Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/1271
2025/2365
18 Haziran 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2025/1271
Karar No:2025/2365
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... 2- ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Mardin ili, Artuklu ilçesi, ... Mahallesi,... ada, ... ve ... numaralı parsellerin satışına ilişkin 13/12/2022 tarihinde yapılan ihalenin iptali istemiyle yapılan 03/01/2025 tarihli başvurunun reddine ilişkin Mardin Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü Milli Emlak Müdürlüğünün ... tarih ve E-... sayılı işleminin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen kararda; uyuşmazlığa konu taşınmazların ihale yoluyla satılacağının 17/11/2022 - 01/12/2022 tarihleri arasında Kır'atım isimli yerel gazete ile Mardin Valiliği ve Mardin Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün internet sitelerinde ilan edildiği, bunun dışında ilan tahtasına asılmak üzere Artuklu Belediye Başkanlığına, Mardin Büyükşehir Belediye Başkanlığına, Mardin iline bağlı 9 ilçe Kaymakamlıklarına, Mardin iline komşu illerdeki Valiliklere, Mahalle Muhtarlıklarına, Ticaret ve Sanayi Odası ile Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığına gönderildiği, davacılar tarafından, 13/12/2022 tarihinde yapılan ihalenin iptal edilmesi için 03/01/2025 tarihinde yapılan başvurunun 09/01/2025 tarihinde reddedilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı;
İvedi yargılama usulüne tabi olan uyuşmazlıklarda 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında idareye yapılan başvurunun işlemiş olan dava açma süresini durdurmayacağı dikkate alındığında, dava açma süresinin en geç son ilan tarihinden başlaması gerektiği, davacıların dava konusu ihaleden en geç son ilan tarihi olan 01/12/2022 tarihinde haberdar olduğu dikkate alındığında, son ilan tarihini izleyen günden itibaren otuz gün içinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra davalı idareye yapılan başvurunun reddi üzerine 05/02/2025 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, ihaleye konu olan taşınmazların uzun süredir kendilerinin kullanımında olduğu, mahalle muhtarına yapılan ilan usulüne uygun olmadığından taraflarınca ihaleden haberdar olunamadığı, haberdar oldukları anda idareye ihalenin iptaline ilişkin başvuru yaptıkları ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Mahkeme kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Mardin ili, Artuklu ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... numaralı parsel, ... Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; ... numaralı parsel ise, Mardin Kadastro Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla Hazine adına tescil edilmiş, farklı zamanlarda yapılan denetimlerde taşınmazların boş ve işgalsiz olduğu görülmüştür.
N.E. tarafından, söz konusu taşınmazların satın alınması hususunda talepte bulunulmuş, talep uygun görülerek yapılan değer tespitleri sonucunda Mardin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün onayıyla 2886 sayılı Kanun kapsamında açık teklif usulü ile 13/12/2022 tarihinde satışı yapılmak üzere taşınmazlar ihaleye çıkarılmıştır.
17/11/2022 - 01/12/2022 tarihleri arasında ... isimli yerel gazete ile Mardin Valiliği ve Mardin Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün internet sitelerinde taşınmazların satışının yapılacağı ihale ilan edilmiş, bunun dışında ilan tahtasına asılmak üzere Artuklu Belediye Başkanlığına, Mardin Büyükşehir Belediye Başkanlığına, Mardin iline bağlı 9 ilçe Kaymakamlıklarına, Mardin iline komşu illerdeki Valiliklere, Mahalle Muhtarlıklarına, Ticaret ve Sanayi Odası ile Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığına gönderilmiştir.
13/12/2022 tarihinde yapılan taşınmazların satışına ilişkin ihalelere sadece M.E. isimli kişi katılım sağlamış, ihaleler uhdesinde kalmış ve ita amirince aynı gün onaylanmıştır.
Davacılar tarafından, 03/01/2025 tarihinde, söz konusu taşınmazların satışına ilişkin 13/12/2022 tarihinde yapılan ihaleden haberlerinin olmadığı, her ne kadar ihale ilanları yapılmış ise de ihale ilanının kötü niyetli kişilerce usulüne uygun olarak ilan edilmediği ve söz konusu taşınmazların uzun süredir kullanımlarında olduğu belirtilerek ihalenin iptali istemiyle davalı idareye başvuru yapılmış, yapılan başvurunun ... tarih ve E-... sayılı işlemle reddedilmesi üzerine anılan işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinde, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde Danıştay'da ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu; 11. maddesinde, ilgililer tarafından idarî dava açılmadan önce idarî işlemin kaldırılmasının, geri alınmasının, değiştirilmesinin veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idarî dava açma süresinde istenebileceği, bu başvurunun işlemeye başlamış olan idarî dava açma süresini durduracağı kurala bağlanmıştır.
2577 sayılı Kanun'a 6545 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle eklenen "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda ivedi yargılama usulünün uygulanacağı; ikinci fıkrasının (a) bendinde, ivedi yargılama usulünde dava açma süresinin otuz gün olduğu; (b) bendinde ise, ivedi yargılama usulünde Kanun'un 11. maddesinin uygulanmayacağı kural altına alınmıştır.
Anılan Kanun'un "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendinde, dava dilekçesinin, süre aşımı yönünden inceleneceği; altıncı fıkrasında, süre aşımı hususunun davanın her safhasında dikkate alınacağı; "İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, süre aşımı bulunan hallerde davanın reddedileceği kurallarına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı Kanun'un aktarılan hükümlerinin değerlendirilmesinden, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinden kaynaklanan uyuşmazlıkların ivedi yargılama usulüne tabi olduğu, bu usule tabi olan uyuşmazlıklarda dava açma süresinin otuz gün olduğu ve dava açılmadan önce idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması istemiyle 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında yapılacak bir başvurunun işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmayacağı anlaşılmaktadır.
Anayasa'nın 125. ve 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinde, idarî işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlayacağı kurala bağlanmak suretiyle dava açma süresinin başlamasında "yazılı bildirim"in esas alınması öngörülmüş olup, hak arama özgürlüğünün kullanılması bakımından, idari işlemlerin idare tarafından ilgililere açık ve anlaşılabilir biçimde bildirilmesi gerekmektedir.
Öte yandan, 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen, dava açma süresinin hesabında bildirim yerine ilanın esas alınarak sürenin ilan tarihini izleyen günden itibaren başlamasına ilişkin kural, ilanı gereken düzenleyici işlemlere karşı açılan idari davalara yöneliktir.
Düzenleyici işlemler dışında kalan birel nitelikteki idari işlemlerin iptali istemiyle açılan davalarda ise, dava açma sürelerinin hesabında, işlemin ilgilisine tebliğ edildiği tarihin esas alınması gerekmekle birlikte, özellikle idarenin tesis ettiği işlemin doğrudan tarafı olmayan ve bu nedenle de idarece yazılı bildirim zorunluluğu bulunmayan kişilerin açacakları davalarda, bu kişilerin idari işlemi öğrenme tarihinin belirlenebildiği durumlarda, öğrenme tarihinin esas alınması gerektiği yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.
Bu durumda, ihale kararı, ilanı gereken düzenleyici işlem olmadığından dava açma süresinin ilanla başlamayacağı ve yazılı bildirim yapılmayan hallerde işlemin bütün unsurlarıyla ilgililer tarafından öğrenildiği tarihten itibaren dava açma süresinin başlayacağı dikkate alındığında, davanın, ilan veya ihale tarihinden itibaren değil, ihaleden haberdar olunduğu ve öğrenme tarihi olarak belirtilen tarihi izleyen günden itibaren süresi içinde açılıp açılmadığının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, davacılar tarafından 03/01/2025 tarihinde davalı idareye ihalenin iptali istemiyle yapılan başvurunun davalı idarece ... tarih ve E-... sayılı işlemle reddedildiği, bakılan davanın ise 05/02/2025 tarihinde açıldığı, dava dilekçesinde dava konusu ihalenin öğrenilme tarihine ilişkin bir ifade olmadığı, ancak ihalenin iptali istemiyle en geç idareye başvuru tarihi olan 03/01/2025 tarihinde işlemden haberdar olunduğu ve ivedi yargılama usulüne tabi olan uyuşmazlıkta 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında idareye yapılan başvurunun işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmayacağı dikkate alındığında, dava açma süresinin 03/01/2025 tarihinde başladığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, davacılar tarafından anılan işleme karşı en geç 03/01/2025 tarihini izleyen 30 (otuz) gün içinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 05/02/2025 tarihinde açılan işbu davada süre aşımı bulunduğundan, dava açma süresinin en geç son ilan tarihi olan 01/12/2022 tarihinden başlamak suretiyle 30 gün olduğu gerekçesiyle davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolunda verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davacıların temyiz istemlerinin reddine,
2\. Davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA,
3\. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4\. Posta giderleri avansından artan tutarın davacılara iadesine,
5\. Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi halinde davacılara iadesine,
6\. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
7\. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 18/06/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Anayasa'nın 40. maddesinin ikinci fıkrası hükmü ile bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde haklarını arayabilmelerine kolaylık ve olanak sağlanması amaçlanmış; idareye işlemlerinde, ilgililerin kaç gün içinde, hangi mercilere başvurabileceklerini bildirme yükümlülüğü getirilmiştir. Anayasa'nın 125. maddesinde de idari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin "yazılı bildirim" tarihinden başlayacağı belirtilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesi ile devamı maddelerinde “genel dava açma süreleri” düzenlenmiş bulunmaktadır. Anılan 7. maddesinde, özel süre gösterilmeyen hallerde idare mahkemelerinde idari işlemlere karşı dava açma süresinin "altmış gün" olduğu ve bu sürenin yazılı bildirim tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı kurala bağlanmıştır.
Buna karşılık, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na, 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle eklenen 20/A maddesiyle, bir kısım işlemlere karşı açılan davalarda, genel yargılama usulünden farklı olarak, gerek dava gerekse temyiz aşamasında uygulanacak “ivedi yargılama usulü” getirilmiş; ayrıca, ivedi yargılama usulünde dava açma süresinin "otuz gün" olduğu ve bu Kanun'un 11. maddesi hükümlerinin uygulanmayacağı öngörülmüştür. Anılan maddede, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda da ivedi yargılama usulünün uygulanacağı kuralı yer almıştır.
Bu durumda, özel yasalarda, genel dava açma süreleri dışında ayrı dava açma süreleri öngörülmüş olan idari işlemlerin nitelikleri ve tabi oldukları dava açma süreleri idare tarafından ilgililerine bildirim yapılmadığı ve idari işlemin bir şekilde öğrenilmesi üzerine dava açıldığı durumda, bu kişilerin mevzuattan kaynaklanan bu karışıklık nedeniyle kaç gün içinde hangi merciye başvuracaklarını bilmeleri beklenemeyeceğinden, dava açma süresi hesaplanırken öğrenme tarihinin başlangıç alınması ve aynı şekilde özel dava açma süresinin değil açık, anlaşılabilir ve ulaşılabilir olan genel dava açma süresinin işletilmesi gerekir.
Nitekim, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 19/06/2022 tarih ve 31871 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 15/03/2022 tarih ve E:2021/2, K:2022/1 sayılı kararında, " (...) idarî işlemlerde dava açma süresinin belirtilmediği hallerde özel ve genel dava açma süresinin işletilmesi veya işletilmemesi konusunda Danıştay dava daireleri ile kurullarının kararları arasında var olan içtihat aykırılığının, içtihatların birleştirilmesi yoluyla bağlayıcı bir çözüme kavuşturulması ve içtihadın, “özel dava açma süresine tâbi bir idarî işlemde, dava açma süresinin gösterilmemiş olması durumunda, vergi mahkemelerinde 30, Danıştay ve idare mahkemelerinde 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği; aynı şekilde genel dava açma süresine tâbi bir idarî işlemde dava açma süresi gösterilmemiş olsa da, 30 ve 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği” yönünde birleştirilmesi sonucuna ulaşılmıştır. (...) 2- Yazılı olarak bildirilen özel veya genel dava açma süresine tabi idari işlemlerde dava açma süresinin belirtilmediği hallerde genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği doğrultusunda içtihadın birleştirilmesine (...)" karar verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, dava konusu ihalenin 13/12/2022 tarihinde yapıldığı, dava konusu ihalenin iptali istemiyle 03/01/2025 tarihli dilekçe ile davalı idareye başvuruda bulunulduğu, anılan başvurunun idarece 09/01/2025 tarihli işlemle reddedildiği, 05/02/2025 tarihinde ise bakılan davanın açıldığı görülmektedir.
Bu itibarla, uyuşmazlığın ivedi yargılama usulüne tabi olduğu ve dava açma süresinin otuz gün olduğu yolunda ihalenin hiçbir aşamasında bu konuda kendisine bildirim yapılmayan davacıların, ihalenin iptali istemiyle hangi tarihten itibaren dava açması gerektiği hususunda tereddüt yaşadığı ve yanılgıya düştüğü, mevzuattan kaynaklanan bu karışıklığın davacıların özel süresi içerisinde dava açmasını zorlaştırdığı anlaşıldığından, mahkemeye erişim hakkının ihlal edilmemesi açısından uyuşmazlıkta özel yargılama süresinin değil genel yargılama süresinin uygulanması gerekmektedir.
Bu durumda, davacıların idareye başvuru tarihi olan 03/01/2025 tarihinde ihale sonucundan haberdar olduğu dikkate alındığında, öğrenme tarihinden (03/01/2025) itibaren altmış günlük genel dava açma süresi içerisinde (05/02/2025) açılan davanın süresinde açıldığının kabulü gerekirken, süre aşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde usul hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, temyize konu Mahkeme kararının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.