkiyeti EÜAŞ ve Maliye Hazinesine ait taşınmazların, EÜAŞ'a ait Çayırhan Linyit İşletmesinin kullanımında bulunan taşınırlar ile mülkiyeti EÜAŞ ve Maliye Hazinesine ait taşınmazların "satış", EÜAŞ adına kayıtlı ... ve ... no.lu ruhsatların ve ruhsatların kapsadığı maden sahalarının "işletme hakkının verilmesi" yöntemiyle bir bütün halinde 4046 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde özelleştirilmesini teminen gerçekleştirilen ihale sonucunda, ihalenin 20.000.000.000,00-TL bedelle en yüksek teklifi veren ... İnşaat Enerji Madencilik A.Ş. üzerinde bırakılmasına, anılan şirketin sözleşme imzalamaktan imtina etmesi veya diğer yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde teminatının idare lehine irat kaydedilmesine ve ihalenin 19.900.000.000,00-TL bedelle en yüksek ikinci teklifi veren ... ve ... Ortak Girişim Grubu üzerinde bırakılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı İhale Komisyonu kararının onaylanmasına dair 20/05/2025 tarih ve 9839 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile Özelleştirme Uygulamalarında Değer Tespiti ve İhale Yönetmeliği'nin 8. maddesinin birinci fıkrasındaki "bir defaya mahsus olmak üzere" ibaresi ile aynı maddenin ikinci fıkrasının iptali istemiyle dava açma ehliyeti bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14/3-c ve 15/1-b maddeleri uyarınca DAVANIN EHLİYET YÖNÜNDEN REDDİNE,
2\. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3\. Posta giderleri avansından artan tutar ile istemi halinde kullanılmayan ... TL yürütmeyi durdurma harcının kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
4\. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 01/07/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, idari işlemler hakkında, yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar, iptal davaları olarak tanımlanmıştır.
İptal davasının gerek anılan maddede, gerekse içtihat ve doktrinde belirlenen hukuki nitelikleri göz önüne alındığında, idare hukuku alanında tek taraflı irade açıklamasıyla kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte tesis edilen idari işlemlerin ancak bu idari işlemle meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisi kurabilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceğinin kabulü zorunlu bulunmaktadır.
Taraf ilişkisinin kurulması için gerekli olan kişisel, meşru ve güncel bir menfaat alakasının varlığı ise, davanın niteliğine ve özelliğine göre idari yargı yerlerince belirlenmekte, davacının idari işlemle ciddi ve makul, maddi ve manevi bir ilişkisinin bulunduğunun anlaşılması, dava açma ehliyeti için yeterli sayılmaktadır.
Ayrıca, iptal davaları ile idari işlemlerin hukuka uygun olup olmadığının saptanmasına, hukukun üstünlüğünün sağlanmasına, böylece de idarenin hukuka bağlılığının belirlenmesine, sonuçta hukuk devleti ilkesinin gerçekleştirilebilmesine olanak sağlandığından, bu davalarda menfaat ilişkisinin bu amaç doğrultusunda yorumlanması da gerekmektedir.
Anayasa'nın kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarını düzenleyen 135. maddesinin birinci fıkrasında, "Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları; belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlâkını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzelkişilikleridir." kuralı yer almış; 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliği Kanunu'nun 2. maddesinde, birliğin kuruluş amaçları arasında "Mühendislik ve mimarlık mesleği mensuplarının, müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hâkim kılmak üzere meslek disiplinini ve ahlâkını korumak için gerekli gördüğü bütün teşebbüs ve faaliyetlerde bulunmak" ve "Meslek ve menfaatleriyle ilgili işlerde resmî makamlarla işbirliği yaparak gerekli yardımlarda ve tekliflerde bulunmak, meslekle ilgili bütün mevzuatı, normları, fenni şartnameleri incelemek ve bunlar hakkındaki görüş ve düşünceleri ilgililere bildirmek" sayılmış; Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Ana Yönetmeliği'nin 3. maddesinde, "b) ... kamunun ve ülkenin çıkarlarının korunmasında, yurdun doğal kaynaklarının bulunmasında, korunmasında ve işletilmesinde, çevre ve tarihi değerlerin ve kültürel mirasın korunmasında, tarımsal ve sınai üretimin artırılmasında, ülkenin sanatsal ve teknik kalkınmasında gerekli gördüğü tüm girişim ve etkinliklerde bulunmak" Birliğin ve bağlı odaların amaçları arasında düzenlenmiş; Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Maden Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliği'nin "Odanın amaçları" başlıklı 6. maddesinde de, "a) Doğal kaynakların bulunmasında, işletilmesinde, sanayinin gereksinimine uygun olarak hazırlanmasında ve pazarlanmasında, ülke ve kamu yararı doğrultusunda madencilik politikaları üretmek, bu hedefe ulaşmak için gerekli görülen tüm girişim ve etkinliklerde bulunmak" Odanın amaçları arasında sayılmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacı Oda tarafından, dava konusu Yönetmelik'in 6. maddesinin değer tespitinin nasıl yapılacağına ilişkin olarak somut bir belirlemenin yapılmadığı, ülkemizin varlıklarının hiçbir değer gözetilmeden anılan maddedeki düzenleme uyarınca hesaplanarak satıldığı, idarece teklif verme süresinin uzatılabileceğine dair ne 4046 sayılı Kanun ne de 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nde bir kural bulunmadığı, uzatmaya ilişkin ihale ilanının sadece idarenin internet sayfasında duyurulacağının düzenlenmesinin 195 sayılı Basın İlan Kurumu Teşkilatına Dair Kararname'nin 45/A maddesine aykırı olduğu, özelleştirilen arazilerin ihale ilanından sadece 10 gün önce 07/09/2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan acele kamulaştırma kararıyla kamulaştırıldığı, kamulaştırma bedelinin özelleştirme değerine ilişkin hesaba hangi oranda yansıdığının şüpheli olduğu, gerçek kamulaştırma bedeli belirlenmeden ve ödenmeden yapılmış olan değerleme hesabı ve bu bedel üzerinden yapılan özelleştirmenin kamu yararına aykırı olduğu, 3212 sayılı Maden Kanunu'nun 46. maddesinin uygulatılmasının beklenmemesi nedeniyle kamunun zarara uğratıldığı, ihalede belirlenen bedelin 20 milyar TL olup kamunun ortalama 34 milyar TL zarara uğratıldığı, özelleştirme işleminin kamu yararı ile ekonomide verimlilik ve kamu giderlerine azalma sağlama amaçlarına uygun olmadığı iddialarıyla bakılan davanın açıldığı anlaşılmakta olup, davacı Oda tarafından ileri sürülen iddiaların davacı Odanın mesleki faaliyet alanına ilişkin olması nedeniyle dava konusu işlemlerle menfaat ilgisinin ve dolayısıyla dava açma ehliyetinin bulunduğunun kabulü gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, işin esasının incelenmesi suretiyle bir karar verilmesi gerektiği oyuyla, aksi yöndeki Daire kararına katılmıyoruz.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.