Danıştay danistay 2025/1253 E. 2025/2661 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/1253
2025/2661
15 Eylül 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/1253
Karar No : 2025/2661
DAVACI : ...
DAVALILAR : 1) ...
2) ... Başkanlığı
DAVANIN KONUSU : ... A.Ş.'nin %100 oranındaki hissesinin özelleştirilerek devir ve teslim işlemlerinin tamamlanmasından sonra özelleştirme işlemleri ile ilgili olarak verilen iptal kararları çerçevesinde anılan kuruluşun hisselerinin geri alınmasına yönelik herhangi bir işlem tesis edilmemesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Antalya'da yaşayan ve inşaat işleri ile uğraşan bir vatandaş olduğu, Antalya ili sınırları içerisindeki Oymapınar Barajının işletme hakkının 49 yıl süreyle ... A.Ş.'ye devredildiği, ... tarih ve ... sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararıyla özelleştirme kapsam ve programına alınan ... A.Ş.'de bulunan %100 oranındaki kamu payının blok hisse satışı yöntemiyle özelleştirilmesine karar verildiği, özelleştirme uygulamasına ilişkin ihale şartnamesi ile 17/06/2005 tarihli ihale komisyonu kararının iptali istemiyle açılan davada Danıştay Onüçüncü Dairesince söz konusu işlemlerin iptaline karar verildiği ve kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 03/06/2010 tarih ve E:2008/437, K:2010/1250 sayılı kararıyla onandığı, karardan sonra 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'a eklenen Geçici 1. madde ile, devir ve teslim işlemlerinin üzerinden 5 yıl geçmiş olan özelleştirmeler hakkında verilmiş olan yargı kararlarıyla ilgili olarak işlem tesis edilmeyeceğinin düzenlendiği, dava konusu Kurul kararı ile de ihale iptal edilse bile ... A.Ş. hisselerinin geri alınmamasına karar verildiği, bu işlemin bir değerinin olmadığı, zira anılan Geçici 1. maddenin Anayasa Mahkemesince iptal edildiği, dolayısıyla işletme hakkı devredilen ... Holding A.Ş.'nin ... hisselerini haksız olarak elinde tuttuğu, işgalci konumunda olduğu, dava konusu kararın hukuka aykırı olduğu, çevresel, tarihi ve kültürel değerlerin korunması, imar uygulamaları ve sit kararları gibi kamu yararını yakından ilgilendiren konularda o yörede yaşayan vatandaşların dava açma ehliyetinin bulunduğuna ilişkin yerleşik içtihat kazanmış nitelikte Danıştay kararları bulunduğu, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bir hukuk devleti olduğu ve Anayasa gereği mahkeme kararlarının herkesi bağladığı, uyuşmazlığın kamu yararını ilgilendirdiği, ortada hukuka aykırı bir şekilde uygulanmayan bir Danıştay kararının olduğu, eğer dava konusu karar alınmamış olsa ve Danıştay iptal kararı uygulansa Oymapınar Barajının işletme hakkı dahil ... A.Ş. hisselerinin kamuya devredileceği ve üretilen elektriğin bedelinin özel sektör yerine Devlete ödeneceği, bu şekilde de Devlet hazinesinin güçleneceği, elde edilecek gelirlerin kamu hizmetinde kullanılabileceği ve hatta tüm vatandaşların daha ucuz elektrik kullanacağı, yöre halkı sıfatıyla beraber ayrıca elektrik abonesi olduğu için de dava açmakta menfaatinin bulunduğu ileri sürülmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Dava konusu işlem ile davacı arasında hukuken korunabilir, somut, güncel ve meşru bir menfaat ilgisinin bulunmaması nedeniyle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dava dilekçesi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
USUL YÖNÜNDEN:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, iptal davaları, idari işlemler hakkında menfaatleri ihlal edilenler tarafından, tam yargı davaları da idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan davalar olarak tanımlanmış; 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendinde, dava dilekçelerinin, diğer ilk inceleme konuları yanında ehliyet yönünden de inceleneceği belirtilmiş; aynı Kanun'un 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, 14. maddenin 3/c, 3/d ve 3/e bentlerinde yazılı hallerde davanın reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır.
İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesinin ön şartlarından birisi olan "dava açma ehliyeti", her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının, istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçütler içinde menfaat alakasının varlığını ifade etmektedir. Aksi durumun kabulü, toplum yararına olduğu düşünülen her konuyu tüm gerçek ve tüzel kişilerin dava konusu yapabilmesi ihtimalini beraberinde getirir ki, bu durumun dava açma ehliyetine ilişkin kanuni düzenlemenin amacına aykırı olacağı açıktır.
Bu nedenle, iptal davası açılabilmesi için idari işlem nedeniyle ilgilinin menfaatinin etkilenmiş olması, etkilenen menfaatin kişisel, güncel ve meşru bir menfaat olması, iptali istenen işlem ile davacı arasında makul ve ciddi bir alakanın bulunması gerekmekte, ancak menfaatin kişisel olması, idari işlemin mutlaka davacı hakkında tesis edilmiş olmasını gerektirmemektedir. Sözü edilen menfaat alakasının varlığı ve sınırlarının her olayda yargı yerince uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenmesi gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla ... A.Ş.'nin bağlı ortaklarından ... A.Ş.'nin ... A.Ş.'ye olan borçları arındırıldıktan sonra, kullanımlarında bulunan maden ruhsatları da dahil olmak üzere tüm hak ve yükümlülükleriyle birlikte özelleştirme kapsam ve programına alınmasına, ... A.Ş.'nin satış, kiralama, işletme hakkı ve işin gereğine uygun sair hukukî tasarruflar yöntemlerinden biri veya birkaçının birlikte veya ayrı ayrı uygulanması suretiyle özelleştirilmesine; ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla ise, Oymapınar Barajı Hidroelektrik Üretim Tesislerinin (Oymapınar HES) özelleştirme kapsam ve programına alınmasına ve özelleştirme kapsam ve programında bulunan ... A.Ş.'ye devredilmesine karar verildiği, devamında ... A.Ş.'de bulunan %100 oranındaki hissenin satış yöntemiyle blok hisse satışı şeklinde özelleştirilmesini teminen 17/06/2005 tarihinde ihale gerçekleştirildiği; ihale şartnamesi ile 17/06/2005 tarihli ihale komisyonu kararının iptali istemiyle açılan davada Dairemizin 27/11/2007 tarih ve E:2005/7873, K:2007/7894 sayılı kararıyla söz konusu işlemlerin iptaline karar verildiği, kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 03/06/2010 tarih ve E:2008/437, K:2010/1250 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Devam eden süreçte, "Özelleştirme uygulamalarına ilişkin mahkeme kararları hakkında" konulu ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla, "Özelleştirme İdaresi Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısı ile ... A.Ş.'nin %100 oranındaki hissesinin özelleştirme işlemleri hakkında verilen yargı kararlarının uygulanmasına ilişkin olarak yapılacak işleme esas teşkil edecek karar alınması hususunun Kurulumuzun takdir ve tensiplerine sunulması üzerine Kurulumuzun ... tarih ve ... sayılı kararı ile, 'kuruluşların özelleştirilerek devir ve teslim işlemlerinin tamamlanmasından sonra bu kuruluşların özelleştirme işlemleri hakkında verilen yargı kararları ile ilgili olarak üniversite öğretim görevlilerinden oluşan bir heyetten bilimsel görüş alınmasını müteakip, yapılacak iş ve işlemler konusunda karar verilmek üzere konunun tekrar gündeme alınmasına' karar verilmiştir.
Bu karar doğrultusunda Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi üyelerinden alınan ve ekte yer alan bilimsel görüşteki değerlendirmeler de dikkate alınarak, ... A.Ş.'nin %100 oranındaki hissesinin özelleştirilerek devir ve teslim işlemlerinin tamamlanmasından sonra anılan kuruluşun hisselerinin özelleştirme işlemleri ile ilgili verilen iptal kararları çerçevesinde bu hisselerin geri alınmasına yönelik herhangi bir işlem tesis edilmemesine ..." karar verildiği görülmektedir.
Bunun üzerine davacı tarafından, Antalya'da yaşayan ve inşaat işleri ile uğraşan bir vatandaş olduğu, maliki olduğu taşınmaza ait tapu kaydının ek olarak sunulduğu, dava konusu kararın hukuka aykırı olduğu, çevresel, tarihi ve kültürel değerlerin korunması, imar uygulamaları ve sit kararları gibi kamu yararını yakından ilgilendiren konularda o yörede yaşayan vatandaşların dava açma ehliyetinin bulunduğuna ilişkin yerleşik içtihat kazanmış nitelikte Danıştay kararları bulunduğu, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bir hukuk devleti olduğu ve Anayasa gereği mahkeme kararlarının herkesi bağladığı, uyuşmazlığın kamu yararını ilgilendirdiği, ortada hukuka aykırı bir şekilde uygulanmayan Danıştay kararının olduğu, eğer dava konusu karar alınmamış olsa ve Danıştay iptal kararı uygulansa Oymapınar Barajının işletme hakkı dahil ... A.Ş. hisselerinin kamuya devredileceği ve üretilen elektriğin bedelinin özel sektör yerine Devlete ödeneceği, bu şekilde de Devlet hazinesinin güçleneceği, elde edilecek gelirlerin kamu hizmetinde kullanılabileceği ve hatta tüm vatandaşların daha ucuz elektrik kullanacağı, yöre halkı sıfatıyla beraber ayrıca elektrik abonesi olduğu için de dava açmakta menfaati bulunduğu ileri sürülerek ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacının uyuşmazlığa konu alanda faaliyette bulunmadığı, dava konusu Kurul kararına dayanak ihaleye katılmadığı gibi ihale dokümanı da satın almadığı anlaşıldığından, bu yönlerden uyuşmazlığa konu işlemle arasında bir menfaat bağı bulunmadığı görülmekte olup; dava konusu işlemin davacının menfaatini etkileyip etkilemediği araştırılırken, davacının vatandaş ya da belde sakini sıfatıyla dava açıp açamayacağı hususu incelenmelidir.
Davacı Antalya nüfusuna kayıtlı olup, aynı ilde ikamet etmektedir. Konya'da bulunan ve bünyesinde Antalya'da bulunan Oymapınar Barajı Hidroelektrik Üretim Tesislerini de bulunduran ... A.Ş.'de bulunan %100 oranındaki hissenin satış yöntemiyle blok hisse satışı şeklinde özelleştirilmesini teminen gerçekleştirilen ihaleye karşı açılan davada verilen iptal kararının uygulanmamasına ilişkin dava konusu Kurul kararı ile vatandaş ya da belde sakini olarak kendi menfaatinin ihlâl edildiğine ilişkin somut herhangi bir sebep ileri sürülememektedir. Davacı tarafından, dava konusu karar alınmamış olsa ve Danıştay iptal kararı uygulansa Oymapınar Barajının işletme hakkı dahil ... A.Ş. hisselerinin kamuya devredileceği ve üretilen elektriğin bedelinin özel sektör yerine Devlete ödeneceği, bu şekilde de Devlet hazinesinin güçleneceği, elde edilecek gelirlerin kamu hizmetinde kullanılabileceği ve hatta tüm vatandaşların daha ucuz elektrik kullanacağı, yöre halkı sıfatıyla beraber ayrıca elektrik abonesi olduğu için de dava açma ehliyeti bulunduğu ileri sürülse de, bu hususların dava konusu Kurul kararının iptali istemiyle dava açma noktasında menfaat ilgisini sağlamayacağı açıktır.
Her ne kadar özelleştirme işlemleri, ekonomide verimlilik artışı ve kamu giderlerinde azalma sağlanması amacıyla yapılması gereken ve kamusal yanı ağır basan işlemlerden olsa da, özelleştirmenin konusunu oluşturan alan ve dava konusu işlem ile davacı arasında meşru, güncel, somut bir menfaat alakasının bulunması gerekmektedir. Aksi durumun kabulü, toplum yararına olduğu düşünülen her konuyu tüm vatandaşların dava konusu yapabilmesi olasılığını beraberinde getirir ki, bu durumun dava açma ehliyetine ilişkin yasal düzenlemenin amacına aykırı olacağı açıktır.
Bu itibarla, davacının ... A.Ş.'nin %100 oranındaki hissesinin özelleştirilerek devir ve teslim işlemlerinin tamamlanmasından sonra özelleştirme işlemleri ile ilgili verilen iptal kararları çerçevesinde anılan kuruluşun hisselerinin geri alınmasına yönelik herhangi bir işlem tesis edilmemesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının iptali istemiyle dava açma ehliyeti bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14/3-c ve 15/1-b maddeleri uyarınca DAVANIN EHLİYET YÖNÜNDEN REDDİNE,
2\. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3\. Posta giderleri avansından artan tutar ile istemi halinde kullanılmayan ... TL yürütmeyi durdurma harcının kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
4\. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 15/09/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, idari işlemler hakkında, yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar, iptal davaları olarak tanımlanmıştır.
İptal davasının gerek anılan maddede, gerekse içtihat ve doktrinde belirlenen hukuki nitelikleri göz önüne alındığında, idare hukuku alanında tek taraflı irade açıklamasıyla kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte tesis edilen idari işlemlerin ancak bu idari işlemle meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisi kurabilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceğinin kabulü zorunlu bulunmaktadır.
Taraf ilişkisinin kurulması için gerekli olan kişisel, meşru ve güncel bir menfaat alakasının varlığı ise, davanın niteliğine ve özelliğine göre idari yargı yerlerince belirlenmekte, davacının idari işlemle ciddi ve makul, maddi ve manevi bir ilişkisinin bulunduğunun anlaşılması, dava açma ehliyeti için yeterli sayılmaktadır.
Ayrıca, iptal davaları ile idari işlemlerin hukuka uygun olup olmadığının saptanmasına, hukukun üstünlüğünün sağlanmasına, böylece de idarenin hukuka bağlılığının belirlenmesine, sonuçta hukuk devleti ilkesinin gerçekleştirilebilmesine olanak sağlandığından, bu davalarda menfaat ilişkisinin bu amaç doğrultusunda yorumlanması da gerekmektedir.
Davacı tarafından diğer hususların yanı sıra Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bir hukuk devleti olduğu ve Anayasa gereği mahkeme kararlarının herkesi bağladığı, uyuşmazlığın kamu yararını ilgilendirdiği, ortada hukuka aykırı bir şekilde uygulanmayan Danıştay kararının olduğu ileri sürülerek bakılan davanın açıldığı, dolayısıyla yargı kararlarının uygulanmaması hususunda bütün vatandaşların dava açma hakkı bulunduğu dikkate alındığında, davacının dava konusu işlemle menfaat ilgisinin ve dolayısıyla dava açma ehliyetinin bulunduğunun kabulü gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, davacının dava açma ehliyeti bulunduğundan diğer hususların incelenmesi suretiyle bir karar verilmesi gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.